Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1145 K.2024/282

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/1145 📋 K. 2024/282 📅 21.02.2024

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1145 Esas 2024/282 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1145
KARAR NO : 2024/282
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/03/2021
NUMARASI : 2014/429 Esas 2021/144 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : Çankaya/ANKARA
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 28/09/2009
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı temlik eden banka vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şubesi ile dava dışı ... San. ve Tic. AŞ arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını ve dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını ve davalının aynı limitle sözleşmenin müteselsil kefili olduğunu, kredinin dönmemesi üzerine hesabın Ankara 24. Noterliğinin 07/11/1995 tarih ve 43565, Ankara 42. Noterliğinin 14/01/1998 tarih ve 926, Ankara 42. Noterliğinin 29/07/2005 tarih ve 17059 yevmiye numaralı ihtarnameleri ile kat edildiğini, kat ihtarına rağmen ödenmeyen kredilerden kaynaklanan alacağın TMSF tarafından müvekkili şirkete temlik edildiğini; hesap kat edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2008/9328 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya karşı cevap verilmediği, davalı vekili duruşmadaki beyanlarında davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; bilirkişilerin, dosyadaki bilgi ve belgelere, taraflar arasında yapılan protokol hükümlerine uygun olarak hazırladıkları 15/02/2021 tarihli ek rapor, denetime elverişli olup Mahkemece benimsendiği ve hükme esas alındığı, bu nedenle, 3.824.785,21 USD yönünden davanın kısmen kabulü gerektiği, fazlaya ilişkin ispatlanamayan dava reddedilmesi gerektiği, ... parsel sayılı, 5 nolu meskenin 29/01/2010 tarihli ihale neticesinde 153.000,00 TL bedel ile ...'a ihale edilmesi sebebiyle dava tarihinden sonra yapılan bu ödemenin 'infazda' dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2008/9328 E. sayılı takip dosyasından, vaki itirazının; 704.000,00 USD asıl alacak, 3.120.785,21 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.824.785,21 USD alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına; asıl alacağa, (08/07/2008) takip tarihinden itibaren yıllık %10,00 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Müvekkili şirketin 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 143. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğunu,
Taraflar arasında yapılan borç tasfiye protokolünde taraflar borçluların kullanmış oldukları kredilerden dolayı dava dışı bankaya 30.06.1998 tarihi itibariyle 1.380.797.237.522-TL nakit ve 30.06.1998 tarihinden itibaren protokol tarihine kadar işlemiş %375 oranında faiz oranı üzerinden belirlenen faiz, vergi , fon ve her türlü yasal ferilerini, 20.990.283.000 TL gayri nakdi TL borçları bulunduğu konusunda karşılıklı mutabakata vardıklarını, yine aynı protokolde kabul edilen borç tutarı 07.04.1999 tarihi itibariyle 5.000.000 USD olarak sabitlendiğini, borçlular tarafından protokole uyulmaması üzerine devreden ana para bakiyeleri üzerinden Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2008/9328 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini,
Her ne kadar taraflar arasında borç tasfiye protokolü imzalanmış olsa da yapılan protokolde yazılı edimlerin taraflarca yerine getirilmediğinden işbu protokolün dava tarihinde ayakta olduğundan bahsedilemeyeceğini,
Protokol hükümlerine göre borçlular tarafından yapılan ödemeler ve taşınmaz devirlerinin borçluların borcundan mahsup edildiğini, devreden ana para bakiyesi için Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2008/9328 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını,
Başlatılan icra takibinde müvekkili şirkete devir eden ana para bakiyesi olan olarak 14.512.598 USD, 2.304.90 EURO ve 1.478.637 TL'nin tahsilinin talep edildiğini, takip anapara tutarlarının 1011191 arşiv nolu TMSF devir anapara bakiyeleri ile aynı olduğunu,
İlk derece mahkemesinin ise hatalı olarak ... A.Ş. ile ... arasında dava dışı banka döneminde 07.04.1999 tarihli protokolünü kararına dayanak aldığını, protokolü geçerli kabul ettiğini, ancak taraflarca protokolde kararlaştırılan edimler yerine getirilmediğinden protokolün geçerli olduğundan bahsedilemeyeceğini,
İlk derece mahkemesi kararında her ne kadar 11/02/2019 tarihli dilekçede yer alan ifadeleri borç tutarının 07/04/1999 tarihi itibariyle 5.000.000-USD olarak karşılıklı mutabakata varıldığı ve tasfiye protokolü ile sabitlenen borç tutarı esas alınarak hesaplama yapılmasını istemişlerdir denmişse de sırf bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde yer alan bu ifadenin bağlayıcı olduğunun kabul edilemeyeceğini, bahsi geçen protokolün hukuken ayakta olmadığından bu beyan ile protokolün ıslah edilip hukuk aleminde sonuç yaratmaya devam etmesinin mümkün olmadığını,
İlk derece mahkemesi kararında yer alan tarafların protokolde borç tutarını 5.000.000 USD olarak belirlediğini, bilirkişilerin borçlunun ...'a iradi olarak devrettiği protokole konu bir kısım taşınmazlar ile TMSF tarafından icra yoluyla satışı yapılan bir kısım taşınmazların dolar karşılıklarını 5.000.000 USD borçtan düştüğü ve borç anapara tutarını 704.000 USD olarak belirlediğini, bunu da faizlendirerek alacak tutarlarını 3.824.785 USD olarak bulduğu değerlendirmelerin hukuka ve mevcut duruma aykırı olduğunu,
Taraflar arasındaki protokolün temerrüte uğradığını ve geçersiz olduğunu, protokolün temerrüde uğrayıp uğramadığı hususunda ilk derece mahkemesince hiçbir inceleme yaptırılmadığını, sadece eski vekilin verdiği beyandan kabul anlamı çıkartılmak suretiyle hüküm oluşturulduğunu, bilirkişi raporuna itiraz için verilen bu dilekçeden kabul beyanı anlamı çıkartılamayacağını,
Kabul anlamına gelmemek kaydı ile Protokolün temerrüde uğramamış ve borç sona ermiş olsa idi TMSF tarafından şirketlerine herhangi bir alacak devir ve temlik edilemeyeceğini, temerrüt sonrası oluşan alacak tutarlarının tespiti gerekirken bu hususta ilk derece mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,
Borçlular ile dava dışı ... arasında borç tasfiye protokolü yapılmış olmasının taraflar arasında daha önce akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerini ortadan kaldırmayacağını, zaten bu hususun da protokolde "İş bu protokol BORÇLULAR ile BANKA arasında önceden düzenlenmiş Genel Kredi Sözleşmelerinin tamamlayıcısı ve ayrılmaz eki olup .." şeklinde açıkça ifade edildiğini, ayrıca protokolde açıkça bu protokolün borcun tecdidi anlamına gelmediğinin de ifade edildiğini,
Davalı borçlular tarafından, taraflar arasında düzenlenen borç tasfiye protokolüne uygun davranılmadığı ve borç tasfiye işlemi tamamlanmadığı için borcun asıl konusu olan Genel Kredi Sözleşmelerinin miktarları dikkate alınarak başlatılan icra takibinde Genel Kredi Sözleşmelerine uygun olarak TL/EURO/USD olarak ayrı ayrı talepte bulunulduğunu, ilk derece mahkemesince bu aşamada gözden kaçırılan en önemli hususun protokolün şartlarının borçlular tarafından tam anlamıyla yerine getirilmemiş olması olduğunu, borçluların protokolde düzenlenen koşullara tamamıyla uymuş, tüm taşınmazları devretmiş ve nakit alacakları vadesinde ödemiş olması halinde huzurda görülen itirazın iptali davasına konu icra takibinin başlatılmayacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davacı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesinin 31/05/2022 tarihli ek kararı ile davalı vekilinin süresi içerisinde istinaf harç ve istinaf gider avansını yatırmadığı anlaşıldığından 6100 Sayılı HMK'nun 3.madde yollamasıyla 1086 Sayılı HMK.nun 434/III Maddesi uyarınca istinaf talebinin bu nedenle reddine karar verilmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara 24.Noterliği'nin 07.11.1995 tarihli ve 43565 yevmiye yevmiye no'lu ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ... A.Ş. Ankara Şubesi, muhatabının ... San. ve Tic. AŞ olup, 07.11.1995tarihi itibariyle nakdi krediden kaynaklanan 2.726.85 TL ve 1.859,585 DEM borcun yedi gün içinde “TL” kredisi için % 142,50 ve “DEM” kredisi için ise ve %22,50 faizi ile birlikte ödenmesi, Gayri nakdi kredi borcundan kaynaklanan 3.628 USD borcun yedi gün içinde depo edilmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin 10/11/1995 tarihinde tebliğ edildiği,
Ankara 42.Noterliği'nin 14.01.1998 tarihli ve 00926yevmiye yevmiye yevmiye no'lu ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ... A.Ş. ... Şubesi, muhataplarının ... San. ve Tic. AŞ ve ... olup, 13.01.1998 Hesap kat tarihi itibariyle nakdi krediden kaynaklanan 55.309,36 TL, 1.170.530,00 DEM ve 516.000,00 USD borcun “TL” kredisi için /0200, DEM ve USD kredileri için, ve %27 faizi ile birlikte yedi gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin 20.01.1998 tarihinde tebliğ edildiği,
Ankara 42.Noterliği'nin 29.07.2005 tarihli ve 17059 yevmiye yevmiye yevmiye no'lu ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ... A.Ş.'yi temlik alan dava dışı ... A.Ş. ... Şubesi, muhataplarının ... San. ve Tic. AŞ ve ... olup,29.07.2005 tarihi itibariyle, 14.387,31 TL Tazmin edilen Teminat mektuplarından 11.490,68 TL Ödenmeyen teminat mektubu komisyonu faiz ve ferlerinden 512,60 TL BSMV istisnaları ve gecikme faizinden oluşan toplam 26,390,05 TL borcun 24 saat içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin 09/08/2005 tarihinde bila tebliğ edildiği,
Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2008/9328 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... A.Ş., borçlularının ... San. ve Tic. AŞ ile ... ve müşterekleri olup, 67.792,00 TL asıl alacak, 1.410.845,00 TL işlemiş faiz (%200) olmak üzere toplam 1.478.637,00 TL'nin %200 temerrüt faiziyle tahsili, 598.482,00 Euro asıl alacak, 1.706.419,00 Euro işlemiş faiz (%27 faizi) olmak üzere toplam 2.304.901,00 Euro, %27 temerrüt faiziyle Euro üzerinden fiili ödeme tarihindeki döviz kuruna göre TL olarak tahsili, 3.748.074,00 USD asıl alacak, 10.764.524,00 USD işlemiş faiz (%27 faizi) olmak üzere toplam 14.512.598,00 USD, %27 temerrüt faiziyle Euro üzerinden fiili ödeme tarihindeki döviz kuruna göre TL olarak tahsiline yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Dava dışı ... AŞ ile dava dışı asıl borçlu ... Şirketi arasında 07/04/1999 tarihli Borç Tasfiye Protokolün;
1.maddesinde;
1.1. ... parsel sayılı taşınmazın tamamının borca mahsuben alınmasına, 1.090.000 USD sayılması,
1.2. ... parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin borca mahsuben alınmasına, 531.000 USD sayılması,
1.3. ... parsel sayılı taşınmazın tamamının borca mahsuben alınmasına, 2.250.000 ... USD sayılması,
1.4. ... parsel sayılı gayrimenkulün 1/3 hissesine isabet eden 1,2 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin borca mahsuben alınmasına, 325.000 ... USD sayılması,
1.5. ... parsel sayılı, 5 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın tamamının borca mahsuben alınmasına, 49.000 ... USD sayılması,
1.6. ... parsel sayılı 6 bağımsız bölüm numaralı gayrimenkulün tamamının borca mahsuben alınmasına, 100.000 ... USD sayılacağı,
3.maddesinde ise;
3.a.: Taraflar, borçluların kullanmış oldukları kredilerden dolayı bankaya 30.06.1998 tarihi itibariyle; 1.380.797.237.522 TL ... nakit TL ve 30.06.1998 tarihinden itibaren protokol tarihine kadar işlemiş % 375 oranındaki faiz oranı üzerinden belirlenen faiz, vergi, fon ve her türlü yasal fer’ilerini, 20.990.283.000 TL gayri nakdi borçları bulunduğu konusunda karşılıklı olarak mutabakata varmışlardır.
3.b.: İşbu borç tasfiye protokolü çerçevesinde, yukarıda kabul edilen borç tutarı 07.04.1999 tarihi itibariyle 5.000.000 USD ... olarak sabitleneceği düzenlenmiştir.
Bankacı bilirkişi ... ile öğretim görevlisi bilirkişi ...'dan oluşan heyetten alınan rapor ve ek raporda özetle; dava dışı ... San. ve Tic. AŞ'nin kullandığı kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, davalının sözleşmenin kefili olduğunu, dava dışı asıl borçlu şirketin 7 günlük atıfet süresi dikkate alındığında 28/01/1998 tarihinde temerrüte düştüğünü, ...'ın Merkez Bankasına bildirdiği 1991-Ekim 2001 akdi faiz oranının %130, döviz kredisinde ise %18 olduğunu, temerrüt faizinin %50 fazlasının sözleşmede kararlaştırıldığını, temerrüt faizinin TL kredilerinde %195, döviz kredisinde ise %27 olacağını, bu oranlar dikkate alınarak hesap kat tarihi itibariyle davacı bankanın 60.944,22 TL ve 539.554 DEM talep hakkı bulunduğu, takip tarihi itibariyle davalının borcunun ise TL kredisinden kaynaklı asıl alacağın 67.792,00 TL, %195 temerrüt faizinin 1.410.845,00 TL, Euro cinsinden asıl alacağın 168.487,41 Euro, 20.845,06 Euro işlemiş faiz, USD cinsinden alacağın 585.396,16 USD, işlemiş faizinin 313.692,58 USD olduğu belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekilince verilen 11/02/2019 tarihli itiraz dilekçesinde, dava dışı temlik eden ... A.Ş ile borçlu davalı arasında akdedilen borç tasfiye protokolü ile borç tutarının 07/04/1999 tarihi itibariyle 5.000.000 USD olarak sabitlenmiş olmasına rağmen tarafların serbest iradeleriyle belirlenen borç tutarı göz ardı edilerek taraf iradeleri yok sayılarak bu tasfiye protokolü öncesine gidilerek 13/01/1998 tarihi itibariyle yeniden borç hesaplanmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu, hesaplamanın bilirkişi tarafından 07/04/1999 tarihi itibariyle tespit edilen 1.380.797.237.522 ETL veya 5.000.000 USD borç tutarı dikkate alınarak alacak borç hesabı yapılması gerekirken bu tarihten öncesine gidilerek yeniden borç hesabı yapılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.
Tarafların itirazı üzerine ...'dan oluşan heyetten alınan rapor ve ek raporlarda özetle;
Dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında 07/04/1999 tarihli borç tasfiye protokolü akdedildiği ve bu tarih itibariyle toplam borç miktarının 5.000.000 USD olarak sabitlendiğini; söz konusu protokolün 1. maddesinde;
1.1. ... parsel sayılı taşınmazın tamamının borca mahsuben alınmasına, 1.090.000 USD sayılması,
1.2. ... parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin borca mahsuben alınmasına, 531.000 USD sayılması,
1.3. ... parsel sayılı taşınmazın tamamının borca mahsuben alınmasına, 2.250.000 ... USD sayılması,
1.4. ... parsel sayılı gayrimenkulün 1/3 hissesine isabet eden 1,2 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin borca mahsuben alınmasına, 325.000 ... USD sayılması,
1.5. ... parsel sayılı, 5 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın tamamının borca mahsuben alınmasına, 49.000 ... USD sayılması,
1.6. ... parsel sayılı 6 bağımsız bölüm numaralı gayrimenkulün tamamının borca mahsuben alınmasına, 100.000 ... USD sayılması,
Hususunda tarafların mutabık kaldıklarını; tapu sicil müdürlüğünden dosyaya gönderilen tapu sicil kayıtları incelendiğinde;
... parsel sayılı taşınmazın 23/11/1999 tarihinde,
... parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin 28/12/1999 tarihinde,
... parselde kain gayrimenkulün 13/10/2000 tarihinde,
Dava dışı ... A.Ş. adına tescil edildiğini,
... parsel sayılı taşınmazın 22/05/2008 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu adına tescil edildiğini tespit ettiklerini,
Protokole konu gayrimenkullerden;
... bağımsız bölüm numaralı gayrimenkulün ise Dava dışı ... A.Ş. veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devir edildiğine dair bir kayıt bulunmadığını, tarafların iradeleri ile oluşturulan protokol hükümleri uyarınca, protokol ile ... A.Ş.’ye devri hususunda mutabakata varılan gayrimenkullerden 4 adedinin borca mahsuben ... A.Ş.’ye devredilmiş olması, protokolün yürürlüğe girdiği ve borç / alacak durumunun bu protokol hükümlerine göre tespitinin gerektiğini, protokol hükümleri uyarınca ... A.Ş.’ye devir edilen (cebri icra yolu ile TMSF’ye satılan) gayrimenkullerden; ... parsel sayılı taşınmazın tamamının 1.090.000 USD üzerinden, ... parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin 531.000 USD üzerinden, ...parsel sayılı taşınmazın tamamının 2.250.000 USD üzerinden, ... parsel sayılı gayrimenkulün 1/3 hissesine isabet eden 1, 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin borca mahsuben alınmasına, 325.000 USD üzerinden, borca mahsup edilmesi hususunda tarafların mutabık kaldıklarını, protokol tarihi ve bu tarih itibariyle sabitlenen 5.000.000 USD borç esas alınarak, söz konusu gayrimenkullerin ... A.Ş.’ye devir edildiği tarihler ve protokol ile mutabık kalınan tutarlar üzerinden borca mahsup yapılmak suretiyle takip tarihine göre bir hesaplama yapılması gerektiğini, dava dışı ... A.Ş. tarafından dava dışı asıl borçlu şirkete protokol öncesinde ihtarname keşide edilerek temerrüde düşürülmesi sağlandığı için, Protokol tarihi itibariyle mütemerrit durumda olan asıl borçlu yönünden temerrüt faizi oranları üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davalı ...'ın kefalet limitinin 4.501.809 USD, 4.039.305,86 EURO ve 77.500,00 TL olmak üzere toplam kefalet limitinin protokol tarihi itibariyle tespit olunan 5.000.000 USD borç miktarından fazla olduğundan davalının sözleşmelerdeki kefalet limitleri kadar asıl borç ve borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçlarından sorumlu olacağını, asıl borçlu için temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak borç miktarının tamamından sorumlu tutulması gerektiğini, temlik alınan alacak ile ilgili olarak temlik eden TMSF tarafından tatbik edilen faiz oranlarının esas alınmasını, Faaliyet İzni Kaldırılan Bankalardaki Sigortalı Mevduat Ve Sigortalı Katılım Fonunun Ödenmesi İle Bu Bankaların İflâs Ve Tasfiyesine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 15. maddesi 1. Fıkrasında; Fon Kurulunun, müflis banka alacaklarına uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre alacaklılar toplantısı sıfatıyla belirlemeye yetkili olacağının düzenlediğini, takibe konu alacak için, alacağın temlik öncesi hukuki sahibi olan TMSF tarafından yabancı para alacaklar için belirlenmiş olan, 01.02.2002 tarihine kadar %12 ve 01.02.2002 tarihinden itibaren %10 oranlarının esas alınarak borç miktarının tespit edilmesi gerektiğini, protokol tarihi 07/04/1999 itibariyle borç miktarının 5.000.000 USD olarak sabitlenmiş olduğunu, 23/11/1999 tarihinde 1.090.000 USD, 28/12/1999 tarihinde 531.000 USD, 13/10/2000 tarihinde 325.000 USD değerli gayrimenkullerin borca mahsubu ile 22/05/2008 tarihinde 2.250.000 USD değerindeki gayrimenkulün icra yoluyla TMSF’ye devrine müteakip borç miktarının 804.000 USD’ye düştüğünü, davacının davalı borçludan takip tarihi 08/07/2008 tarihine göre talep edebileceği tutarın 804.000 USD asıl alacak, 3.204.363,01 USD işlemiş faiz, 160.218,14 USD BSMV olmak üzere toplam 4.168.581,15 USD olduğu belirtilmiştir.
Somut olaya gelince; temlik eden ... A.Ş. ile dava dışı ... San. ve Tic. AŞ arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı ve dava dışı ... San. ve Tic. AŞ'ne kredi kullandırıldığı, davalı borçlunun aynı limitle sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili olduğu, borcun ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiği, kat ihtarlarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller hakkındaAnkara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2008/9328 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğu, dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bankacılık alanında uzman üç kişilik bilirkişi heyetinin rapor ve ek raporunda da belirtildiği üzere taraflar arasında 07/04/1999 tarihli Borç Tasfiye Protokolünün düzenlendiği, protokolün 1.maddesinde, 6 adet taşınmazın protokolde belirtilen miktar bedel ile alacaklı bankaya devredilmesi durumunda alacaktan mahsup yapılacağı, protokolün 3/b.maddesinde ise, 07.04.1999 tarihi itibariyle borç miktarının 5.000.000 USD olarak sabitlendiği, davalı yanca protokol kapsamında devri kararlaştırılan dört adet taşınmazın alacaklı bankaya devrinin sağlandığı, iki adet taşınmazın devrine yönelik olarak herhangi bir kayıt bulunamadığı, bu hale göre tarafların serbest iradeleriyle oluşturulan 07.04.1999 tarihli protokolün yürürlüğe girdiği, takip tarihi itibariyle alacak ve borç durumunun bu protokol hükümlerine göre tespitinin gerektiği, bilirkişi heyetinin de protokol hükümleri gözetilerek yapmış oldukları hesaplama sonucu davacı bankanın davalıdan takip tarihi itibariyle 804.000 USD asıl alacak, 3.204.363,01 USD işlemiş faiz, 160.218,14 USD BSMV olmak üzere toplam 4.168.581,15 USD olduğu tespit edildiğinden ilk derece mahkemesince verilen kısmen kabul kısmen ret kararı usul ve yasaya uygundur.
Öte yandan, davacı vekili protokolün şartlarının davalılarca tam anlamıyla yerine getirilmediğinden protokolün devreye girmediği iddia edilmiş ise de, dosya kapsamında yer alan genel kredi sözleşmeleri ile kat ihtarları gözetilerek bankacı bilirkişi ... ve ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek raporda ki yapılan hesaplama yöntemine açıkça itiraz edilerek tarafların serbest iradeleriyle oluşturulan 07.04.1999 tarihli protokol ile taraflar arasındaki borç miktarının 5.000.000 USD'ye sabitlendiğine ilişkin hükmün göz ardı edildiği, alınması gereken raporun protokol hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiği açıkça davacı vekilince beyan edildiğinden ve davalı yanca da yapılan hesaplamada protokol hükümlerinin dikkate alınması gerektiği belirtilmiş olmakla hükme esas alınan 3 kişilik bankacılık alanında uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek raporların dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla buna yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı temlik alan harçtan muaf olup, davacı varlık yönetimi alınan maktu 80,70 TL istinaf karar harcı ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/02/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.