Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/230 K.2024/257
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/230 Esas
KARAR NO : 2024/257
DAVA : Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 05/06/2023
KARAR TARİHİ : 21/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; 21/05/2019 tarihinde müvekkil ile ... A.Ş. Arasında .... projesinde yer alan 1 adet dükkan vasıflı gayrimenkul için Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numarası ile ön ödemeli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, site yönetimine demirbaş ve yakıt avans parasını gayrimenkul müvekkile fiilen 19.01.2022 tarihinde teslim edildiğini, davalının sözleşmeye konu ... projesine ilişkin gerek yazılı gerek görsel tüm basın ve yayın organlarındaki reklamlarında projenin içerisinde metro durağı olacağını bildirdiğini, bunun üzerine müvekkilin projenin zemin katından ilgili dükkanı satın aldığını, davalının tüm satış stratejisini metro üzerinde kurduğunu ve bu avantajdan kaynaklı olarak projedeki taşınmazlarının satış değerini emsallerinin çok üzerinde belirlendiğini, doğal olarak müvekkilin de bu reklam stratejisi çerçevesinde içerisinde metro durağı olacak bir proje hayali ile davaya konu taşınmaz için satış vaadi sözleşmesi imzaladığını ve teslimini beklediğini, ancak müvekkilin taşınmazın teslim edildiği tarih olan 19.01.2022 tarihi itibari ile projede metronun olmadığını gördüğünü, şantiye aşamasında projenin hemen içerisinde var olan metro durağını gösterir tabelaların teslimlerin başlaması ile birlikte kaldırıldığını fark ettiğini, metro kaynaklı müşteri potansiyeli yüksek olan kalabalıktan mahrum kaldığını, bu durumun ayıbın varlığının, müvekkilin yaşadığı ekonomik kaybın ile ilgili taşınmazın değerinde düşüş olduğunun göstergesi olduğunu, ve fazlaya dair hakların saklı kalmasını ve daha sonra arttırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL kira bedelleri toplamı ile 100,00 TL ayıp oranında indirim olmak üzere toplamda 10.100,00 TL belirsiz alacağın, dava tarihinden itibaren davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesine karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.
Davalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin uluslararası inşaat ve gayrimenkul geliştirme alanlarında faaliyet gösteren bir .... Holding kuruluşu olduğunu, ülkemizde ve yurtdışında gerçekleştirdiği başarılı inşaat projeleriyle gayrimenkul sektöründeki itibarıyla tanındığını, müvekkilin 1989 yılından beri faaliyet gösterdiği yıllar içerisindeki birçok projesinden sonra Nisan 2017'de Toplu Konut İdaresi (“...”) nezdinde açılan .... karayoluna cepheli 20.776 m2 alanlı arsanın ihalesini de kazanarak “...” adı verilen projesi kapsamında onlarca dükkân, mağaza ve rezidansın üretimini de profesyonel bir süreçle yöneterek tamamlamış ve satışını gerçekleştirdiğini, ... projesi kapsamında müvekkili şirket ile ... İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah., ... ada, 2 parselde kayıtlı BI blok 130 numarada yer alan dükkan niteliğindeki taşınmaza yönelik düzenlenen Beyoğlu .... Noterliğinin 21.05.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi (EK-İ: Beyoğlu ... Noterliğinin 21.05.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi) imzalandığını, sözleşme doğrultusunda .... tarafından davacıya İstanbul İli, ... İlçesi,.... ada, 2 parselde kayıtlı BI blok 130 numarada yer alan dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün satışının gerçekleştirilmiş olup taşınmaz, Türkiye dahil tüm Dünya'yı etkileyerek üretimi ve ticareti akamete uğratan ve etkileri hâlen dahi devam eden küresel Covid 19 salgını dikkate alındığında olabilecek en kısa süre olan 19.01.2022 tarihinde davacıya teslim edildiğini, buna rağmen, Davacı tarafından maddi gerçekliklerle bağdaşmayan, dayanaksız iddia ve açıklamalarla, yasaya ve usule aykırı şekilde huzurdaki dava ikame edilerek taşınmazın geç tesliminden kaynaklı 10.000-TL kira bedelinin müvekkil şirketten tahsili talep edildiğini, Bununla birlikte Davacı, müvekkil şirketin internet sitesinde yer alan, projeye ait görselleri ve video tanıtım reklamını olduğundan farklı yorumlayarak ve bir takım soyut iddialar ileri sürerek söz konusu proje içerisinde metro durağı bulunmaması sebebiyle dava konusu taşınmazın müvekkil şirket tarafından taahhüt edilen vasıflara sahip olmadığı gerekçesiyle şimdilik 100-TL satış bedelinden ayıp oranında indirim talep ettiğini, yetki sözleşmesine istinaden yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olması nedeniyle davanın Bakırköy yargı çevresinde ikame edilmiş olması nedeniyle yetkisizlik nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davacının gecikme tazminatı talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından ayıplı hizmetten kaynaklı bedel indirimi talep edilmişse de, bu hususa ilişkin somut delil ortaya konulmamış olması nedeniyle reddinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle, mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek, dosyasın İstanbul Mahkemelerine gönderilmesine, belirsiz alacak davasının niteliği ve usul ekonomisi ilkesine aykırı olarak ikame edilen huzurdaki davanın kötü niyetle açıldığının tespiti ile usulden reddine, maddi ve hukuki dayanaktan yoksun huzurdaki davanın esastan, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından Halkalı ve Küçükçekmece Vergi Dairelerine yazılan müzekkereye, ...'e ait tacir veya esnaf olup olmadığına dair bilgi ve belgelerin gönderilmesiyle cevap verildiği görüldü.
Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye, ...'e ait tacir veya esnaf olup olmadığına dair bilgi ve belgelerin gönderilmesiyle cevap verildiği görüldü.
Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinden 14/06/2023 tarihinde ... esas sayılı dosyasından mahkemenin görevsizlik kararı verildiği, mahkemece verilen karara itiraz edilmesi üzerine İstanbul BAM .... Hukuk Dairesine gönderildiği, ... esas ve ... karar sayılı ilamda; "Davalının istinaf taleplerinin KABULÜNE, Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi 14/06/2023 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Dosyanın, gerekçede belirtilen hususlar çerçevesinde yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine İADESİNE kesin olmak üzere 18/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildiği, dosyanın Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, mahkemenin ... esas ve ... karar sayılı ilamda mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, dosyanın 10/09/2024 tarihinde kesinleştirilerek mahkememize gönderildiği ve mahkememizin ... esas sayılı dosya numarasını aldığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce öncelikle yetki durumu incelenmiştir.
Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." 7. maddesinde de," davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." denilmektedir.
6. maddesinde; (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
HMK'nun 115/1 maddesindeki "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmü karşısında mahkeme dava dilekçesi üzerine dava şartları arasında sayılan yetki hususunu inceleyip yetkisiz olduğu kanaatine varması halinde kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi usül ekonomisi bakımından da elzemdir.
Somut olayda, tarafların tacir olduğu ve aralarında yetki sözleşmesi düzenledikleri, taraflar arasında imzalanan Beyoğlu ..... Noterliğinin 21/05/2019 tarih ve .... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinde 16.11 nolu bendinde sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun belirlendiği nazara alınarak davanın usulden reddi ile mahkememizin yetkisizliğine dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın usulden reddi ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır