Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/2867 K.2024/53
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 13/11/2023
DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 18/01/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisleri ..... nun ölümü ile davalı şirkete miras yoluyla ortak oldukları, davalı şirketin bir aile şirketi olup ..., .... , ..., ölen babaları .... ve ölen .... ’nun eşit hisseli ortağı olduklarını, davalı şirketin fiilen ortaklardan ... tarafından yönetildiğini, ...’nun muris .... ’na ait malvarlığının da vasiyetname yolu ile kendisine geçtiği gerekçesi ile 07/08/2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında davaya konu kararların oy çokluğuyla alınmasını sağladığını belirterek; 07/08/2023 tarihli genel kurul toplantısının, 2021 ve 2022 yıllarına ait yönetim kurulu faaliyet raporu kar/zarar bilanço hesaplarının onaylanmasına ilişkin 3. maddesinin, 2021 yılına ait şirket karının ortaklara dağıtılmayarak olağan üstü yedek akçeye aktarılmasına, 2000 yılına ait şirket karının 6.000.000,00 TL'sinin ortaklara dağıtılarak kalanının olağanüstü yedek akçeye aktarılmasına dair 4. maddesinin, ayrı ayrı 2021 ve 2022 yıllarına ait faaliyetlerinden dolayı yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 5. maddesinin, TTK’nın 395. maddesi gereğince bir yönetim kurulu üyesinin şirket ile kendisi veya başkası adına işlem yapabilmesine ve TTK’nın 396. maddesi gereğince bir yönetim kurulu üyesinin şirketle rekabet edecek bir faaliyette bulunmasına imkan sağlayan 8. maddesinin müvekkillerinin muafetiyle ancak oyçokluğu ile kabul edildiğini; bilançonun onaylanmasına ilişkin 3., faaliyet karının dağıtılmasına ilişkin 4., yönetim kurulu üyelerine şirket ile rekabet yapma ve şirket ile ticari ilişkiye girme izni veren 8. maddesinin, TTK’nın 445. maddesi kapsamında esas sözleşmeye, kanununa dürüstlük kuralına aykırı olması sebebiyle; TTK’nın 436.maddesi uyarınca ...’nun olumlu oyuyla şirket yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 5. maddesinin iptaline karar verilmesini ve TTK’nın 449. maddesi gereğince ihtiyati tedbir yoluyla belirtilen genel kurul kararlarının yürütülmesinin tedbiren geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkeme istinafa konu kararında özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 449. maddesi uyarınca görüşlerine başvurulan diğer yönetim kurulu üyelerinin yazılı beyanlarıyla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği, davacıların haklılık durumlarını yaklaşık olarak ispatlamadığı, tedbir kararı verilmemesi halinde davacı tarafın haklarını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden bahsedilmesinin henüz mümkün olmadığı, tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağına dair emarelerin de bulunmadığı, ayrıca taraf menfaatleri de gözetildiğinde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin gerekmediği gerekçeleriyle; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir.
Karar, davacı taraflarca istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarına ek olarak, verilmiş bir tenfiz kararı olmadan mümkün olmadığı halde davalı şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan ...’nun altsoyu olmadan ölen ve tüm malvarlığını kendisine bırakan .... ’nun hisselerini temsil etmesinin ve şirket yönetim kurulunun da .... na ait ait paya bağlı oy hakkını ...’nun kullanmasını öngören 07/04/2023 tarihli yönetim kurulu kararının batıl olmasına rağmen, 07/08/2023 tarihli olağan genel kurulda .... e ait hisselere bağlı oy hakkının ... tarafından kullanılması suretiyle alınan kararların iptali gerektiği, kaldı ki vasiyetnamenin iptali için açılan dava sebebiyle gereken teminat yatırılarak mahkemeden tedbir kararı alındığını; mahkemece tedbir talebinin her bir gündem maddesi için ayrı ayrı değerlendirilerek gereken kararın verilmesi gerekirken toptan bir karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek; ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kararının kaldırılarak, cevap dilekçesi ile öğrendikleri 07/04/2023 tarihli (muris ....e ait hisselerin .... tarafından temsil edilmesine dönük) yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti ile yürütmesinin tedbiren durdurulmasına ve yönetim kurulunun belirtilen kararının batıl olmasına bağlı olarak 07/08/2023 tarihinde yapılan genel kurulda alınan dava konusu kararların karar yeter sayısı sağlanmadan alınması nedeniyle uygulanmasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; TMK’nın 599/3. maddesi gereğince, atanmış mirasçı olan şirket ortağı ...’nun miras bırakan .... ’nun ölümüyle mirası hak ettiği, ayrı bir tenfiz kararı alınması gerekmediğini belirterek istinafın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, genel kurul kararının iptaline, talep iptali istenen genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacılar, davalı şirket ortaklarından .... ’nun ölümü üzerine mirasının diğer ortak ...’na devrine ilişkin vasiyetnamenin iptali istemiyle açılan dava ve vasiyetname tenfiz edilmeden murisin ortaklıktan doğan oy hakkının ... tarafından kullanılması suretiyle alınan kararların iptaline ve yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkeme tedbir talebini belirtilen gerekçe ile reddetmiştir.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması, karar tarihinde muris .... tarafından düzenlenen vasiyetnamenin iptal edilmemiş olması, istinafa konu kararın vasiyetnamenin iptali istemiyle açılan davadan önce verilmiş olması karşısında; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucu HMK'nun 362/1-f. maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/01/2024
...