İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/723 K.2025/69

🏛️ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/723 📋 K. 2025/69 📅 23.01.2025

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/723 Esas
KARAR NO : 2025/69
DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ : 28/02/2024
KARAR TARİHİ : 23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 28/02/2024 tarihli dilekçesi ile, 20.10.2022 Tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, ... Ltd. Şti.'nin münhasıran temsile yetkili tek ortağı, müvekkili ...'ün babası ... (TC:...) vefat ettiğini, Müteveffanın mirasçısı olarak geriye, ... (TC: ...) ve müvekkil ... (TC: ...) kaldığını, dolayısıyla ilgili şirkete ait sermaye payını iktisap eden müvekkilinin TTK md. 596/1 uyarınca şirkete ilişkin haklara sahip olduğunu, davalı şirketin, münhasıran temsile yetkili tek ortağı müteveffa ... vefat etmeden önce ... Ltd. Şti. ve sonradan öğrendiğimiz ve detaylıca açıklanacak olmak üzere birden fazla şirket adı altında otomobil kiralama hizmeti sağlamakta olan bir ticari işletme olduğunu, Müteveffanın vefat tarihi olan 20.10.2022 tarihinden itibaren şirket ve malvarlıkları "resmi" olarak yönetilememekte olduğundan ilgili şirkete kayyım atanması, bu süreçte tedbiren geçici müdür atanması, şirket araçları hakkında yakalama kararı çıkartılması ve malvarlıkları üzerine tedbir koyulmasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı şirketi münhasıran temsile yetkili tek ortağı olan müteveffanın 20.10.2022 tarihinde vefat etmesinden hemen sonra, otomobil kiralama alanında hizmet veren şirketi önceden fiilen işleten ve şirketin merkezine erişim imkanı olan kişi/kişilerce şirkete kayıtlı yaklaşık 52 araca fiilen el konulduğunu, miras paylaşımına ilişkin ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası kapsamında alınan 11.12.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, şirketin eski mali müşaviri tarafından alınan ve tarafımızca elde edilen bilgilere göre müteveffanın kardeşi ve ailesi tarafından işletilmekte, maddi fayda sağlanılmakta ve hak sahiplerine payları ödenmediğini, şirketin faaliyet gösterdiği alan otomobil kiralama hizmeti olması sebebiyle şirketin üzerine kayıtlı en az 52 tane araç bulunduğunu, mirasın paylaşılması davası sürecinde; ilgili araçların müteveffaya ait birden fazla şirket adına kayıtlı olduğu anlaşıldığı, ilgili şirketlerin davalı şirketle bağı, ilgili araçların nerede olduğu, kim tarafından, kimin adı ve hesabına işletildiği hakkında tarafımızda bir bilgi bulunmadığını, bununla birlikte, şirketi temsile münhasıran yetkili tek ortak ...'ün vefatından sonra, şirkete ait banka hesaplarında işlemler gerçekleştirildiğini, Müteveffa ...'ün hesapları üzerinde; müteveffanın vefatından sonra üçüncü kişiler tarafından şirket banka hesapları üzerinden işlemler yapıldığını, müteveffanın vefat tarihinden hemen bir gün sonra müteveffa ile birlikte vefat eden vasinin kızı ve davacının annesi ...'e ait eve, ...'ün ailesi tarafından çilingir vasıtasıyla giriş yapılmış, evde yer alan malvarlıklarına el konulduğunu, ilgili hususlar hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... ve ...Sor. Numaralı dosyalarıyla şikayette bulunulduğunu, Mirasın paylaşılmasına ilişkin ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında alınan 11.12.2023 tarihli bilirkişi raporu kapsamında, bilirkişi tarafından; Resmi kayıtlarda ve mizan defterinde yer alan araçların birbirleriyle uyuşmadığı, Araçlardan birinin şirket adresi yazıhane önünde görüldüğü, Şirketin diğer satıcı firmalara 2022 sonu itibariyle 494.129,44-TL borcu olduğu, Şirketin maliyeye olan borçlarının eksik olduğu, bankalardaki paraların çok doğru olmadığı, defter kayıt bilgilerinin sağlıklı olmadığı, şirket hesabının hareketlerinin vefattan sonra da devam ettiği, döviz bozdurulduğu, şirketin mali müşaviriyle yapılan görüşmelerinde aynı adreste müteveffanın kardeşinin aynı işe devam ettiğinin belirtildiğini, Şirketin banka hesapları üzerinden vefat tarihinden sonra kanunen mümkün olmamasına rağmen fiilen işlem yapılması ve araçların kişilerin zilyetliğinde olduğuna ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. Numaralı dosyasında, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı Mirasın Paylaşılması talepli davada alınan; tarafsız üçüncü kişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunu ibraz edilmesine rağmen "kanunen mümkün olmaması" şeklindeki mantık hatası içerir şekilde eksik incelemeyle ve özenli soruşturma yürütülmeden takipsizlik verilmiş olduğunu, şirketin malvarlıkları ve araçlara ilişkin bir tedbir alınamadığı, şirkete kayyım atanmadığını, takipsizlik kararına yapılan itirazın kesin olarak reddedildiğini, dava konusu dışı ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...Sor. Numaralı, çilingir vasıtasıyla eve giriş yapılmasına ilişkin dosyada ise şüphelilerin kendi ifadesinde vefat tarihinden sonra kira sözleşmesi düzenledikleri belirtilmiş olmasına rağmen herhangi bir tarih, kira miktarı vb. husus bulunmayan kira sözleşmesinin dosyaya eklenmesi sebebiyle, tanık ifadeleri alınmadan ve eksik incelemeyle, yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik verildiğini, bununla birlikte, müteveffanın şahsına ait 2 tane aracın da aynı kişilerce kullanıldığı anlaşılmakta, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...E. Sayılı Mirasın Paylaşılması talepli dava kapsamında tereke tespiti ve kıymet takdiri için ilgili kişiler dosyanın ilerlememesi için gerekli usuli işlemleri yapmaktan kaçındığını, ilgili tespitler akabinde miras malvarlıklarının korunması gerektiği sebebiyle şirketin araçlarına yakalama kararı çıkartılması ve şirkete kayyım atanması talepleri olduğunu, önceden yeterli delil elde edilmesi halinde inceleneceği zapta geçirilmesine rağmen; delil elde edildikten sonra görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkil ...'ün annesi ve babasının vefatı nedeniyle mirasçı olarak hak sahibi olduğu tüm malvarlıkları, yaklaşık 1.5 senedir fiilen başka şahıslar tarafından kullanıldığını, Türk Hukuk Sistemi bir şekilde müvekkilin haklarını koruyamadığını, şirketin ve malvarlıklarının yönetimi mümkün olmadığından malvarlıklarına ihtiyati tedbir koyulmasını, şirkete kayyım atanması talebimizin sonuçlanana kadar şirkete geçici müdür atanmasını, ilgili araçların akıbetinin de tarafımızca belirlenememiş olması nedeniyle ilgili araçlar hakkında yakalama kararı çıkartılmasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, ilgili araçların yaklaşık 1.5 senedir işletim halinde olduğu düşünüldüğünde ilgili araçlara meydana gelecek herhangi bir zarar, şirketin malvarlıklarına ve müvekkilin haklarına ağır derecede zarar verdiğinin açık olduğunu, dolayısıyla ilgili araçlar hakkında yakalama kararı çıkartılarak geçici olarak yedieminde bulundurulması gerektiğini, ... Ltd. Şti.'nin münhasıran temsile yetkili tek ortağı ...'ün vefatı nedeniyle esas sermaye payı mirasçıları tarafından iktisap edildiğini, ...Ltd. Şti. Bünyesinde; ...'ün vefat tarihi olan 20.12.2022 tarihinden itibaren ilgili şirketin gerekli organları kurulamadığını, yönetimi sağlanamamış olduğunu, menfaat çatışması ve aralarında hukuki uyuşmazlık bulunan reşit olmayan ortakların; kayyım atanması hali haricinde başka bir şekilde yönetimi sağlaması da mümkün olmadığını, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından şirketin şirketin hak ve borçları hakkında sağlıklı bir bilgiye sahip olunamamış olup şirkete kayyım atanması; şirketin esas sermaye payını iktisap eden müvekkil küçük ...'ün haklarının korunması adına zaruri olduğunu, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07.07.2021 Tarih 608 Karar numaralı kararıyla;"... Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin ... Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi....olarak belirlenmesine" karar verildiğini, dava tarihi itibariyle şirketin bulunduğu yer olan ... ilçesinde faal adliye bulunmamakta olup yargı çevresi olarak ... Adliyesine bağlı olduğunu, ... Adliyeleri ise, ... Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi içerisinde bulunduğunu, dolayısıyla Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07.07.2021 Tarih 608 Karar numaralı kararı gereği yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, her ne kadar TMK md.427 ve sair kanun maddeleri kapsamında kayyım kararı verebilecek makamdan vesayet makamı diye bahsedilmiş ve Türk Ticaret Kanununda limited şirketlere kayyım atanmasına ilişkin açık bir hüküm bulunmuyor olsa da, yerleşik Yargıtay içtihatları ışığında da ilgili talebin ticari dava niteliğinde olduğu sabit olduğunu, müteveffa ...'ün münhasıran temsile yetkili tek ortak olarak yer aldığı ...Ltd. Şti. ve tespit edilecek diğer şirketlerin, uzun bir süredir organlarının bulunmaması, mirasçılar tarafından yönetiminin mümkün olması ve açıklanacak diğer haklı nedenleriyle, TTK md. 630, TMK md. 426-427 ve sair mevzuat gereği yönetim ve temsil yetkilerini haiz kayyım atanması, yargılama sürecinde geçici müdür ve şirket malvarlıkları üzerine (özellikle şirketin mahiyeti düşünüldüğünde taşınır araçlar üzerine yakalama kararı çıkartılarak) ihtiyati tedbir konulmasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, ... Ltd. Şti. ve müteveffa ... üzerine kayıtlı tespit edilecek diğer şirketler için; Şirket malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir ve şirkete ait taşınır araçlara yakalama kararı çıkartılmasına, işbu kayyım atanması davasının görülmesi esnasında şirketin yönetilmesi adına Mahkemenizce tespit edilecek birinin geçici müdür olarak tayin edilmesine, şirketi yönetme ve temsil etme yetkisini haiz kayyım atanmasına, yargılama sürecinde müvekkillerin haklarının korunması amacıyla her türlü tedbirin alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd Şti'nin tek ortağı münferiden yetkili müdürü ...'ün 20/10/2022 tarihinde vefat etmiş, ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından verilen veraset ilamından mirasçılarının 15/10/2010 doğumlu ..., 02/02/2016 doğumlu ... olduğu anlaşılmıştır.
Limited şirket payının mirasçılara ne şekilde intikal edeceği TTK.nun 596.maddesinde düzenlenmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; TTK 596/1 maddesi uyarınca; esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçeceği belirlendiği, şirketin tek ortağının ve münferit yetkili müdürünün ölümü ile mirasçıları şirkete ortak oldukları, küçük davacı ... 'e vasi olarak ... 1. Sulh Hukuk mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı , 22/12/2022 tarihli ilamı ile ...'in atandığı, şirketin ortaklık yapısı tam olup ortaklık yapısıyla toplanacak kurullarda şirket organlarının seçilebileceği ve TTK.nun 410.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre her bir pay sahibinin yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle genel kurulu toplantıya çağırabileceği, davalı şirketin organsız olmadığı, bu nedenle tedbiren şirkete müdür veya kayyum tayinine gerek bulunmadığı, davacı tarafından ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyası üzerinden mirasın paylaşılması talepli dava açıldığı, bu dava sonucunda mirasın paylaşılacağı gerekçesi ile, davacının şirkete tedbiren müdür veya kayyum tayin edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizden verilen 30/05/2024 tarih ve ...Esas,... sayılı karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin ...Esas, ...Karar sayılı ilamıyla kaldırılmış, kaldırma ilamında, ".. Davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisinin vefat ettiği geriye mirasçı olarak iki küçük çocuğun kaldığı, davacı küçüğe vasi atandığı şirketin, murisin ölümünden sonra genel kurul yapılmadığı şirketin bu aşamada organsız bulunduğu, öte yandan davacının vesayeten dava açtığı anlaşılmakla birlikte vesayet makamından izin kararının dava dilekçesi ekinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının şirketin genel kurulu toplantıya çağırması mümkün olduğu halde birden fazla hakkı bulunması elde ki davada davacının şirketi yönetim kayyımı atanması talebinin reddine gerekçe değildir. Diğer mirasçının da, reşit olmadığı gözetilerek genel kurul toplanıncaya kadar şirketin yönetiminin sağlanması, şirketin ve ortaklarının haklarının korunması için yönetim kayyımına ihtiyaç vardır. Somut olaya birebir uyan Yargıtay ilamı da "Dava, tek ortaklı limited şirkette ortağın ölümü üzerine organsız kaldığı iddiasına dayalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince şirket paylarının geçişine ilişkin hükümler gözetilerek davacıların ayrı ayrı toplantıya çağrı yetkisinin bulunduğu ve bu prosedür işletilmeden doğrudan Mahkemeden kayyım atanmasının istenemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmişse de somut olay itibariyle payların geçişi ile ilgili uygulanması gereken hüküm 6102 sayılı Kanun'un 596. maddesi değildir. Davacıların murisinin hem ortak hem organ sıfatını taşıdığı organsızlık durumunda uygulanacak hüküm 4721 sayılı Kanun'un 427. Maddesidir. 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasında vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı haller arasında bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kaldığı ve yönetimi başka yoldan sağlanamadığının da sayılmış olması nedeniyle bu madde hükmü dikkate alınarak limited şirkete kayyım atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." (Yargıtay 11. HD'nin ..., ...karar sayılı 12.9.2023 tarihli ilamı) şeklindedir. Açıklanan nedenlerle; şirketin ortakları mirasçılar iki küçük olup haklarının ve şirketin varlıklarının korunması gerektiğinden yönetim organı göreve başlayana kadar kayyım atanması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, diğer mirasçı küçüğün ne şekilde temsil edildiği sorularak; tarafların uzlaştıkları kayyım adayı varsa atanması, yok ise re'sen seçilecek bir yönetim kayyım atanması gerekirken talebin reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına .." karar verilmekle, mahkememizin 2024/723 esasına kaydı yapılarak, açık yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce Diğer küçük mirasçının ne şekilde temsil edildiğinin ve temsilcisinin isim , soy isminin bildirilmesi konusunda davacıya 2 haftalık süre verildiği, davacı vekili tarafından Diğer mirasçı ...'ün velayet altında olduğu, annesi ... tarafından temsil edildiğini bildirdiği görüldü.
Mahkememizce Diğer mirasçı ...'ün velisi ...'a ihtarlı tebligat çıkarıldığı, ... tarafından kayyum adayına ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, TMK 427. Maddesinin 4. Fıkrası gereğince, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kaldığı ve yönetimin başka yollardan sağlanamadığının anlaşılması durumunda şirkete kayyım atanmasına karar verileceği, şirketin ortakları, mirasçıların 2 küçük olduğu, haklarının ve şirketin varlıklarının korunması gerektiği, yönetim organı göreve başlayana kadar şirkete yönetim kayyumu atanması gerektiği anlaşıldığından, Davanın Kabulüne, davalı şirketin yönetim organı göreve başlayana kadar davalı şirkete mali müşavir ...'nın yönetim kayyumu olarak atanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kabulüne, davalı şirketin yönetim organı göreve başlayana kadar davalı şirkete mali müşavir ...'nın yönetim kayyumu olarak atanmasına, yönetim kayyumuna aylık 30.000-TL ücret taktirine ücretin davalı şirket tarafından ödenmesine, 3 aylık ücretin davalı şirket tarafından peşinen mahkeme veznesine yatırılmasına, 3 aylık ücretin depo edilmesinden sonra kayyumun göreve başlamasına,
2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalı şirketten tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60-TL peşin harcın ve davacı tarafından yapılan 1.480,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.907,60-TL'nin davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin, davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Gider avansından artan bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.. 23/01/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır