İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/299 K.2024/858
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/299
KARAR NO: 2024/858
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/01/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/720 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
TALEP: İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP: Davacılar vekili; 03.04.2014 tarihli olağanüstü üstü genel kurulda ana sözleşmenin oy sınırlamasına ilişkin maddelerinin değiştirmesine ilişkin alınan kararların ana sözleşmede düzenlenen nisaplara uymaması nedeni ile yok hükmünde olduğu olduğunun Anadolu 3. ATMnin 2014/337 esas ve 2021/537 karar sayılı ilamı ile tespit edildiğini, karar istinaf incelemesinde olup henüz kesinleşmediğini, dilekçenin 2 numaralı ekinde sunulan tabloda, davalı şirketin 2007 yılından sonra yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararlara karşı müvekkiller tarafından açılmış davalar neticesinde genel kurullarda alınan her karar, kanunda ve ana sözleşmede düzenlenen nisaba aykırı alınması nedeni ile mahkeme tarafından yok hükmünde olarak tespit edildiğini, davalı şirketin 2007 yılından sonra yapılan tüm genel kurullarında olduğu gibi dava konusu 22.08.2023 tarihli genel kurulunda alınan kararlar da kanunda ve ana sözleşmede düzenlenen nisaplara aykırı olarak alındığını, davalı şirketin ödenmiş sermayesi 20.000.000-TL'si olup ana sözleşmenin 15. maddesi gereğince gereğince tüm ortakların sahip olduğu oy adedi (20.000.000/0,5) = 40.000.000 adet olduğunu, bir ortağın yapılan oylamada kullanabileceği en fazla oy sayısı da (40.000.000/3) =13.333.333 olarak sınırlandırıldığını ileri sürerek 22.08.2023 tarihli genel kurulda gündemin 2,3,4 ve 6 numaralı maddelerine ilişkin alınan kararların yok hükmünde olduğuna, aksi halde iptaline kararların icrasının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ARA KARAR: Mahkemece; davalı şirketin yönetim kurulu üyesine TTK'nın 449. maddesi uyarınca ihtaratlı davetiye gönderildiği,ancak görüş bildirilmediği, somut olayda, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden şu aşamada bahsedilmesinin mümkün olmadığı, tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağına dair emarelerin de bulunmadığı, ayrıca dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı tarafın haklılığının yaklaşık olarak ispatının sağlanmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili; taraflarınca açılan Anadolu 4. ATM nin 2023/539 sayılı dava dosyasında da mahkeme hakimi tarafından bağımsız denetçi atanmasına dair dava daha önce açılmış olmasına karşın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde usule aykırı ve sonraki tarihli genel kurul kararına dayanılarak ... Denetim'in atanmasına karar verildiğini, şirketin yıllardır bağımsız denetim raporlarının sahte olarak alındığının anlaşıldığını, icranın durdurulması kararı verilmiş olsa idi, 4. ATM dosyasında da söz konusu kararın verilemeyeceğini, ilk derece mahkemesince her ne kadar tedbir kararı verilmemesi hâlinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından bahsedilemediği ifade edilmişse de bu kanaat açıkça hatalı olduğunu, verilecek tedbir kararı neticesinde ikame edilen dava dosyasında objektifliğinden, tarafsızlığından ve dürüstlüğünden şüphe bulunmayacak dünyanın en büyük 4 denetim firmasından birisi davalı şirkete bağımsız denetçi olarak atanabileceğini, verilen kararın azınlık pay sahiplerinin yegâne hakkının dâhi kullanılamaz hâle getirildiğinin açık göstergesi olduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılarak alınan kararların icrasının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davacılar vekili, 22.08.2023 tarihli genel kurulda gündemin 2,3,4 ve 6 numaralı maddelerine ilişkin alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti davasında alınan kararların icrasının durdurulması istemine ilişkindir. TTK'nın 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; İcrası durdurulması talep olunan kararlar bağımsız denetim firması seçimine ilişkindir. 660 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu tüzel kişiliğini haiz ve idari özerkliğe sahip, Başbakanlıkla ilişkili Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu kurulmuştur. Bağımsız denetimlerin tüm kontrolü bu kurula aittir.Genel kurulda seçilen bağımsız denetim firmasının davalı şirketin davacılar dışındaki ortakların menfatine davacıların zararına denetim yapacağını peşinen kabul etmek mümkün göülmemiştir.Daha evvel bağımsız denetim yaptırılan şirketin bir kusuru var ise bunu seçilen denetim firmasına teşmil etmenin de hukuki bir yanı yoktur.Esasen davacı tarafın itirazı genel kurulda seçilen bağımsız denetim firmasının bir başka mahkemede açılan özel denetçi atanması davasında da özel denetçi seçildiği, kararın icrasının durdurulmasına karar verilmesi halinde, aynı bağımsız denetim firmasının mahkeme kararı ile atanamayacağı ,davacıların ilk dört sırada bulunan denetim firmalarına denetim yaptırma haklarının ellerinden alındığı ileri sürülmüştür. Genel kurulda seçilen bağımsız denetim firmasının genel kurulda seçilmesi nedeniyle davalı şirketin çoğunluk ortaklarıyla işbirliği yaptığını kabul peşin hüküm olacağından davacı vekilinin ara karara yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davacının pek çok kararın varlığını ileri sürerek yeterli oy ile alınmadığını ileri sürmekte ise de, davacının bu iddialarının haklılığı yapılacak yargılama ile belirlenecektir. Mahkemece; Anadolu 7. ATM'nin 2014/337 esas 2021/537 karar sayılı kararı ile davalı şirket ana sözleşmesinin 15. maddesinin değiştirilmesine ilişkin 03/07/2014 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin kararın eldeki davada verilecek kararı etkileme ihtimali bulunduğundan kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasına karar verildiği anlaşılmakla, Anadolu 4. ATM'ce seçilen özel denetçinin değiştirilmesini sağlamak üzere genel kurulda alınan kararların icrasının durdurulması talebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde olmayan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığınaDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/06/2024