Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2024/412 K.2024/514
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/412 - 2024/514
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (U Y M A)
ESAS NO : 2024/412
KARAR NO : 2024/514
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/05/2023
ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/643 E.-2023/405 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
Dairemizin 08.11.2023 tarih ve 2023/1702 E., 2023/1783 K. sayılı kararının, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 11.01.2024 tarih ve 2023/4294 E., 2024/94 K. sayılı kararıyla, bozulmasına karar verilmesi üzerine HMK'nın 373/(3). maddesi uyarınca duruşma açılmasına karar verildi, taraf vekilleri davet edildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili 29.09.2021 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili Bankaya kredi sözleşmeleri nedeniyle borçlu olan davalının talebi üzerine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.06.2020 tarih ve 2018/653 E., 2020/229 K. sayılı kararıyla, " ...revize edilen projenin İİK 305 ve 306 maddesi gereğince TASDİKİ ile, konkordatoya tabi borçların,... 50.000,00-TL üzeri borçların %6 sının tasdik tarihini takip eden 7. 8 .9. 10. 11 ve 12. aylarda 6 eşit taksitte %94'ünün tasdik tarihin takip eden 7. aydan başlamak üzere 48 eşit taksitte ve her ayın taksidinin o ayın 25'ine kadar ÖDENMESİNE ..." karar verildiğini, davalı tarafın 25.02.2021 tarihinde ödemesi gereken 2. taksidi 26.02.2021 tarihinde ödediğini, 3. 4. 5. 6. ve 7. taksitlerinin ise ödenmediğini, bu hususun kayyım raporu ile de tespit edildiğini ileri sürerek, İİK'nın 308/e maddesi uyarınca konkordatonun müvekkili Banka yönünden feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin tasdik edilen konkordato projesi kapsamında alacaklıların ödemelerinin yapılmaya başlandığını, alacaklı Banka yönünden İİK 308/e maddesi koşullarının oluşmadığını, davacının iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesinin 24.05.2023 tarih ve 2021/643 E., 2023/405 K. sayılı kararıyla; "Davalı şirket tarafından mahkememizin 2018/653 Esas sayılı dosyasında açılan konkordato geçici ve kesin mühleti verilmesi ve konkordatonun tasdikine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkememizce 19/06/2020 tarih 2018/653 Esas 2020/229 Karar sayılı kararla konkordatonun tasdikine, 0-10.000,00 TL arası borçların tasdik tarihini takip eden 7. Ayda, 10.000,00-50.000,00 TL arası borçların tasdik tarihi takip eden 7, 8 ve 9. aylarda 3 eşit taksitte, 50.000,00 üzeri borçların %6'sının tasdik tarihini takip eden 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 Aylarda 6 eşit taksitte, %94' ünün tasdik tarihini takip eden 7. Aydan başlamak üzere 48 ayda eşit taksitte ve her ayın taksidinin o ayın 25'ine kadar ödenmesine karar verildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nce verilen 04/11/2020 tarih, 2020/1237 esas 2022/1402 kararın temyiz sonucu Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 11/04/2022 tarih 2021/2012 esas 2022/2013 karar sayılı kararla bozulduğu, bozma sonrası BAM 23. Hukuk Dairesi tarafından 28/06/2022 tarih 2022/1022 Esas 2022/1083 Karar sayılı kararla önceki kararda direnildiği ve mahkememizin 19/06/2020 tarihli kararın düzletilerek yeniden esas hakkında karar verildiği ve davacının konkordato tasdik talebinin kabulü ile konkordatoya tabi borçların 0-10.000,00 TL arası borçların tasdik tarihini takip eden 7. Ayda, 10.000,00-50.000,00 TL arası borçların tasdik tarihi takip eden 7,8 ve 9. aylarda 3 eşit taksitte, 50.000,00 üzeri borçların %6' sının tasdik tarihini takip eden 7,8, 9, 10, 11 ve 12 Aylarda 6 eşit taksitte, %94' ünün tasdik tarihini takip eden 7. Aydan başlamak üzere 48 ayda eşit taksitte ve her ayın taksidinin o ayın 25' ine kadar ödenmesine hükmedildiği, direnme kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 07/03/2023 tarih 2023/8333 esas 2023/876 karar sayılı kararla onanarak konkordato tasdik kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda, taraf vekillerinin 24/05/2023 tarihli duruşmadaki beyanlarına göre davacının konkordato kapsamında ödenmemiş alacağının bulunmadığı, alacağın ödenmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına... " karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 08.11.2023 tarih ve 2023/1702 E., 2023/1783 K. sayılı kararı ile; "Davalı şirketin 19.06.2020 tarihinde tasdikine karar verilen projesi, "konkordatoya tabi borçların:
0-10.000,00 TL arası borçların tasdik tarihini takip eden 7. ayda,
10.000,00-50.000,00 TL arası borçların tasdik tarihi takip eden 7,8 ve 9. aylarda 3 eşit taksitte,
50.000,00 üzeri borçların:
%6' sının tasdik tarihini takip eden 7,8, 9, 10, 11 ve 12 Aylarda 6 eşit taksitte,
%94' ünün tasdik tarihini takip eden 7. aydan başlamak üzere 48 ayda eşit taksitte
Ve her ayın taksidinin o ayın 25' ine kadar ödenmesine" şeklindedir.
...Buna göre davacı ... A.Ş.'nin konkordatoya tabi 767.916,00 TL alacağının %6'sının en en geç 25.01.2021 tarihi ve takip eden beş ayda, %94'ünün de yine en geç 25.01.2021 tarihi ve takip eden 47 ayda ödenmesi gerekmektedir.
Dosyaya sunulan ödeme dekontlarından davalı tarafça 25.01.2021 tarihinde, davacı alacağının %6'sının altı eşit taksitte ödenecek kısmının ilk taksidinin ödendiği, ancak 48 taksit halinde ödenecek %94'ünün aynı tarihte ödenmeye başlayacak ilk taksidinin ödenmediği, yine davacı alacağının en geç 25.02.2021 tarihinde ödenmesi gereken %6'sının ikinci taksidinin bir gün gecikmeyle 26.02.2021 tarihinde ödendiği, %94'ünün ikinci taksidinin de ödenmediği, bundan sonra 15.02.2022 tarihine kadar hiç bir ödeme yapılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Davalının tasdik edilen konkordato projesinde belirtilen tarihlerde ve miktarlarda ödeme yapmamış olduğu açıktır. Buna göre İlk derece Mahkemesince davanın kabulü ile davacı hakkındaki konkordatonun feshine karar verilmesi gerekirken, iş bu davanın alacak davası olmadığı göz ardı edilerek, duruşma gününden bir gün önce yapılan ödemeler dikkate alınarak davanın konusuz kaldığının kabulü doğru olmamıştır.
Öte yandan İİK'nın 308/c maddesinin birinci fıkrası uyarınca, "Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hale gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam eder." Somut olayda konkordatonun tasdik kararıyla bağlayıcı hale geldiğine karar verilmiş olmasına göre, kararın kesinleşmesinin beklenmesi de doğru olmamıştır." gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, davanın kabulüne dair düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Dairemiz kararına karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 11.01.2024 tarih ve 2023/4294 E., 2024/94 K. sayılı kararıyla; "3.1.Dairemizin yerleşik içtihatları gereğince konkordatonun kısmen feshine karar verilebilmesi için konkordatonun tasdiki kararının kesinleşerek bağlayıcı hale gelmesi gerekir.
3.2. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince davalı şirketin konkordato projesinin 19.06.2020 tarihinde tasdikine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince 28.06.2022 tarihinde İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden tasdik kararı verildiği ve tasdik kararının 07.03.2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
3.3.Bu durumda, davanın 29.09.2021 tarihinde açıldığı, kesinleşen konkordato tasdik kararının 28.06.2022 tarihinde verildiği, davalının konkordato kapsamında ifa yükümlülüğünün 28.06.2022 tarihinde bağlayıcı hale geldiği, davanın açıldığı tarih itibariyle konkordato projesinin tasdik edilmediği ve fesih koşulları oluşmadığı gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm kurarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış," gerekçesiyle, Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, İİK'nın 308/e maddesi uyarınca konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma kararı üzerine HMK'nın 373/(3). maddesi uyarınca duruşma açılmış, taraf vekilleri duruşmaya davet edilmiş, bozma kararına karşı diyecekleri sorulmuştur.
Öğretide, "Özellikle takvimin tasdik kararından itibaren başlatıldığı konkordatolarda ilk derece mahkemesince konkordatonun tasdikine karar verilmesi ile ödemesiz süre ya da ödemeler başlamaktadır. Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeni tarihli tasdik kararı vermesi halinde ödemesiz sürenin yeniden başlaması gerekir. Böyle bir olasılıkta alacaklılar, ilk derece mahkemesinin tasdik kararı ile katlandıkları ödemesiz sürenin uzaması riskini üstlenmiş olacaktır. Unutmamak gerekir ki, alacaklılar konkordato projesine oy verirken ne kadar tenzilat yapıldığı, bir ödemesiz sürenin bulunup bulunmadığı ve eğer varsa bunun ne kadar süreceği, ödemelerin hangi vadede ve ne şekilde taksitlerle yapılacağı, faiz ödenip ödenmeyeceği, kur farkı ve olası gecikmelerin faiz ve kur farkına etkisi konularında değerlendirme yapılmaktadır. ... Ancak bölge adliye mahkemesinin gördüğü bir hukuki aykırılık nedeniyle ilk derece mahkemesinin tasdik kararını kaldırması ve hukuka aykırılığı gidererek yeni tarihli bir tasdik kararı vermesi halinde bu ödemesiz sürenin başlangıcı ve akıbeti belirsiz hale gelmektedir.
...
Tasdik edilen projede borcun tasdik kararından sonra başlamak üzere taksitler halinde ödeneceği belirtilmişse de benzer sorun ortaya çıkmaktadır. İlk derece Mahkemesince konkordato tasdik edilmiş ve proje çerçevesinde taksitlerin bir kısmı ödenmiş iken bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak tekrar tasdik kararı verilmişse bu süreç içinde yapılan ödemelerin hukuki akıbeti de belirsiz hale gelmektedir. Bunların takvime uygun ödeme sayılması en isabetli çözüm gibi görülmekte ise de bunun yasal bir dayanağı bulunmamaktadır.
...
Bu durum alacaklı gibi borçluyu da zor durumda bırakabilmektedir. Özellikle tahkikatın derinleştirilmesi için duruşma yapılmasına karar verildiğini gören borçlu, bölge adliye mahkemesinin tasdik kararını kaldıracağı ve hatta belki iflasa karar verebileceği olasılığı karşısında projeye uygun davranmaktan kaçınabilir. İlk derece mahkemesinin tasdik kararının bölge adliye mahkemesince kaldırılacağının tartışmasız hale geldiği böyle bir durumda artık ödeme planına uyulmadığı gerekçesiyle konkordatonun feshi yoluna başvurulması da söz konusu olmayacaktır (İİK m. 308/e) zira ortada (o aşamada) tasdik edilmiş bir konkordato bulunmamaktadır.
...
IV-Çözüm Önerileri, Değerlendirmeler ve Sonuç
A-Doğrudan Temyiz
İflas ve konkordatonun tasdiki kararları bakımından istinaf incelemesinin ortaya çıkarttığı sorunların giderilebilmesi için önerilebilecek ilk yol bu kararlara karşı doğrudan (sıçrama yolu ile-istinaf aşaması olmaksızın) Yargıtayda temyiz yoluna başvurulmasıdır.
...
Önerilen yöntemle ilk derece mahkemesi tarafından verilen iflas ve konkordatonun tasdiki kararlarının doğrudan temyize tâbi tutulması, kararın kesinleşme sürecini kısaltacaktır. ...
B-İstinafta Tahkikat Yapılmasına Rağmen Başvuru Sebeplerinin Reddi ya da Eski Tarihli Yeni Karar
Doğrudan temyiz yolunun benimsenmemesi halinde önerilebilecek ikinci yol bölge adliye mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararındaki hataları düzelttikten veya eksiklikleri tamamladıktan sonra yeni tarihli bir karar vermek yerine (a) ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvuru nedenlerini reddetmesi ya da (b) ilk derece mahkemesindeki karar tarihi itibariyle bir karar vermesi olacaktır.
...
Ancak bu olasılıkta bölge adliye mahkemesi kararı ile iflas ya da konkordato kararı yine de kesinleşmiş olmayacak; kararın kesinleşmesine bağlanan sonuçlar ve bu aşamada yapılacak iş ve işlemler için yine de Yargıtayın temyiz incelemesi sonucu beklenecektir.
...
C-Duruşma Açılmasına İlişkin Kararla Birlikte İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılması
Önerilebilecek üçüncü çözüm yolu bölge adliye mahkemesince istinaf sebeplerinin ciddi bulunması ya da kamu düzenine aykırı olduğu değerlendirilen ilk derece mahkemesi kararının, bölge adliye mahkemesinin nihai kararı ile değil, duruşma açılmasına ilişkin tensip kararı ile kaldırılmasıdır.
...
Bölge adliye mahkemesi konkordatoda da tensip kararı ile ödemelerin devamına ya da takvimin durdurulmasına karar verilebilmelidir.
Bu olasılıkta yine davanın (veya istinaf incelemesinin devamı süresinci sürelerin durdurulmasına ve hatta mühletin etkilerinin sürdürülmesine ilişkin bir yasal düzenleme öngörülebilir.
...
D. Sonuç
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ve İcra İflas Kanunu'nun mevcut halleri ile istinaf aşaması iflas ve konkordatonun tasdiki uygulaması bakımından amaca uygun değildir. İstinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeni tarihli bir karar verilmesi zaten uygulanmaya başlamış iflas ve konkordato hükümleri bakımından sorun yaratmaktadır.
...
Bu sorunların giderilmesi için iflas ve konkordatonun tasdiki işlerinde istinaf aşaması atlanarak doğrudan temyiz yoluna başvurunun kabul edilmesi nihag öneri olarak ortaya konmaktadır. Yukarıda sayılan diğer çözüm önerilerinin, kendi içlerinde yeni sorunlara yol açacak nitelikte olduğu da ilgili kısımlarda ifade edilmiştir." Karakaş, C.F.: "İstinaf Yargılamasının İflas ve Konkordatoda Ortaya Çıkarttığı Sorunlar.", İlamat Torbası C-2 S: 148,149,150,153,154, 155, 156, 157, 158, 159" şeklinde görüşler bulunmakta olup, olması gereken hukuk yönünden İcra İflas Kanununun iflas ve konkordatoya ilişkin hükümleri ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinaf ile ilgili hükümlerinin mevcut haliyle uygulanmasının yarattığı sakıncalara işaret edilmek zorunda kalınmıştır.
Buna göre Dairemizce; mevcut hukuki düzenlemeler gözetilerek Yargıtay bozma kararına uyulmak zorunda kalınmış, bu doğrultuda Dairemizin 28.06.2022 tarih ve 2022/1022 E., 2022/1083 K. sayılı kararıyla, İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilmesine ve davalı şirketin konkordatosunun tasdikine dair yeniden esas hakkında karar verildiği, dava tarihi olan 29.09.2021 tarihi itibariyle davalının konkordato projesi kapsamında ödeme yapma yükümlülüğünün henüz başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiş; davalı tarafça Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.05.2023 tarih ve 2021/643 E., 2023/405 K. sayılı, yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına ilişkin kararının istinaf edilmemesi ile oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL. karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 59,30 TL.'nin mahsubu ile kalan 368,30 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, 17.900,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 127,10 TL. ilk masraf, 57,50 TL. tebligat gideri, 125,00 TL. posta gideri, 738,00 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 920,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak yatırana iadesine,
Dair, 26.03.2024 tarihinde, taraf vekillerinin yüzüne karşı, İİK'nın 308/e maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2024
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza