İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/487 K.2025/1795
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/487 Esas
KARAR NO : 2025/1795 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2022/855 Esas- 2022/1181 Karar
TARİH: 14/12/2022
DAVA: Yönetim Kurulu Kararının İptali
KARAR TARİHİ: 06/11/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduğunu, davalı şirkete ait 18/08/2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine ilişkin genel kurul kararının süresinde tescil ve ilan edilmediğini, tescil ve ilan edilmeyen genel kurul kararının hukuken geçersiz olduğunu, söz konusu genel kurul kararına istinaden alınan 06/09/2022 tarih 2022/02 ve 13/09/2022 tarih 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararlarının da geçersiz olduğunu, bu nedenlerle söz konusu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, genel kurul kararının 21/09/2022 tarihinde ilan edildiğini, ayrıca genel kurul kararlarının tescil ve ilanının geçerlilik şartı olmadığını, bu nedenlerle yönetim kurulu kararlarının iptalini gerektirir haklı bir neden bulunmadığını, bu bağlamda yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 14/12/2022 tarih ve 2022/855 Esas- 2022/1181 Karar sayılı kararında;"Davalı şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde şirket merkezinin mahkememiz yargı sınırları içinde bulunduğu, bu bağlamda davaya bakma görev ve yetkisinin mahkememize ait olduğu anlaşılmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu yapılan 18/08/2022 tarihli genel kurul kararının 21/09/2022 tarihinde tescil ve ilan edildiği, TTK 422/son maddesinde genel kurul kararlarının tescil ve ilan edilmemesinin geçerlilik koşulu olarak düzenlenmediği, nitekim aynı maddenin 1.fıkrasında tutanağın toplantı başkanı ve bakanlık temsilcisi tarafından imzalanmasının geçerlilik koşulu olarak kabul edildiği, mefhumi muhalifinden tescil ve ilanın geçerlilik koşulu olmadığı, (Yargıtay 11.HD 2017/4750 esas 2019/1454 karar, İBAM 14.HD 2019/1631 - 1702 EK sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere), kaldı ki genel kurul kararlarının da 21/09/2022 tarihinde tescil ve ilan edildiği, sonuç itibariyle geçerli olan genel kurul kararına istinaden alınan yönetim kurulu kararlarının iptalini gerektirir haklı bir neden bulunmadığından açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davacılar tarafından davalı şirket aleyhine açılan davanın sübuta ermediğinden REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından hukuka aykırı şekilde davanın reddine karar verildiğini,Davalı şirket yönetim kurulunun 2022/01 nolu kararıyla, şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının 18.08.2022 tarihinde yapılmasının kararlaştırdığını ve aynı kararla belirlenen gündem ve toplantı çağrısının ortaklara tebliğ edildiğini, bu kararda 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısı gündeminde ‘’Yeni yönetim kurulu üyelerinin sayılarının ve sürelerinin tespiti ile seçimi’’nin de yer aldığının duyurulduğunu, 18.08.2022 tarihinde gerçekleştirilen 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında yapılan yönetim kurulu seçimine dayanılarak; Genel Kurulda alınan kararlar tescil ve ilan edilmeksizin, 06.09.2022 tarihinde yeni yönetim kurulunun toplandığını ve 2022/02 sayılı yönetim kurulu kararı ile sınırsız temsil ve ilzama ilişkin kararlar alınarak görev dağılımı yapıldığını, imza yetkilerinin belirlendiğini, yeni bir yönetim kurulu seçimi yapıldığını ve 06.09.2022 tarihli 2022/01 sayılı Yönetim İç Yönergesinin kabul edildiğini,Akabinde 13.09.2022 tarihinde tekrar yönetim kurulunun toplandığını ve 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararı ile bu kez müvekkillerinden ...'ın yetki kabul işlemlerini tamamlamadığından alınan karaların tescil ve ilan edilemediği iddiası ile 06.09.2022 tarihli ve 2022/02 sayılı yönetim kurulu kararı ile alınan görev dağılımına ve sınırsız temsil ve ilzama ilişkin kararlar iptal edilerek sınırsız temsil ve ilzam yetkisi ile ilgili olarak yeni bir karar alındığını,Yönetim kurulu üyesi müvekkillerinin ... ve ... alınan kararlara karşı muhalefet şerhlerinde özetle; 18.08.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısı ile yeni bir yönetim kurulu seçilerek eskisinin görevine son verildiği, genel kurul toplantı tutanağı tescil edilmediğinden yeni yönetim kurulunun göreve başlayamayacağını ifade ettiğini,18.08.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında belirlenen davalı şirketin “yeni yönetim kurulu üyeleri” 21.09.2022 tarihinde tescil ve ilan edildiğinden, 06.09.2022 ve 13.09.2022 tarihlerinde tescil ve ilan edilmiş bir “yönetim” bulunmadığından, genel kurulda seçilen yeni yönetim kurulunun göreve başlaması için kurucu unsur olan tescil ve ilan şartı iptali talep edilen yönetim kurulu kararlarının alındığı tarih ve dahi dava tarihi itibariyle de gerçekleşmediğini,18.08.2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantı tutanağı, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi de dahil olmak üzere, tescil ve ilana tabi bir çok konuyu içinde barındırdığını, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 18.08.2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantı tutanağı tescil edilmeksizin, Yönetim Kurulunun göreve başlamasının hukuken mümkün olmadığını, Davalı şirketin ''yeni seçilen yönetimi” 21.09.2022 tarihinde tescil ve ilan edildiğinden, 06.09.2022 ve 13.09.2022 tarihleri itibariyle henüz tescil ve ilan edilmemiş Yönetim Kurulu üyelerinin aldığı davaya konu 06.09.2022 tarihli 2022/02 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile 13.09.2022 tarihli 2022/03 sayılı Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini, TTK m.422 hükmü ‘’…(2) Yönetim kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini DERHAL ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür.’’ şeklinde olduğunu, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik 29. Maddesi ise ‘’…Yönetim kurulunca genel kurul toplantısından sonra genel kurul tutanağının noter tasdikli bir sureti ile Bakanlık temsilcisi bulunan toplantılarda temsilcinin görevlendirme yazısının bir nüshası ve ticaret sicili müdürlüğünce istenecek diğer belgeler, DERHAL ilgili ticaret sicili müdürlüğüne verilir.’’ şeklinde olup, madde metnindeki “DERHAL” ifadesinden TTK m.30 ‘’Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, tescili isteme süresi on beş gündür.’’ hükmü delaletiyle azami sürenin 15 gün olarak anlaşılması gerektiğinin açık olduğunu, Nitekim, Gümrük Ve Ticaret Dergisi’nin 2015 yılına ait 6. sayısında yayınlanan, dönemin Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi tarafından yazılan makalede (eki dosyada mevcuttur) aynen; ‘’Anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde müdürler; genel kurul toplantı tutanağının noterce onaylanmış bir suretini toplantı tarihinden itibaren en geç on beş gün içerisinde ilgili ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan ettirmekle yükümlüdür. Genel kurul kararları, tescil edilmemeleri halinde geçerli olmayacaktır.’’ denildiğini, Davalı şirket tarafından Olağan Genel Kurul kararı süresinde (15 gün içerisinde) tescil ve ilan ettirilmediğini, Kanunun emredici hükümleri ile belirlenen azami sürenin geçtiği de sabit olduğundan, 18.08.2022 tarihinde gerçekleştirilen 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararların tescil ve ilana tabi olan kısımları (Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, bağımsız denetim firmasının atanması vb.) geçerlilik kazanmadığını, Davalı şirket tarafından TTK’nın emredici 422. ve 30. maddelerine riayet edilmemiş olup, bu durumun ‘’usul eksikliği’’ olduğunu, Hukukumuzda benimsenen ‘’Usul esasa takaddüm eder’’ ilkesi gereğince de Kanun’da düzenlenen emredici usule uyulmaksızın alınan yönetim kurulu kararlarının geçerliliğinden söz edilemeyecek olup, işlemin hukuka uygun olarak doğuşu için kuruluş aşamasında aranan emredici usule aykırılıklar sonradan giderilemeyeceğinden; tescil ve ilan edilmemiş/geçersiz genel kurul kararına dayanılarak tescil ve ilan edilen 06.09.2022 tarihli 2022/02 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile 13.09.2022 tarihli 2022/03 sayılı Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini,TTK 340. maddesinde; “Esas sözleşme, bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak Kanunda buna açıkça izin verilmişse sapabilir. Diğer kanunların, öngörülmesine izin verdiği tamamlayıcı esas sözleşme hükümleri o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğururlar.” denildiğini, TTK’nun 422. ve 30. maddeleri TTK 340. maddesi delaletiyle emredici olduğunu, esas sözleşme ile dahi emredici hükümlerden sapılamayacağı TTK 340. maddesi gereği açık olduğunu, aksi durumun dürüstlük ilkesine de aykırılık teşkil edeceğini, Yönetim kurulu üyelerinin seçimi kararının tescil edilmemesi alınan karar bakımından bir geçerlilik şartı olmasa da yönetim kurulu üyelerinin göreve başlayabilmesi açısından kurucu unsur niteliğinde olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından bu nüansın göz ardı edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin seçimi, tescili zorunlu kararlardan olup, buna dair karar tescil edilmeden yönetim kurulu üyelerinin göreve başlayabileceğinin kabulünün emredici esaslara aykırı olduğunu, kabul edilemeyeceğini, Bu kapsamda, yönetim kurulu üyelerinin göreve başlayabilmesinin kurucu unsuru olan sicile tescil şartının eksikliği davaya konu yönetim kurulu kararlarının iptalini gerektirir bir sakatlık olduğunu beyanla, istinaf isteminin kabulü ile Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.12.2022 tarih ve 2022/855E., 2022/1181K. Sayılı kararının kaldırılmasına; davanın kabulüne yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı şirketin 06/09/2022 tarihli 2022/02 sayılı ve 13/09/2022 tarihli 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararlarının iptali talebine ilişkin olup, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, davalı şirketin 18/08/2022 tarihli 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının 9. maddesinde mevcut yönetim kurulu üyelerinin görevine son verilerek beş kişiden oluşan yönetim kurulu üyelerinin seçildiği ve görev sürelerinin üç yıl olarak belirlendiğini, söz konusu genel kurul kararlarının tescil ve ilan edilmeksizin yeni yönetim kurulu üyelerinin göreve başlayamayacağı ve bu sebeple yeni seçilen yönetim kurulu üyelerinin toplanarak aldığı 06/09/2022 tarihli 2022/02 sayılı ve 13/09/2022 tarihli 2022/03 sayılı yönetim kurulu kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş, davalı vekili alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, genel kurul kararının tescilinin alınan karar yönünden kurucu unsur olmadığını savunmuştur. 6100 Sayılı TTK'nın 422 maddesinin "Tutanak, pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip oldukları payları, gruplarını, sayılarını, itibarî değerlerini, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içerir. Tutanak, toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır; aksi hâlde geçersizdir. (2) Yönetim kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini derhâl ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür; tutanak ayrıca hemen şirketin internet sitesine konulur." hükmünü içerdiği, yine aynı Kanun'un 423 maddesinde "Genel kurul tarafından verilen kararlar toplantıda hazır bulunmayan veya olumsuz oy veren pay sahipleri hakkında da geçerlidir." hükmü düzenlenmiştir. Söz konusu hükümler birlikte değerlendirildiğinde genel kurul kararlarının iptal edilinceye kadar tüm pay sahiplerini bağladığı ve geçerli olduğu, genel kurul toplantı tutanağında belirtilen ve tescil ve ilana tabi olan hususların tescil ve ilanının zorunlu olduğu, ancak tüm kararlar yönünden tescil ve ilanın kurucu unsur olmadığı, kanunda tescil ve ilanın kurucu unsur olup edilmemesinin sonuçlarının belirtildiği hallerde kurucu unsur niteliğnde olduğu, diğer durumlarda üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurması bakımından açıklayıcı nitelikte olduğu, yönetim kurulu üyelerinin göreve başlaması için genel kurul kararının tescil ve ilanının kurucu unsur olmadığı, söz konusu genel kurul kararının iptaline karar verilmediği gibi sonraki bir genel kurulu kararı ile de ortadan kaldırılmadığı, bu sebeple yeni yönetim kurulu üyelerinin toplanarak görev dağılımına ilişkin aldığı kararların sırf bu gerekçe ile yasaya aykırı olmadığı, aksinin düşünülmesi halinde dahi yeni seçilen yönetim kurulu üyelerinin eski yönetim kurulu üyeleri ile aynı olduğu, mevcut yönetim kurulu üyelerinin yenileri seçilinceye kadar görevlerinin devam ettiği ve alınan kararların bu yönde de kanuna aykırı olmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 06/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.