Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/726 K.2025/711
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/726 Esas - 2025/711 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/726
KARAR NO : 2025/711
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2025
NUMARASI : 2025/141 Esas 2025/136 Karar
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 20/07/2023
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2025
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava şartı yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 6036 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi hakkındaki Kanunun gereği, ... parseldeki taşınmazda anlaşma sağlanamaması nedeniyle açık arttırma usulü ile satışına karar verilerek 11/07/2013 tarihinde satışının yapıldığı ve anlaşma sağlanmayan paydaşlar davacının babası ..., annesi ... ve üvey kardeşi ...'nun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nının hissedarlar adına yatan parayla ilgili 31/07/2013 tarihli yazıyla paranın bankaya yatırıldığı tarihte davacının babası ... davacının babası ve diğer mirasçılar adına para yattığının 2022 yılı mayıs ayı başlarında öğrenildiğini, davacı tarafından 14 Sulh Hukuk Mahkemesine elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi için 2022/415 ve 2022/707 esası ile davalar açıtığını, davalı bankanın ... şubesinin 31/07/2013 tarihli yazısı incelendiğinde, paydaşlar ...'nun 9/256 hissine 382.365 TL, ...'nun 9/256 hissesine 382.365 TL ve diğer paydaş ...'nun 6/256 hisssine tekabül eden 254.925 TL yatırıldığının belirtildiğini, paydaşlardan ... 11/07/2006 tarihinde, ... da 26/07/2007 tarihinde vefat ettiğini, iki paydaşın da adlarına bankaya para yatırılmasından çok önce vefat ettiklerini, Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesinden 2022/413 Esas sayıl dosyası ile görülen elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davalarının 25/05/2022 tarihinde kabul edilerek vefat eden murislerden ...'nun mirası 4 pay olarak kabul edilerek 3 payının ...'na, 1 payının da ...'e aidiyetine, muris ...'nun mirası 2 pay olarak kabul edilip 1 payının ...'na, 1 paşının da ...'e aidiyetine karar verildiğini, davalı ... Bankası A.Ş.'nin ... Şubesi tarafından üç ayrı hesaba yatan
paraların, sahipsiz zannedilerek, faizsiz hesaba alındığını ve 11/07/2013 tarihinden 2022 yılı
Temmuz ayı sonlarına kadar hesap sahibi ve mirasçılarına bilgi vermeden 10 yılı aşkın bir süre
kullanıldığını, davacı ve diğer hissedarın davalı bankaya başvurması sonrasında cüzi bir faiz
işletilerek, ödemelerin yapıldığını, ... adına yatırılan paranın 1/4’ünün 95.591,00 TL, ... adına yatırılan paranın 1/2'sinin 127.462,00 TL olup, her iki muristen intikal
eden miktarın ise toplam 223.053,00 TL olduğunu buna karşın davalı Banka'nın davacıya
yaklaşık 10 yıl sonra 46.947,00 TL faiz işleterek 270.000,00 TL ödeme yaptığını, adına hesap açılan ...'nun 2006, ...'nun ise 2007 yılında vefat etmiş olmasına rağmen bu iki hesap sahibinin
davalı banka tarafından ne araştırıldığı, ne de tebligat yapılmak için gayret sarf edildiğini belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi davalarının kabulüne ve
şimdilik 50.000,00 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar
verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 03/06/2024 tarama tarihli dilekçesi ile alacak taleplerini 280.685,44 TL'ye yükseltmiş noksan harcını tamamlamıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Bankanın ... Şubesi'ne 16/07/2013 tarihinde T.C.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nden gelen
81446019/5530 sayılı talimatı gereği; 6306 sayılı Afet Risk Altındaki Alanların Dönüştürülmesi
Hakkındaki Kanun 6. madde 1. fıkrası gereği açık arttırma ile satış işleminden doğan satış bedelini
aylık vadeli olarak ..., ... ve ...’nun hesaplarına yatırılmasının istenildiğini, davalı Bankanın ... Şubesi’nce 31/07/2013 tarihinde ...’na 254.925,00 TL, ...’na 382.365,00 TL
ve ...’na 382.365,00 TL olmak üzere vadesiz hesaplarına yatırıldığını, davalı Bankaya 01/09/2021 tarihinde T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul
Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünden gelen E-82988518-502.99-1625969 sayılı yazıda;
hak sahibi ...’nun mirasçılarından, davalı Bankanın ... Şubesince maliklere aktarılan bedellerin vadeli hesaplarda tutulmayıp vadesiz
hesaba aktarıldığının tespit edildiğinin bildirilerek, açılan hesaplara yatırılma tarihinden itibaren
faiz işletilmesinin istenildiğini, davalı Bankanın Şubesi tarafından 31/07/2013 tarihinde hesapların, vadeli yerine vadesiz olarak açılması nedeni ile T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü'nün gönderdiği 03/09/2021 tarih ve E-
82988518-502.99-1645803 sayılı yazıda, hak sahiplerinden ...’nun 26/07/2007 tarihinde, ...’nun 11/07/2006 tarihinde, yani satış tarihinden
önce vefat ettiğini bildirilerek, adı geçen malikler adına hesapların açılışı tarihinden itibaren faiz
işletilmesinin talep edildiğini, davalı bankaya tebliğ edilen yazı sonrasında, 29/12/2021 tarihinde, ...’nun 30868553-5004 numaralı hesabına 96.172,63 TL ve ...’nun 43392953-5016 numaralı hesabına 144.253,47 TL'nin birikmiş faiz
olarak yatırıldığını,
...'nun yasal mirasçısı olan kızı davacı ...
... tarafından 188.854,26 TL’nin 27/07/2022 ve 05/08/2022 tarihlerinde bankadan
tahsil edildiğini, ...’ün davalı Bankadan aldığı hizmetlere ilişkin Bankacılık
mevzuat esasları ve Bankacılık etik ilkelerine göre hizmet verildiğini, murisin hesabına yatırılan
tutara ilişkin bildirim yükümlülüğü bulunmadığını, davalı banka tarafından Bakanlıktan gelen talimat, bankacılık mevzuat esaslarına göre uygulandığını, miras intikale eden davacının davaya konu tutarı faizi ile birlikte tahsil ettiğini, davalı bankadan herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını savunmuş haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından davalı bankanın ... Şubesine 31/07/2013 tarihinde ..., ... ve ... adlarına üç ayrı hesap açılmış olup, davaya konu ihtilafın iş bu hesap hareketlerinden kaynaklı olduğu, hesap sahiplerinin gerçek kişi tüketici olduğu dikkate alındığında artık davacı tüketici ile banka arasında kurulan ilişkinin bir sözleşme ilişkisi olduğu, eldeki davada da davacıların murisleri olan tüketicilerin davalı bankada bulunan murislerin hesaplarına eksik faiz işletildiğine ilişkin mirastan gelen hakka dayalı olarak eldeki davanın açıldığı, davanın açıldığı 02/11/2022 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu bankacılık işlemlerinin de tüketici işlemi sayıldığı, uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevli olduğu bu nedenle davanın, mahkemenin görevli olması dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Ankara Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde taraflarca müracaat edilmesi halinde dava dosyasının görevli Ankara Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı Bankanın ... Şubesine 16/07/2013 tarihinde T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nden gelen 81446019/5530 sayılı talimatı gereği; 6306 sayılı Afet Risk Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun 6. madde 1. fıkrası gereği açık arttırma ile satış işleminden doğan satış bedelini aylık vadeli olarak ..., ... ve ...’nun hesaplarına yatırılmasının istendiğini, davalı Bankanın ... Şubesi’nce 31/07/2013 tarihinde ...’ na 254.925 TL, ...’na 382.365 TL ve ...’na 382.365 TL vadesiz hesaplarına yatırıldığını, davalı Bankaya 01/09/2021 tarihinde T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünden gelen E-82988518-502.99-1625969 sayılı yazıda hak sahibi ...’nun mirasçılarından, davalı Bankanın ... Şubesinde maliklere aktarılan bedellerin vadeli hesaplarda tutulmayıp vadesiz hesaba aktarıldığının tespit edildiğinin bildirildiğini, açılan hesaplara yatırılma tarihinden itibaren faiz işletilmesi istendiğini, yine davalı Bankanın Şubesi tarafından 31/07/2013 tarihinde hesaplar vadeli olarak değil, vadesiz olarak açılması nedeni ile T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünden 03/09/2021 tarih ve E-82988518-502.99-1645803 sayılı yazısında hak sahiplerinden ...’nun 26/07/2007 tarihinde, ...’nun 11/07/2006 tarihinde, yani satış tarihinden önce vefat ettiğinin bildirildiğini, söz konusu vefat eden malikler adına hesapların açılışı tarihinden itibaren faiz işletilmesinin talep edildiğini, davalı bankaya tebliğ edilen yazıya göre 29/12/2021 tarihinde, ilgili faiz düzeltme işlemi için, davalı Bankanın Perakende Şube Bankacılığı-3.Bölüm Başkanlığı’nca yapılan faiz hesaplaması ile ...’nun 30868553-5004 numaralı hesabına 96.172,63 TL, ...’nun 43392953-5016 numaralı hesabına 144.253,47 TL birikmiş faiz olarak yatırıldığını, hak sahibinin vefat ettiğini, davalı Bankanın müşterisi ...’nun yasal mirasçısı olan kızı davacı ... kendisine mirasçı olarak intikal etmiş olan 188.854,26 TL’yi 27/07/2022 ve 05/08/2022 tarihinlerinde mirasçılık belgesini ibraz ederek Müvekkil Bankanın şubesinden tahsil ettiğini, gerekçeli kararda. ".... davacının; fiili mevduat faiz oranlarına göre ... hesaplarından dolayı 262.555,72 TL; ... hesaplarından dolayı 18.129,72 TL olmak üzere toplam 280.685,44 TL faiz alacağının bulunduğu...." şeklinde hüküm tesis edilmiş olmasının kabulünün mümkün olmadığını, Bankacılık Kanunu 76. madde ve Etik İlkelerin 12. maddesinin müşteri haklarını içerdiği görüldüğünü, bu bağlamda, müşteri hesapları oluşturulması için davalı Banka tarafından bankacılık sistemi kurulduğunu, hesap açılışının Banka olarak verilen bir hizmet olması nedeni ile müşterilerin her türlü sorusuna Bildirim Yönetim Sistemi, Çağrı Merkezi ve Şubeler aracılığı ile cevap verildiğini, nitekim dosyaya konu olayda da davacı, davalı banka müşterisi olarak 2021 yılında davalı banka şubesine müracaat ettiğini, davalı banka tarafından verilen hizmetten dolayı işlemlerini gerçekleştirdiğini, karşı tarafça ileri sürülen hesaba yatan paranın 10 yılı aşkın kullanıldığını, paranın yatamadığına ilişkin bildirim yapılmadığı şeklindeki gerçek dışı beyanların da kabulü mümkün olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN ve İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 24/12/2024 tarihli karar davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemize gönderilmiş ve Dairemizin 30/01/2025 tarih ve 2025/104 esas 2025/40 karar sayılı ilamı ile; " ... Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından davalı bankanın ... Şubesine 31/07/2013 tarihinde ..., ... ve ... adlarına üç ayrı hesap açılmış olup, davaya konu ihtilafın iş bu hesap hareketlerinden kaynaklı olduğu, hesap sahiplerinin gerçek kişi tüketici olduğu dikkate alındığında artık davacı tüketici ile banka arasında kurulan ilişkinin bir sözleşme ilişkisi olduğunun kabulü gerekeceği, eldeki davada da davacıların murisleri olan tüketicilerin davalı bankada bulunan murislerin hesaplarına eksik faiz işletildiğine ilişkin mirastan gelen hakka dayalı olarak eldeki davanın açıldığı,davanın açıldığı 02/11/2022 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu bankacılık işlemlerinin de tüketici işlemi sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden kabulü ile, HMK'nun 353(1)-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının görevli mahkemenin tayini yönünden kaldırılmasına, HMK'nun 353(1)-a.3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK'nın 360. maddesinin atfı ile HMK'nın 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın görevli Ankara Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine.." karar verilmiştir.
Uyap üzerinden tevzi bürosuna gönderilmesine ilişkin buton olmadığı için dosyanın tevzi bürosuna aktarılması için zorunlu olarak kendisine gönderilen ilk derece mahkemesi Dairemiz kararı gereğince dosyanın Ankara Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesi gerekirken; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin esasına kayıt edilerek anılan mahkemece de 25/02/2025 tarih ve 2025/141 Esas 2025/136 sayılı karar ile davanın, mahkemenin görevsizliği nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1 ve 20 maddeleri uyarınca, görevli Ankara Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi HMK'nın 353/(1)-a.3 maddesi hükmüne ve Dairemizin 30/01/2025 tarih ve 2025/104 esas 2025/40 karar sayılı kararına aykırıdır.
Bu nedenle ilk derece mahkemesinin 25/02/2025 tarih 2025/141 Esas 2025/136 karar sayılı davanın görevsizlik kararının kaldırılmasına, Dairemizin 30/01/2025 tarih ve 2025/104 esas 2025/40 karar sayılı kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere -HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca dosyanın görevli ve yetkili Ankara Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2025 tarih 2025/141 Esas 2025/136 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Dairemizin 30/01/2025 tarih ve 2025/104 esas 2025/40 karar sayılı kararı doğrultusunda -HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca dosyanın görevli ve yetkili Ankara Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine,
3-Bir karar örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
4-Peşin alınan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,
5-Davalının istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...