Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/829 K.2024/61

🏛️ Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2021/829 📋 K. 2024/61 📅 05.02.2024

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/829 Esas - 2024/61
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/829 Esas
KARAR NO : 2024/61
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 20/12/2021
KARAR TARİHİ : 05/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; davalı ... Orman Ürünleri Ticaret Limited Şirketi'nin 08/01/1993 tarihinde müdürlüklerinde kurulduğunu, 29/12/2003 tarihli toplantı ile sermaye artırımı yapıldığını, ...'nin karar tarihinden itibaren 30 yıl süreyle müdür olarak 29/12/2033'e kadar şirketi münferiden temsile yetkili olarak atandığını, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2020 tarihli 2019/533 E. 2020/657 K. sayılı kararı ve kesinleşme şerhi ile ... Orman Ürünleri Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ...'nun ortaklıktan ayrılmasına izin verildiğini, işbu karar üzerine tavzih talebinde bulunulduğunu, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesince 03/11/2021 tarihinde verilen kararda; Mahkemenin hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin; “davacının davasının kabulüne, davacının davalı şirketten çıkma payı almaksızın çıkmasına” şeklinde tavzih edildiğini, ... 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin verdiği hükümde, davacının ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 203427 sicil numarasında kayıtlı ... Orman Ürünleri Ticaret Limited Şirketi'ndeki ortaklığından çıkmasına karar verildiğini, söz konusu hükmün yalnızca tespit hükmü niteliğinde olup ortaklıktan çıkarılmanın Müdürlüklerince "tescil ve ilanına” ilişkin herhangi bir ifade içermediğini, Müdürlüklerince resen tescil işlemi yapılmasının mümkün olmadığını, Müdürlüklerinin Mahkeme kararını re'sen tescil edebilmesi için; o Mahkeme kararının "re'sen tescile" ilişkin eda hükmü içermesi gerektiğini, Hukuk Muhakemesi Kanununun Eda davasına ilişkin 105. maddesi de dikkate alındığında işbu davanın açılmasında hukuki yararları olduğunun ortada olduğunu, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararının Müdürlüklerine bildirildikten sonra; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 33. Maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği madde 36 kapsamında gerekli işlemleri yapması için şirket merkezine ve şirket yetkilisi ...'ye 07/06/2021 tarihinde tescile davet yazısı gönderildiğini, işbu tescile davet yazısında 30 gün içerisinde ortaklıktan çıkma için tescil başvurusu yapılmasını, eğer tescili gerektiren bir husus yoksa bu durumun ispat edilmesi, aksi takdirde TTK madde 33 uyarınca İdari Para Cezası (2021 yılı için: 2556,57 TL) talebinin mahallin en büyük mülki amirine iletileceği ve yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi'nde hukuki sürecin başlatılacağı ihtaren tebliğ olunduğunu, şirket merkezine ve yetkilisine gönderilen Tescile Davet yazılarımıza rağmen; davalı şirket ve yetkilileri Ticaret Sicili Yönetmeliği'nde yer alan 30 günlük yasal süre içerisinde tescil talebinde bulunmadığını, tescilden kaçınma sebeplerini sunmadığını, Müdürlükçe re'sen karar verme yetkisinin bulunmadığı göz önüne alındığında yapılan tebligata rağmen ortaklar kurulunun harekete geçmemesi Mahkemenizden bu konuda karar verilmesini zorunlu kıldığını, şirketlerin 6102 sayılı TTK'nun 31.maddesi uyarınca, tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliği tescil ettirmesi gerekmekte olduğunu, ancak şirketin, tescil zorunluluklarını yerine getirmemiş ve bu konudaki sorumluluğun şirket yetkililerine ait olduğunu, ilgili şirketin mevcut ortağı ...'nun ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin tescilin müdürlüklerince gerçekleştirilmesi için Türk Ticaret Kanunu'nun 33. maddesinin 3.fıkrası uyarınca işbu davanın açılması gerektiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, davada taraf gösterilmesinin gerekçesinin de bu olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu, zorunlu hasım olmaları ve kusurlarının bulunmaması sebebiyle taraflarına yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 33.Maddesinin 3.Fıkrası ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 36. Maddesinin 4.fıkrası gereği açılmış davanın kabulüne; davalı şirket ortağı ...'nun ortaklıktan çıkmasının Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 26/1. maddesi uyarınca re'sen tescil ve ilanına, Müdürlüklerinin yasal(zorunlu) hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücreti-yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
... 12.ATM'nin 18/11/2020 tarih, 2019/533 E., 2020/657 K.sayılı dosyası incelendiğinde, davacı ... tarafından davalı ... Orm. Ür. Tic. Ltd. Şti. aleyhine, TTK'unun 638/2 maddesi kapsamında, limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi istemi ile dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulü ile, davacının davalı şirketten çıkma payı almaksızın çıkmasına izin verilmesine karar verildiği, akabinde davacının tavzih istemi üzerine; Mahkemenin 03/11/2021 tarihli kararı ile, hüküm fıkrasının 1 no'lu bendinin, "davacının davasının kabulüne, davacının davalı şirketten çıkma payı almaksızın çıkmasına" şeklinde kararın tavzihine karar verildiği görülmüştür.
Davalı şirket yetkilisinin vefat etmesi nedeni ile şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı davası açmak üzere davacı vekiline yetki ve süre verilmiş olup; ... 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/322 E.sayılı ilamı ile, "... Orman Ürünleri İnşaat Ticaret Limited Şirketi"nin davalı sıfatı ile taraf olduğu iş bu dava dosyasında şirketi temsil etmek üzere Av.I... 'in temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiş olup, temsil kayyımı adına meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek yargılamaya dahil edilmiştir.
Dava, Türk Ticaret Kanunu 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 36. maddesi gereğince; ... 12.ATM'nin 18/11/2020 tarih, 2019/533 E., 2020/657 K.sayılı ilamına istinaden, ...'nun davalı ... Orm. Ür. Tic. Ltd. Şti. ortaklığından ayrılmasının tescil ve ilanına karar verilmesi istemine ilişkindir.
"Tescile Davet ve Ceza" başlıklı Ticaret Sicili Yönetmeliği madde 36'ya göre; "Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir.
Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınmıa sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu re'sen tescil edilir.
Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fikrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır.
Üçüncü fikra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakınakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu re'sen tescil edilir."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/d maddesi uyarınca tarafın, taraf ve dava ehliyetine sahip olması dava şartıdır. Bu şart olumlu giderilebilir dava şartıdır. Aynı kanunun 115. maddesi uyarınca süre verilerek tamamlatılması gerekir.
6100 sayılı Kanun’un 55. maddesi uyarınca taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar mirası kabul veya reddetmemiş ise bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir”. Bu hüküm mirasçıların mal varlığını etkileyen davalarda dikkate alınmalıdır. Zira mirasçılara intikal etmeyen, tarafın ölümü ile konusuz kalan davalarda gerek bulunmamaktadır.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, Türk Medeni Kanunu’nun 28/I maddesi uyarınca ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu halde, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir.
Davalının ölümü halinde taraf ehliyeti ortadan kalkacağından taraf teşkili bozulmuştur. Bu durumda mirası reddetmeyen mirasçıların zorunlu dava arkadaşı olarak davaya devam etmesi gerekir.
Mirasın reddi, Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan kanunun 605. maddesinde, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir.
Mirasın reddi halinde, mirası reddedenler yönünden davaya devam edilemez. Bu halde mirası reddetmeyerek mirasçılığı devam edenlerin katılımı ile davaya devam edilir. Mirasçıların tamamının mirası reddetmeleri halinde Türk Medeni Kanunu'nun 612 ve devamı maddeleri uyarınca mirasın tasfiyesi yoluna gidilerek, bir tasfiye memuru atanır ve ilgili memurun davaya dahil edilmesi suretiyle davaya devam edilir.
Açıklanan kanun ve yönetmelik hükümleri doğrultusunda, davacı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından, dosyamızda feri müdahil sıfatıyla yargılamaya katılan ...'nun davalı ... Orm. Ür. Tic. Ltd. Şti. ortaklığından çıkmasına, ... 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2020 tarih, 2019/533 E., 2020/657 K.sayılı ilamı ile karar verildiği, ancak hükmün tescil ve ilana ilişkin bir ifade içermediği, gerekli işlemlerin yapılması için davalı şirket merkezine ve davalı şirket yetkilisi ...'ye tescile davet yazısı gönderildiği halde, belirtilen işlemlerin yapılmadığı belirtilerek, ...'nun limited şirket ortaklığından ayrılmasının tescil ve ilanına karar verilmesi istemi ile iş bu dava açılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 36. Maddesinde de belirtildiği üzere, ...'nin tescile davet yazısı üzerine tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü şirket yetkilisi olduğu ve süresi içerisinde tescil isteminde bulunulmamasının yaptırımının idari para cezası olduğu gözetilerek, davalı ...'nin hasım olarak gösterilmesinin zorunlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı ...'nin 02/12/2021 tarihinde vefat etmesi nedeniyle, taraf teşkilinin sağlanması amacı ile veraset ilamının sunulması ve yasal mirasçılarının davaya dahil edilmesi için davacı vekiline süre ve yetki verilmiş olup; Mahkememize sunulan ... 6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/1661 E.sayılı ilamı ile, muris ...'nin en yakın yasal mirasçılarının tamamının mirası reddetmiş olmaları nedeni ile TMK'unun 612.maddesi gereğince iflas hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulmasına, talepte bulunanın iflas hükümlerine göre terekenin tasfiyesi ile ilgili Mahkemeye (Ahkam-ı Şahsiye) müracaatta bulunmakta muhtariyetine karar verildiği görülmüştür. Bu kez, davacı vekiline tasfiye işlemlerinin tamamlanması ve tasfiye memurunun atanması amacı ile dava açmak üzere yetki ve süre verilmiş olup, davacı vekili katıldığı 23/10/2023 tarihli oturumda, bahse konu ara kararı yerine getirmeyeceklerini, dosyanın mevcut hali ile karara çıkmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.
Somut davada, davalı ...'nin vefatı nedeniyle taraf ehliyetinin ortadan kalktığı, mirasçılarının tamamının mirası reddetmeleri nedeniyle Türk Medeni Kanunu'nun 612 ve devamı maddeleri uyarınca mirasın tasfiyesi yoluna gidilerek, bir tasfiye memuru atanarak, ilgili memurun davaya dahil edilmesi suretiyle davaya devam edilmesi gerektiği açıktır. Ancak davacı tarafça tasfiye memurunun atanması için gerekli işlemlerin yapılmayacağı açık olarak beyan edilmiştir. Her ne kadar, feri müdahil vekili bahse konu işlemlerin yapılması için tarafına yetki ve süre verilmesi talebinde bulunmuş ise de; "müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir." şeklinde düzenlenen HMK'unun 68.maddesi hükmü uyarınca, feri müdahilin davacının iradesine ve açıklamalarına aykırı olarak yargılama işlemlerini yürütemeyeceği dikkate alınarak, feri müdahilin talebi yerinde görülmemiştir. Bu suretle; taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılama sırasında kendiliğinden gözetilmesinin zorunlu bulunduğu dikkate alınarak, dava şartı olan taraf ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın dava şartı yokluğu (taraf ehliyeti) nedeni ile reddine,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2024