Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1747 K.2023/1680
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1747 Esas 2023/1680 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1747
KARAR NO : 2023/1680
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/09/2023
NUMARASI : 2023/272 Esas (Ara Karar)
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN
DAVACILAR :
VEKİLLERİ
ALEYHİNE TEDBİR
TALEP EDİLEN
DAVALI :
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 18/04/2023
TALEP : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 29/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2023
İhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 21/01/2023 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında, yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin belirlenmesi ile ilgili 2.maddesinin, 2023 yılı bağımsız denetim firmasının belirlenmesi ile ilgili 4.maddesinin iptali, şirket ana sözleşmesinin 8. ve 10.maddesinin değiştirilmesi ile ilgili 3 nolu kararın yokluk ile malul olduğunun tespiti aksi halde alınan kararların yasa, şirket ana sözleşmesi, iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan alınan kararların iptalini ve söz konusu kararların yürütmesinin tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; 21/01/2023 tarihinde yapılan şirket olağanüstü genel kurulunda alınan ve dava konusu yapılan 2., 3. ve 4. maddedeki kararın iptali istemiyle ilgili haklılık durumunun ancak yapılacak yargılama sonucu taraf delillerinin toplanıp bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında deliller bütün olarak değerlendirilmek sureti ile anlaşılabilecek olmakla, mevcut sunulan deliller bu aşamada yaklaşık ispat yönünden yeterli görülmediğinden davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Dava konusu genel kurulun 2.maddesinde şirketin yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin 13 ay içerisinde %345 oranında artırılması yönünde karar verildiğini, söz konusu artışın Türkiye'nin en büyük şirketlerini aşan mertebede olduğunu, yerleşik Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin içtihatlarına aykırı olduğunu, davalı şirketin içinin boşaltıldığını, 3.maddesinde, şirketin esas sözleşmesinin 8 ve 10.maddelerinin değiştirilmesi yönünde kararlar alındığını, 4.maddesinde ise, bağımsız denetim firması seçiminin karara bağlandığını, söz konusu maddelerin yürütmelerinin durdurulmaması durumunda haklarının elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını, hatta imkansız hale geleceğini, ciddi zarar oluşacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/1 maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır.
HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda, davacı yanca, davalı şirketin 21/01/2023 tarihinde yapılan şirket olağanüstü genel kurulunda alınan ve dava konusu yapılan 2., 3. ve 4. maddedeki kararların butlanı, olmadığı takdirde iptali ve yürütmesinin tedbiren durdurulmasına yönelik olarak eldeki dava açılmış olup, HMK'nın 390/3.maddesi gereğince davacı yanın yaklaşık olarak ispata elverişli deliller sunması gerektiği, dosyaya sunulan bilgi belgelere göre istemin yaklaşık olarak ispatlanamadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin gerekçesi de göz önünde bulundurularak yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara kararı usul ve yasaya uygundur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.29/11/2023
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.