Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/283 K.2024/263

🏛️ Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/283 📋 K. 2024/263 📅 31.12.2024

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 31/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :...
TARİHİ : ...
NUMARASI : ...
DAVACI : 1 -... -...- ...
DAVACI : 2 -... -...- ...
DAVACI : 3 -... -...- ...
DAVACI : 4 -... -...- ...
DAVACI : 5 -... -...-
DAVACI : 6 -... -...- ...
DAVACI : 7 -... -...- ...
DAVALI : ... ...
VEKİLİ : Av. ...-
DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali
(Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
G.KARAR YAZIM TARİHİ :
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Bir kısım davacılar tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle: Söz konusu Genel Kurulun 9. Maddesinde birleşme yoluyla site işletme kooperatifi kurulacağını, öncelikle kurulmayan bir şirketle birleşme yapmak, kanunlara göre yok hükmünde olduğunu, çünkü Şirketin nerede kurulacağı, faaliyet alanın ne olduğu hangi ticareti yapacağı, bunun üyelere maliyetinin ne olduğu, şirketin üyelere nasıl bir yükümlülük getireceği ve bu şirketin tüzel kişiliğinin ne olacağı muğlak olduğunu, bu haliyle açıklık, hesap verilebilirlik, denetlenebilirlik ve eşitlik, şeffaflık ve hakkaniyetlik kurallarından uzak bir biçimde alınan genel kurul kararının sakat ve hukuksuz olduğunu, hiç bir hakkın sonsuza kadar devam edemeyeceği ve hiç bir kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hakkı devşiremeyeceği bu nedenle de her yönüyle hukuka, adalete, dürüstlük ilkesine ve iyi niyet kurallarına aykırı olan bu gündem maddesi kötü niyetle ikame ettiğini, 2023 iş yılı Olağan Genel Kurulu 181 kişiyle toplandığını, Genel kurulun 9. Maddesi oylanırken 98 üye evet 62 üye Hayır 21 kişi de çekimser olarak oy kullandıklarını, karar içeriği incelendiğinde bu maddenin üyelere ek ödeme yükümlülüğü getirecek nitelikte ve hacimde olduğu görüleceğini, böyle bir kararın üyelere getirecek ek yükümlülük ve miktarı, yönetime verilecek yetkinin sınır ve kapsamı net olması gerekirken ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 31 maddesi ve 52/1 maddesinde belirtilen ek ödeme ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4 rızasının gerektiği ancak genel kurul 9.maddesinde 181 ortaktan sadece 98 kabul oyu ile kararın alındığı ve kanunen aranan yasal çoğunluğun oluşmadığı ve kararın yok hükmünde olduğunu, bunun için ek yükümlülüklerin ne olacağı açık bir biçimde ortaya konulmamış üyelere karşı iyi niyet ve dürüstlük ilkeleri ihlal edildiğini, Kurulacak İşletme Kooperatifi ek yükümlülük getirmeyecek bile olsa 1163 sayılı kooperatifler kanunun 51. maddesinde kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve ana sözleşmesinin değiştirilmesi kararlarında fiileri kullanılan oyların 2/3 çoğunluğu gerektiğini, yine kooperatifin ana sözleşmesinin 33/3maddesinde kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve ana sözleşmesinin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3 çoğunluğu gerekmektedir hükmü yer aldığını, 1163 sayılı kooperatifler kanunun 51/2 maddesi ve ana sözleşmenin 33/3 maddesinde bütün ortakların 2/3 nün olumlu oyunun gerekli olduğu düşünüldüğünde Genel kurul hazirun cetvelinde bulunan 181 kişinin 98'inin olumlu oy kullandığı, 62 kişinin olumsuz oy kullandığı, 20 kişinin de çekimser oy kullandığı bu durumda gerekli olan nisap'ın göz ardı edilerek alınan bu karar ile kanunen aranan yasal çoğunluğun oluşmadığı ve kararın yok hükmünde olduğu görüleceğini, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas ve ... nolu kararında; hükmün 4.maddesinin b fırkasında tür değişikliği ya da kurulacak site işletme kooperatifiyle birleşerek tavsiye konusunda üyelerin ve yönetim kurulunun yaptığı çalışmaların görüşülmesi, gerekli kararların alınması, yönetim kuruluna yetki verilmesi kararının yok hükmünde olduğu kararı verildiğini, ...ticaret mahkemesinin ... tarih ve ... esas sayılı ara kararında kooperatifler kanunun 53/1 ve 98. maddesi delaleti ile ttk'nin 49. maddesi gereğince ve 6100 sayılı HMK'nın 389. Maddesi gereğince meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ve tamamen imkânsız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunduğu yönünde ispat koşulları gerçekleşmediği için, 08/07/2023 tarihli 2022 hesap yılı olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 8 nolu gündem maddesi iptal edilerek kararın yürütmesi geriye bırakıldığını, takdiren teminatsız olarak 9.madde üzerinde ihtiyati tedbir kararı verdiğini, bu karara kooperatif vekilince itiraz talebinde bulunulduğunu, mahkemenin verdiği ara karar gereğince teminatsız ihtiyadi tedbir kararının itirazının reddine karar verildiğini, bu karar davalı kooperatif vekilince ... Bölge Adliye mahkemesine istinaf yapıldığını, dava ve ihtiyati tedbir kararı halen devam ettiğini, tüm bu hususlar dâhil birleşme yoluyla işletme kooperatifinin kurulması yönünde yetki verilmesi işletme kooperatifinin yönetim kurulunun sınırsız yetkisi olup bu husus açıkça ortakların haklarını zedeleyecek telafi edilemez zararlara duçar olacak nitelikte olduğunu, belirtilen nedenlerle Genel Kurul Toplantı Tutanağının 9. Gündem maddesi ile alınan kararların yönetim kuruluna geniş yetkiler verdiği içeriklerin muğlâk olduğu bu tutanağın doğru olduğu kabul edilse bile gerekli oy nisapları sağlanmadan karar alınmış olduğu, tutanağın gerçeğe uygun olarak tanzim edilmediğini, zaten kurulmamış bir işletme kooperatifi şirketi ile istenilen birleşme yetkisinin yoklukla malul olması bir tarafa, kurulmamış işletme kooperatifinin ana sözleşmesinin tasfiye halindeki yapı kooperatifi genel kurulunda görüşmeye açılması yok hükmünde olduğunu, işletme kooperatifi konusunda bilgilendirilmeyen üyeler kargo yolu ile kooperatif yöneticiliğinden birtakım bilgiler istediklerini, cevap tatminkâr bulunmadığı için üyeler işletme kooperatifi esasları hakkındaki bilgilendirmeyi .... Noterliğini ... tarih ve ... sayılı ihtarname ile ... ve çevresi yapı kooperatifi yöneticiliğinden talep ettiklerini, hali hazırda talep eden üyelere herhangi bir cevap verilmediğini, bu durumun iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, bu nedenlerle davanını kabulü ile ...ve çevresi... kooperatifinin 13/07/2024 olağan genel kurul toplantısının 9. maddesinin reddine ve 9. maddenin yok hükmünde sayılmasına, bu madde üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesince 17/09/2024 tarihli ara kararı ile, davacıların davalı şirketin ortağı olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davacı tarafından, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte ve 6100 Sayılı HMK’nun 389. Maddesi gereğince meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesinin bulunduğu yönünde delillerin dosyaya sunulmadığı, ileri sürülen iddiaların yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkacağı gerekçesi ile; "6100 sayılı HMK'nın 389/1 ve 390/3 maddesi gereğince İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
İlk derece mahkemesince verilen 17/09/2024 tarihli ara karara karşı davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacılar ..., ..., ... ve ... istinaf başvuru dilekçelerinde özetle: Davalı kooperatifin 2010'den bu yana genel kurul kararı ile tasfiye halinde olup 2021 yılının Haziran ayında göreve gelen Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulunun, kooperatifi tasfiye etmek yerine işletme kooperatifi modelini üyelere dayatmakta olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesi .... esas sayılı dosyasında görülen iptal davasında işletme kooperatifi kurulması ve peyzaj uygulanması maddelerini kanunda ve ana sözleşmede belirtilen nitelikli çoğunluğun sağlanamamasından, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olmasından üyelere ek yükümlülük getireceğinden ötürü her 2 maddenin de yok hükmünde olduğuna karar verildiğini, apacık hukuka aykırı olan davalı kooperatif tarafından ibraz edilen deliller karşısında dava konusu edilen gündem maddelerinin tedbiren yürütülmesinin geriye bırakılmasına karar verildiğini, söz konusu dava dosyasının istinaf aşamasında olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasındaki gerek ara karar, gerek nihai karar orta dururken Sayın Mahkemenin 1 yıl sonra aynı konuda ve aynı kooperatifle ilgili kararına tedbir kararı verilmesini gerektirecek ispat yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle tedbir taleplerinin reddine karar verilmesi mahkemenin 1 yıl önceki kararıyla çelişkili olduğunu, bu nedenlerle başta ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyası ile tüm deliller göz önüne alınarak yokluk kesin, hükümsüzlük mutlak butlan yok hükmünde olması gibi sakatlık hallerinin ilk bakışta dahi görülebilecek olmasından dolayı yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiği de nazara alınarak apacık hukuka aykırılık ve telafisi güç zararlara gebe olan dava konusu gündem maddesiyle ilgili bozma kararı sonuçlanıncaya kadar madde hakkında ihtiyati tedbir talebin reddine dair yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, talepleri gibi öncelikle teminatsız, bunun mümkün olmaması halinde dava hakkını zaafa uğratmayacak nitelikte bir teminat gösterilmek suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava harç ve masrafları ve de vekâlet ücretinin davalı kooperatif üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı kooperatif vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın sayın mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki karara itirazında gerekçe olarak bir önceki yıl icra edilen genel kurul bozma davasında verilen ihtiyati tedbir kararını emsal gösterdiklerini, söz konusu kararın zaten haksız olmakla birlikte halen istinaf aşamasında olduğunu, bundan başka davacıların istinaf dilekçesindeki gerekçelerin mevcut dava konusuyla ilgisi de bulunmadığını, davacıların sürekli olarak kooperatifin önündeki hukuki ve fiili engellerin aşılmasında kahir ekseriyete rağmen her defasında birtakım kaoslar yaratarak kooperatifin menfaatlerine aykırı tutumlarını her defasında ortaya koymakta olduklarını, öyle ki ara karara itiraz eden bazı kişilerin dava hakkına dahi sahip bulunmadıklarını, somut olayda dava hak ve ehliyeti dahi olmayan bir kısım davacılar ile diğer davacıların dava konusu ile ilgili olmayan gerekçelerle yapmış oldukları itiraz ve hukuki mesnetten yoksun olan gerekçelerle yaptıkları talepler yerinde olmayıp sayın mahkemenin bu konudaki taleplerin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddi yönündeki kararının son derece isabetli olduğunu, bu nedenlerle haksız olan ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki istinaf başvurusunun öncelikle usulden reddine, sayın mahkeme esasa girecek olursa istinaf başvurusunun esastan reddine, sayın mahkeme mahal mahkemenin aksi yönünde hüküm kurması halinde davacılardan dava konusuyla orantılı bir teminat göstermelerinin istenmesine, ihtiyati tedbir talebi için AAÜT'ne göre belirlenecek ücreti vekaletin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce istinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dava, kooperatif genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkin olup; davacıların, 13/07/2024 tarihinde genel kurulda alınan 9 numaralı karara göre birleşme yolu ile işletme kooperatifi kurulmasına ilişkin maddenin yürütmesinin geri bırakılmasını tedbiren talep ve dava ettiği, ilk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine karar verildiği, karara karşı bir kısım davacılar istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun onuncu kısım birinci bölümde geçici hukuki korumalar üst başlığı ile ihtiyati tedbirin şartları ise 389 maddede düzenlenmiştir. Maddede, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yasanın düzenlediği şartların varlığı gerekli olmakla birlikte, şartların varlığı halinde bir davada her konuda ihtiyati tedbir kararı verilmemekte yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilmektedir. Somut olayda, ihtiyati tedbire konu olan kooperatif genel kurulu gündem maddeleridir. Bu nedenle, genel düzenleme ile birlikte özel yasanın irdelenmesi kaçınılmaz olacaktır.
Kooperatif Genel Kurulu kararlarının bozulması ve şartları, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53. maddesinde, kararların iptali ise Konut Yapı Kooperatif Ana Sözleşmesinin 38. maddesinde düzenlenmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 98. maddesinde bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim Şirketlere ait hükümlerin uygulanacağına yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun dördüncü kısmında Anonim Şirketler, 329.madde vd düzenlenmiştir. Genel Kurula ise 407. vd. maddelerde yer verilmiştir. Genel Kurul kararlarının iptali ise 445. maddede iptal sebepleri başlığı ile devam eden maddelerde düzenlenmiştir.TTK 449. maddede “ Kararın yürütülmesinin geri bırakılması “ başlığı ile “ Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir “ ifadelerine yer verilmiştir.
Genel kurul kararı aleyhine iptal davası açılması, dava karara bağlanıp hüküm kesinleşinceye kadar kararın geçerliliğini etkilemez. Bu nedenle yasa, uygulanması şirket/kooperatif açısından giderilmesi imkansız zararlara sebebiyet verecek kararların yürütülmesinin mahkemeden durdurulmasını talep etme olanağını tanımıştır. TTK 449. madde uyarınca, genel kurul aleyhine iptal ( veya butlan ) davası açıldığı takdirde mahkeme yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Bundan amaç hakimin yönetim kurulu üyelerine, kararın uygulanmasının somut olarak ne gibi zararlar getireceğini sormasıdır. Kararın uygulanmasının geri bırakılması, kararın, bu görüşlerin ve bu bağlamda kanıtların ışığı altında değerlendirilecektir. (Poroy/Tekinalp / Çamoğlu - Ortaklıklar Hukuku, 13. Bası, 2014, sayfa 542).
Mahkemece, her ne kadar 19/07/2024 tarihli tensip zaptının 8 nolu bendinde "Davacıların dava dilekçesi ile talep ettiği ihtiyati tedbir taleplerinin Genel Kurul Karar toplantı tutanağı ve davalı kooperatif yönetim kurulunun görüşü alındıktan sonra veya iş bu tensip zaptının tebliğ tarihinden 2 haftalık süre içerisinde cevap verilmemesi halinde ayrı bir ara karar ile değerlendirilmesine," şeklinde ara karara hükmedilmiş ise de; ara kararın TTK 449. Maddesi emredici hükümlerine uygun olmadığı, mahkemece dosya üzerinden ara karar ile tedbir talebinin değerlendiridiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda yer verilen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 98. madde düzenlemesi kapsamında Türk Ticaret Kanunundaki Anonim Şirketlere ait hükümler gözetilerek ve TTK 449. maddede belirtilen şekilde, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra, iptali talep edilen genel kurul kararlarının tedbiren yürütmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbire yönelik bir karar verilmesi gerekirken, yasal düzenleme kapsamında yönetim kurulu üyelerine bu yönde meşruhatlı bir davetiye tebliğ edilmeden ve görüşleri alınmadan verilen karar isabetli görülmemiştir. (Yargıtay 11.HD'nin 2013/10626 Esas 2013/15144 Karar ve 2013/12965 Esas 2013/15637 Karar sayılı ilamları). Yasanın amir hükmü yerine getirilmeden tedbir talebi hakkında karar verilmesi hukuka aykırı olup emredici hükümlerine aykırılık kamu düzenine ilişkindir. Kamu düzenine ilişkin hususların resen dikkate alınması zorunludur. Yönetim kurulu üyeleri usule uygun davet edilerek görüşleri alındıktan sonra tedbir talebi hakkında karar verilmesi gerekirken genel geçer ifadeler içeren yetersiz gerekçe ile istemin reddedilmesi hukuka uygun bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle bir kısım davacıların istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar ..., ..., ... ve ...'in istinaf talebinin KABULÜ İLE; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacı ... tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine,
4-Davacı ... tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine,
5-Davacı ... tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine,
6-Davacı ... tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine,
7-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
8-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.