İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1530 K.2023/1580
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1530
KARAR NO : 2023/1580
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/02/2023(Dava) - 28/04/2023 (Karar)
NUMARASI : 2023/129 Esas - 2023/329 Karar
DAVA : Şirketin İhyası
BAM KARAR TARİHİ : 18/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/10/2023
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2023 tarih ve 2023/129 Esas - 2023/329 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili tarafından, dava dışı Tasfiye Halinde ... Şirketi aleyhine 'alacak (kurum zararı)' Alaşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/49, 2022/565, 2022/569, 2022/571, 2022/599, 2021/647, 2022/597, 2021/667 ve 2022/567 Esas sayılı dosyalarında tazminat istemli davaların açıldığını, dava dışı şirketin 23/09/2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ile genel kurul kararı ile terkin edildiğinin belirlendiğini, tüzel kişiliğin sona erebilmesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanması gerektiğini, şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinmiş olsa bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, şirketin tasfiyesi dışında kalmış alacağın varlığı sabit olduğundan tüzel kişiliğinin ihyasının gerektiğini, 6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen geçici 7. madde hükmü gereğince ticaret sicilinden kaydı silinen veya kooperatifin alacaklıları ile hukuken menfaati bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerini belirterek, Tasfiye Halinde ... Şirketi’nin tüzel kişiliğinin ihyasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... cevap dilekçesi ile özetle; (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Şirketi’nin 10/12/2007 tarihinde kuruluş ile müdürlüklerine tescil edildiğini, 01/10/2018 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...’in seçildiğini, 10/09/2019 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeniyle unvan ve işletme kaydının silinmesine karar verildiğini ve 16/09/2019 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescilinin yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarihli 2019/576 Esas ve 2020/424 Karar sayılı kararı ile şirketin ihyasına karar verildiğini ve ek tasfiye memuru olarak ...’in atandığını, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 13/10/2022 tarihli 2021/578 sayılı kararı ile 21/10/2022 tarihinde iflas tescilinin gerçekleştiğini, şirketin tasfiyesinin yasaya uygun gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye kurulunun sorumlu olduğunu, müdürlüklerinin bu konuda herhangi bir inceleme mükellefiyetinin bulunmadığını, davanın türü itibariyle müdüklükleri yasal hasım konumunda olduğundan davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın TTK’nın 32. maddesine dayalı bir dava olmadığını belirterek müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi davalı ...’e usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, bu davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...ihyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin 17/10/2018 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyesine ve tasfiye memuru olarak da ...'in atanmasına karar verildiği, bu şirketin 16/09/2019 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği; daha sonrasında İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarihli 2019/576 Esas ve 2020/424 Karar sayılı kararı ile "şirketin 16/09/2019 tarihinde sicilden terkin edildiği ancak şirketin taraf olduğu çok sayıda dava ve icra takibinin bulunduğu, bu dava ve icra takiplerinde taraf ehliyetinin sağlanması, varsa şirket alacaklarının tahsili ile borçlarının ödenmesi gerektiği” gerekçesiyle "şirketin sonuçlanmış ve derdest davalar ile icra takipleri ile sınırlı olarak temsil edilebilmesi, şirket lehine olan tahsilatların yapılması ve borçların ödenmesi ile sınırlı olmak kaydıyla ihyasına, ek tasfiye memuru olarak ...’in atanmasına" karar verildiği; bu kararın ardında da ... tarafından şirket aleyhinde İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı 2021/578 Esas ve 2022/820 Karar sayılı davada şirketin İİK'nın 177/4 maddesi gereğince iflasına karar verilmesinin istendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda “davanın kabulü ile ... Müdürlüğü’nün Merkez ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi’nin iflasına, iflasın 13/10/2022 saat 10:31 itibariyle açılmasına” karar verildiği, kararın istinaf yoluna gidilmeksizin 19/11/2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 534. maddesinde; "(1) İflas hâlinde tasfiye, iflas idaresi tarafından İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır. Şirket organları temsil yetkilerini, ancak şirketin iflas idaresi tarafından temsil edilmediği hususlar için korurlar." düzenlemesine yer verilmiş olup, bu maddeye göre, iflas hâlinde tasfiye, iflas idaresi tarafından İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılacaktır. Dolayısıyla iflasa giren bir şirketin yasal temsilcisi iflas idaresi olacaktır. Hukuki yarar 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesi gereğince dava şartlarındandır. Somut olayda; ihyası istenen şirketin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen 2021/578 Esas ve 2022/820 Karar sayılı kararı ile birlikte iflasına karar verilmiş olup, bu karar ile birlikte şirketin temsili İflas İdaresi'ne geçmiştir. Ortada sicildeki kaydı silinmiş bir şirket değil, iflasına karar verilmiş ve temsili İflas İdaresine geçmiş bir şirket bulunmaktadır. Dolayısıyla dava dilekçesinde esas numaraları bildirilen şirketler yönünden taraf teşkili işlemlerinin bu şekilde yani İflas İdaresine (üyelerine) tebligat yapılması suretiyle sağlanması mümkün olduğu..." gerekçesiyle "...Davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Alaşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/49, 2022/565, 2022/569, 2022/571, 2022/599, 2021/647, 2022/597, 2021/667 ve 2022/567 Esas sayılı dosyalarının ara kararı ile terkin edilen dava dışı şirketin ihyası için kendilerine kesin süre verildiğini, bu süreye istinaden bu davanın açıldığını, bu dava da hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, verilen kararın usul ve esasa aykırı olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları da terkin edilen şirket için her bir dosya için ayrıca ihyasının gerekli olduğu yönünde olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Mahkemece; hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Somut olayda; ihyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin 17/10/2018 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyesine ve tasfiye memuru olarak da ...'in atanmasına karar verildiği, bu şirketin 16/09/2019 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği; daha sonrasında İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarihli 2019/576 Esas ve 2020/424 Karar sayılı kararı ile "şirketin 16/09/2019 tarihinde sicilden terkin edildiği ancak şirketin taraf olduğu çok sayıda dava ve icra takibinin bulunduğu, bu dava ve icra takiplerinde taraf ehliyetinin sağlanması, varsa şirket alacaklarının tahsili ile borçlarının ödenmesi gerektiği” gerekçesiyle "şirketin sonuçlanmış ve derdest davalar ile icra takipleri ile sınırlı olarak temsil edilebilmesi, şirket lehine olan tahsilatların yapılması ve borçların ödenmesi ile sınırlı olmak kaydıyla ihyasına, ek tasfiye memuru olarak ...’in atanmasına" karar verildiği; bu kararın ardında da ... tarafından şirket aleyhinde İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı 2021/578 Esas ve 2022/820 Karar sayılı davada şirketin İİK'nın 177/4 maddesi gereğince iflasına karar verilmesinin istendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda “davanın kabulü ile ...’nün Merkez ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi’nin iflasına, iflasın 13/10/2022 saat 10:31 itibariyle açılmasına” karar verildiği, kararın istinaf yoluna gidilmeksizin 19/11/2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, şirketin ticaret sicilden terkin edilmemiş bulunmasına, ... Müdürlüğü' nün dosyadaki yazı cevabında faaliyet durumunun " Tasfiye Halinde " olarak belirtilmiş olmasına, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/129 Esas - 2023/329 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/10/2023