İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/803 K.2025/1017
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/803
KARAR NO: 2025/1017
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 17/04/2025 ara karar
NUMARASI: 2025/31 E.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul 1. FSHHM'nin 2024/93 değişik iş sayılı dosyasında, tedbir ve tespit isteyen vekili 20/07/2024 tarihli dilekçesinde özetle; delil tespiti taleplerinin kabulü ile ilk etapta davalıya tebligat yapılmaksızın dosya üzerinden bir inceleme yapılarak dosyaya sunulan ürün asılları ve faturalar dahilinde bir inceleme yapılmasını ve davalı tarafça üretime satışa arz edilen ve dosya sunulan maket bıçaklarının davacıya ait ... tescil numaraları faydalı model ile ... tescil numaralı endüstriyel tasarıma tecavüz teşkil edip etmediğinin tespitini mahkeme aksi kanaatte olması halinde davalıya ait adres olan "... Mahallesi ... Caddesi No: ... Kapı No: ... Arnavutköy/istanbul" adresinde delil tespiti işlemi yapılarak davalı tarafça üretilen satışa arz edilen maket bıçaklarının davacıya ait ... tescil numaralı faydalı model ile ... tescil numaralı endüstriyel tasarıma tecavüz teşkil edip etmediğinin tespitini, davalıya ait adreste herhangi bir ürün bulunamaması halinde ise dosyaya sunalan ürün asılları ve faturalar dahilinde bir inceleme yapılarak davalı tarafça üretilen satışa arz edilen maket bıçaklarının davacıya ait ... tescil numaralı faydalı model ile ...tescil numaralı endüstriyel tasarıma tecavüz teşkil edip etmediğinin tespitini, delil tespiti sonucu yaklaşık ispat şartı yerine getirilmiş olacağından davalının, davacıya ait ... tescil numaralı faydalı model ile ... tescil numaralı endüstriyel tasarım hakkına tecavüz teşkil eden üretim, satış, depolama gibi tüm eylemlerinin dava sonuna kadar önlenmesi ve durdurulmasını, yine devamında sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen tecavüze konu ürünlere ve ambalajlarına bulundukları yerde el konulması ve bunların saklanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İtiraz eden davalı vekili 28/02/2025 tarihli itiraz dilekçesinde; Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/432 esas sayılı dosyasında davacı olarak yer aldıklarını, iş bu mahkeme dosyası davacısının ise davalı olarak yer aldığını anılan dosyada faydalı model ve tasarım haklarının müvekkiline karşı ileri sürülememesine yönelik tedbir kararı aldıklarını, iş bu dosyadaki tedbir kararında ise müvekkilinin aleyhine verilen tedbir kararı çerçevesinde ürünlerin ve ürün parçalarının tedbir kararı aşılmak suretiyle toplatıldığını, gelinen aşamada ortada birbirine aykırı iki tedbir kararı bulunduğunu, iş bu dosyadaki tedbir kararının devam etmesi halinde müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğrayacağını belirterek, öncelikle tedbir kararının almış oldukları karşı tedbir kararı sebebiyle kaldırılmasını mahkeme aksi kanaatte ise ters teminata karar verilerek tedbir işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 18/03/2025 tarihli kararıyla; "İstanbul 1. FSHHM'nin 2024/93 değişik iş dosyasında 21/01/2025 tarihli verilen ihtiyati tedbir kararına davalı tarafça yapılan itirazın -HMK m. 395/1 kapsamında 350.000,00 TL nakdi veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiği takdirde- kabulüne, 2-Kararın davalı - itiraz eden tarafa tebliğinden itibaren 1 hafta içinde davalı-itiraz eden tarafça 350.000,00 TL nakdi veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmediği takdirde tedbirin 21/01/2025 tarihli karardaki aynı şartlarda devam edeceğinin ihtarına, 3-2 nolu ara karar gereği süresinde teminat yatırıldığında İstanbul 1. FSHHM'nin 2024/93 değişik iş dosyasında 21/01/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının teminat ile değiştirilmesine, değiştirme kapsamında teminat yatırıldığında İstanbul 1. FSHHM'nin 2024/93 değişik iş dosyasında verilen 21/01/2025 tarihli tedbir kararının uygulanmamasına, karar verildiğini, Davalı vekili 27/03/2025 tarihli dilekçesi ile; ters teminat bedelinin fahiş olduğunu, Adana'da devam eden yargılamada da teminat yatırdıklarını, ayrıca mahkemenin ara kararındaki gerekçenin hukuka uygun olmadığını, öncelikle teminat bedeli olarak orantılı bir bedel belirlenmesini, her halükarda gerekçe yönünden yeni bir karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili ise 02/04/2025 tarihli dilekçesi ile ters tedbire ilişkin kararın kaldırılmasını, önceki verilen tedbir kararının uygulanmasını aksi takdirde ters teminat bedelinin 2.000.000,00 TL'den az olmamak üzere belirlenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 17/04/2025 tarihli kararıyla;" İstanbul 1. FSHHM'nin değişik iş dosyasında mevcut tedbir kararının, itiraz üzerine, mahkememizce HMK m. 395 kapsamında teminat olarak değiştirildiği, başka bir deyişle tedbirin teminat olduğu, böylelikle kararın İstinaf kaldırma ilamında işaret olunan zemine çekildiği, hak ve menfaat dengesinin korunması, orantılılık ve hukuka güven ilkesi çerçevesinde mevcut kararların uygulanabilirliğinin sağlanmasının da gerektiği,İstanbul 1. FSHHM'nin değişik iş dosyasında verilen tedbir kararının İstinaf kaldırma ilamına uygun hale getirilerek çelişik kararların giderilmesi için Adana'da devam eden yargılamada verilen tedbir kararının da ek bir unsur olarak tedbirin türü açısından ayrıca takdiri olarak göz önünde bulundurulması gerektiği ,devam eden yargılamalardaki dosyalarda lehine tedbir hükmedilen tarafların farklı oldukları,tedbir kararının verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat noktasında her iki dava dosyasının birbirinden tamamen farklı konulara sahip olduğu ve bu doğrultudaki değerlendirmelerin yalnızca mahkememiz dosyasında mevcut delillerle birlikte İstinaf ilamı doğrultusunda yapıldığı, dosyaların birbirinden bağımsız ancak ilişkili oldukları, zira davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın bulunduğu, gelinen aşamada esas hakkında bir değerlendirme yapılmaksızın yalnızca yaklaşık ispat ve tedbirin türü açısından mahkememizce yapılan değerlendirmelerin yerinde olduğu, böylelikle davalı tarafın ; davacı lehine hükmedilen tedbir kararının kaldırılması ya da gerekçenin değiştirilmesi yönündeki itirazların reddine karar verilmesi gerektiği, yine davacı tarafın ters teminat suretiyle verilen tedbir kararının kaldırılması talebinin de reddinin gerektiği, her ne kadar davalı tarafça Adana'da devam eden yargılamada yatırılan teminattan da bahsedilerek mahkememizce hükmedilen teminat miktarının değiştirilmesi talep olunmuş ise de bu hususun mahkememiz dosyası ile ilgisinin bulunmadığı, mahkememizce davacı lehine hükmedilen tedbire ilişkin davalının yatırması gerekli teminatın dosya kapsamı ve mevcut delillerle uyumlu olduğu, yine her ne kadar davacı taraf HMK m. 395 çerçevesinde davalının yatırması gerekli teminat miktarının düşük olduğunu ve artırılması gerektiğini belirtmiş ise de açıklanan hususlardan dolayı bu talebin de reddi gerektiği, tüm bu açıklamalar ışığında tarafların sair tüm itirazlarının da dosya kapsamına göre yerinde olmadığı anlaşılarak, taraf vekillerinin tüm itirazlarının ayrı ayrı tümden reddine, karar vermiştir.
İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Delil tespiti dosyası olan İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/93 D.İş sayılı dosyasında İstanbul Bam 44. HD . 2024/1668 Esas 2025/16Karar karar ilamı ile kesin olarak verilmiş olan tedbir taleplerinin kabulü bulunduğunu, var olan karar mahkeme tarafından kaldırılmadığından ve ters tedbir kararı verilerek aynı dosyada iki adet tedbir kararı bulunduğunu, üst derece mahkemesinin verdiği karar yerel mahkeme tarafından ters tedbir ile uygulanması engellendiğini ve böylece esasında kesin karara direnildiğini, ters tedbir kararı ihtiyati tedbirin muhtevasına aykırı olduğunu, 2024/93 D.İş sayılı dosyada alınan rapor ile delil tespiti işlemi yapıldığını böylece yaklaşık ispat şartı yerine getirilerek esas dava açıldığını, davalının kötüniyetli itirazları ve kötüniyetli olarak tedbir talebinde bulunduğunu, ters ihtiyati tedbir ara kararı müvekkilinin menfaatlerini telafisi imkansız zararlara sebep olduğunu, davalı lehine verilen kararın bozularak kaldırılmasını talep ettiklerini, davalının tedbire ilişkin iddiaları kanunun aradığı şartlarda ispat edilmediğini, davalının iddialarını destekler yönde bir uzman görüşü, bilirkişi raporu yada bilimsel herhangi bir doküman bulunmadığını, davalının müvekkili adına tescilli sınai hakları tecavüz ettiğine yönelik 2024/93 D.iş dosyasında rapor bulunduğunu, davalı aleyhine tedbir kararı verildiğini ve karar infaz edildiğini, 17/04/2025 tarihli ara karar hangi yaklaşık ispat delili ile karar verildiğini anlamadıklarını, hükümsüzlük davasının dosyası olan Adana Mahkemesindeki yargılamada istinaf dilekçesi tarihi itibariyle de alınan herhangi bir bilirkişi raporu bulunmadığını, davalının iddiaları objektif nitelikte ispat edilmediğini beyanla mahkemece verilen tedbire ilişkin kararın kaldırılmasını, devamında ters tedbir kararının reddine tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesini, aksi durumda ise yargılamanın uzun sürmesi, ürün marjı ve yurtiçi ve yurtdışı satım oranları dikkate alındığından 2 Milyon TL den az olmamak üzere teminat bedeli ile ters teminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkeme ara kararı ile hükmolunan teminat miktarının fahiş ve orantısız ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, Bakırköy 1. FSHHM 2023/20 Esas sayılı dosyasında tedbire karşı yapılan itirazları üzerine Mahkemece tecavüze ilişkin teminat ve tedbirin reddi ile hükümsüzlük davası üzerinde yatırılan teminat ile dosyanın devamına karar verildiğini, müvekkilinin ticari hayatının yenilik içermeyen bir tasarım nedeniyle sekteye uğramaması gerektiğini, mahkemece takdir edilen ücret hem kararın gerekçesi hemde miktarı itibarıyla hukuka aykırı olduğunu, ters teminat yolu ile tedbir isteme taleplerinin Adana dosyası ile ilgisi olmadığını, çelişkili tedbir kararları verildiği durumlarda tedbirler ortak bir teminat karşılığında tek bir tedbire indirgenmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin yerleşik içtihadının da bu yönde olduğunu, Adana dosyasında verilen tedbir ve bu tedbir aynı nitelikte olduğundan ve ilgili teminat da burada alınan teminatın amacını gördüğünden bu yönde bir teminata gerek olmayacağını, mahkemenin gerekçesinde, huzurdaki davadaki tedbiri Adana dosyasındaki tedbire dayandırmasının çelişkiye yol açtığını, mahkemenin 17.04.2025 tarihli ara kararına karşı istinaf taleplerini kabulü ile, öncelikle Adana dosyasına bağlı tedbir verilecek ise yere mahkeme de hükmedilen teminatın iadesine ve teminatsız bir şekilde Adana’ya bağlı karar istinaden tedbir uygulanılmasına, aksi durumunda karşı tedbir olarak sürecin değerlendirilerek yerel mahkemede karşı tedbir hükmedilen kararda gerekçenin kaldırılarak, Adana dosyasındaki tedbir kararın dayanılmaksızın, Adana dosyasındaki tedbir kararına bağlı olmaksızın münferit karşı tedbir kararı verilerek yine mahkemece hükmedilen teminat bedelinin düşürülmesini, davacının istinaf taleplerinin usulsüz olduğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde, İstanbul 1. FSHHM'nin 2024/93 değişik iş dosyasında davacı talep eden tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, talep tarafça istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce mahkemece alınan bilirkişi raporunun, faydalı model yönünden yeterli olmadığı ancak tasarım yönünden SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilerek mahkeme kararının kaldırıldığı, dosyanın mahkemeye gönderilmesi üzerine, mahkemece 21/01/2025 tarihinde ters teminat tedbirine hükmedildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına ibraz edilen Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/432 Esas sayılı kararından, davalı tarafça davacı aleyhine, faydalı model ve tasarım hükümsüzlüğü davası açıldığı, mahkemenin 30/01/2025 tarihli tedbir kararıyla; tasarım ve faydalı model belgesinden kaynaklanan hakların davacıya karşı kullanılmasının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, davacı tarafın (hükümsüzlük davasında davalı vekili) itirazının ise reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararında; davalı vekilince 21/01/2025 tarihli ters teminat tedbirine itiraz edilmesi üzerine, mahkemenin 18/03/2025 tarihli ara kararı ile, davalı vekilinin HMK 395/1 maddesi gereğince 350.000,00 TL teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasına karar verildiği, karara itirazın ise reddedildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından, mahkemece verilen tedbire ilişkin kararın kaldırılmasını, devamında ters tedbir kararının reddine tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesini, aksi durumda ise yargılamanın uzun sürmesi, ürün marjı ve yurtiçi ve yurtdışı satım oranları dikkate alındığında 2 Milyon TL den az olmamak üzere teminat bedeli ile ters teminata karar verilmesini talep ettiği ve davalı vekili tarafından ise Adana Asliye Hukuk Mahkemesi'nde verilen tedbir nedeniyle ve ayrıca bu dosyada verilen karar nedeniyle toplamda 550.000,00 TL teminat yatırıldığını, Adana dosyasında yatırılan teminatın bu dosya için de kabulü gerektiğini, bu talep kabul edilmezse teminatın düşürülmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. HMK Madde 395. Madde de-" (1) Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir.(2) Teminatın tutarı, tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına göre; türü ise 87 nci maddeye göre tayin edilir.(3) İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, mahkemece HMK 395/1 maddesine dayanılarak verildiği, aleyhine tedbir kararı verilen tarafça teminat yatırılması karşılığında tedbirin kaldırılmasına karar verildiği, HMK 395/3 maddesinde bu kararların itiraza tabi olduğunun düzenlendiği, taraflarca itiraz yoluna da başvurularak mahkemece itirazların reddine karar verildiği , istinaf başvurusuna konu kararın itirazların reddine ilişkin 17/04/2025 tarihli olduğu, HMK 395. madde gerekçesinde açıkça, teminat üzerine verilen kararların ihtiyati tedbirin özüyle ilgili olmadığından, itirazın reddi kararlarına karşı istinaf kanun yolunun kapalı olduğunun ve bu sebeple itirazda kanun yoluna başvuruya ilişkin fıkraya atıf yapılmadığının açıklandığı anlaşılmakla her iki tarafında istinaf başvurusunun HMK 341/4 maddesi delaleti ile 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 341/4. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nun 352/1/b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,2- İstinaf talebinin esası incelenmediğinden taraf vekilleri tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatırana iadesine,3- 6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA, 4- 6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine YER OLMADIĞINA,5- 6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6- 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/07/2025