Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/2325 K.2025/1770
T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/07/2025 (Ara Karar)
NUMARASI : ...
TALEP EDEN
İLİŞKİLİ KİŞİ : ... -... ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVACI : ... -... ...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : ... -... .
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket
TALEP :İhtiyati Tedbirin Kaldırılması
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 24/11/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden 3.kişi ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
İhtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden 3.kişi ... vekili talep dilekçesi ile; müvekkili ...'in ortaklıktan çıkarılması nedeniyle 05/07/2010 tarihinde davalı şirket aleyhine "çıkma payı" ödemesi nedeniyle dava açıldığını, mahkemenin ... Esas... Karar sayılı kararı ile 13.150.621,20TL çıkma payı ödenmesine karar verildiğini, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onandığını ve kararın kesinleştiğini, ilamın ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, takibin kesinleştiğini, haczedilen dört adet bağımsız bölümün satışı için, satış işlemlerine başlandığını, satışa esas kayıtlar getirildiğinde, taşınmazlar üzerinde mahkemenin işbu esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararının bulunduğunu öğrendiklerini, bunun üzerine tedbirin satışa engel olup olmadığının sorulduğunu, mahkemece "satışa engel" bulunduğunun bildirildiğini, alacaklarının kesinleşmiş ilama dayalı olduğunu, müvekkilinin İngiltere'de yaşadığını, alacağını Sterlin üzerinden hesapladığını, karar tarihinde 350.000.- Sterline karşılık gelen alacağını bugün kur üzerinden hesaplandığında yaklaşık 19.000.000,00TL tuttuğunu, alacağına bugün ulaşsa (ana para 13.150.621,20TL) yaklaşık eline 16.700.000,00TL geçeceğini, müvekkilinin alacağının yüksek enflasyon karşısında eridiğini, tedbir kararının devamı halinde bu erimenin devam edeceğini müvekkilinin başka malvarlığı olmadığını, gerçek alacağını hiçbir zaman alamayacağını beyan ederek , dosyada verilen davalı şirket adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ... ada ... parsel, ... nolu bağımsız bölümler üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına veya satış işlemlerini engellemeyecek şekilde sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... vekili tarafından dosyaya sunulan 02/06/2025 tarihli dilekçe kapsamının Mahkememizin 04/05/2021 tarihli tensip 16 numaralı ara kararından dönülmesini gerektirir bir hususu içermediği, Mahkememizin 04/05/2021 tarihli tensip 16 numaralı ara kararının yerinde olduğu anlaşıldığından mahkememizin 04/05/2021 tarihli tensip 16 numaralı ara kararı kapsamında verilen tedbir kararının kaldırılmasına yönelik talebinin reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
İhtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden 3.kişi ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine ... İcra Dairesinin .... sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlattığını, davalı şirkete ait ..., ... Mahallesi .... parseldeki ....no'lu bağımsız bölümlerin satışının istendiğini, kıymet taktirlerinin yapıldığını, satış için satışa esas durum sorulduğunda, taşınmazların tapu kaydına işlenmek üzere dosyadan verilmiş ihtiyati tedbir kararı ile karşılaşıldığını, bunun üzerine İcra Dairesinin, tedbirin satışa engel olup olmadığını Mahkemeden sorduğunu, Mahkemece "tedbirin satışa engel olduğu" hususunun bildirildiğini, mahkemeden hacizli taşınmazlar üzerindeki tedbirin satışa engel oluşturmayacağı gözetilerek satış yönünden ihtiyati tedbirin kaldırılmasının ya da satışa engel olmayacak şekilde daraltılmasının talep edildiğini, mahkemenin 08.7.2025 tarihli ara kararı ile; "davalı şirketin bu dava dosyasında feshi istenildiğinden, mevcut şirket ortaklarının ve dilekçi ....'in haklarının korunması amacıyla tedbirin kaldırılmaması gerektiği" gerekçesiyle istemlerini reddettiğini, dosyadan konulan tedbir kararının anılan icra dosyasında satışa engel olmadığını, taşınmazların üçüncü kişilere devrini önlenmek amacı ile konulan ihtiyati tedbir kararı cebri icra yoluyla yapılacak devirleri kapsadığına dair bir açıklık içermediğinden, tapu kaydına şerhedilen tedbir kararının, taşınmazın üçüncü kişilere “rızaen devir ve temlikinin önlenmesine” yönelik olduğunun kabul edileceğini; cebri icra yolu ile satışı engelleyecek ve icra dosyasındaki takibi durduracak nitelikte kabul edilemeyeceğini, zira, mahkeme tarafından konulan ihtiyati tedbir ara kararının satışa engel teşkil edebilmesi için tedbir kararında açıkça cebri icra ile satışlarının da yasaklanması gerektiğini, mahkemenin tedbir kararının cebri icra ile satışı engeller mahiyette değilse bu hususun yorum yoluyla genişletilemeyeceğini, tedbir ara kararında açıkça ihtiyati tedbirin cebri satışı da kapsayacak şekilde verildiğine dair bir açıklık bulunmadığı takdirde icra dairesince satış işlemlerine devam edilmesine engel bir durum bulunmadığını, kural olarak , tapu kaydına şerhedilen tedbir kararının taşınmazın üçüncü kişilere “rızaen devir ve temlikinin önlenmesine” yönelik olması gerektiğini, bunun aksinin yani tedbirin icrai satışa engel olması için bu hususun ara kararda açıkça belirtilmesi gerektiğini, ortada kesinleşmiş bir mahkeme ilamının olduğunu, davanın, 2010 yılında açıldığını, talep edenin 15 yıl sonra tam alacağına kavuşulacakken, 11 yıl sonra açılan bir davada verilen tedbir kararı yüzünden alacağına kavuşamadığını, müvekkilinin alacağına kavuşabilmesi için bu davanın sonucunun beklenmesi istenilmediğini, sonradan açılan davanın ne zaman sonuçlanacağının belli olmadığını, yüksek enflasyonun alacağını hızla erittiğini, alacağa yürütülecek faizin, enflasyon karşısındaki erimeyi dahi karşılamadığını, başka bir ortak tarafından tedbirli olarak açılacak bir davanın da benzer şekilde satışı engelleyeceğinden, elde edilen Mahkeme İlamının hiçbir anlamının kalmayağını, tedbir kararı ile, pek çok hukuk insanının ortak emeği ile üretilen mahkeme kararlarının değersizleştirilmesine izin verilmemesi gerektiğini beyan ederek tüm bu nedenlerle ihtiyati tedbirin kaldırılması taleplerinin reddine ilişkin verilen 08/07/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına; dosyadan verilen ihtiyati tedbir kararının ilamlı icra takibinde cebri satışa engel oluşturmayacağına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Eldeki dava limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkin olup mahkemenin 04/05/2021 tarihli tensip ara kararıyla ".... ili, .... ilçesi, ... Mah. ... ada, ... parselde bulunan.... ve ... nolu bağımsız bölümler davalı şirket adına kayıtlı ise 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği, yine yargılama sırasında tedbirin taşınmazları cebri icra yolu ile satışına engel olacağının belirlendiği görülmektedir.
Üçüncü kişi olan ... 02/06/2025 tarihli dilekçesi ile , davalı şirket adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Ada, ... Parsel, ... nolu bağımsız bölümler üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ya da satış işlemlerini engellemeyecek şekilde sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece talebin reddine karar verilmesi üzerine karara karşı üçüncü kişi ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK'nun 389/1. fıkrasına göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanunun 390/3. fıkrasına göre; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı kanaatine varıldığına, yaklaşık ispatın ise sağlandığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; 3. kişi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2025 tarih, ... Esas sayılı kararına karşı istinaf yoluna başvuranın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yoluna başvuranın tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.06/11/2025
...
Başkan ...
...
Üye ...
...
Üye ...
...
Katip ...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.