Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/1386 K.2023/1645
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1386 - 2023/1645
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1386
KARAR NO : 2023/1645
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/07/2023
NUMARASI : 2022/761 Esas - 2023/413 Karar
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALI
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat)
KARAR TARİHİ : 13/12/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 02/01/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 05/06/2017 tarihinde müvekkilleri olan davacıların çocuğu ...'in kullandığı bisiklete, davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada vefat ettiğini, müvekkillerinin ölenin desteğinden mahrum kaldığını, destek zararlarının karşılanması için davalı sigortaya başvurduklarını, davalının 9.980,00 TL ödediğini, ancak bunun yetersiz olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, her bir müvekkili için 100,00'er TL olmak üzere toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili 22/11/2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile taleplerini; müvekkili ... için 31.609,20-TL, müvekkili ... için 13.281,11-TL olmak üzere toplam 44.890,31-TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili tarafından davacılara 25/12/2017 tarihinde toplam 9.980,00-TL ödendiğini ve sorumluluklarının sona erdiğini, davacıların başkaca bir talebi olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece daha önce verilen 23/12/2019 tarih, 2018/233 Esas - 2019/1127 Karar sayılı kararın davalının istinafı üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 05/10/2022 tarih, 2022/141 Esas - 2022/160 Karar sayılı kararı ile davalı lehine kaldırılması sonrasında yeninden yapılan yargılama neticesinde;
Davanın, davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıların çocuğu olan ...'in vefatı nedeniyle davacıların uğradığı destekten yoksun kalma zararının tazmini istemine ilişkin olduğu; Mahkemece yapılan yargılama sonucu 23.12.2019 tarihinde davanın kabulü ile davacı baba ... için 13.281,11 TL, anne ... için 31.609,20 TL olmak üzere toplam 44.890,31 TL'nin temerrüt tarihi olan 21.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verildiği, verilen karara karşı davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu, istinaf incelemesini gerçekleştiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 05.10.2022 tarihli Kararı ile mahkemece verilen kararın kaldırıldığı; kaldırma kararında açıklanan hususların değerlendirilerek ve TRH2010 Yaşam Tablosu ve "progresif rant yöntemi" uygulanarak alınan raporda; destek ...'in 05.06.2017 tarihli olay neticesinde hayatını kaybetmesi nedeniyle davacı anne ... ... bakımından bakiye 61.403,46 TL, davacı baba ... ... bakımından ise bakiye 33,307,24 TL destek zararlarının belirlendiği, belirlenen bu miktarların mahkemece kaldırma kararı öncesi verilen kararda hüküm altına miktarlardan fazla olduğu, mahkemece verilen ilk kararın sadece davalı sigorta şirketi vekilince yapılan istinaf üzerine kaldırıldığı görülmekle, bu nedenle usuli kazanılmış haklar gözetilerek mahkemece verilen ilk karar doğrultusunda, davacıların davasının kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılama sırasında verilen talep artırım dilekçesi kapsamında kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “1-Davacıların davasının talep artırım dilekçesi kapsamında kabulü ile, Davacı ... ... için 13.281,11 TL, davacı ... ... için 31.609,20 TL olmak üzere toplam; 44.890,31 TL'nin temerrüt tarihi olan 21/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine," karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, kusur oranına ve aleyhe olan tüm hususlara itiraz ettiklerini, ayrıca mahkemece her bir davacı yönünden ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davacılar yararına tek vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek, kararı istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, daha önce verilen kararın sadece davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle, usuli kazanılmış haklar gözetilerek kaldırılan ilk karardaki miktarı aşmamak üzere davanın esası hakkında kabul karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Davacı vekilinin, ilk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen kararı istinaf etmemiş olmasına, ilk verilen kararın davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle mahkemece davalının usuli kazanılmış haklarını gözeterek karar vermiş olmasına, göre gelinen aşamada davacının hesap hatası olduğuna ve kusur oranının uygun olmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf sebepleri yönünden ise; vekalet ücretine yönelik daha önce verilen karar, taraflar açısından usuli kazanılmış hak oluşturmayacağından, mahkemece kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılamada, hüküm tarihindeki AAÜT'ye göre haklılık durumları gözetilerek vekalet ücreti takdir edilmelidir.
Somut olayda, davacılar, ölenin annesi ve babası olduklarından bahisle birlikte açtıkları dava ile bakiye destek zararlarını talep etmişlerdir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup HMK'nın 58. maddesi gereğince davaları birbirinden bağımsızdır. Bu durumda kendilerini vekil ile temsil ettiren davacılar lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen talepleri çerçevesinde ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, her iki davacı açısından kabul edilen toplam miktar üzerinden vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğru görülmemiştir.
Buna göre; davacılar vekilinin esasa yönelik sair istinaf taleplerinin reddine, yukarıda 2 no'lu bentte yazılı nedenlerle davacıların istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davacılar lehine takdir edilen vekalet ücretinin ilk derece mahkemesi tarafından karar verildiği tarihteki AAÜT'ye göre düzeltilmesine (esasa ilişkin kaldırma yapılmadığı, gözetilerek) karar vermek gerekmiş, ilk derece mahkemesi kararındaki kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 04/07/2023 tarihli, 2022/761 Esas - 2023/413 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
Davacının davasının kabulü ile; davacı baba ... için 13.281,11 TL, anne ... için 31.609,20 TL olmak üzere toplam 44.890,31 TL'nin temerrüt tarihi olan 21/12/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
Alınması gerekli 3.066,46-TL harçtan peşin alınan 35,90 TL ile ıslah harcı 153,00-TL toplamı 188,90-TL'nin mahsubu ile kalan 2.877,56-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına,
Davacılar tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL peşin harç, 5,20 TL vekalet harcı, 153,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 230,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
Davacılar tarafından yapılan 3.150,00 TL bilirkişi ücreti, 1 TL dosya kapak masrafı, 446,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.597,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davacılar davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olup hüküm tarihinde (ilk derece mahkemesi karar tarihinde) yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre davacı ... ... için 9.200,00 TL, davacı ... ... için 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacılara verilmesine,
Davanın açılış tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk yolunun henüz yürürlükte olmaması nedeniyle, bu konuda yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-Davacılar tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,
III-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve 150,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 888,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
V-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.