İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/551 K.2025/1922

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/551 📋 K. 2025/1922 📅 20.11.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/551 Esas
KARAR NO : 2025/1922 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2022/869 Esas - 2022/1016 Karar
TARİH: 09/12/2022
DAVA: Yönetim Kurulu Kararlarının İptali
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin toplamda %40 hissesine sahip ortaklar olduğunu, müvekkillerinden ... ... ve ... ...'ın aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, davalı şirket tarafından 18/08/2022 tarihli 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların halen daha tescil edilmediğini ve tescil edilmemiş genel kurul kararlarına dayanılarak 06/09/2022 tarihinde ve 13/09/2022 tarihinde iki adet yönetim kurulu kararı alındığını, bu kararlarla da davalı şirketin sınırsız temsil ve ilzamına ilişkin yetkiler dağıtıldığını, yeni şirket iç yönergesinin kabul edildiğini, genel kurul kararlarının tesciline dair TTK'nın emredici nitelikteki maddeleri (TTK m.422 ve m.30) açık olduğunu, genel kurul kararlarının azami 15 gün içinde tescil ve ilan edilmesi gerektiğini, 15 günlük azami süre geçirildiğinden 18/08/2022 tarihli genel kurul kararlarının geçersiz olduğunu, buna dayanılarak alınan dava konusu yönetim kurulu kararlarının da geçersiz olduğunu beyanla, geçersiz genel kurul kararına istinaden alınan 06/09/2022 tarihli 2022/4 sayılı yönetim kurulu kararı ve 13/09/2022 tarihli 2022/5 sayılı yönetim kurulu kararının öncelikle ve ivedilikle uygulanmasının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, akabinde 06/09/222 tarihli 2022/4 sayılı ve 13/09/2022 tarihli 2022/5 sayılı yönetim kurulu kararlarının iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; grup şirketlerin ortaklık yapısının ana omurgasını ... soy ismine sahip kurucu üç kardeş (... ..., Nihat ..., Hasan ...) oluşturmaktadır. Daha sonradan bu kardeşlerin çocukları da çeşitli hisse oranlarıyla ortaklığa dâhil olduklarını, kurucu üç kardeş arasında %40 + %40 + %20 hisse oranlarının dağılımı ana omurgayı oluşturduğunu, kurucu üç kardeşten Hasan ...’ın vefatından sonra onun yerine mirasçıları Sevinç ..., ... ..., ... ... Ve ... ... ... %40 hisse ile ortaklıkta yerlerini aldıklarını, sağ olan şirket ortağı iki kardeş ... ... ile eşi ve çocukları %40, Nihat ... ile eşi ve çocukları da grup şirketlerinde kalan %20 hisseyi temsil ettiklerini, %40 hisseye sahip merhum Hasan ... mirasçıları aktif olarak şirketlerin yönetim ve idaresinde yer alıyor olmalarına rağmen, şirketi istedikleri şekilde böldürebilmek için, şirketi çalıştırmamak ve yönetilemez hale getirmek için hareket etmeye başladıklarını, bu amaçla son iki yıldır Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinde çok sayıda genel kurul kararlarının iptali ile yönetim kurulu kararlarının geçersizliğinin tespiti davaları açtıklarını, bu davalardan karara çıkanların hepsinin davacıların aleyhlerine sonuçlandığını, davacılar tarafından dava konusu edilen yönetim kurulu kararları çerçevesinde şirketi temsil ve ilzam ile yetkilendirilen davacılardan ... ..., ... ... ve ... ... ...’ın Mart 2022 tarihinde Ticaret Bakanlığının uygulamaya koyduğu yeni sisteme göre MERSİS üzerinden vermeleri gereken imza yetki kabul işlemini yapmadıklarını, yeni sistemde yönetim kurulu üyelerinin tamamının Mersis üzerinden imza yetkilendirmesi yapmamaları durumunda şirketin imza sirküsü işlemi tamamlanmamakta ve böylece şirketin temsil ve ilzamında ciddi sorunlar meydana geldiğini, davacılar bunu bildiklerinden şirketi zor durumda bırakmak için kendileri iki defa uyarılmalarına rağmen söz konusu yetkilendirmeyi yapmadıklarını, davacıların şimdi aynı amaçla şirketleri yönetilemez hale getirerek bölünmeye zorlamak amacıyla, 2022 yılında yapılan 2021 faaliyet dönemine ait olağan genel kurul toplantısında süreleri dolduğu için seçilen yeni yönetim kurulu kararlarına karşı dava açmış olduklarını, şirketin 18/08/2022 tarihinde yapılan 2021 yılı faaliyet dönemine ilişkin genel kurulu ile bu genel kurulda alınan kararlar çerçevesinde 06/09/2022 ve 13/09/2022 tarihlerinde yapılan yönetim kurulları mevzuata ve usulüne uygun bir şekilde yapıldığını, şirket yönetim kurulunun 26/07/2022 tarih ve 2022/02 numaralı kararı ile 2021 faaliyet dönemi için olağan genel kurul kararı aldığını, akabinde yönetim kurulu toplantısında belirlenen gündem ile gerekli bütün hususlar TTK m. 414 ve diğer mevzuat çerçevesinde 01/08/2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini ve bütün ortaklara da tebliğe edildiğini, genel kurulda davacılar istedikleri her konuda soru sorduklarını ve bilgi talebinde bulunduklarını yönetim kurulu da bu sorulara açıklıkla cevap verdiğini, davacıların katılmadıkları hususlarla ilgili istedikleri şekilde muhalefet şerhlerini yazdıklarını, bunların hepsinin genel kurul tutanağına işlendiğini, genel kurul yapıldıktan sonra yeni seçilen yönetim kurulunun görev dağılımının belirlenmesi için 06/09/2022 tarihinde yönetim kurulu toplantısı yapıldığını, söz konusu toplantıya gündemin de belirtilmesi suretiyle yönetim kurulu üyelerinin toplantıdan önce toplantıya davet edildiklerini, yapılan toplantıda davacılardan ... ..., ... ... ile birlikte sınırsız temsil ve ilzam için yetkilendirildiklerini, sınırsız temsil ve ilzam ile yetkilendirilen ... ...'ın 7 Eylül’de gönderilen e-posta ile MERSİS üzerinden yetki kabul işlemini nasıl yapacağı konusunda bilgilendirildiğini ve şirketin zarar görmemesi için bu işlemi biraz önce yapması rica edildiğini, uyarılara rağmen ... ...'ın Mersin üzerinden yetki kabul işlemini yapmayarak genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının tescil ve ilanının gecikmesine sebebiyet verdiğini, esasen yönetim kurulu kararlarının tescil ve ilan edilmelerinin gecikmesine yetki kabul işlemini yapmayarak ikinci defa yönetim kurulu toplantısı yapılmasını zorunlu kılan davacılardan ... ... sebebiyet verdiğini, hal böyle iken şimdi gecikme sebebiyle dava açması en azından MK m. 2 ile bağdaşmadığını, müvekkil şirketin genel kurulunda alınan ve tescile tabi olan yönetim kurulu ile bağımsız denetim seçimine ilişkin genel kurul kararları 20 Eylül 2022 Tarih ve 10664 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 185-186-187 sayfalarında yayımlandığını, aynı gazetede yönetim kurulunun temsil ve ilzam ve iç yönerge değişikliğine ilişkin kararlarının da yayınlandığını, genel kurul kararlarının tescil ve ilanı hususunda TTK m. 422/2 bir süre öngörülmediğini, buna karşılık Yönetmelikte 15 günlük bir süreden söz edildiğini, buradaki sürenin hak düşürücü değil düzenleyici bir süre olduğunu genel kurul tutanağının tescil ve ilanı hususunu düzenleyen TTK m. 422/2’nin birinci fıkrasının son cümlesinde (Yani TTK m. 422/1 son cümle) hangi hallerde tutanağın geçersiz olacağı açıkça hükme bağlandığını, kanun koyucu toplantı tutanağının geçersizliği sonucu doğuran hususları TTK m. 422/1’de açıkça belirtildiğini, maddenin ikinci fıkrasında tutanağın tescile tabi olan hususlarının tescil ve ilanını düzenlerken, buna uyulmaması halinde tutanağın geçersiz olacağı yaptırımdan söz etmediğini, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 09/12/2022 tarih ve 2022/869 Esas - 2022/1016 Karar sayılı kararında;"Dava; davacıların ortağı olduğu davalı şirkette alınan 06/09/2022 tarih 2022/4 sayılı ve 13/09/2022 tarih 2022/5 sayılı yönetim kurulu kararlarının dayanağı olan 18/08/2022 tarihli genel kurul kararının süresi içerisinde ilan ve tescilinin gerçekleşmediği iddiasıyla yönetim kurulu kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, dava konusu genel kurul tutanağı ve yönetim kurulu kararları ile bu kararların tesciline ilişkin ticaret sicil gazetesi ilanları celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.Dosyaya sunulan ve celp edilen genel kurul ve yönetim kurulu tutanaklarının incelenmesinde;Davalı şirketin 18/08/2022 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında Gündem 12. maddesi ile mevcut yönetim kurulu üyelerinin görevlerine son verilmesine, yönetim kurulunun 5 kişiden oluşmasına karar verilerek, yönetim kurulu üyelerinin oy birliği ile seçiminin yapıldığı, Davalı şirketin 06.09.2022 tarihli 2022/04 karar sayılı kararı ile; 18.08.2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliklerine seçilenlerin görev dağılımlarının yapıldığı, daha önce şirketin sınırsız temsil ve ilzamına ilişkin olarak alınan kararların iptali ile şirketin sınırsız temsil ve ilzam yetkililerinin ve temsil şeklinin belirlendiği ve Şirket Yönetim İç Yönergesinin kabulü ile iç yönergenin tescil ve yayımlanmasına oy çokluğu ile karar verildiği,Davalı şirketin 13/09/2022 tarih 2022/05 karar sayılı yönetim kurulu kararı ile; yönetim kurulunun 06/09/2022 tarihli ve 2022/04 sayılı toplantı içerisinde alınan görev dağılımını ilişkin 1 nolu ve sınırsız temsil ve ilzam ilişkin 2 nolu kararların iptal edilmesine karar verildiği, yine 18.08.2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliklerine seçilenlerin görev dağılımının yapıldığı, şirketin sınırsız temsil ve ilzamına ilişkin olarak alınan yönetim kurulu kararlarının iptali ile şirketin sınırsız temsil ve ilzam yetkililerinin ve temsil şeklinin belirlendiği görülmektedir. Türk Ticaret Kanunu'nun 422. Maddesinde; "(1) Tutanak, pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip oldukları payları, gruplarını, sayılarını, itibarî değerlerini, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içerir. Tutanak, toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır; aksi hâlde geçersizdir. (2) Yönetim kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini derhâl ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür; tutanak ayrıca hemen şirketin internet sitesine konulur. " düzenlemesine yer verilmiştir.Yine aynı Kanun'un 30. Maddesinde; " Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, tescili isteme süresi onbeş Gündür. (2) Bu süre, tescili gerekli işlemin veya olgunun gerçekleştiği; tamamlanması bir senet veya belgenin düzenlenmesine bağlı olan durumlarda, bu senet veya belgenin düzenlendiği tarihten başlar. ....." düzenlemesine yer verilmiştir.Davacı tarafça, davalı şirketin 18/08/2022 tarihli 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların tescil edilmemeleri nedeniyle alınan kararların geçersiz olduğu, geçersiz kararlara dayanılarak alınan 06/09/2022 tarihli 2022/4 sayılı ve 13/09/2022 tarihli 2022/5 sayılı yönetim kurulu kararlarının da geçersiz olduğu ileri sürülerek, söz konusu yönetim kurulu kararlarının iptali talep edilmiştir.Yukarıda yer verilen mevzuat ile diğer bilgi ve belgeler doğrultusunda Mahkememizce yapılan değerlendirmede, her ne kadar davacı tarafça davalı şirketin 18/08/2022 tarihli 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların tescil ve ilan edilmemeleri nedeniyle bu genel kurul kararlarına dayanılarak alınan 06/09/222 tarihli 2022/4 sayılı ve 13/09/2022 tarihli 2022/5 sayılı yönetim kurulu kararlarının geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de; 18/08/2022 tarihli genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların halen ayakta ve geçerli olduğu açıktır.İlgili genel kurulun iptaline ilişkin bir mahkeme kararı ya da tespit mevcut olmadığı gibi, davacı tarafın Türk Ticaret Kanunu 30. Ve 422. Maddelerini dayanak göstererek tescil ve ilan yapılmamasının genel kurul toplantısını ve alınan kararları geçersiz kılacağı iddiası yerinde değildir. Zira kanun koyucu tarafından genel kurul kararlarının iptal ve butlan sebepleri Türk Ticaret Kanunu'nun 445. ve 447. Maddelerinde açıkça sayılmış olup, bu sebepler arasında tescil ve ilana ilişkin bir hususa yer verilmemiştir. Kanunda genel kurulda alınan kararlardan yalnızca sermayenin artırılmasına ilişkin kararlar tescile tabi tutulmuş ve tescil edilmemesinin sonuçlarına kanunda açıkça yer verilmiştir. İlgili genel kurulda açık bir hukuka aykırılık olduğu iddiası da ileri sürülmediğinden yokluk halinde bahsetmek de mümkün değildir. Genel kurul tutanağının geçersizliği ise ancak Türk Ticaret Kanunu'nun 422/1 Maddesinin 2. Cümlesinde yer alan şartların varlığı halinde mümkündür. Bu doğrultuda genel kurulun tescil ve ilanına ilişkin yasal düzenlemelerin, genel kurulun geçerliliği bakımından esaslı unsurlardan olmadığının kabulü gerekmektedir. O halde dava konusu 06/09/2022 tarihli 2022/4 sayılı ve 13/09/2022 tarihli 2022/5 sayılı yönetim kurulu kararlarına dayanak olan 18/08/2022 tarihli genel kurul kararları halen ayakta ve geçerli olduğundan, davacı tarafça dava dilekçesi ile ileri sürülen sebeplerin dava konusu yönetim kurulu kararlarının sıhhatini etkilemediği kanaatine varılmış, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yukarıda bilgileri verilen dosyada ilk derece mahkemesi tarafından hukuka aykırı şekilde davanın reddine karar verilmiş olup, gerekçeli kararın taraflarına 05.02.2023 tarihinde tebliğ edildiğini; işbu dilekçeleri ile ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurduklarını, İlk derece mahkemesi kararında ilgili genel kurul kararlarının hala ayakta olduğu, genel kurulun iptaline ilişkin bir mahkeme kararı ya da tespit olmadığı, genel kurulda açık bir hukuka aykırılık olduğu iddiası olmadığından yokluk halinde bahsedilemeyeceği, genel kurul tutanağının geçersizliğinin ancak TTK m.422/1'de yer alan şartların varlığı halinde mümkün olduğu, genel kurulun tescil ve ilanına ilişkin yasal düzenlemelerin genel kurulun geçerliliği bakımından esaslı unsurlardan olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verildiğini; hatalı hukuki gerekçelendirme ile verilen kararın kaldırılması gerektiğini, Davalı şirket yönetim kurulunun 2022/02 nolu kararıyla, şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının 18.08.2022 tarihinde yapılmasının kararlaştırıldığını ve aynı kararla belirlenen gündem ve toplantı çağrısının ortaklara tebliğ edildiğini; (eki dosyada mevcuttur) bu kararda 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısı gündeminde ‘’Yeni yönetim kurulu üyelerinin sayılarının ve sürelerinin tespiti ile seçimi’’nin de yer aldığının duyurulduğunu, 18.08.2022 tarihinde gerçekleştirilen 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında yapılan yönetim kurulu seçimine dayanılarak; Genel Kurulda alınan kararlar tescil ve ilan edilmeksizin, 06.09.2022 tarihinde yeni yönetim kurulunun toplandığını ve 2022/04 sayılı yönetim kurulu kararı (eki dosyada mevcuttur) ile sınırsız temsil ve ilzama ilişkin kararlar alınarak görev dağılımı yapıldığını, imza yetkilerinin belirlendiğini, yeni bir yönetim kurulu seçimi yapıldığını ve 06.09.2022 tarihli 2022/01 sayılı Yönetim İç Yönergesi kabul edildiğini, Akabinde 13.09.2022 tarihinde tekrar yönetim kurulunun toplandığını ve 2022/05 sayılı yönetim kurulu kararı ile bu kez müvekkillerinden ... ...'ın yetki kabul işlemlerini tamamlamadığından alınan karaların tescil ve ilan edilemediği iddiası ile 06.09.2022 tarihli ve 2022/04 sayılı yönetim kurulu kararı ile alınan görev dağılımına ve sınırsız temsil ve ilzama ilişkin kararlar iptal edilerek sınırsız temsil ve ilzam yetkisi ile ilgili olarak yeni bir karar alındığını, (eki dosyada mevcut olduğunu)Yönetim kurulu üyesi müvekkilleri ... ... ve ... ... alınan kararlara karşı muhalefet şerhlerinde özetle; 18.08.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısı ile yeni bir yönetim kurulu seçilerek eskisinin görevine son verildiği, genel kurul toplantı tutanağı tescil edilmediğinden yeni yönetim kurulunun göreve başlayamayacağını ifade ettiklerini, 18.08.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında belirlenen davalı şirketin “YENİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ” 05.10.2022 tarihinde tescil ve ilan edildiğinden, 06.09.2022 ve 13.09.2022 tarihlerinde tescil ve ilan edilmiş bir “yönetim” bulunmadığından, genel kurulda seçilen yeni yönetim kurulunun göreve başlaması için kurucu unsur olan tescil ve ilan şartı iptali talep edilen yönetim kurulu kararlarının alındığı tarih ve dahi dava tarihi itibariyle de gerçekleşmediğini, 18.08.2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantı tutanağı, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi de dahil olmak üzere, tescil ve ilana tabi bir çok konuyu içinde barındırmakta olduğunu; yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 18.08.2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantı tutanağı tescil edilmeksizin, Yönetim Kurulunun göreve başlamasının hukuken mümkün olmadığını, Davalı şirketin ''yeni seçilen yönetimi” 05.10.2022 tarihinde tescil ve ilan edildiğinden, 06.09.2022 ve 13.09.2022 tarihleri itibariyle henüz tescil ve ilan edilmemiş Yönetim Kurulu üyelerinin aldığı davaya konu 06.09.2022 tarihli 2022/04 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile 13.09.2022 tarihli 2022/05 sayılı Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini, TTK m.422 hükmü ‘’…(2) Yönetim kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini DERHAL ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür.’’ şeklinde olduğunu, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının usul ve esasları ile bu toplantılarda bulunacak bakanlık temsilcileri hakkında yönetmelik 29. maddesi ise ‘’…Yönetim kurulunca genel kurul toplantısından sonra genel kurul tutanağının noter tasdikli bir sureti ile Bakanlık temsilcisi bulunan toplantılarda temsilcinin görevlendirme yazısının bir nüshası ve ticaret sicili müdürlüğünce istenecek diğer belgeler, DERHAL ilgili ticaret sicili müdürlüğüne verilir.’’ şeklinde olup, madde metnindeki “DERHAL” ifadesinden TTK m.30 ‘’Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, tescili isteme süresi on beş gündür.’’ hükmü delaletiyle azami sürenin 15 gün olarak anlaşılması gerektiğini, Gümrük Ve Ticaret Dergisi’nin 2015 yılına ait 6. sayısında yayınlanan, dönemin Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi tarafından yazılan makalede (EK-6) aynen; ‘’Anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde müdürler; genel kurul toplantı tutanağının noterce onaylanmış bir suretini toplantı tarihinden itibaren en geç on beş gün içerisinde ilgili ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan ettirmekle yükümlüdür. Genel kurul kararları, tescil edilmemeleri halinde geçerli olmayacaktır.’’ denilmekte olduğunu, Davalı şirket tarafından Olağan Genel Kurul kararı süresinde (15 GÜN İÇERİSİNDE) tescil ve ilan ettirilmediğini; kanunun emredici hükümleri ile belirlenen azami sürenin geçtiği de sabit olduğundan, 18.08.2022 tarihinde gerçekleştirilen 2021 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararların tescil ve ilana tabi olan kısımlarının (Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, bağımsız denetim firmasının atanması vb.) geçerlilik kazanmadığını, Davalı şirket tarafından TTK’nın emredici 422. ve 30. maddelerine riayet edilmemiş olup, bu durumun ‘’usul eksikliği’’ olduğunu; hukukumuzda benimsenen ‘’Usul esasa takaddüm eder’’ ilkesi gereğince de Kanun’da düzenlenen emredici usule uyulmaksızın alınan yönetim kurulu kararlarının geçerliliğinden söz edilemeyecek olup, işlemin hukuka uygun olarak doğuşu için kuruluş aşamasında aranan emredici usule aykırılıklar sonradan giderilemeyeceğinden; tescil ve ilan edilmemiş/geçersiz genel kurul kararına dayanılarak TESCİL VE İLAN EDİLEN 06.09.2022 tarihli 2022/04 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile 13.09.2022 tarihli 2022/05 sayılı Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini, TTK 340. maddesinde; “Esas sözleşme, bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak Kanunda buna açıkça izin verilmişse sapabilir. Diğer kanunların, öngörülmesine izin verdiği tamamlayıcı esas sözleşme hükümleri o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğururlar.” denilmekte olduğunu; TTK’nun 422. ve 30. maddeleri TTK 340. maddesi delaletiyle emredici olduğunu; esas sözleşme ile dahi emredici hükümlerden sapılamayacağının TTK 340. maddesi gereği açık olduğunu; aksi durumun dürüstlük ilkesine de aykırılık teşkil edeceğini, Yönetim kurulu üyelerinin seçimi kararının tescil edilmemesi alınan karar bakımından bir geçerlilik şartı olmasa da yönetim kurulu üyelerinin göreve başlayabilmesi açısından KURUCU UNSUR niteliğinde olduğunu; ilk derece mahkemesi tarafından bu nüansın göz ardı edildiğini; yönetim kurulu üyelerinin seçimi, tescili zorunlu kararlardan olup, buna dair karar tescil edilmeden yönetim kurulu üyelerinin göreve başlayabileceğinin kabulünün emredici esaslara aykırı olduğunu, kabul edilemeyeceğini, Bu kapsamda, yönetim kurulu üyelerinin göreve başlayabilmesinin kurucu unsuru olan sicile tescil şartının eksikliği davaya konu yönetim kurulu kararlarının iptalini gerektirir bir sakatlık olduğunu, Tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 06.09.2022 tarihli 2022/04 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile 13.09.2022 tarihli 2022/05 sayılı yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve re'sen takdir edilecek nedenlerle, istinaf isteminin kabulü ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.12.2022 tarih ve 2022/869E., 2022/1016K. Sayılı kararının kaldırılmasına; davanın kabulüne yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı şirketin 06/09/2022 tarihli 2022/04 sayılı ve 13/09/2022 tarihli 2022/05 sayılı yönetim kurulu kararlarının iptali talebine ilişkin olup, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, davalı şirketin 18/08/2022 tarihli 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının 12. maddesinde mevcut yönetim kurulu üyelerinin görevine son verilerek beş kişiden oluşan yönetim kurulu üyelerinin seçildiği ve görev sürelerinin üç yıl olarak belirlendiğini, söz konusu genel kurul kararlarının tescil ve ilan edilmeksizin yeni yönetim kurulu üyelerinin göreve başlayamayacağı ve bu sebeple yeni seçilen yönetim kurulu üyelerinin toplanarak aldığı 06/09/2022 tarihli 2022/04 sayılı ve 13/09/2022 tarihli 2022/05 sayılı yönetim kurulu kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş, davalı vekili alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, genel kurul kararının tescilinin alınan karar yönünden kurucu unsur olmadığını savunmuştur. 6100 Sayılı TTK'nın 422 maddesinin "Tutanak, pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip oldukları payları, gruplarını, sayılarını, itibarî değerlerini, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içerir. Tutanak, toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır; aksi hâlde geçersizdir. (2) Yönetim kurulu, tutanağın noterce onaylanmış bir suretini derhâl ticaret sicili müdürlüğüne vermek ve bu tutanakta yer alan tescil ve ilana tabi hususları tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür; tutanak ayrıca hemen şirketin internet sitesine konulur." hükmü, yine aynı Kanun'un 423 maddesinde "Genel kurul tarafından verilen kararlar toplantıda hazır bulunmayan veya olumsuz oy veren pay sahipleri hakkında da geçerlidir." hükmü düzenlenmiştir. Söz konusu hükümler birlikte değerlendirildiğinde genel kurul kararlarının iptal edilinceye kadar tüm pay sahiplerini bağladığı ve geçerli olduğu, genel kurul toplantı tutanağında belirtilen ve tescil ve ilana tabi olan hususların tescil ve ilanının zorunlu olduğu, ancak tüm kararlar yönünden tescil ve ilanın kurucu unsur olmadığı, kanunda tescil ve ilanın kurucu unsur olup edilmemesinin sonuçlarının belirtildiği hallerde kurucu unsur niteliğnde olduğu, diğer durumlarda üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurması bakımından açıklayıcı nitelikte olduğu, yönetim kurulu üyelerinin göreve başlaması için genel kurul kararının tescil ve ilanının kurucu unsur olmadığı, söz konusu genel kurul kararının iptaline karar verilmediği gibi sonraki bir genel kurulu kararı ile de ortadan kaldırılmadığı, bu sebeple yeni yönetim kurulu üyelerinin toplanarak görev dağılımına ilişkin aldığı kararların sırf bu gerekçe ile yasaya aykırı olmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesine müteakiben yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 20/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.