Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2020/1668 K.2025/1153

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 📁 E. 2020/1668 📋 K. 2025/1153 📅 11.12.2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1668 - 2025/1153
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2020/1668
KARAR NO : 2025/1153
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/10/2019
ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/412 Esas-2019/722 Karar
DAVA : Alacak
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
YAZIM TARİHİ : 12/12/2025
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle, davacı bankanın ... şubesinin dava dışı ...'a 18/05/2011 düzenleme tarihli genel kredi sözleşmesi imzalanmak ve ipotek teminat alınmak suretiyle 600.000,00 TL kredi tahsis edildiğini ve kredi kullandırıldığını, teminat olarak ... parselde bulunan 13 numaralı bağımsız bölüme 1.200.000,00 TL bedelli birinci derecede 1. sırada ipotek konulduğunu, kredi kullandırım aşamasında söz konusu taşınmazın teminat değerinin tespiti amacıyla ekspertiz yapması talep edilen davalı tarafından düzenlenen 16/05/2011 tarih ve 267775 sayılı raporla taşınmazın 475.000,00 TL tespit edilmesini müteakip 475.000,00 TL üzerinden ipotek tesis edilerek kredi kullandırıldığını, dava dışı borçlunun borcu ödememesi üzerine borçlu aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü 2015/57656 sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, taşınmazın gerçek piyasa değerinin Kazan İcra Müdürlüğü'nce yaptırılan kıymet takdirinde tespit edilen 240.000,00 TL'nın, davacı bankanın kredi açılırken bunu bilmesi halinde kullandırılacak kredinin 300.000,00 TL olacağını, bu durumda davacının fazla limit tahsisi yapmayacağını, dolayısı ile yanıltıcı rapor nedeniyle yüksek limitten kredi kullandırıp yüksek risk altına girmeyeceğini belirterek şimdilik toplam 294.734,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle, söz konusu taşınmaza ilişkin olarak hazırlanan raporun hatalı olduğunu kabul etmediklerini, davalı tarafından hazırlanan rapor ile Kazan İcra Müdürlüğü'nün talimat dosyasında aldırılan rapor ya da taşınmazın ihale tarihindeki değeri ya da davacı banka tarafından haricen hazırlatılan raporlardaki değerler ile karşılaştırılabilmesinin mümkün olmadığını, davacının davalı ile oluşan hukuki ilişkisinde bu hukuki ilişkinin ihlalinden ötürü zarar koşullarının gerçekleşmesi dolayısı ile davalıya başvurabilmesi için tüm hukuki yolları tüketmiş olması gerektiğini, davalı tarafından hazırlanan değerlendirme raporu tarihinin 16/05/2011 olduğunu, davacı banka tarafından tahsis edilen ipoteğin tarihi ise 09/05/2011 olduğunu, dolayısı ile davalı tarafından henüz değerlendirme yapılmadan kredi limitinin belirlendiğini, taşınmazın değerinin gözönünde bulundurulmadığının açık olduğunu, davacı tarafından Kazan İcra Müdürlüğü'nce aldırılan kıymet takdir raporuna itiraz etmeyerek kendi kusuru ile düşük kıymet takdirinin kesinleşmesine sebebiyet verdiğini, davalının eksik teminat alarak fazla limit tahsis ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "Taraflar, 07.12.2009 tarihli Değerleme (Ekspertiz) Hizmet Sözleşmesi ile, davacı bankanın öngördüğü gayrimenkullerin değerlemesinin, 01.11.2016 tarih 26333 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bankalara Değerleme Hizmeti Verecek Kuruşların Yetkilendirilmesi ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik'e göre Uluslararası Değerleme Standartlarına ve Sözleşmenin tamamlayıcı parçası ve belgeleri olarak kabul edilen ''... A.Ş Gayrimenkul Değerleme Hizmeti Alımı Teknik Şartnamesi'' çerçevesinde Değerleme Kuruluşu tarafından yapılması, değerleme raporunun hazırlanması esas ve usullerinin belirlenmesi konusunda anlaşmışlardır. Sözleşmesinin 11.8. maddesinde ''... Eksperin yaptığı her türlü hata ve ihmalden ve bu hata ve ihmal nedeniyle Bankanın uğrayacağı hukuken tespit ve tescil edilmiş (karar altına alınmış) zarardan ise değerleme kuruluşu sorumlu olacaktır.'' ve 11.11. maddesinde ''... Bankanın hatalı/eksik bilgi/verilerle düzenlenmiş raporlara dayanarak işlem tesis etmesi, değerleme kuruluşunun rapordaki eksikler nedeniyle bankanın uğradığı zararları tazmin yükümlülüğünü kaldırmaz.'' şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.
Somut olayda, davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... arasında 07.01.2008 tarihli 300.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye dava dışı ...'ın müteselsil kefaletinin alındığı, daha sonra davacı banka ile dava dışı ... arasında 18.05.2011 tarihli ve 300.000 TL limitli ek sözleşme imzalanarak kredi limitinin 600.000 TL'ye yükseltildiği, sözü edilen ek sözleşmeye de dava dışı ... ile ...'in müteselsil kefaletinin alındığı, ayrıca ... parselde bulunan 13 nolu depolu dükkan niteliğindeki bağımsız bölüm üzerine 09.05.2011 tarihinde 1.200.000 TL bedelli 1.derece 1.sırada ipotek tesis edildiği, üzerine ipotek konan depolu dükkan nevindeki taşınmazın değerinin tespiti amacıyla davalı tarafından 13.05.2011 tarihinde taşınmaz fiilen görülmek suretiyle düzenlenen 16.05.2011 tarihli ve 267775 sayılı ekspertiz raporunda, taşınmazın değerinin 475.000 TL olarak belirlendiği, dava dışı ...'a kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığı ve talimat dosyasından banka tarafından 20.04.2016 tarihinde 152.000 TL'ye satın alındığı, ihalenin kesinleşerek tecil işleminin gerçekleştiği sabittir.
Bilirkişi heyeti raporunda davalının ekspertiz rapor tarihi dikkate alınarak yapılan hesaplamaların ve indirgenmiş miktarların icra talimat dosyası açısından 175.605 TL olduğu ancak bunun dışındaki hesaplamalarda ise 225.274 TL ila 268.457 TL arasında olduğu şeklindeki tespitler uyarınca, her ne kadar davalının yaptığı 475.000 TL şeklindeki değerlendirmenin tespit edilen değerlerin çok üzerinde olduğu anlaşılmakta ise de, davacı bankanın ekspertiz raporuna konu taşınmaz üzerine 09.05.2011 tarihinde 1.200.000 TL bedelli 1.derece 1.sırada ipotek tesis etmesi, davalının ise ekspertiz incelemesine konu taşınmazı 13.05.2011 tarihinde fiilen görmesi ve ekspertiz raporunu 16.05.2011 tarihinde düzenlemesi karşısında, daha ekspertiz raporu düzenlenmeden hatta taşınmaz görülmeden evvel davacının taşınmaza 1.200.000 TL miktar üzerinden ipotek tesis etmesi karşısında davacının söz konusu raporun hatalı olduğuna yönelik iddiaları ile zarar arasında illiyet bağının bulunmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Her ne kadar ek kredi ekspertiz raporu sonrası kullandırılmış ise de, dava dışı şahıs ile davacı arasında 2008 yılından süregelen kredi ilişkisinin olması, meydana gelen zararın yalnızca ekspertiz raporundan kaynaklandığı sonucunu doğurmamaktadır.
Kaldı ki, davacı banka ipotek yanında şahsi teminat kapsamında kefalet de almış olduğundan, davacının alacağını öncelikle kredi verdiği müşterisinden ve kefillerden tahsil etmesi, icra takibinden ve diğer tüm yasal yollardan herhangi bir sonuç alınamaması halinde davalıya yönelebileceğinin kabulüne karşın, dosya kapsamında davacının krediyi tahsil amacıyla başlattığı takipler nedeniyle aciz vesikası aldığına dair herhangi bir belge de mevcut olmadığından davalıya başvuru şartlarının henüz oluşmadığının kabulü ile davanın reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipotek tesisi için ekspertiz raporunun beklenmesine, hatta taşınmazın kıymet takdirinin yapılmasına gerek olmadığını, müşterinin muvakafat verdiği anda ipoteğin tesis edildiğini, borçlunun aciz vesikasının alınmasına gerek bulunmadığını, takip dosyalarından durumunun anlaşıldığını, takibin gelinen aşamasında gayrimenkulün ihalesinden elde edilen bedelin ipotek alacağını karşılamadığını, mahkemece oluşturulan bilirkişi heyetinde hukukçu bilirkişi olmamasına rağmen hukuki nitelendirme yapılmasının hatalı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki gayrımenkul değerleme hizmet alım sözleşmesi kapsamında tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/412E., 2019/722K. sayılı dava dosyasında verdiği 08/10/2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-HMK 359/4 maddesi gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
11/12/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1,a maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip