Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/241 K.2024/186

🏛️ Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2023/241 📋 K. 2024/186 📅 11.03.2024

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/241 Esas - 2024/186
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2023/241 Esas
KARAR NO : 2024/186
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : 1-) ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2-) ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3-) ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 4-) ... -...
MİRASÇILARI : A-) ... - ....
B-) ...
C-) ....
MİRASÇILARI :A-) ...-
B-) ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALI : 5-) ... - ...
DAVA : DEĞER KAYBI - ARAÇ MAHRUMİYETİ
DAVA TARİHİ : 06/04/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2024
YAZIM TARİHİ : 26/03/2024
Mahkememizde açılan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
D A V A :
Davacı vekili ; Davalı gerçek kişilerin kayıt maliki ve sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketleri tarafından Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi düzenlenen ... ve ... plaka sayılı araçlar ile davacıya ait ... plaka sayılı aracın neden oldukları trafik kazası sonucu davacıya ait araçta değer kaybı oluştuğunu, ayarıca araçtan tamir süresi içeresinde yararlanamamaları dolayısı ile zararları oluştuğunu belirtip, şimdilik 500,00 TL değer kaybı alacaklarının tüm davalılardan ve 500,00 TL araç mahrumiyet zararının gerçek kişi davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
C E V A P ;
Davalı ... şirketi vekili ; Talebin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülemeyeceğini, sorumluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur dağılım oranına bağlı olmak koşulu ile poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davadan önce yapılan başvuru sonucu davacıya değer kaybı zararı için 25.000,00 TL ödeme yaptıklarını, bu ödeme ile devacının talep edebileceği alacağı kalmadığını, kusurun tamamının sigortalı araç sürücüsüne ait olmadığını, değer kaybı zararının sigorta genel şartlarındaki formül kullanılarak yapılması gerektiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili ; Şirket merkezi ...'da olduğu için .... Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, davadan önce yaptıkları ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, sorumluluklarının poliçe kapsamı ve limiti ile sınırlı olduğunu, kusur dağılım raporunun ATK dan alınması gerektiğini, hesaplamaların sigorta genel şartlarına göre yapılması gerektiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve ... vekilleri ; Gerçek kişiler haksız fiil nedeni ile sorumlu olup bunlar için Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkillerinin kaza nedeni ile kusurlarından söz edilemeyeceğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı .... ; Hasar ile sonuçlanan kazaya kendisinin kusuru olmaksızın katıldığını belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
D E L İ L L E R ;
- Kaza tesbit tutanağı,
- Hasar dosyası,
-Davadan önce davalı sigorta şirketlerine yapılan başvuru ile ilgili kayıtlar,
-Arabulucu anlaşmazlık son tutanağı,
- Ruhsat ve poliçe örnekleri,
-Davacıya ait araç ile ilgili Tramer kayıtları ve hasar dosyaları,
-Davalılar tarafından yapılan ödemeler ile ilgili kayıtlar,
- Bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Davacının talebi, davacı gerçek kişilerin işleten ve sürücüsü olup davalı sigorta şirketleri tarafından Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi düzenlenen araçların neden olduğu kaza sonucu davacıya ait araçta oluşan ve ödeme dışında kalan değer kaybı ve araç mahrumiyet zararlarının davalılar tarafından giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı ... şirketinin yetkisizlik ve davalı gerçek kişilerin görevsizliğe ilişkin itirazları olmakla birlikte, kazanın .... 'da ve zararın şirket merkezi .... olan davacı üzerinde gerçekleştiği için .... Mahkemelerinin yetkili olduğu, gerçek kişiler haksız fiil nedeni ile sorumlu olup, onlar yönünden Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli ise de, diğer davalılar yönünden görevli olan Ticaret Mahkemelerinin usul ekonomisi açısından gerçek kişiler ile ilgili davayı da birlikte yürütmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Davacı taraf her ne kadar davadan önce 03/03/2020 tarihinde öldüğü anlaşılan ...'ıda davalı olarak göstermiş ise de, bu kişinin hakkında dava açılan ve kazaya karışan araçlardan birinin kayıt maliki ya da sürücüsü olmadığı, bu kişinin hata sonucu davalı gösterildiği anlaşılmış, yine de mirasçıları belirlenip taraf oluşumu sağlandıktan sonra mirasçıları da dahil bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Kaza tarihi olan 20/10/2022 tarihinde davalı ... adına ... plaka sayılı olarak kayıtlı olan araç için davalı ... şirketi tarafından, davalı ... adına ... plaka sayılı olarak kayıtlı olan araç için davalı ... şirketi tarafından kaza tarihi için koruma sağlayan Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi düzenlenmiştir. Davacıya ait ... plaka sayılı araç ile sigortalı araçların neden oldukları kaza sonucu davacıya ait araçta hasar ve buna bağlı olarak değer kaybı oluştuğu, aracın tamiri için geçecek süre içerisinde araçtan yararlanılamadığı için zararları oluştuğu belirtilip, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının giderilmesi istenmiştir.
Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi düzenleyen sigorta şirketleri sigortalı araçların işletilmesi sırasında 3.kişilerin kendilerine ya da araçlarına zarar vermesi halinde sigortalısı adına bu zararları poliçe limitine bağlı olmak koşulu ile ödemeyi üstlenmektedir. Sigorta şirketinin ödemeyi üstlendiği zararlar arasında araçtaki değer kaybından dolayı oluşan doğrudan zararın da yer aldığı, fakat dolaylı zarar niteliğinde olan araç mahrumiyet zararının poliçe kapsamında olmadığı kabul edilmiştir. Zaten davacımızda araç mahrumiyet gideri ile ilgili zararının davalı gerçek kişiler tarafından giderilmesini istemiş, bu zarar ile ilgili olarak sigorta şirketinden talepte bulunmamıştır.
Trafik sigorta poliçesi düzenleyen sigorta şirketleri, sigortalı veya sigortalının sorumluluğunu üstlendiği kişilerin bu araç ile verdikleri ve poliçe kapsamında yer alan zararları sigortalıları adına sigortalının kusur dağılım oranına göre gidermeyi üstlendiği için öncelikle araç sürücülerinin kusur dağılım oranları ile değer kaybı ile araç kullanamamaktan kaynaklanan araç mahrumiyet zararlarının belirlenmesi gerekmektedir.
Bilirkişinin 04/09/2023 tarihli raporlarda da belirtildiği gibi, davalı ... şirketine sigortalı olup davalı ... tarafından kullanılan ... plaka sayılı araç ..... Bulvarı üzerinde seyir halinde iken aynı yönde seyir halinde olan davalı ... ...'ın kullandığı ... plaka sayılı ve davalı ... şirketine sigortalı araçlar dava dışı sürücünün kullandığı ve davacıya ait ... plaka sayılı araca çarparak, maddi hasar ile sonuçlanan trafik kazasına neden olunmuştur.
Davalı ... kullandığı ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın güvenli geçişini tamamlamasını beklemesi gerekir iken, bu kurala uymayarak şerit değiştirmek istemiş, şerit değiştirmeden önce bu şeridi kullanan araçların güvenli geçişlerini tamamlamalarının beklemesi gerektiğine ilişkin trafik kuralının ihlal ederek kazaya % 75 oranında kusurlu olacak şekilde katıldığı kabul edilmiştir.
Davalı ...'in ise, kullandığı ... plaka sayılı araç ile önündeki araçları güvenli şekilde takip etmesi gerekir iken, bu kurala aykırı davranıp takip mesafesine uymadığı, ... plaka sayılı aracın kendi aracına temas etmesi sonrası takip mesafesine uymadığı için davacıya ait araca çarparak % 25 oranında kusurlu olacak şekilde hasar ile sonuçlanan kazaya neden olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün ise kendisine ayrılan yol bölümünde trafik kuralı ihlali olmaksızın seyir halinde olması nedeni ile olayda kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir.
Aynı raporda yapılan değerlendirmeye göre; Yukarıda anlatılan şekilde gerçekleşen kaza sonucu davacıya ait araçta 28.149,42 TL hasar oluşmuş, bu hasar davacıya ait araç için kasko sigorta poliçesi düzenleyen şirket tarafından giderildikten sonra, trafik sigortacısı ... şirketi bu zararı zarara neden olan araçların kusur dağılım oranlarına bağlı kalmak koşulu ile kasko şirketine ödeme yapmıştır.
Davacının taleplerinden biri değer kaybı ile ilgili olup, bilirkişinin davacıya ait araç ile ilgili tramer kayıtları ve hasar dosyalarını da incelemek sureti ile reel piyasa koşullarına göre yaptığı hesaplamaya göre, hasarlanan bölge ve yapılan tamir işlemleri sonrası davacıya ait araçta 95.000,00 TL değer kaybı oluştuğunu belirlemiştir. Bu rapor hazırlandıktan sonra davacı taraf sigortalı araçların her birine ait kusur dağılım oranlarını dikkate almak sureti ile 17/11/2023 tarihli dilekçeyi hazırlamış, davalılara tebliğ edilen bu dilekçe ile davacı taraf müteselsil sorumluluk esasından vazgeçip, değer kaybı zararlarının % 75 ine karşılık gelen 71.250,00 TL nin ... şirketi ile ... plaka sayılı aracın sürücüsü davalı ...'dan talep etmiştir. Talebin içeriği dikkate alınıp, müteselsil sorumluluktan vazgeçen davacının değer kaybı adı altında davalılar ... ve ... şirketinden talep edebileceği alacağının 71.250,00 TL olduğu, poliçe limiti ve hasar bedeli için yapılan 15.757,21 TL birlikte düşünüldüğünde sigorta şirketi yönünden zarar ve ödeme miktarının poliçe limiti kapsamında kaldığı kabul edilmiştir.
Davalı ... haksız fiil nedeni ile sorumlu olduğu için kendisinden kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olduğu, sigorta şirketinin ise kendisine yasada belirtilen belgeler eksiksiz olarak sunulduğunda araştırma süresinin tamamlanması ile temerrüte düşeceği, davacının davalı sigorta şirketine eksiksiz belge ile başvurduğu kanıtlanamadığı için bu davalı yönünden temerrütün dava açılmakla oluştuğu, davacı faiz talep etmiş fakat türünü belirtmediği için talep edilebilir faizin yasal faiz olması gerektiği kabul edilmiştir.
Davacının aracında oluşan değer kaybı toplam 95.000,00 TL olup, davacı taraf müteselsil sorumluluğa göre değil kusur dağılım oranlarına göre talepte bulunduğu için, olayda %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilen ... ve ... şirketinin sorumlu olduğu miktarın ( 95.000,00 TL x25/100=23.750,00 TL) 23.750,00 TL olması gerektiği, ... şirketinin davadan önce yapılan başvuru üzerine 25.000,00 TL ödeme yapmış olması nedeni ile değer kaybı zararı için davalılar ... ve ... şirketinden talep edilebilir davacı alacağı kalmadığı kabul edilmiştir.
Davacının bir diğer talebi, aracının tamirde kaldığı süre içerisinde kullanılamaması dolayısı ile oluşan zararının davalı gerçek kişilerden tahsili istemine ilişkindir. Bilirkişinin yaptığı değerlendirme sonucu davacıya ait aracın mevcut hasarlarının giderilmesi için gereken ortalama tamirde kalma sürenin 14 gün olması gerektiği, bu süre içerisinde başka bir aracın kiralanması nedeni ile yapılması gereken giderin 26.600,00 TL olması gerektiğini hesaplamıştır. Davalı tarafın itirazı üzerine davacıya ait araç için kasko sigorta poliçesi düzenleyen ... şirketine yazı yazılmış, bu sigorta şirketinin davacıya ait aracın tamiri sırasında 25/10/2022 - 17/11/2022 tarihleri arasında davacı şirkete 23 gün ikame araç tahsis ettiği, bu sürenin olağan tamir süresini aşması nedeni ile davacının davalı gerçek kişilerden araç mahrumiyet gideri adı altında zarar talebinde bulunmasının mümkün olmadığı kabul edilmiş ve aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Araç değer kaybı alacağı yönünden;
A-) Davalılar ... AŞ ile ... hakkındaki davanın REDDİNE,
B-) Davalılar ... AŞ ile ... yönünden;
71.250,00 TL araç değer kaybı zararının davalılar ... AŞ ile ...'dan müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine,
Davacı alacağına davalı sigorta şirketi yönünden 06/04/2023 dava tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 20/10/2022 kaza tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına,
2-) Araç mahrumiyeti zararı yönünden;
Davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden REDDİNE,
3-) Davalı ... ve mirasçıları ... ve ... hakkındaki davanın 6100 sayılı Yasa'nın 114/1-d, 115/2 maddeleri uyarınca davalı sıfatlarının bulunmamasından dolayı usulden REDDİNE,
Araç değer kaybı yönünden alınması gereken 4.867,09 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.653,95 TL toplamı 1.833,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.033,24 TL'nin davalılar ... AŞ ile ...'dan tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE.
Araç mahrumiyeti yönünden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE.
Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 1.833,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.013,75 TL'nin davalılar ... AŞ ile ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE.
Araç değer kaybı yönünden davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... AŞ ile ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE.
Araç değer kaybı yönünden davalı ... AŞ lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya VERİLMESİNE.
Araç mahrumiyeti yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren gerçek kişi davalı ... ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE.
Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 846,50 TL ve bilirkişi ücreti 4.000,00 TL olmak üzere toplam 4.846,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 3.529,00 TL'sinin davalılardan ... AŞ ve ...'dan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, artan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA.
Arabuluculuk için ödenen 3.200,00TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca;
2.330,10 TL'sinin davalılardan ... AŞ den
869,90 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa İADESİNE.
Dair, Davacı vekili Av. ...(e-duruşma), Davalı ...(TCKN: .... ), Mirasçılar .... ve ... Vekili Av. ... 'ın yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2024
Katip ...
Hakim ...