İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/340 K.2024/655
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/340
KARAR NO: 2024/655
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/01/2024
NUMARASI: 2023/263 E.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan tedbir talepli dava dilekçesinde özetle;davalı şirket tarafından merhum sanatçı ... eserlerinin ve böylelikle mali hakların kullanımına ilişkin izin verildiğ̆i anlaşılan “... ” isimli sinema eserinde mali hakları halen müvekkiline ait olan (mahkemece aksi kanaatte olunsa bile 2018 tarihli mali hak devir sözleşmesinin 2.1.maddesi dikkate alındığında izin verme yetkisinin sadece davalı şirkette bulunmadığı dikkate alınarak) merhum sanatçı ...’nın eserlerinin kullanılacağı aşikar olduğundan müvekkilinin üzerinde hak sahibi olduğu ve özellikle bunlarla sınırlı olmamak kaydı ile ... ait eserler, icralar ve bunları içeren yapımlar yönünden, yapımcı şirketler tarafından bahsi geçen sinema eserinde kullanılmak suretiyle gerçekleştirilebilecek muhtemel tecavüzlerin önlenmesi, tespit edilecek veya yargılama sürecinde ortaya çıkabilecek tecavüzlerin durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması için 5846 sayılı FSEK’in 77 ve 6100 sayılı HMK’nın 389-406. madde hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini,terditli olarak, Müvekkilinin esasen film konusundaki vaatler olmasa idi yapmayacağı ve bu hususta adeta kandırılarak ve iradesi sakatlanarak yapılan 03.12.2018 tarihli “Mali Hak Devir Sözleşmesi” başlıklı ve müvekkilin bilgisi dışında, hileli bir şekilde ve akdedildiği çok sonradan öğrenilen 05.02.2020 tarihli “Komşu Mali Hak Devir Sözleşmesi” başlıklı sözleşmeler ile ilgili olarak; Merhum sanatçımız ... eşi ve mirasçısı olan müvekkil ...’nın sanatçıya ait eserler üzerinde tek başına mülkiyet hakkı bulunmadğ̆ı, merhumun bir mirasçısı daha bulunduğu, bu itibarla bahsi geçen eserlerin devrine ilişkin sözleşmenin Türk Medeni Kanunu’nun 640.maddesi gereğince elbirliği ile mülkiyet kapsamında mirasçıların tamamı ile akdedilmesi gerektiği, bu hususta ... da kendisi ile birlikte olduğu ve sözleşme yapacağı söylenerek müvekkile imzalatılan mali hakların devrine ilişkin sözleşme ve hileli olarak imzalatılan komşu mali hakların devrine ilişkin sözleşmede mirasçılardan sadece müvekkil ...’nın imzasının bulunması, ...'nın bu sözleşmelerde taraf olmaması sebebiyle, müvekkilin tasarruf ehliyeti ve yetkisinin yokluğ̆u söz konusudur. Bu sebeple sözleşmenin kesin hükümsüz olduğ̆u, ii-03.12.2018 tarihli Mali Hak Devir sözleşmesinin ekinde hangi eserlerin devrinin yapıldığına dair müvekkil ile karşılıklı anlaşılarak oluşturulan bir eser listesi bulunmaması ve böylelikle hangi eserlerin devredildiği hususunun net olarak belirtilmemiş olması, oysa ki fikri mülkiyet hukukuna göre eser devri veya kullandırma haklarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmiş olması gerektiği, bunun belirtilmediği durumda yargıtay içtihatları da dikkate alındığında yapılan sözleşmenin kesin hükümsüz olduğ̆u, iii- 05.02.2020 tarihli Komşu Mali Hak Devir Sözleşmesi başlıklı sözleşmede 5846 sayılı kanunun 80/1-A-5.maddesinin emredici hükmüne rağmen herhangi bir bedel kararlaştırılmadığı, (Kaldı ki mali hakların devri için ücret ödenmesi karşısında komşu mali hakların devrine ilişkin sözleşmede ücret ödenmemesinin kabul edilebilir bir durum olmadığı, sırf bunun bile bu sözleşmenin müvekkilin kandırılarak imzalatıldığını gösterdiği kanaatindeyiz) bedel kararlaştırılmadan yapılan sözleşmenin maddenin açık hükmü karşısında kesin hükümsüz olduğ̆u, iiii- Genel işlem şartı niteliğindeki önceden hazırlanmış ve dürüstlük kuralına aykırı olan maddelerin yazılmamış sayılacağı açık olmakla birlikte sözleşmelerin içeriğinde genel işlem şartı niteliğinde olan sözleşme hükümlerin yazılmamış sayılacağı (örneğin sözleşmenin 5.2. Maddesi, 2.2 maddesinde belirtili sözleşmeden sonra meydana getirilecek eserlere ilişkin kısım vb. ) da TBK m. 20 vd. Maddelerine göre açıktır. Bu sebeple sözleşmedeki süpriz kayıtlar, içerikle bağdaşmayan veya dürüstlük kuralın aykırı kayıtların kısmı̂ kesin hükümsüz olduğ̆u, nedenleri ile 2018 tarihli mali hakların devrine ilş̧kin sözleşme ve 2020 tarihli komşu mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin kesin hükümsüz olduğ̆unun tespiti, bu sözleşmenin de tarafımızca iptal edildiğinin tespiti, Mahkemenizce bu talebin kabul görmemesi halinde; i-03.12.2018 tarihli sözleşmede belirtili ödeme planına göre yapılacak ödemenin tam ve gereği gibi ifa edilmemesi, bu sebeple gereği gibi ifa yapılmaması ve eksik ifa yapılması sonucunda eksikliğin davalı şirkete ihtarname ile bildirilmesine rağmen verilen süre içerisinde giderilmediği, ihtarnamenin tebliği ile temerrüte düşen muhatabın asli ve fer'i ödemeleri yapmaması, aynı ihtar içinde makul süre verildiği ve seçimlik haklardan dönmenin kullanıldığının belirtilmesi, ii-Sözleşmelerin yapılmasının esas sebeplerinden biri olan merhum sanatçının hayatı ile ilgili film yapılması gibi müvekkili sözleşme yapmaya iten vaatlerin davalı şirket tarafından yerine getirilmemesi, iii-Mali hak devir sözleşmesinin 2.1 maddesinin birinci paragrafının son kısmında "sözleşme süresince geçerli" ibaresi , 6.2 maddesinde "sözleşme süresi içinde" ibaresi , 7.1 maddesinde "sözleşme süresince geçerli olacak şekilde" ibaresi, 9.1 maddesinde " sözleşmenin geçerli olduğu süreç ve sözleşmenin sone ermesinden sonra" ibaresi; Komşu Mali Hak Devir Sözleşmesinin 5.4 maddesinde " sözleşmenin hükümleri yürürlükte olduğu sürece" ibaresi, 7.1 maddesinde "sözleşme süresince geçerli olacak şekilde" ibaresi, , 9.1 maddesinde " sözleşmenin geçerli olduğu süreç ve sözleşmenin sona ermesinden sonra" ibaresi ve benzeri ibareler göz önünde bulundurulduğunda; sözleşmelerin içeriğinden de anlaşılacağı üzere süreye bağlı olarak yapılan sözleşmelerin süresinin sözleşmelerde belirtilmemesi karşısında ve sözleşmelerin bu konu itibarıyla bütünüyle yorumlandığında sözleşme, taraflardan biri sözleşmeyi sona erdirene kadar geçerli olacağı ve bu sebeple ihtarnamede bu hususta sözleşmeyi süreye dayanarak sona erdirdiğimizin de belirtildiği, Yukarıda yazan nedenlerle bahsi geçen 2018 VE 2020 tarihli sözleşmelerin tarafımızca davalı şirkete gönderilen ihtarda da belirtildiği üzere haklı olarak sona erdirildiğinin tespitini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince verilen 18/01/2024 tarihli ara karar ile; "Tüm dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelere göre, davanın niteliği ve bulunduğu aşamadaki mevcut deliller gözetilmekle, tedbire ilişkin talep ve sonuç kısmında belirtilen tedbir talebine ilişkin tedbir kararı verilmesi gerektiğini gösterir emarelerin bu aşamada dosya kapsamında yer almadığı, İstinaf ve Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere mali hak sahipliğine ilişkin iddiaların yargılama gerektirdiği, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2023/500 Esas 2023/284 Karar, 2023/896 Esas 2023/660 Karar sayılı vb. kararları) talep edenin tedbir talebi yönünden tespit olunacak iddia ve savunmalarının yargılamaya muhtaç olması, mevcut delillerle orantısız tedbire hükmedilemeyeceği, yargılama sürecinde delillerin toplanıp değerlendirilebileceği, talep doğrultusunda tedbir kararı verilmesini gerektirir delillerin bu an için dosya kapsamında bulunmadığı ve bu noktada yaklaşık ispat şartının oluşmadığı anlaşılmakla talebin reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -her ne kadar ara kararda " talep doğrultusunda tedbir kararı verilmesini gerektirir delillerin bu an için dosya kapsamında bulunmadığı ve bu noktada yaklaşık ispat şartının oluşmadığı" şeklinde karar verilmiş ise de, merhum sanatçı ... iki yasal mirasçısı olduğunu, bunlardan birinin müvekkili ve ... eşi olan ..., diğerinin ise ... üçüncü evliliğinden olma ... olduğunu, merhum sanatçı ... eserlerinin Türk Medeni Kanunu'nun 640. Maddesi gereğince yasal mirasçıların el birliği ile mülkiyetine tabi olduğunu, müvekkilinin tek başına sanatçının mirası olan eserlerin mali haklarını davalı şirkete devretmesinin hukuken mümkün olmadığını, sadece bu nedenin bile davaya konu sözleşmenin hükümsüz olduğunu gösterdiğini, sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilse bile sözleşmenin 2.1 maddesi uyarınca davalı şirketin eserin mali haklarını tek başına kullanmasının da mümkün olmadığını, müvekkilinin açıkça eserlerin kullanımına izin vermediği bir durumda tedbire konu filmde müvekkilinin hakkının tecavüze uğrayacağının da aşikar olduğunu, yaklaşık ispatın oluşmuş olduğunu, -mahkemece tedbirin neden orantısız sayıldığının açıklanmadığını, müvekkili halen hak sahibi iken hakkının göz göre göre tecavüze uğramasına göz yumulduğunu, sözleşme haricinde herhangi bir delil sunulmasa bile ispatlanmış olan hukuki durum karşısında tedbirin orantısız olacağının düşünülmeyeceğini, -müvekkilinin film çekileceği yönündeki beyanlarla göz boyamak için yönetmenlerle tanıştırıldığına ilişkin delilleri ve benzeri hususlardaki tüm delilleri mahkemeye sunmuşken mevcut delil durumunun yetersiz görülmesinin de kabul edilebilir olmadığını, HMK 389.maddesine göre tedbir kararı verilebileceğini, bahsi geçen filmin vizyona girmesi ile birlikte müvekkilinin hakkına saldırı olacağını, filmde merhum sanatçı ...'nın eserlerinin kullanılacağının sabit olduğunu, müvekkili aleyhine telafisi mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkacağını, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir için temel kural olan yaklaşık ispat kriteri hiçbir şekilde tamamlanmadığını, Davacı'nın ihtiyati tedbir talebinin muhatabının hiçbir şekilde Davalı Müvekkili olmadığını, müvekkilinin Davacı'dan gerçekleştirdiği hak devirleri doğrultusunda, merhum ...'nın eser sahipliğine ilişkin mali haklarının 2018'den 2019 yılına kadar sahibi olup devrettiğini, Merhum ... komşu mali haklarının ise 2020'de müvekkiline devredildiğini, Mali Hak Devir Sözleşmesi'nin imzalanmasının üstünden 5 yıl, Komşu Mali Hak Devir Sözleşmesi'nin imzalanmasının üzerinden ise 3,5 yıl geçtiğini, ... tüm eserlerine ilişkin davacı ile diğer mirasçı ... arasında fiili taksim gerçekleştiğini, ...'nın tüm hak devirlerine onayı olması sebebiyle sözleşmelerin kesin hükümsüzlüğü iddia edilemeyeceğini, Merhum ... diğer yasal mirasçısı ...'nın Mali Hak Devir Sözleşmesi ve Komşu Mali Hak Devir Sözleşmesi'ne ilişkin, ilgili fikri hakların Müvekkiline devredilmesi konusunda bilgisi ve onayı bulunduğunu, Mali Hak Devir Sözleşmesi ve Komşu Mali Hak Devir Sözleşmesi, bir lisans sözleşmesi gibi kurgulanmamış olup; doğrudan ve açıkça sözleşmelerin imza anında ilgili eserlere dair FSEK nezdindeki ilgili fikri mülkiyet haklarının Müvekkiline devrine ilişkin olduğunu, devir sözleşmeleri kapsamında, eserlerin söz, beste yazarlığı ve icracı sanatçı hakları, ilgili sözleşmelerin imza tarihinde; başkaca bir iş ve işleme gerek kalmaksızın Davacı'nın malvarlığından çıktığını ve Müvekkilinin malvarlığına girdiğini, sözleşmede güçlü tarafın davacı olduğunu, sözleşmelerin müzakere edilmesi, iş özelinde hazırlanmış olması, Davacı'nın sözleşmeyi akdetmesi için kendisine hiçbir baskı yapılmaması da dikkate alındığında Davacı'nın bu iddiasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini, Mali Hak Devir Sözleşmesi ...'nın eser sahibi olduğu tüm eserler için akdedildiğinden, sadece “katalog” ifadesi doğrudan ....'nın tüm eserlerine ilişkin katalog anlamına geldiğini, Mali Hak Devir Sözleşmesi'nde belirtilen devir bedelinin, tam ve eksiksiz olarak Davacı'ya ödendiğini, Davacı, Komsu mali hak devir sözleşmesi için bir bedel belirlenmediğini ve bunun FSEK'teki emredici düzenlemelere aykırılık oluşturması sebebiyle sözleşmenin kesin hükümsüzlüğünü iddia ettiğini, Davacı tarafından Müvekkil'e gerçekleştirilen hak devirlerinin tamamı için Taraflar, Mali hak Devir sözleşmesin Davacı, Komşu Mali Hak Devir Sözleşmesi için bir bedel belirlenmediğini ve bunun FSEK'teki emredici düzenlemelere aykırılık oluşturması sebebiyle sözleşmenin kesin hükümsüzlüğünü iddia ettiğini, Davacı tarafından müvekkiline gerçekleştirilen hak devirlerinin tamamı için tarafların, Mali Hak Devir Sözleşmesi'ndeki devir bedeli üzerinde anlaştığını, davacının “ne olduğu anlaşılmadan aceleye getirilip Davacı'ya sözleşme imzalatıldığı” “Davacı'nın imzaladığı şeyin bir sözleşme olduğunu dahi bilmediği” gibi sebeplerle; Davacı'nın Komşu Mali Hak Sözleşmesi'ni hile ve aldatmayla imzaladığını iddia ettiğini ancak bu iddialarının gerçek dışı olduğunu istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı taraf, davalı şirket tarafından merhum sanatçı ... eserlerinin ve böylelikle mali hakların kullanımına ilişkin izin verildiğ̆i anlaşılan “...” isimli sinema eserinde mali hakları halen davacıya ait olan merhum sanatçı ...’nın eserlerinin kullanılacağı aşikar olduğundan davacının üzerinde hak sahibi olduğu ve özellikle bunlarla sınırlı olmamak kaydı ile ... ait eserler, icralar ve bunları içeren yapımlar yönünden, yapımcı şirketler tarafından bahsi geçen sinema eserinde kullanılmak suretiyle gerçekleştirilebilecek muhtemel tecavüzlerin önlenmesi, tespit edilecek veya yargılama sürecinde ortaya çıkabilecek tecavüzlerin durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması için 5846 sayılı FSEK’in 77 ve 6100 sayılı HMK’nın 389-406. madde hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davacı mali hak sahipliği iddiasına dayanmış ise de; FSEK'te eser sahibine, mali hakkını veya mali haklarının kullanma yetkisini devir hakkı tanınmıştır. Mali hak devrinde hak devreden kişinin malvarlığından çıkarak devralana geçtiği halde, mali hakların kullanma yetkisinin devri (ruhsat) halinde, hak sahibinde kalmakta, devralana sadece kullanma yetkisi geçmektedir. (FSEK 48/2.maddesi) Taraflar arasında Mali Hak Devir Sözleşmesi ve Komşu Mali Hak Devir Sözleşmesi imzalanmış olduğu, ancak bu sözleşmelerinin hükümsüzlüğünü içeren dava dilekçesi sunulduğu, 5846 sayılı FSEK 49/1 maddesinde; "Eser sahibi veya mirasçılarından mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap etmiş olan bir kimse, ancak bunların yazılı muvaffakatı ile bu hakkı veya kullanma ruhsatını diğer birine devredebilir." hükmü düzenlenmekle, mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu iddia edilen davalının sözleşmede mali hak devir yetkisinin bulunup bulunmadığı, sözleşmelerin geçerli olup olmadığı hususlarının yargılama gerektirdiği, verilecek olan tedbirin kapsam itibariyle geniş olacağı taraflar arasındaki malî hakların devrine ilişkin sözleşmelerin de FSEK’in 52. maddesi gereğince geçerli olup olmadığının tespitinin yapılacak yargılama ile sonuca ulaşacağı ve bu sözleşmelerin taraflar yönünden geçersiz kılınıncaya kadar bağlayıcı olduğu, talep edenin mali hak sahipliği iddiasının esas yargılamada incelenerek değerlendirilmesi gerekli olmakla dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, verilecek olan tedbirin orantısız olacağı davacı vekilinin, İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/01/2024 tarihli ve 2023/263 E. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024