İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/880 K.2024/254

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 📁 E. 2021/880 📋 K. 2024/254 📅 15.02.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/880
KARAR NO : 2024/254
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA: Sözleşmenin İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacı; davalı ... ile davalı şirket arasında düzenlenen 11.01.2016 tarihli 946 ve 947 yevmiye sayılı alacağın temliki sözleşmelerinin muvazaalı ve geçersiz olduğunu, davalı şirketin diğer davalıya böyle bir borcu bulunmadığı gibi bir ticari ilişkisinin de bulunmadığını, bu nedenle temlikin neyin karşılığı olduğunun araştırılması gerektiğini, davalı şirketin ...ve Gülfiraz Köylü'den olan kira alacağının, Bakanlık ile yapılan protokol gereği Orman Bakanlığına ödenmesi gerektiğini, bu konuda Bakanlıkça kiracılara haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ...'nun davalı şirketteki müdürlük yetkisini 29.07.2015 tarihli usulsüz genel kurul kararı ile aldığını, bu genel kurul kararının iptali için açtığı davanın kendisi lehine sonuçlandığını, bu karar ile ...'nun temsil yetkisi ile hissenin geri döndüğünü,dava konusu temliklerin de hükümsüz kaldığını belirterek, 11.01.2016 tarihli 946 ve 947 yevmiye sayılı alacağın temliki sözleşmelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : 1-Davalı ... İnşaat vekili; müvekkili şirket yetkilisinin şirketi temsil yetkisini usulsüz bir şekilde aldığı iddiasının doğru olmadığını, davacının temlik sözleşmesinin tarafı olmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde adı geçen ...'nun davalı şirketin %76 hisse sahibi ve şirketi temsil ve ilzam yetkili müdürü olduğunu, şirketin başka bir yetkilisi olmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalı ... arasında yapılan temlik sözleşmesinin resmi olarak Noter huzurunda yapıldığını, temlik sözleşmesinde de açıkça yazıldığı üzere temlik eden ... İnşaat'ın alacaklı olduğu bedelleri devir alan ...’ya devir ve temlik ettiğini, temlik sözleşmelerinin 3. kişinin onayına bağlı olmadığını, temlik sözleşmesinin bir hizmet bedeli karşılığında yapılması gerekmediğini, şirketin zarara uğratıldığı iddiasının da tamamen gerçek dışı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2-Davalı ...; davacının işbu davada taraf sıfatının bulunmadığını, temlik eden şirket yetkilisinin yetki belgeleri tam olduğundan temlik işleminin gerçekleştirildiğini, şirketin iç işleyişinin kendisiyle bir ilgisinin bulunmadığını, işlemin iptalini gerektiren bir eksiklik bulunmadığını, temlik eden şirket ile 3. kişi arasındaki ilişkinin kendisini ilgilendirmediğini, şirket ortakları arasındaki ihtilafların kendisine yansıtılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI :Mahkemece; İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2017/1134 esas sayılı dava dosyasında, davalı ... şirketinin 29/07/2015 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemiyle dava açıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesince genel kurul toplantısında alınan kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2019/1941 Esas- 2020/435 Karar sayılı ilamıyla kararın bozulduğu, bozma üzerine İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 2020/768 esas 2020/636 karar sayılı kararı ile davalı şirketin 29.07.2015 tarihli genel kurulunda alınan tüm kararların iptaline karar verildiği ve kararın 09/09/2020 tarihinde kesinleştiği, dava dışı ...tarafından davalı şirketin imza yetkilisi sıfatıyla davalı şirketin ... (115.000-TL) ve Gülfiraz Köylü (33.000-TL)’den olan kira alacaklarını ...’ya temlik ettiği, temsil yetkisi sona erdirilen şirket yetkilisinin diğer davalı ile birlikte danışıklı işlemler yaptığı iddia edilerek, temlikin iptali ile temlike dayalı yapılan icra takiplerinin durdurulmasının talep edildiği, davalı şirketin 29/07/2015 tarihli ortaklar kurulu kararlarının iptaline karar verildiği, bu karar ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, yetkisiz temsilci dava dışı İ.... tarafından imzalanan davaya konu temlik sözleşmelerinin geçersiz olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, Bakırköy 15. Noterliğinin 11/01/2016 tarihli ... yevmiye numaralı ve 11/01/2016 tarihli .... yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmelerinin geçersizliğinin tespiti ile iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı ... İnşaat Ltd. Şti. vekili; alacağın devrine ilişkin sözleşmelerin iptaline dayanak İstanbul BAM 14. HD’nin 2018/908 esas 2019/162 karar sayılı ilamının Yargıtay 11. HD'nin 2019/1941 esas 2020/435 karar sayılı kararı ile bozulduğunu, Yargıtay tarafından kararın iptale tabi tutulması gerektiğine hükmedildiğini, İstanbul BAM 14. HD tarafından da iptal kararı verildiğini, genel kurul kararının yokluğu ile iptalinin sonuçlarının farklı olduğunu,iptal kararının karar kesinleştikten sonra hüküm ifade edeceğini ve iptal hükmünün geçmişe etkili olmadığını, dolayısıyla iptal kararının kesinleştiği tarihe kadar yapılan bütün işlemlerin geçerli olduğunu, davacının iddialarının hukuken himayesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin %76 pay sahibinin ... olduğunu, hisseleri satın alan ortak ...’nun aldığı %26 hissesinin tescili için genel kurul kararı almaktan kaçınan tarafın davacı olduğunu,davacının kötü niyetli olduğunu, davacının iki ayrı tarihte yapılan sözleşmeler ile paylarını...'ya devrettiğini, zaten davacının da aksi yönde bir iddiasının bulunmadığını, kararda temlik sözleşmelerinin muhatabı üçüncü şahsın kötü niyetli olduğuna dair bir tespit bulunmadığını, bu durumda davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, davalılar arasında akdedilmiş olan alacağın devri sözleşmelerinin iptali sitemine ilişkindir.
Somut olayda; davacının davalı şirketin ortağı olduğu, davalı şirket ile diğer davalı ... arasında, davalı şirketin dava dışı ...'dan olan 115.000-TL kira alacağının şirket tarafından ...'ya devrine ilişkin Bakırköy 15. Noterliğinin ... yevmiye sayılı 11.01.2016 tarihli ve şirketin Gülfiraz Köylü'den olan 33.000-TL kira alacağının ...'ya devrine ilişkin aynı tarihli ... yevmiye sayılı alacağın devri sözleşmelerinin akdedildiği, sözleşmelerin davalı şirket tarafından şirket yetkilisi sıfatıyla ...tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça; davalı şirket adına sözleşmeleri imzalayan ...nun şirket yetkilisi olarak seçilmesine ilişkin şirketin 29.07.2015 tarihli genel kurul kararlarının iptali nedeniyle, bu kişinin temsil yetkisi bulunmadığından sözleşmelerin geçersiz olduğu, ayrıca yine sözleşmelerin muvazaalı olduğu ileri sürülmüştür.Davalı şirketin 29.07.2015 tarihli genel kurulunda, şirketi münferiden temsil etmek üzere 1 yıl süre ile diğer ortak ... seçilmiştir. Ancak İstanbul BAM 14. HD'nin 2020/768 esas 2020/636 karar sayılı 07.07.2020 tarihli kararıyla söz konusu genel kurulda alınan tüm kararların iptaline karar verilmiş ve işbu karar 09.09.2020 tarihinde kesinleşmiştir. Bilindiği üzere iptal davasına konu bir genel kurul kararı, şekil veya içeriği bakımından sakat olsa bile iptaline dair hüküm kesinleşinceye kadar geçerli bir karar olarak kabul edilir. İptali gereken genel kurul kararları, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/2470 esas 2018/7739 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, TTK'nın 450. maddesi gereğince genel kurul kararının iptaline ilişkin kesin hüküm geçmişse etkilidir. Fakat bu geçmişe etki şirket içi ilişkilerde ve bir de genel kurul kararının şirket ile üçüncü kişiler arasındaki hukuki ilişkinin unsuru veya geçerlilik şartı olduğu hallerde söz konusudur. Somut olayda da şirket adına sözleşmeleri imzalayan kişinin şirketi temsil yetkisinin dayanağı genel kurul kararı iptal edilmiştir. Ancak akdedilen alacağın devri sözleşmeleri bakımından söz konusu genel kurul kararı sözleşmenin bir unsuru veya geçerlilik şartı niteliğinde değildir. Bu nedenle söz konusu iptal hükmünün dava konusu sözleşmeler bakımından geçmişe etkili olduğunun kabulü mümkün değildir. Ancak davalı şirket ortağı olan davacı ile şirket adına temlik sözleşmelerini imzalayan diğer ortak ... arasında ihtilaf yaşandığı, bu nedenle davalı şirkete Bakırköy 7. ATM'nin 2015/315 esas sayılı dosyasında mahkemece yönetim kayyımı atandığı, sonrasında davacı ... tarafından davalı ... İnşaat ve ... aleyhine Bakırköy 6. ATM'nin 2019/794 esas sayılı dosyasında ...'nun yöneticilikten azli istemiyle dava açıldığı, taraflar arasında yaşanan ihtilaflar nedeniyle açılan başkaca davaların da bulunduğu, o dönem şirket yetkilisi olarak seçilen ...tarafından şirketin gelirlerini teşkil eden kira alacaklarının ivazsız şekilde davalı gerçek kişiye temlik edildiği anlaşılmaktadır. Davalılar yargılama sürecinde temlikin sebebi hakkında mahkemeye hiç bir açıklama yapmamışlar, şekle ilişkin sebepleri ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır. Davacı şirket ortağı ile ihtilaf halinde olan münferit yetkili seçilen diğer ortağın seçiminin ardından şirketin iki yıllık süreli kira alacaklarına ilişkin iki temlik sözleşmesi imzaladığı göz önüne alındığında davacının muvazaa iddiasının varlığının kabulü gerekir.Davacı şirket ortağının böyle bir davayı açmaya aktif husumet ehliyeti vardır. Zira temlikin geçersizliğine hükmedilmesi halinde temlik bedeli şirkete geri dönecektir.
Açıklanan nedenlerle, temlik sözleşmelerinin davalı şirket ,dolayısıyla davacı ortak bakımından zararlandırıcı muvazaalı işlem olarak kabulü iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,gerekçe eksik olsa da, sonucu itibariyle davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Bu nedenle davalı şirket vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 10.109,88‬-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.586,8‬0‬-TL harcın mahsubu ile kalan ‬7.523,08‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 49-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/02/2024