Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/365 K.2024/691

🏛️ Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/365 📋 K. 2024/691 📅 15.10.2024

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/365 Esas
KARAR NO : 2024/691
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2024
KARAR TARİHİ : 15/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davalının müvekkil şirketine olan borcunu ödememesi üzerine borçlu hakkında .... .... .... ve davalı alıcı ... ile 22.10.2023 tarihinde Gayrimenkul Alım-Satım ve Komisyon Sözleşmesi imzalanmış olduğunu davalı tarafından 30.10.2023 tarihinde konu gayrimenkulü almaktan vazgeçtiğini tarafına bildirdiğini, davalı yan, imzaladığı 22.10.2023 tarihli Gayrimenkul Alım-Satım ve Komisyon Sözleşmesi uyarınca .... .... ... adresine kaim mesken niteliğindeki gayrimenkulü 2.000.000-TL bedelle alıcı olarak almayı ve gayrimenkulü alım satımında müvekkilinin aracılık hizmetini tamamladığını kabul ettiğini, yine ilgili sözleşme uyarınca satıcıdan %2 ve alıcıdan %2 olmak üzere işbu akdini imzasından itibaren müvekkiline komisyon ücreti olarak taraflar ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, bununla birlikte konu sözleşme uyarınca işbu akdin imzalanmasından sonra gayrimenkulü alıcı almaktan vazgeçerse cayan taraf hem kendi ödeyeceği hem de diğer tarafın ödeyeceği komisyon ücretinin tamamını Emlak Komisyoncusuna ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, 30.10.2023 tarihinde .... .... .... adresine kaim mesken niteliğindeki gayrimenkulü davalı yan almaktan vazgeçtiğinizi müvekkiline bildirmesi üzerine davalı yanca alıcı olarak imzalamış olduğu 22.10.2023 tarihli Gayrimenkul Alım-Satım ve Komisyon Sözleşmesi uyarınca cayan taraf olarak sözleşmeye konu gayrimenkulün değerinin %4’ ü oranında komisyon ücretini Emlak Komisyoncusu olarak müvekkiline ödemesine ilişkin davalı yana .... .... .... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, Davalı yana ihtarname tebliğ edilmişse de müvekkilinin şirketine ödeme yapılmamış olduğundan icra takibi başlatılması gerekliliğinin hasıl olmuş olduğunu, .... .... .... Esas sayılı dosyası ile borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlu icra takibine soyut ifadelerle, hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesinin gerektiğini, Ayrıca müvekkil şirketinin alacağı likit olduğu gibi; davalı borçlu, alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla, kötüniyetle, haksız ve dayanaksız olarak itiraz etmiş olduğundan icra inkar tazminatının şartlarının oluşmuş olduğunu, tüm bu nedenlerle borçlunun .... .... .... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, Davacı Şirket ile müvekkilinin arasında imzalanan 22/10/2023 tarihli Emlak Komisyonculuğu, Simsarlık (genel türü vekalet) sözleşmesinin Özel Şartlar başlıklı maddesinde "...kredi çıkmadığı takdirde kapora iade edilecektir..." hususu yer almakta olduğunu, müvekkili tarafından bu madde uyarınca davacıya ödenen 10.000-TL'lik kapora için ihtarın çekilmiş olduğunu, ancak şirketin kaporayı iade etmediğini, Müvekkilinin (ve eşi) ile davacı Şirket yetkilisi tarafından yapılan görüşmede bankadan çıkması gereken kredinin minimum 1.400.000,00-TL olması gerektiğini, bu miktarın altında olursa satış parasının eksik kalan kısmını denkleştiremeyecekleri için gayrimenkulü alamayacakları hususunda olduğunu, davacı Şirket yetkilisi müvekkilinin eşi Taylan ORAL'dan müvekkiline ve eşi Taylan'a ait tüm belgeleri istediğini, müvekkilinin Eşi tarafından tüm belgelerin gönderildiğini, 1.400.000,00-TL kredi istendiği hususunun yazışmalara yazıldığını, ancak bankaya yapılan başvuru sonucu binanın iskan ruhsatı olmadığı için 1.200.000,00-TL kredi çıktığı bilgisinin geldiğini, müvekkilinin eşi de e-devletten Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi Raporunu indirdiğinde de tutarın 1.200.000,00-TL olduğunu görmesi üzerine teyit ettiğini, Müvekkiline ve eşine Kredinin düşük çıkmasının sebebinin binanın iskan ruhsatının olmaması olarak ifade edildiğinin, Müvekkilinin ise "ama emlakçı bu binanın iskan ruhsatının olduğunu söyledi, hatta bir fotokopisini bize gösterdi, bir yanlışlık olmasın, biz gidip belediyesinden bir soralım" deyip bankadan ayrılmış olduğunu, Davacı temsilcisi müvekkilinin "binanın iskan ruhsatı var" demek suretiyle yanıltmış olduğunu,. Müvekkilinin, eşi ve müvekkilinin babası emlakçı ofisindeki ilk görüşmeyi birlikte yaptıklarını, Sözleşme öncesi müvekkilinin ve eşinin ısrarlı soruları üzerine davacının temsilcisi müvekkiline Binanın iskan ruhsatının bulunduğunu, binanın ve dairenin hiçbir eksiğinin bulunmadığını, herhangi bir yerinin onarıma ihtiyacının bulunmadığını, binanın herhangi bir borcunun bulunmadığını, dairenin bina yönetimine bir borcunun bulunmadığını, söylediğini, Kredi verecek bankanın İskan Ruhsatı yok o nedenle kredi düşük çıkıyor demesi üzerine, Müvekkilinin Mamak Belediyesinden gayrimenkulun son durumunu araştırmak için başvurduğunda; gerçektende binanın iskan ruhsatının olmadığını, nedeninin de proje eksikliği ve projeye aykırılıklar olduğunu, söz konusu aykırılıkların da istinat duvarı ve her katta asansörün yanında güvenlik duvarının olmadığını, korkulukların yeterli yükseklikte olmadığını vs. bir çok eksiklikten bahsetmiş olduğunu, ayrıca inşaat ruhsatı üzerinden beş yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle öncelikle inşaat ruhsatının yenilenmesi gerektiği vs. büyüklük küçüklü bir sürü işten, aykırılıktan ve devasa masraftan bahsedildiğini, kısacası banka tarafından istenen iskan ruhsatı belgesi Mamak Belediyesinden alınamadığını, müvekkilinin almayı istediği ve sözleşmede sözü edilen gayrimenkul Fahri Korutürk Mahallesi Şehitler Caddesi 24/4 Mamak/... adresinde bulunmakta olup, binanın 52 daireden oluşmakta olduğunu, müvekkilinin binanın yöneticisi ve bir bina sakini ile konuştuğunda aidatın dahi toplanamadığı zorlanıldığını, kat maliklerinin duyarsız olduklarından yakındığını, dava konusu olayda davacı şirket yetkilisinin binada ve dairede hiçbir eksiğin bulunmadığı ve iskan ruhsatının bulunduğu binanın iskan ruhsatının olmadığı bankaca yapılan bilgi toplama/ekspertiz çalışması sonrası öğrenildiğini ve Mamak Belediyesinden sora sora öğrenildiği, binanın istinat duvarı, asansör, korkuluk yüksekliği gibi kimi çok tehlikeli eksikliklerin bulunduğunu, inşaat ruhsatının yeniden alınması, harçlar, işçilik malzeme ve masraflar ve bunun için 52 kişinin ortak hareket etmesi gibi canalıcı noktalardaki zorluklar dikkate alındığında vekalet sözleşmesine benzeyen simsarlık sözleşmesinde simsar sadakat ve özen borcunu yerine getirmediğini, tüm bu nedenlerle birlikte tacir olan davacının herhangi bir fatura kesmeksizin haksız icra takibi başlattığını, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini ve davanın reddini istemiştir.
MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava Gayrimenkul Alım satım ve komisyon sözleşmesinden doğan alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat davasıdır.
Dosya kapsamında davalının tacir olup olmadığının tespiti için vergi dairesine, ticaret sicile yazan müzekkere cevaplarından davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Yine yapılan sözleşmede satılacak gayrimenkulün mesken olduğu, iş yeri olduğuna ilişkin bir tespit de yoktur.
6102 sayılı TTK'nun 4.maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin taraflarının ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Ticari davalar aynı yasanın 6335 sayılı Kanunun 2.maddesi ile değişik 5.maddesine göre asliye ticaret mahkemesinde görülerek karara bağlanır. Asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Satıcı; “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”; sağlayıcı; “ Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”; tüketici ise; “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade etmektedir. Aynı Kanunun 3.maddesinde de tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.6502 sayılı yasanın 73.maddesi, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Dosya kapsamında davacı tacir ise de; davalının tacir olmadığı, ve ticari işletmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlık olmadığı, davanında yasada düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmıştır. Davalının tüketici konumunda olduğu ve tüketici mahkemeleri görevli olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı verilmiştir.
HÜKÜM :
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Tüketici Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
*