İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/3095 K.2025/3201

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3095 📋 K. 2025/3201 📅 11.12.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/3095
KARAR NO : 2025/3201
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/08/2025
NUMARASI : 2025/414 D.İş E - 2025/493 K
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... İnş. San. Dış Tic. Ltd. Şti. vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; müvekkili lehine İTOTAM 2022/13 sayılı tahkim yargılamasında verilen ve yakın tarihte icra edilebilirlik şerhi için başvurulacak olan nihai hakem kararına istinaden, alacaklarımızın güvence altına alınması amacıyla, davalının Türkiye genelindeki taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminata gerek duyulmaksızın ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesince 29/08/2025 tarihli karar ile " Talebin, ilam niteliğindeki karara dayalı olması" nedeniyle İİK 259/3 maddesi uyarınca teminatsız kabulüne, Yukarıda hüviyeti yazılı alacaklının borçludan alacağı olan 11.916.733,75 USD + 2.000.000,00 TL'nin tahsilinin ifasını temin bakımından, vaki isteği İ.İ.K.'nın 257. maddesi 1. fıkrasına uygun bulunmuş ve alacak rehinle temin edilmemiş olduğundan adı geçen borçlunun yukarıda gösterilen malları ile alacaklarının; İcra İflas Kanunu'nda gösterilen muayyen tahditler dairesinde ihtiyaten haczine, karar verilmiştir.Bu karara itiraz üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda 09/10/2025 tarihli kararla "Dosya içerisinde bulunan İstanbul Ticaret Odası Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi'nin 2022/13 tahkim numaralı kararının incelenmesinde; uygulanacak usul kuralları olarak " tahkim merkezinde uluslararası tahkimle ilgili zorunlu hukuk kuralları" olarak belirlenmiştir. 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununun 1. Maddesine göre; bu kanununun, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya bu kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanır. Hakem kurulu kararındaki uygulanacak usul kuralları belirlemesi ve 4686 sayılı yasanın 1. Maddesindeki düzenlemeye göre uyuşmazlığa 4686 sayılı yasa hükümlerinin uygulanacağı tartışmasızdır. İtiraz eden borçlu vekili ve alacaklı vekili dilekçelerinde ihtiyati hacze konu hakem kurulu kararına karşı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde iptal davası açtıklarını beyan etmişlerdir. Yapılan yazışmalara verilen cevaplarında, ihtiyati hacze konu karar hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 3. Hukuk Dairesi'nin 2025/4 Esas ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2025/5 Esas ve 2025/6 Esas dosyaları üzerinden iptal davası açılmış olduğu ve dosyaların derdest olduğu görülmüştür. 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununun 15. Maddesine göre, hakem kararlarına karşı yalnız iptal davası açılabilir, iptal davasının açılması, kendiliğinden hakem kararının icrasını durdurur. İptal davasının reddine ilişkin kararının kesinleşmesinden sonra Asliye Hukuk Mahkemesi, hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin bir belgeyi istemde bulunan tarafa verir. Bu tespit ve yasal düzenlemelere göre; ihtiyati hacze konu İTOTAM tahkim kararının 4686 Sayılı yasanın usul hükümlerine tabi olması, karar hakkında iptal davaları açılmış olması, 4686 sayılı yasanın 15. Maddesine gereğince iptal davası açılmış olması hakem kararının icrasını kendiliğinden durduracağından, ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle;1 İtiraz eden borçlunun itirazının kabulüne, mahkememizce verilmiş 29/08/2025 tarih 2025/414 D.İş 2025/493 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati haciz talep eden tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; hakem kararının kesinleşmemesinin ilam niteliğini ortadan kaldırmadığını, kararın taraflar arasında bağlayıcı ve hüküm niteliğinde bir karar olduğunu, iptal davası açılmış olmasının ihtiyati hacze engel olmadığını, davalı borçlunun mal kaçırmakta olup ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının bu yönüyle de hatalı olduğunu, ihtiyati hacze konu alacak miktarının büyüklüğü, haczin kapsamını haklı kılmakta olduğunu, ihtiyati haciz kararının alacaklıya sınırsız bir tasarruf hakkı vermediğini, sadece bu alacak tutarı ödenene dek borçluya ait söz konusu malvarlığı değerlerinin başkasına devrini/elden çıkarılmasını önlemekte olduğunu, borcun ödenmesi veya teminat gösterilmesi halinde haciz kalkacağını, bu çerçevede değerlendirildiğinde, alacağın büyüklüğü nedeniyle haczin geniş kapsamlı uygulanması hukuka aykırı değil, bilakis alacaklının hakkını korumak için gerekli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Talep, adi ortaklık sözleşmesine dayalı olarak başvurulan hakem kararına dayalı olarak ihtiyati haciz talebine ilişkindir.Talep eden, taraflar arasındaki adı ortaklık gereğince zarara uğratıldığını, İstanbul Ticaret Odası Tahkim Merkezi (İTOTAM) nezdinde 2022/13 sayılı tahkim yargılaması başlatıldığını, detaylı deliller, bilirkişi raporları ve tanık beyanları çerçevesinde Hakem Kurulu müvekkil lehine karar verdiğini ileri sürmektedir.Karşı taraf ise, adi ortaklık tasfiye edilmeden adi ortaklık tasfiye edilmeden ihtiyati haciz kararı verilmeyeceğini, liderlik şirketinin sözleşmeyi ihlal ettiğini savunmaktadır. İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Somut olayda, hakem kararının iptali istemiyle iptal davası açılmış olduğu, taraflar arasındaki adi ortaklık nedeniyle uğranılan zararın aynı zamanda tasfiye alacağı niteliğinde olduğu gözetildiğinde mahkemesince kararda belirtilen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir. Bu itibarla, mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-.b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Talep edenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/12/2025
GEREKÇE MUHALEFETİ
Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre, bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı noktasındadır.Alacaklı ... tarafından İstanbul Ticaret Odası Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi (İTOTAM)'ın 2022/13 tahkim dosya numarası üzerinden verilen karara dayalı olarak ihtiyati haciz isteminde bulunmuş,ilk derece mahkememiz 29/08/2025 tarih, 2025/414 D.iş, 2025/493 Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz isteminin teminatsız olarak kabulüne karar vermiştir.Borçlu ... bu karara karşı hakem kararına karşı her iki tarafın iptal davası açmış olduğunu, iptal davası bulunması halinde ihtiyati haciz talep edilmeyeceği gerekçesiyle itirazda bulunmuştur. ihtiyati hacze konu karar hakkında Dairemizin Dairesi'nin 2025/4 Esas ve dairemiz dosyası ile birleşen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2025/5 Esas sayılı dosyaları hakkında karar verildiği ancak kararların henüz kesinleşmediği ve ilk derece mahkemesince celbedilen kayıtlara nazaran Istanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 2025/6 Esas dosyaları üzerinden iptal davası açılmış olduğu ve dosyanın derdest olduğu görülmüştür.4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununun 15. Maddesine göre, hakem kararlarına karşı yalnız iptal davası açılabilir, iptal davasının açılması, kendiliğinden hakem kararının icrasını durdurur. İptal davasının reddine ilişkin kararının kesinleşmesinden sonra Asliye Hukuk Mahkemesi, hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin bir belgeyi istemde bulunan tarafa verir.Bu tespit ve yasal düzenlemelere göre; ihtiyati hacze konu İTOTAM tahkim kararının 4686 Sayılı yasanın usul hükümlerine tabi olması, karar hakkında iptal davaları açılmış olması, 4686 sayılı yasanın 15. Maddesine gereğince iptal davası açılmış olması hakem kararının icrasını kendiliğinden durduracağı gerekçesiyle sonucu itibariyle doğru çoğunluğun kararına iştirak etmekteyim. 11/12/2025