Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/183 K.2024/605

🏛️ Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/183 📋 K. 2024/605 📅 17.09.2024

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/183 Esas
KARAR NO : 2024/605
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... -....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/03/2024
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine .... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak daha sonradan borçlu vekilinin 23/02/2024 tarihli, dosyaya yapmış olduğu itirazından dolayı takibin durduğunu, borçlu itirazında icra takibine konu 2.010.090,52-TL'lik borçtan sadece 10.090,52-TL lik kısmını kabul ederek icra takibinden sonra 23/02/2024 günü bu miktarı müvekkilinden habersiz bir şekilde onun hesabına gönderdiğini, ancak borcun 2.000.000 TL lik kısmına, faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, bu şekilde borçlu itirazda bulunarak haksız bir şekilde tüm dosya için icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, ibraz etmiş oldukları 27/11/2023 tarihli taşınmaz sözleşmesinde görüleceği üzere tarafların alıcı müvekkili ile satıcı davalının, sözleşme konusu .... parselde kayıtlı taşınmazın satımı konusunda kendi aralarında harici gayrimenkul satım sözleşmesi yaptıklarını, gayrimenkul satım sözleşmesi ister normal kişiler arasında isterse de kendisini tacir olarak nitelendiren kişi veya şirketler arasında yapılsın her halükarda ancak tapu dairesinde yapıldığı durumda geçerli olduğunu, taraflar arasında yasanın aradığı şekil şartlarına uyularak resmi merciler önünde yapılmış bir satış sözleşmesi olmadığından yapılan taşınmaz satış işleminin TMK md. 706, BK md. 213, Tapu K. md. 26. hükmüne göre geçersiz olduğunu harici taşınmaz satış sözleşmesi geçersiz olduğu için geçersiz sözleşme gereği, herkes aldığını iade ile mükelleft olduğunu, bu manada alıcı müvekkili ile satıcı davalı arasında haricen yapılan 27/11/2023 tarihli taşınmaz satış sözleşmesinin de geçerliliğinden bahsedilemeyeceğini, geçersiz sözleşmeden dolayı taraflar birbirinden aldıklarını iade ile yükümlü olduklarını, taraflar arasındaki işbu sözleşmeden dolayı satıcı tarafından alıkonan paranın cayma tazminatı, kapora bedeli veya cezai şart olarak belirlenmesinin de hiç bir önemi olmadığını, borçlu her ne kadar takibe konu 2.000.000-TL ve tüm ferilerine itiraz etmiş ve takip bu borç ve ferileri için durdurulmuş olsa da fazlaya ilişkin talep ve dava hakları ile ıslah hakları saklı tutarak şimdilik vaki itirazın 100.000,00-TL lik kısmının iptalini ve bu miktar için %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Somut olayda; davacı vekili, davalı ile yapılan harici gayrimenkul satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş olup iddia ve savunmanın ileri sürülüş şekli itibariyle uyuşmazlığın, gayrimekul satımından kaynaklandığı anlaşılmış olup bu nitelikteki davalar, mutlak ticari davalar arasında sayılmamıştır.
O halde, somut olayda nispi ticari davanın varlığının bulunup bulunmadığının tetkik edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamından, davalının tacir sıfatını haiz olduğu açık olmakla beraber davacının tacir niteliğini haiz olup olmadığının tespiti bakımından .... Odası'na yazılan müzekkereye istinaden gönderilen 05/07/2024 tarihli yazıda, davacının tacir kaydının bulunmadığı bildirilmiş, davacının bağlı olduğu ....'nün 21/03/2024 tarihli yazısından ise davacının bilanço esasına göre değil, işletme esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş olup gelirinin tacir düzeyinde olmadığı görülmekle kendisini doğrudan tacir kabul etmenin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; davalının tacir olduğu, hukuki ilişkinin karşı tarafı olan davacının tacir sayılmasının mümkün olmadığı, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği anlaşılmış olup açıklanan nedenlerle mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. (Benzer şekilde: .... .'nin 23/12/2020 tarih ve .... sayılı ilamı).
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.17/09/2024
Katip ...
E-imzalı
Hakim ...
E-imzalı