İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/2287 K.2024/87

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2287 📋 K. 2024/87 📅 25.01.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2287
KARAR NO: 2024/87
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/09/2023
DOSYA NUMARASI: 2023/305 Esas - 2023/630 Karar
DAVA: Kıymetli Evrak İptali Kararının İptali
KARAR TARİHİ: 25/01/2024
İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, keşidecisi ... olan, 11/10/2022 düzenleme, 17/03/2023 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bononun hamili olduğunu, bono bedelnin tahsil edilememesi nedeniyle bononun keşidecisi ... hakkında Balıkesir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, daha sonrasında davalı ... tarafından söz konusu bononun iptali talebiyle Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/776 E sayılı dosyasıyla kıymetli evrak iptal davası açıldığını ve bononun iptaline karar verildiğinin öğrenildiğini iddia ederek; Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/776 esas sayılı dosyasından verilen iptal kararının iptaline karar verilmesini vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili banka müşterisi ... tarafından tahsil olunmak üzere müvekkili bankaya teslim edilen dava konusu senedin ... kargo firması tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini, akabinde müvekkili banka tarafından senedin bulunamadığına dair 28/10/ 2022 tarihli tutanak düzenlendiğini, Senet iptali amacıyla Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi 2022 /776 Esas sayılı dosyasıyla senet iptal davası açılarak,17/03/2023 tarihinde senedin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, davaya konu senet bedeli yargılama esnasındayken senet borçlusu ... tarafından 17/03/2023 tarihinde senet hamili olan ve tahsil için müvekkili bankaya veren ... 10.000,00 TL olarak ödendiğini, dava konusu senedin davacı tarafından Balıkesir ....İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile takibe konulduğu ve ödeme emrinin senet borçlusu ... tebliğ edildiği bilgisi öğrenilmesinin ardından müvekkili kurum tarafından Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/279 e. sayılı dosyası ile istirdat davası açıldığını, ilgili davada Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından Balıkesir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin durdurulmasına kararı verildiğini, davacının huzurdaki dava ile elde edeceği bir hukuki menfaat bulunmadığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/09/2023 tarih ve 2023/305 Esas - 2023/630 Karar sayılı kararı ile; " Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava; hasımsız olarak açılan zayi nedeniyle bono iptali davasında verilen iptal kararının karara konu bononun zayi olmadığından bahisle kaldırılması talebine ilişkindir. Davalı vekilinin yetki itirazının; dava konusu bononun düzenleme yerinin İstanbul olduğu ve seçimlik yetki bulunduğu anlaşılmakla reddine karar verilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur. Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/776 E. Sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderildiği, dosyanın incelemesinde 2023/160 K. Sayılı ve 17/03/2023 tarihli ilamı ile dava konusu bononun iptaline karar verildiği ve kararın 20/04/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Balıkesir .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından borçlu ... aleyhine 10.000,00 TL asıl alacak, 8,84 TL işlemiş faiz ve 30,00 TL komisyon olmak üzere toplam 10.038,84 TL borcun ödenmesi amacıyla 23/03/2023 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, 2023/279 E. Sayılı dosyasından icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verildiği, anlaşılmıştır. Davacı, TTK'nın 818/1-s maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulanacak olan TTK'nın 757-764 maddeleri arasında düzenlenen hükümlere göre davaya konu bononun zayi olduğu iddiası ile hasımsız olarak açılan bono iptali davası sonunda anılan bononun iptaline karar verildiğini, bononun vade tarihinde iptaline karar verildiğini, 3 aylık sürenin beklenmediğini ve bononun yetkili ve meşru hamili olduğunu beyan ederek bononun iptaline ilişkin kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Anılan hükümlere göre açılan bono iptali davaları hasımsız davalar olduğundan bu davalar sonucunda verilen kararlar kesin hüküm oluşturmayacaktır. Verilen karar tespit hükmü olup, bono elinde iken zayi olan yetkili hamile keşideciye karşı bonodan doğan haklarını bono olmadan da ileri sürme hakkını veren kararlardır. TTK 763 maddesine göre elden çıkan bono mahkemeye sunulur ise mahkeme iade davası açması için talep sahibine süre verir. Somut olayda davalı davaya konu bononun zayi olduğundan bahisle iptali için dava açmış olup, mahkemece yapılan ilanlar sonucunda bono ibraz edilmediğinden iptaline karar verilmiştir. Ancak TTK 761/1 maddesi gereğince bonoyu getirme süresi 3 ay olup söz konusu 3 aylık süre vadesi gelmeyen bonolar hakkında vadenin gelmesinden itibaren 3 aydır. 3 aylık süre beklemeden dava konusu bononun vade tarihi olan 17/03/2023 tarihinde bononun iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. İptal kararı verilen bononun Balıkesir ....İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile bononun getirme süresi içerisinde 23/03/2023 tarihinde takibe konulduğu, dava dosyasına sunulan çekin incelemesinde son hamilin davacı taraf olduğu, taraflar arasında istirdat davasının açılmış olduğu ve davalı tarafın iddialarının istirdat davasında incelenerek karar verileceğinden zayi olmadığı ortaya çıkan bono ilgili verilen iptal kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " gerekçeleri ile; " 1-)Davanın KABULÜ ile; Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/03/2023 tarih 2022/776 E., 2023/160 K.sayılı kararı ile iptaline karar verilen dava konusu keşidecisi ... olan 11/10/2022 düzenleme tarihli, 17/03/2023 vade tarihli bono ile ilgili iptaline ilişkin bölümün hükümden kaldırılmasına, ... " karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, Senet borçlusu ... tarafından ... Tic.Ltd.Şti. lehine düzenlenen 17/03/2023 vade, 11/10/2022 tanzim tarihli, 10,000,00-TL (Onbin ) meblağlı, 4610664497 barkod nolu senedin meşru hamil ... tarafından tahsil olunmak üzere müvekkil Banka'ya teslim edilmiş olduğunu, ilgili senedin ... Kargo firması tarafından taşıma işi esnasında kaybedilmiş olduğunu, akabinde müvekkil bankaca kayıt senet hakkında 28/10/2022 tarihli tutanağın tutulduğunu, kaybolan senet ile ilgili mağduriyet doğmaması için müvekkil kurum tarafından sepet iptali amacı ile Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/776 Esas sayılı dosyası nezdinde senet iptal davası açıldığını, 17/03/2023 tarihinde verilen Gerekçeli karar ile senedin Zayi Nedeniyle İptaline karar verilmiş olduğunu, Senet iptal davasının seyri esnasında davaya konu senet bedelinin, senet borçlusu ... tarafından 17/03/2023 tarihinde senet hamili olan ve tahsil için müvekkil Bankaya veren ... 10.000,00 TL olarak ödenmiş olduğunu, dekontun mahkemeye sunulduğunu, Senet iptal davasına konu senetin davacı tarafından 20/03/2023 tarihinde Balıkesir .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile takibe konulmuş olduğu ve ödeme emrinin senet borçlusu ...'ya tebliğ edildiği hususunun öğrenilmesi akabinde müvekkil kurum tarafından 18/04/2023 tarihinde Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/279 e. sayılı dosyası ile istirdat davası açılmış olduğunu, ilgili davada Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından Balıkesir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin durdurulması kararı verildiğini, Davacının, 18/04/2023 tarihinde müvekkil kurum tarafından İstirdat davası açıldığını bildiği halde huzurdaki davayı 16/05/2023 tarihinde ikame etmiş olduğunu, davacının huzurdaki dava ile elde edeceği bir hukuki menfaat bulunmadığını, Şöyle ki, istirdat davası açılmakla huzurdaki davaya konu senet iptal kararının herhangi bir hükmü kalmadığını, davacını kötü niyetle işbu davayı ikame etmiş olduğunu, Huzurdaki davada mahkeme tarafından verilen "davanın kabulü" kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil kurum tarafından istirdat davası açılmakla senet iptal davasındaki kararın hükümsüz kaldığını, öncelikle bu durumun tespit edilmesi gerektiğini, senet iptali kararının iptaline ilişkin olan huzurdaki dava konusuz kaldığından karar verilesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın konusuz kalması sebebiyle aleyhe yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı kararın bozulmasını talep etme zorunluluğu doğduğunu, Mahkemenin aksi kanaatte olması, yani mezkur senet hakkında davacıya karşı müvekkil Banka tarafından senedin istirdatı yönünde dava açılmış olması sebebiyle huzurdaki davanın açılmasında davacının bir menfaati kalmaması yönündeki beyanlarının mahkemece kabul edilmemesi halinde dahi açmış oldukları istirdat davasının bekletici mesele yapılıp istirdat davasının sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceğini, zira istirdat davasının müvekkil banka lehine neticelenmesi durumunda senedi elinde bulunduran işbu davanın davacısının senedin yetkili hamil olmadığının ortaya çıkacağını ve açmış olduğu bu davanın da haklılığı kalmayacağını, kıymetli evrakın iptali kararının iptali davasını açan davacının davaya konu kıymetli evrakın yetkili hamili olup olmadığı hususunda devam etmekte olan bir dava bulunması sebebiyle ekte ilettikleri Yargıtay 11. HD'nin kararına da atfen senet istirdadına ilişkin derdest yargılamanın neticesinin beklenmesi gerektiğini, Ayrıca, birden farklı ilde farklı kişiler tarafından düzenlenmiş, lehdarları farklı olan, farklı kişilere ciro edilmiş, müvekkil Banka'nın farklı müşterileri tarafından tahsil için müvekkil Banka'ya teslim edilmiş olan ve davaya konu olmayan başkaca icra takiplerine konu edilmiş senetlerin yetkili hamilinin aynı kişi olmasının hayatın olağan akışına hiçbir şekilde uygun olmadığını, birbirleri ile yegane ortak noktası müvekkil Banka'ya tahsil için verilmiş ve ... kargo tarafından taşıma esnasında kaybedilmiş olması olan ve bunun haricinde birbirleriyle hiçbir bağlantısı bulunmayan bahse konu kambiyo senetlerinin aynı kişinin elinde toplanmasının mümkün olmadığı hususunun genel hayat tecrübesiyle sabit olup, bu anlamda davalının kötü niyetli olduğuna şüphe bulunmadığını, bu takiplerin dosya numaralarını delil olarak sunduklarını, Müvekkil bankaya müşterilerce tahsile verilmiş ve ... kargoda taşıma esnasında kaybolan birçok çeki tahsile koyanın davalı ... olup, bu kimsenin kargoda taşıma esnasında çek çalmaktan dolayı tutuklanmış olduğu haberi ve bu kişi hakkında çek çalma(hırsızlık) suçundan başlatılmış olan Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/2907, 2022/6223 ve 2023/542 nolu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/64019 no'lu ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığılığı'nın 2019/118581, 2021/136502 ve 2023/14713 nolu soruşturma dosyaları olduğu da gözetildiğinde aynı suretle kargodayken çalınan davaya konu çekin de söz konusu suça konu olduğu ve dolayısıyla davalının davaya konu senedin yetkili hamili olmadığı hususunu ortaya koymakta olduğunu, Davalı Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/542 Soruşturma sayılı dosyasında hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğine veya hırsızlık eylemine iştirak ettiğine dair haklarında kamu davası açmak için somut ve yeterli delil elde edilemediğini iddia ederek hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu ileri sürmüş ise de aynı soruşturma sayılı dosyada davalı hakkında "Resmi Belgede Sahtecilik" Ve "Dolandırıcılık" suçlarından tefrik kararı verilmiş olup bu suçlar hakkında ayrı bir soruşturma yürütülmekte olduğunu, Hırsızlık suçu kapsamında Gebze ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapmış oldukları suç duyurusunun yanı sıra, çeklerin ciro silsilesinde yer alan firmaların yetkilileri ve gerçek kişiler hakkında da suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu suç duyurularının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/41159 Sor. No ve yine aynı savcılığın 2023/114708 Sor. No'lu dosyaları ile devam etmekte olduğunu, Davalı ... tarafından icra takibine konu edilen birçok çek ve senet için müvekkil kurum tarafından açılan istirdat davalarında müvekkil kurumun haklılığının hüküm altına alınmış olduğunu, ekte sundukları kesin kararlarda da "... Somut olayda; Alacaklıları tarafından tahsil edilmek üzere tahsil cirosu ile bankaya ibraz edilen çek ve senetlerin ... kargo tarafından taşınması sırasında kaybolması/ çalınması akabinde çek ve senetler icra takibine konu edilmiştir. Banka kayıtları ve teftiş raporuna göre haksız biçimde ele geçirilen çek ve senetlerin organize bir yapı ile tahsil edilmeye çalışıldığı değerlendirilmiştir..." şeklinde yapılan değerlendirme sonucunda müvekkil kurum tarafından ikame edilen istirdat davalarının kabul edildiğini, çek ve senedin davalıdan istirdadı ve davacıya iadesine karar verilmiş olduğunu, kararların ekte olduğunu beyanla; Açıklanan sebeplerde dosyanın duruşmalı olarak incelenmesini, inceleme neticesinde İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih ve 2023/305 E- 2023/630 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde ise istirdat davasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; zayi olması sebebiyle iptaline karar verilen kıymetli evrakın (bono) iptali kararının iptaline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; dava konusu 11/10/2022 düzenleme 17/03/2023 vade ve 10.000,00 TL bedelli bononun zayi olduğu iddiası ile iptali için davalı tarafından Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/776 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda vade tarihinden itibaren bononun ibrazı için belirlenen süre dolmadan bononun iptaline karar verildiği, ancak davacı tarafından dava konusu bonoya dayalı olarak 23/03/2023 tarihinde Balıkesir .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında takip başlatıldığı, bononun zayi olmadığı gerekçesi ile davacı tarafında iş bu davanın açıldığı ve Mahkemece vade tarihinden itibaren bononun ibrazı için belirlenen süre dolmadan bononun iptaline karar verilmesi ve bononun zayi olmadığının anlaşılması karşısında davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından bononun icra takibine konulması üzerine istirdat davası açıldığını, iş bu davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı ve konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, istirdat davasının sonucunun beklenmesinin gerektiği, ayrıca dava konusu bono dışındaki bankaya tahsil edilmiş bonolara dayalı olarak davacı tarafından ayrı ayrı takipler başlatıldığını, davalının kötü niyetli olduğunu ve hakkında soruşturma başlatıldığını, kendileri tarafından açılan istirdat davalarının kendileri lehine sonuçlandığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dava konusu bononun ibrazı için belirlenen sürenin dolmadan iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması ve zayi olmadığının anlaşılması karşısında davacının bononun iptali kararının kaldırılması için iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, istirdat davasının sonucunun iş bu davanın sonucunu etkilemeyeceğinden bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı, iki davanın konusunun farklı olması sebebiyle istirdat davasının açılması ile iş bu davanın konusuz kalmadığı, davalı vekili tarafından ileri sürülen diğer istinaf sebeplerinin istirdat davasında ileri sürülüp değerlendirilecek sebepler olduğu anlaşılmakla Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Ancak, iş bu davada talep bono iptali kararının iptali istemine ilişkin olduğundan ilk derece mahkemesince maktu harç alınması gerekirken nispi harç alınması doğru olmamıştır. Harç hususu kamu düzeni ile ilgili olduğundan resen incelenerek düzeltilmiş ve bu sebeple davalı vekilinin istinaf sebebi usulen yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ ile; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih ve 2023/305 Esas - 2023/630 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 2-Davanın KABULÜ ile; Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/03/2023 tarih, 2022/776 esas ve 2023/160 karar sayılı kararı ile iptaline karar verilen dava konusu keşidecisi ... olan 11/10/2022 düzenleme tarihli, 17/03/2023 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bono ile ilgili iptaline ilişkin bölümün iptaline ve hükümden kaldırılmasına,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, daha önceden ödenen 179,90-TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 247,7‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvuru harcı ve 179,90-TL peşin olmak üzere toplam ‭359,8‬0-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 40,00-TL posta giderinden ibaret toplam 40,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 10-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-İstinaf aşamasında davacı avansından sarf edildiği anlaşılan 122,5 TL posta giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 12-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 25/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.