Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/607 K.2022/983
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/607 Esas
KARAR NO : 2022/983
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... -
VEKİLLERİ : ... - ...
... - ...
2- ... - ...
3- ... - ...
VEKİLİ : ...- ...
DAVALILAR : 1- ...-(...) MİRASÇILARI:
a)...- (...)...
b)...-(...) ...
DAVALI : 2-... - ... MİRASÇILARI
a)- ... ... - ...
VEKİLLERİ : ... - ...
... - ...
b)- ... - ...-...
c)- ... - ...
d)- ... - ... - ...
e)- ... - ... - ...
f)- ... - ... - ...
g)- ... - ... - ... h)- ... - ... - ...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 03/06/2010
KARAR TARİHİ : 08/11/2022
YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirketin 26/04/2010 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında 3.şahıslara hisse devrinin yapılması ve bu yönde yönetim kurulu kararı alınması doğrultusunda 27/04/2010 tarih .../... K. Sıra nolu yönetim kurulu kararı ile ortakları ... , ..., ..., ... ve ... iken ..., ... , ..., ... ve ...'un hisselerin tamamını devralması suretiyle ortak olmalarına karar verildiğini, 13/05/2010 tarihinde de hisse devrinin yapılarak tescil ve ilan edildiğini, eski şirket ortaklarından ...'nin ilzam ve temsil yetkisi devam etmekte iken ve şirket devir ve tescil işlemleri sürmekte iken yetkili kişinin değiştirilmesinin söz konusu olduğunu, şirketin eski ortaklarından ...'in kendisine ilzam ve temsil yetkisi verilmesinden 1 gün sonrasında 08/05/2010 tarihinde 12/05/2010 vade tarihli 65.000 USD bedelli ve 30.000 Euro bedelli iki adet ... düzenlediğini, ancak müvekkili şirketin devir ve tescili ile birlikte söz konusu bedellerin şirkete ve devralan ortaklara tesliminin gerçekleşmediğini, ...ların Adana 7. İcra Müd.nün .../... E. Sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine takibe konulduğunu, müvekkili işyerine haciz işlemi yapılarak kasadaki 75.252,00.TL'nin ihtiyaten haczedildiğini ve icra kasasına alındığını, oysaki ...ların müvekkili şirket lehine değil ... tarafından kendisi veya bir başkası menfaatine düzenlendiğini belirterek, Adana 7. İcra Müd.nün .../... E. Sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibinde 21/05/2010 tarihinde yapılan ihtiyati hacizde haczedilen 75.252,00.TL'nin haczedilme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kendisinin şirkete herhangi bir katkısının bulunmadığını, cüzi bir parayla ortak olduğunu, şirketin faaliyetlerinden hiç haberi olmadığını, birkaç genel kurul kararına sadece imza atmak için çağrıldığını, daha sonra ...'in şirketi devredeceklerini belirttiğini ve devir işlemleri için birçok belgeyi imzaladığını, şirketin ... milyar sermayesinin olduğunu orada öğrendiğini, şirkette en çok pay sahibinin ... ile ... olduğunu, şirketi işletenin ikisi olmasına rağmen devir sözleşmesini kendisine de imzalattıklarını belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili duruşmadaki beyanında, husumet nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, şirket yöneticileri aleyhine açılmış sorumluluk davası olup, mahkememiz tarafından delillerin toplanarak mahkememizin 19/04/2011 tarih ve .../... esas .../... sayılı kararı ile; "davacı gerçek şahıslar ... ile ...' nun aktif dava ehliyetleri bulunmadığından açtıkları davanın reddine, davacı ...'nin davasının kısmen kabulü ile, davalılar ... ve ...'in şirketteki payları gözönüne alınarak 31.184,43.TL'nin ...'den, 90,30.TL'nin ise ...'den 21/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği, bu kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. HD.'nin 12/10/2012 tarih .../... E. .../... K. Sayılı karar ilamı ile "Davanın, iddiaların ileri sürülüş biçimine göre önceki şirket yöneticisi aleyhine açılmış sorumluluk davası niteliğinde olduğu, bu nedenle davacı şirket adına açılan dava yönünden TTK'nın 341. maddesi gereğince genel kuruldan sorumluluk davası açmak için karar alınması ve davanın aynı maddenin 2. fıkrası gereğince denetçiler tarafından açılması gerektiği, bu hususun dava ön şartı niteliğinde olduğu, sonradan tamamlanabileceği, ayrıca sorumluluk davasının TTK'nın 309. maddesi uyarınca ortaklar tarafından açılmasının mümkün bulunmasına göre, davanın ortaklar yönünden reddinin doğru görülmediği" gerekçesiyle mahkememiz kararı bozulmuştur. Mahkememizce bozma ilamına uyulmuştur.
Davalı ... yargılamanın devamı sırasında 04/02/2013 tarihinde vefat etmiş, Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .../... esas .../... karar sayılı veraset ilamına göre; geride yasal mirasçı olarak çocukları ... ile ...'i bırakmıştır. Bu kişiler Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... esas .../... karar sayılı kararı ile ...'in mirasını reddetmişlerdir. Karar 09/05/2013 tarihinde kesinleşmiştir. TMK'nın 612 . Md gereğince; en yakın yasal miraçıların tamamı tarafından red olunan mirasın, Sulh Hukuk Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gereklidir. Bu durumda, davalı ... mirasçılarının pasif husumet ehliyeti kalmamıştır. (Yargıtay 23. HD ESAS NO: 2013/3011 - KARAR NO: 2013/3196)
Diğer davalı ... 28/12/2018 tarihinde vefat etmiş, Adana 7. Sulh hukuk Mahkemesi'nin .../... E .../... K sayılı veraset ilamı ibraz edilmiş, mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
27/04/2010 tarihinde şirket hisse devri kararı alınmış, bu karar ile davacı şirketin ortakları ..., ..., ..., ... ve ... şirketteki hisselerini ..., ..., ..., ... ve ...'a devrederek şirket ortaklığından ayrılmışlardır. 13/05/2010 tarihli devir protokolünde, 13/05/2010 tarihine kadar olan şirket borçlarından eski ortakların, devir tarihinden sonra ise yani ortakların sorumlu olacakları kararlaştırılmış, davacı şirketin yetkilisi olan ...'in düzenlediği 08/05/2010 keşide tarihli 12/05/2010 vade tarihli 65.000 USD ve 30.000 Euro bedelli alacaklısı ... olan 2 adet ...lar nedeniyle Adana 7. Icra Müd.nün .../... e. Sayılı dosyası ile yapılan icra takibi sonucu davacı şirketten 21/05/2010 tarihinde 75.252,00 TL haciz yapılarak tahsil edilmiş, 26/6/2009 tarihli genel kurulda ..., ... ve ... yönetim kurulu üyeliğine seçilmiştir. 24/7/2009 tarihli yönetim kurulu kararı ile ... yönetim kurulu başkanı yapılmış, 26/04/2010 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda yönetim kuruluna aynı kişiler seçilmiştir. Ancak ... yılı ... ayında yapılan yönetim kurulu toplantısında yönetim kurulu başkanlığına ... getirilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/03/2011 tarihli raporda; şirkete ait defterlerin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, defterlerin genel kabul görmüş muhasebe usul ve esasları ile mevzuata uygun tutulmadığı, ... tarafından imzalanan 65.000 USD ve 30.000 EURO tutarındaki senetlerin 08/05/2010 tarihinde yevmiye defterine işlendiği, yevmiye maddesine göre şirketin 65.000 USD ve 30.000 EURO nakit para almış göründüğünü, ayrıca ...'dan 100.000 TL borç para alınmış göründüğünü, o dönemde şirket kasasında 176.450,39 TL nakit para bulunduğunu, şirketin borç para almaya ihtiyacının olmadığını, şirketin daha önceden borçlanmadığını ve senet vermediğini beyan etmiştir.
Mahkememizin .../... esas ve .../... karar sayılı kararı ile; "davacı şirketin ortağı ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan davalılar ... ile ...'in diğer ortaklarla birlikte şirketteki paylarını, aralarında davacı gerçek şahıslarında bulunduğu kişilere devrettikleri, 13/05/2010 tarihinde düzenlenen protokole göre; genel kurul ve devir tarihi olan 13/05/2010 tarihine kadar taahhuk eden ve ödenmesi gerekli tüm vergi, harç , çek , senet ve sair ödemelerden dolayı eski ortakların sorumlu olacağı, davalı ...'in bu tarihten çok kısa bir süre önce 08/05/2010 tarihinde şirketi borçlu, kendisinide kefil olarak gösterdiği 2 adet ... düzenlediği, ...ların şirket kaşesi kullanılarak ... tarafından imzalandığı, 08/05/2010 tanzim tarihli ...ların vade tarihinin de protokolden bir gün öncesi olan 12/05/2010 olarak gösterildiği, ...larda bedel kaydı olarak nakden yazıldığı, kayıtlarda borç para alınmış gibi gösterilmesine rağmen, şirketin o tarihte kasasında nakit parasının bulunduğu, borç para almaya ihtiyacının olmadığı, kaldı ki bu paranın şirkete ödendiğini gösteren herhangi bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, senet bedellerinin icra yoluyla tahsil edildiği, o dönemde yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'in şirketi karşılıksız borçlandırarak zarara uğrattığı, ancak yargılama sırasında vefat ettiği ve en yakın yasal mirasçılarının mirası reddettiği , bu nedenle kendileri hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, genel kurul tarafından alınmış bir karar gereğince denetçiler tarafından şirket adına açılmış bir dava olmadığından ... tarafından açılan davanın da reddine karar verilmesi gerektiği, ...'in senetlerin düzenlendiği ve deftere işlendiği dönemde, ayrıca devrin yapıldığı, protokolün düzenlendiği sırada yönetim kurulu üyesi olduğu, ticari> defterlerin tutulmasından ve bu defterlere işlenecek kayıtlardan, defterlerin düzenli ve doğru bir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu, diğer yöneticilerin usulsüz işlemlerini takip etmesi gerektiği, borca ihtiyacı olmayan şirketin kasaya girmeyen bir paradan dolayı borçlandırılmasına, senetlerin defterlere işlenmesine izin vermemesi, gerekli kontrolleri yaparak şirkete ait olmayan borç için düzenlenen bu senetlerin varlığını tespit etmesi ve yasal yollara müracat etmesi, konuyu genel kurula, yönetim kuruluna taşıması ve hatta davacıları protokolün düzenlendiği sırada bilgilendirmesi gerektiği, oluşan zarardan yasa gereği yönetim kurulu üyesi olarak müteselsilen sorumlu olduğu, diğer taraftan davalının kusursuz olduğunu ispatlaması gerektiği, bu yönde herhangi bir delil göstermediği, kaldı ki düzenlenen protokol gereğincede devreden ortak olarak sorumlu tutulması gerektiği (Yargıtay 11. HD 2014/13131 E. 2014/18950 K.) anlaşıldığından, ... ve ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne" karar verilmiştir.
Mahkememizin bu kararının davalı ...'in vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 15/04/2019 tarih .../... Esas ve .../... Karar sayılı ilamı ile, " Dava, anonim şirket yöneticisi aleyhine açılmış sorumluluk davası olup; olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 336. vd. maddeleri doğrultusunda öncelikle şirket veya ortakları tarafından şirketin yapılan işlem dolayısıyla zarara uğradığı ispatlanmalı; akabinde sorumlu olduğu iddia olunan yöneticinin zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını ispatlaması gerekmektedir. Somut olayda mahkemece, davalı yöneticinin kusursuzluğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de yukarıda da açıklandığı üzere öncelikle davacıların, davalı yöneticilerin işlemleri nedeniyle oluşan şirket zararını ispatlamaları gerekmektedir. Hal böyle olmakla birlikte; mahkemece alınıp itibar edilen bilirkişi raporuna göre, şirket zararının nedeni olduğu iddia edilen senetler şirketin yevmiye defterinde kayıtlı olup, yevmiye kaydına göre senetlerin nakit alınan borç mukabili verildikleri, senetlerde ihdas nedeninin “nakden” şeklinde gösterildiği, senet bedelleri kadar nakit para alındığı ve bunun yanında senetlerin lehdarı olarak da görünen dava dışı ...’dan 100.000 TL daha borç alındığı belirtilmiştir. Yine raporda, senetlerin düzenlenme tarihinden bir gün öncesinde, şirketin kasasında 176.450,39 TL nakit para bulunduğu belirtilmiştir. Davaya konu sorumluluğun sebebi olarak gösterilen senetler nedeniyle davacı şirket lehtardan borç para almış olduğu takdirde, yani gerçek bir borç alacak ilişkisi bulunduğu takdirde, şirketin zarara uğradığı iddia edilemeyecektir. Mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda bu husus yeteri kadar incelenmemiş, şirket kasasına giren 100.000 TL ve 176.450,39 TL’lik kasadaki mevcudun kaynak ve sebebi belirtilmemiş, senetlerin düzenlenme tarihinde yapılan yevmiye kaydıyla kasa mevcudunda artış olup olmadığı irdelenmemiştir. Bu durumda mahkemece, öncelikle davacıların şirket zararını ispatlamaları gerektiği göz önüne alınarak, zararın gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde bir inceleme ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gereğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamına uyularak davacı şirketin 2010 yılı ve sonrasına ait ticari defter ve belgelerinin yeniden incelenmesine karar verilmiştir. Verilen kesin sürelere rağmen şirketin ... ve ... yıllarına ait ticari defterleri ibraz edilmemiştir. Defterlerin Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin .../... E sayılı dosyasına ibraz edildiği beyan edilmiş, ancak bu mahkemenin 30/04/2021 tarihli yazı cevabında, adli emanete teslim edilen defter ve belgelerin 26/03/2013 tarihinde iadesine karar verildiği ve defterlerin ...'e teslim edildiği bildirilmiştir. Adana C.Başsavcılığı Emanet Memurluğu'ndan da aynı yönde bilgi verilmiştir. Davacı vekilinin beyanı üzerine defterler Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... E sayılı dosyasından sorulmuş, 14/10/2021 tarihli yazı ile ... yılına ait defterlerin 02/02/2012 tarihinde Adana 2. Ağır Ceza mahkemesi'nin .../... E sayılı dosyasına teslim edildiği belirtilmiştir. Davacı vekili, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... E sayılı dosyasında bilirkişi olarak görev yapan mali müşavir ...'nün 23/12/2011 tarihli raporunu ibraz etmiştir. Bu raporda, uyuşmazlığı aydınlatacak bilgiler bulunmamaktadır. Davacı vekili, defterlerin bu bilirkişiden sorulmasını talep etmiş isede, Adana 2. Ağır Ceza mahkemesi'nin dosyasına ibraz edilen defterlerin davacı vekiline teslim edildiği gözetilerek talep yerinde görülmemiştir.
Şu halde, bozma ilamına uyulmuş olmakla ilam lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşur ve bozma gereğince işlem yapılması gerekir. Davacılar şirketin zararını ispat etmekle yükümlüdür. Hisse devirleri, senetlerin düzenlenmesi ve takibe konu edilmesi, senet bedellerinin ödenmesi ... yılında gerçekleşmiştir. Davacının zararını ispatlayabilmesi için ... yılına ait defterlerin bozma ilamı gereğince yeniden incelenmesi lazımdır. Ancak davacı kesin süre içerisinde defterleri ibraz etmemiştir. Bu defterlerin nerede olduğu, karar tarihi itibariyle bilinmemektedir. Davacı tarafından ticari defterler dışında başka bir delil de gösterilmemiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davanın anonim şirket yöneticileri aleyhine açılmış sorumluluk davası olduğu, şirket adına bu davanın açılabilmesi için genel kurul tarafından alınmış bir karar bulunmadığı anlaşıldığından ... tarafından açılan davanın reddine, davalı ...'in en yakın mirasçılarının tamamının mirası reddettikleri, bu durumda TMK'nın 612.maddesi gereğince terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerektiği, mirasçıların pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gözetilerek bu kişiler hakkındaki davanın da reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar ... ile ...'un, ... mirasçıları hakkındaki davaları yönünden ise; şirketin uğradığı zararın veya şirketin senetler nedeniyle bir zararının oluşup oluşmadığının ispatlanamadığı, ancak 13/05/2010 tarihli protokole göre; senet bedelinden önceki ortakların sorumlu olacağı, şirket tarafından senetlerden dolayı yapılan 75.252,00 TL den ...'in şirketteki payına isabet eden kısmının 90,30 TL olduğu, kaldı ki ...'in 90,30 TL den sorumlu tutulmasına ilişkin ilk kararın bu kişi tarafından temyiz edilmediği gözetilerek bu kişiler hakkındaki davanın 90,30 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... tarafından açılan davanın reddine,
2-... ile ...'un ... mirasçıları hakkındaki davalarının pasif husumet yokluğundan reddine,
3-... ile ...'un ... mirasçıları hakkındaki davalarının kısmen kabulü ile, 90,30 TL'nin 21/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... mirasçıları, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'an müteselsilen tahsil edilerek ...'ye ödenmesine,
3-Davacılar ... ve ... tarafından davalı ... aleyhine açılan dava yönünden hesaplanan 80,70 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.117,50 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.036,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 21/02/2018 tarihli harç tahsil müzekkeresinin iptaline,
4-Davacılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısım üzerinden AAÜT gereğince hesaplanan 90,30 TL vekalet ücretinin davalı ... mirasçılarından müteselsilen alınarak davacı ... ile ...'a ödenmesine,
Davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısım üzerinden AAÜT gereğince hesaplanan 12.025,76 TL vekalet ücretinin, davacılar ... ve ... tamamından, davacı ... İse 9.200,00 TL'sinden diğer davacılar ile birlikte sorumlu olacak şekilde davacılardan alınarak davalı ...'e ödenmesine,
5- Davacıların, Davanın müracaata bırakılmış olması nedeniyle yenileme amacıyla ödedikleri toplam 1.310,40 TL harcın üzerlerinde bırakılmasına,
6-Davacılar tarafından yapılan 2.565,00 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmına isabet eden 3,00 TL sinin ve peşin ödenen 80,70 TL harcın davalı ... mirasçılarından müteselsilen alınarak davacılar ... ve ...'a ödenmesine, kalan masrafın davacıların üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... tarafından yapılan 412,50 TL yargılama giderinden davanın reddedilen kısmına isabet eden 412,00 TL sinin davacılardan alınarak davalı ... mirasçılarına ödenmesine. Kalan masrafın davalının üzerinde bırakılmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile YARGITAY TEMYİZ YOLU açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı. 08/11/2022
Başkan ...
E-imza
Üye ...
E-imza
Üye ...
E-imza
Katip ...
E-imza