İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/2335 K.2023/1937

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2335 📋 K. 2023/1937 📅 13.12.2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2335
KARAR NO: 2023/1937
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/12/2020
NUMARASI: 2018/830 Esas - 2020/920 Karar
DAVA Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/12/2023
Davanın aktif husumet yokluğundan reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacının ... Tic. A.Ş.'nin kurucusu ve hissedarı olduğunu, davalıların ise ...'in YK Başkan Yardımcısı, ... YK Üyesi ve ...'ın ise muhasebe müdürü olduklarını; şirketin 15/05/2018 tarihli kararı gereği ... , ... ilçesi, ... Mah. ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın satışına karar verildiğini, taşınmazın düşük bedelle satıldığını, müvekkilinin onayı olmadan YK üyelerince imza yetkisi kötüye kullanılarak şirketin başkaca malvarlıklarının da bu şekilde satılması nedeniyle şirketin zarara uğratıldığını ileri sürerek şirkete yönetim kayyumu atanmasına ve şirketin uğradığı zararlar için şimdilik 50.000- TL'nin davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili; TTK hükümleri gereği işbu davanın ön koşulu olarak davacının pay sahibi olması gerektiğini ancak, davacının şirket ortağı olmadığını, aktif husumet ehliyeti bulunmadığını; taşınmazın rayiç değerine uygun bir fiyatla ve davacının basiretsiz yönetiminden kaynaklı şirket borçlarından dolayı iflastan kurtulmak amacıyla satıldığını, davacının bu durumu bildiğini, YK kararında imzasının bulunduğunu ileri sürerek reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafça pay sahipliğinin tespiti için İstanbul 14. ATM'nin 2018/855 Esas sayılı dosyasında açılan davada verilen karar ile İstanbul 20. ATM'nin 2019/1279 Esas sayılı dosyasında açılan hisse senetlerinin zayii nedeniyle iptali davası açıldığı, davacı tarafça İstanbul 14. ATM'ne açılan davanın reddine, İstanbul 20. ATM'ne açılan davanın kabulüne karar verildiği,TTK'nın 553.vd.maddeleri gereğince sorumluluk davasını açmaya ancak, zarar gördüğü ileri sürülen şirketin ve/veya ortağının (pay sahibinin) haklarının bulunduğunu, pay sahipliğinin tespiti için İstanbul 14. ATM'ne açılan davanın reddedildiği, kararın gerekçesine göre bu kararın kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı, diğer yandan İstanbul 20. ATM kararının, davacının pay sahipliğini kanıtlamadığı, davacının,pay sahipliğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili; müvekkilince açılan İstanbul 20.ATM nin 2019/1279 esas sayılı dosyasında hisse senetlerinin iptaline ve yeniden basılarak müvekkiline teslimine karar verildiğini, davalı ... verilen zayi kararının iptali için İstanbul 7. ATM'nin 2020/555 E. Sayılı dosyası ile dava açtığını, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiğini,hasımlı olarak görülen davada da müvekkilin pay sahibi olduğu verilen kararla sabit olduğunu, ilk derece mahkemesinin dayandığı gerekçelerin kabulü mümkün olmayacağından verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: TTK.nın 555/1 maddesi hükmüne dayanarak bir pay sahibinin şirketin zarara uğratıldığından bahisle zararın tazminine ilişkin "dolayısıyla zarar gören" sıfatıyla dava açılabilmesi onun ortaklık sıfatına bağlıdır. Ortağın pay sahibi olma sıfatına gerek zararın doğumu, gerekse davanın açıldığı tarihte sahip olması ve davanın sonuna kadar bu sıfatını koruması gerektiği, bu sıfatın dava esnasında kaybedilmesi davaya devam ettirebilme imkanını ortadan kaldırmaktadır. (Yargıtay 11. HD.nin 04.11.2014 tarih 2013/9176 Esas - 2014/16815 Karar sayılı kararı)Davacının İstanbul 14.ATM'nin 2018/855 esas sayılı pay sahipliğinin tesbitine ilişkin davada davanın reddine ilişkin karar Dairemizin 2021/347 esas,2023/1621 karar sayılı, 23.10.2023 tarihli karar ile "Davacının İstanbul 20. ATM'nin 2019/1279 Esas - 2020/236 Karar sayılı dosyasında davacının hasımsız olarak hisse senedi iptali davası açtığı, davacıya ait 810.300-TL bedelli hamiline yazılı hisse senetlerinin zayi nedeniyle iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği,yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen 22.09.2020 tarihli şirket olağan genel kurul toplantısına ait haziran cetveli ve toplantı tutanağına göre tüm hamiline yazılı hisse senetlerinin ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Hamiline yazılı hisse senetlerinin devir şeklinin senedin zilyetliğinin teslimi yoluyla gerçekleştirilmesi ve pay defterindeki kayıtların kurucu değil bildirici etkiye haiz olması göz önünde tutularak delillerin incelenmesinde her ne kadar 4.6.2016 tarihinden sonra ...'in hamiline yazılı hisse senetlerini uhdesinde bulundurmaya devam edip etmediği tespit edilememiş ve İstanbul 20. ATM'nin 2019/1279 E. - 2020/236 K. sayılı dosyasında bu hisse senetlerinin iptaline karar verilmiş ise de iptal kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği, davada taraf olmayan şirketi bağlayıcı etkiye haiz olmadığı gibi 22.09.2020 tarihli şirket olağan genel kurul toplantısına ait Haziran cetveli ile sabit olduğu üzere davacının iddia ettiği hamiline yazılı senetlerin genel kurulda ... tarafından ibraz edildiği, bu yöndeki talep bakımından verilecek olan karar, davada taraf olmayan adı geçen kişinin hukukunu etkileyeceğinden bu kişinin davada taraf olarak yer almaksızın, uyuşmazlığın sonuçlandırılıp bir karar verilmesi mümkün değildir.Bu itibarla mahkemece, davacı tarafa, davalı şirketin ortaklık durumunun tespiti bakımından hamiline yazılı hisse senetlerin elinde bulunduran kişiye karşı istirdat davası açmak üzere mehil verilmesi, belirtilen dava ikame edildikten sonra işbu dava dosyası ile birleştirilerek usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yapılacak değerlendirme sonrasında hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi doğru olmamış, kararın re’sen kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir."denilerek kaldırılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davacının dava dışı şirkette pay sahibi olup olmadığı anılan davada incelenip karara bağlanacaktır.Halen derdest bulunan dava neticesinde davacının aktif husumet ehliyeti belirleneceğinden anılan davanın neticesi beklenilmesi gerekirken, davanın red gerekçesine göre neticesinin beklenilmesine gerek olmadığından bahisle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekilinin zayii kararının iptali talebinin red edildiği bu sebeble pay sahipliğinin kanıtlandığına yönelik istinaf sebebi yerinde değil ise de, taraf ehliyetinin sağlanması bakımından anılan İstanbul 14.ATM nin 2018/855 esas sayılı dosyasının neticelenmesinin beklenilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle ; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ,bekletici mesele yapılacak davada davacının ortak olduğunun tesbiti halinde davanın esası incelenmek üzere kararın kaldırılarak, dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/830 Esas - 2020/920 Karar Karar sayılı 17/12/2020 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA;Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"Davacı tarafından yatırılan 855-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/12/2023