İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/292 K.2024/405
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/292 Esas
KARAR NO:2024/405
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/04/2022
KARAR TARİHİ:02/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- aldığı dağıtım lisansına göre ----- dağıtım faaliyetlerini yapan elektrik dağıtım firması olduğunu, davalı ile müvekkil şirket arasında --- tarihinde -------- düzenlendiğini, müteveffa ----tariihnde ------- elektrik direklerinin bakım ve onarım işinin yapılması sırasında meydana gelen iş kazası sonucu hayatını kaybettiğini, müteveffanın mirasçılarının ise müvekkil şirket aleyhine,-----sayılı dosyası ile ölüm ve cismani zarar konulu tazminat davasını açtıklarını, yargılama sonucunda-------- sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiş olup işbu yargılama neticesinde müvekkil şirket aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş ve işbu ilamın 17.02.2020 tarihinde kesinleştiğini, mirasçılar tarafından ise müvekkil aleyhine ------ dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davanın kesinleşmesi üzerine takibe konu alacakların müvekkil tarafından ödendiğini, davalı sigorta şirketine --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kararın kesinleştiği ve taraflarına ödenmesi gereken tazminat bedelinin ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı sigorta şirketinin taraflarına ödeme yapmaması üzerine, müvekkilin haklı alacağı için davalı aleyhine --------- sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ne var ki davalı sigorta şirketinin icra takibine itiraz etmeleri üzerine takibin durduğunu, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan sigorta poliçesine göre teminat miktarının mali mesuliyete ilişkin şahıs başına 300.000 TL, kaza başına 600.000 TL olarak akdedildiğini, davalı tarafın müvekkil şirketin maddi tazminat bakımından 17.02.2020 tarihinde ödemek zorunda olduğu 162.022,90 TL’den ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte sorumlu olup bu tutarın teminat miktarını aşmadığını, müvekkilin üzerine düşen tüm edimleri gereği gibi ifa ettiğini, davalı firmanın müvekkilin ödemek zorunda kaldığı tazminat bedeli hakkında olayın gerçekleştiği andan itibaren haberdar olmakla bu husususun ayrıca davalı sigorta şirketine yazılı olarak da bildirildiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından-----vadeli ---- Poliçesinin tanzim edildiğini, işbu poliçede sigortalı --------olup davacı şirket sigortalı olmadığından davanın husumet nedeniyle reddinin gerekeceğini, davacı yanın 12.03.2020 tarihinde ödeme yaptığını iddia ettiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının müvekkil şirketten talep hakkı bulunmamakla birlikte poliçede de görüleceği üzere müvekkil şirketin işbu poliçe ile ------adresindeki işyerinde meydana gelebilecek iş kazalarına yönelik teminat sağlamakta olduğunu, davacının ödemeye esas aldığı iş kazasının ise ------ meydana geldiğini, bu nedenle talebin teminat kapsamında olmadığını, ---- sayılı kararı ile ---- için 33.586,57 TL, --- için 24.228,11 TL olmak üzere toplam 57.814,68 TL maddi tazminatın 03.08.2010 kaza trihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini, müvekkil şirketin kaza tarihinden itibaren faizden sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, davacı yanın İstanbul ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkil şirketi haberdar ettiğini, bu hal karşısında ------ arasına ilişkin ödediği faizi müvekkil şirketten talep hakkının bulunmadığını, mahkeme kararında yasal faize hükmedilmesine karşın davacı yanın icra takibinde avans faizi talep ettiğini, icra emrinde faiz hari. 82.050,04 TL asıl alacağın mevcut olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ------- arası faizinin 13.049,32 TL olduğunu, hal böyleyken 29.618,38 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, talep edilen icra vekalet ücretinin fazla olduğunu, hükme esas alınan kusur ve hesap raporunun hatalı olup davacı şirketin eksik savunma yaptığını, davacı tarafın delil listesinde yazılı bulunan delilleri taraflarına tebliğ etmediğini, davacı taraftan hangi vakıanın hangi delille ispat edileceğini ve tazminat taleplerinin hukuki sebeplerini içerir beyan alınmasının gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı şirket tarafından dava dışı/müteveffa ----- mirasçılarına ödenen bedelin ---------poliçesi kapsamında davalıdan rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarında -------- poliçesi bulunduğunu, dava dışı/müteveffa --- iş kazası sonucu hayatını kaybetmesi sebebiyle mirasçılarına------- sayılı kesinleşen ilamı ile ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı gereği oluşan zarardan sorumlu olduğunu, dava dışı/müteveffa -------- mirasçılarına yapılan ödemenin halefiyete dayalı olarak iadesi için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş,----- sayılı dosyası,-----üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, --- tarihli bilirkişi raporu, ---- tarihli bilirkişi ek raporu,----- tarihli bilirkişi 2. ek raporu, 14.03.2024 tarihli bilirkişi 3. ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 19.12.2022 tarihli raporunda özetle, "...Davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalısı--------poliçesinin mevcut olduğu ve şirket çalışanı ----- iş kazası geçirerek vefat ettiği, İş kazasının poliçe teminatı kapsamında bulunduğu ve ------- tarafından karar altına alınan maddi tazminat yönünden sorumluluğunun oluşacağı, davacı şirketin davalı sigorta şirketine rücu edebileceği, Sigorta şirketinin İş Mahkemesince karar altına alınan maddi tazminat feri ve faizleri yönünden miktarsal sorumluluğunun belirlenebilmesi için, ----- tarafından davanın hangi tarihte sigorta şirketine ihbar edildiğinin bilinmesine ihtiyaç olduğu, İş Mahkemesince ihbar tarihinin bildirilmesine müteakip Miktarsal hesaplama yapılabileceği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 11.05.2023 tarihli ek raporunda özetle, "...Davaya konu edilen-------- Esas sayılı takip dosyasına ilişkin olarak , davalı sigorta şirketinin17.12.2021 takip tarihi itibari ile sorumlu olduğu miktarın 93.441,64 TL olarak tespit edildiği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 01.09.2023 tarihli 2. ek raporunda özetle, "...Kök ve ek rapordaki görüşlerin aynen korunduğu hususundaki kanaatimi içerir raporumu, takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederim..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen ------ tarihli 3. ek raporunda özetle, "...Davaya konu edilen -------- esas sayılı takip dosyasına ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin 17.12.2021 takip tarihi itibari ile sorumluluğu; A - Yasal faiz uygulanması halinde,102.179,63 TL olarak tespit edildiği, B- Avans faiz uygulanması halinde, 124.380,63 TL olarak tespit edildiği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu iş kazası sebebiyle davacı tarafından dava dışı/müteveffa---- mirasçılarına ödenen bedelin sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı, buna dayalı olarak davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Eldeki davada, davacı dava konusu kazanın ve ödenen zararın poliçe teminatı kapsamında olduğunu iddia ettiğinden anılan hususun davacı tarafça yöntemince ispat edilmesi gerekmekte olup ispat yükü davacı taraftadır. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu poliçenin dava dışı ---- davalı arasında----- tarihleri arasında geçerli olacak şekilde imzalandığı anlaşılmaktadır. -------sayılı ilamında ---- kusurunun olmadığı,----ortaklığının %70 kusurlu olduğu, ------ ihale makamı olarak asıl işveren sıfatı ile müteselsil sorumluluk kapsamına alındığı ve ------ %70 kusuru oranınca icra takibine ödeme yaptığı anlaşılmış, davacının asıl işveren sıfatıyla ve ödeme ndeniyle dava dışı --------- halef olduğu, davalıdan poliçe teminatı kapsamında rücu talebinde bulunmasının mümkün olduğu değerlendirilmiş, davalının husumet itirazlarına itibar edilmemiştir. Ayrıca dava konusu --------- incelendiğinde, dava dışı işçilerin işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesinin de teminat kapsamı altına alınmış olduğu ve bu hususun poliçenin 1. sayfasında yer aldığı anlaşılmış, bu itibarla davalı sigorta şirketinin riziko adresi dışında kazanın meydana gelmesi sebebiyle zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığına ilişkin itirazlarına itibar edilmiştir. Davalı tarafça dava konusu zararın iki yıllık zamanaşımı süresinde talep edilmediği ileri sürülmüş ise de davacı tarafça dava konusu zararın 12/03/2020 tarihinde icra dosyasına ödendiği ve rücu talebiyle 17/12/2021 tarihinde davalı hakkında icra takibine geçildiği anlaşılmakla davalının zamanaşımı itirazlarınında yerinde olmadığı görülmüştür. Dosya kapsamında alınan kök ve ek raporlar dikkate alındığında davacının 99.234,80-TL asıl alacak ve 25.145,83-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 124.380,63-TL rücu talebinin yerinde olduğu, davacının dava dışı--------- halefi olması sebebiyle avans faiz talebinin yerinde olduğu, alınan 14/03/2024 tarihli ek rapor dikkate alındığında aşan taleplerinin yerinde olmadığı, alınan bilirkişi kök ve 14/03/204 tarihli ek raporun denetime elverişli olması sebebiyle hükme esas alındığı, davalı sigorta şirketinin 124.380,63-TL zarardan poliçe teminatı kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davalının-------- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 99.234,80-TL asıl alacak, 25.145,83-TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır.------- Dosyaya konu alacağın mahkeme ilamına dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ---- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-Davalının ------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile 99.234,80-TL asıl alacak, 25.145,83-TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 8.496,44-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.956,84-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.539,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.956,84-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 128,75-TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.420,95-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.393,84-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.197,57-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 362,43-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 19.900,90-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -----Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/05/2024