Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2025/103 K.2025/512

🏛️ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/103 📋 K. 2025/512 📅 20.03.2025

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/103
KARAR NO : 2025/512
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/12/2021
NUMARASI : 2019/255 Esas - 2021/727 Karar
DAVACIlar : 1 -... - (Velayeten ...-...)
VEKİLİ : Av. ...
2 -...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 31/05/2019
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 11/04/2025
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2021 tarih, 2019/255 Esas - 2021/727 Karar sayılı kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Dairemizin 31/10/2023 tarih ve 2022/1619 Esas 2023/1769 karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/11/2024 tarih 2024/407 esas 2024/8465 karar sayılı kararı ile bozulması üzerine dosyanın yukarıda yer alan esasa kaydı sonrası yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların, davalı şirketin vefat eden ortağı ...'ın mirasçısı olarak davalı şirkette pay sahibi olduklarını, davacıların aile şirketi olan davalı şirketten dışlandıklarını, kendilerine bilgi verilmediğini, daha önce yapılan genel kurul kararlarının iptaline yönelik davalar açtıklarını, şirketin kar eden bir şirket olup murisin vefatından bu yana müvekkillerine hiç kâr payı verilmediğini, 29/03/2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 4 nolu maddesi ile şirketin bilanço ve gelir tablolarının okunup müzakere edildiği ve oy çokluğuyla kabul edildiği, oysa ki bilançoların toplantı öncesinde kendilerine gönderilmediği gibi inceleme fırsatı da verilmediğini, toplantının 5. maddesi ile şirketin faaliyet raporunun okunduğu ve müzakere edilerek oy çokluğuyla kabul edildiğini, ancak faaliyet raporunun okunmadığını ve müzakere edilmediğini, 6 nolu madde ile oy çokluğuyla kâr dağıtımı yapılmamasına karar verildiğini, 7 nolu madde ile şirket müdürler kurulu ve yönetim kurulunun oy çokluğuyla ibra edildiğini, ancak kendileri tarafından ibra edilmediğini ve bu kararı da kabul etmediklerini, diğer ortakların amaçlarının müvekkillerinin mal varlığına el koyma ya da onlardan istifade edilmesini engelleme ve kendilerinin serbestçe tasarruf etmek olduğunu beyan ederek; 29/03/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının 4, 5, 6 ve 7 numaralı maddelerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sermaye artışının ortaklara mali yük getirmeksizin bedelsiz olarak ve sermayedeki hisse oranı aynen korunarak gerçekleştirildiği için davacıların hisselerinin azalma ihtimali olmadığını, azlık payının azalmadığını, ana sözleşmenin 13. maddesine göre kar dağıtımının şirket sermayesinin %51'ini temsil eden ortaklara bağlı olduğunu, davacıların art niyetli olduklarını, davacıların iddialarının yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 29/03/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4 ve 5 numaralı kararların iptaline ilişkin talebin reddine, 29/03/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı kararın iptaline, 29/03/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 7 numaralı kararın yoklukla malul olduğunun tespitine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraflar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; "dava konusu 29.03.2019 tarihli olağan Genel Kurul'da alınan şirketin bilanço ve gelir tablolarının kabul edilmesine ilişkin 4 numaralı karar ile faaliyet raporunun kabul edilmesine ilişkin 5 numaralı kararın mevzuata, iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davalı şirketin 30.03.2020 tarihli Genel Kurulu'nda alınan ve işbu dava konusu 29.03.2019 tarihli genel kurul kararları ile aynı olan kararların iptaline yönelik açtıkları davaların kabul edildiğini, davalı şirketin genel kurul toplantılarındaki genel amacın, müvekkilin şirketteki azlık hissesini etkisiz hâle getirerek hukuki haklarını elde etmesini önlemek olduğunun gayet sarih olduğunu, bu kapsamda davalı şirketin haksızlığının karara bağlandığı Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/209 E. sayılı dosyası yerel mahkemece dikkate alınmamış ve hatalı karar ihdas edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın tümden kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı ... Velayeten ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; "şirketin bilanço ve gelir tablolarının okunması, müzakere edilmesi ve kabul edilmesine ilişkin alınan 4 no’lu genel kurul kararı ile şirketin faaliyet raporunun okunması müzakere edilmesi ve kabul edilmesine ilişkin alınan 5 no’lu genel kurul kararı yönünden: dava dilekçelerinde ve yargılama aşamasında dosyaya sunmuş oldukları sair beyanlarında da belirtmiş oldukları üzere; şirketin bilanço ve gelir tabloları taraflarına hiçbir şekilde gönderilmediğini, dolayısıyla davacı müvekkilinin bilanço ve gelir tablolarından herhangi bir şekilde bilgisi olamadığını, buna rağmen Yerel Mahkemece hüküm verilmiş ancak bu yönde yeterli ve somut bir araştırma yapılmamış, salt keşide edilen ihtarname içeriği ile yetinilerek faaliyet raporu ve bilançolardan gelir tablolarının şirket merkezinde toplantıdan 15 gün önce hazır bulunduğunun bildirilmiş olduğu iddiası iptal taleplerinin reddi gerekçesi olarak gösterilmiş, eksik ve hatalı incelemeye dayalı usul ve yasaya aykırı hüküm tesis edildiğini, taraflar arasında halihazırda görülen ve görülmüş olan dava dosyaları yönünden; yine; dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında görülmekte olan birçok genel kurul kararının iptali ve sair mirasa dayalı davalar bulunduğunu, huzurdaki dava yönünden alınan genel kurul kararlarının iptali gerekmekte iken Yerel Mahkemece taraflar arasında görülmekte olan davalar ve kötüniyet göz ardı edilerek eksik ve hatalı olarak hüküm tesis edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının aleyhe olan yalnızca 4 ve 5 no’lu kararları ile ilgili olarak kaldırılması, davanın tümden kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "29/03/2019 tarihli Genel Kurulda alınan ve iptali istenen 4., 5., 7.maddeye ilişkin değerlendirmenin haksız ve dayanaksız olduğunu, 29/03/2019 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı incelendiğinde görüleceği üzere, bilanço ve gelir tabloları ile faaliyet raporu Genel Kurulda okunmuş ve müzakere edilmiş, kabulü yönünde karar alındığını, Müdürler Kurulunun ibra kararının geçersiz olduğu yönündeki tespite katılmanın hukuken mümkün olmadığını, ibra kararlarının geçerli olduğunu, iptali mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı ... Velayeten ... vekili cevap dilekçesinde özetle; "istinaf dilekçesini tekrar ile yine; her ne kadar davalı şirket tarafından davaya konu 29.03.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan ibra kararının, Yerel Mahkemece yoklukla malul olduğunun tespitine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmiş ise de; davacıların hisse oranı ile şirketin diğer ortaklarının hisse oranları göz önünde bulundurulduğunda, davalı şirketin istinaf başvurusunun bu yönüyle de reddine karar verilmesi gerektiği beyanı ile davalı yanın istinaf taleplerinin reddi ile yerel mahkeme kararının tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2021 tarih, 2019/255 Esas - 2021/727 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş karara karşı taraflar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacıların, davalı şirketin vefat eden ortağı ...'ın mirasçısı olarak davalı şirkette pay sahibi oldukları, davalı şirketin kar eden bir şirket olup murisin vefatından bu yana davacılara kâr payı verilmediği, bunun yanı sıra davalı şirketin 29/03/2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 4 nolu maddesi ile şirketin bilanço ve gelir tablolarının okunup müzakere edildiği ve oy çokluğuyla kabul edildiği, oysa bilançoların toplantı öncesinde kendilerine gönderilmediği gibi inceleme fırsatı da verilmediği, toplantının 5. maddesi ile şirketin faaliyet raporunun okunduğu ve müzakere edilerek oy çokluğuyla kabul edildiği; ancak faaliyet raporunun okunmadığı ve müzakere edilmediği, 6 nolu madde ile oy çokluğuyla kâr dağıtımı yapılmamasına karar verildiği, 7 nolu madde ile şirket müdürler kurulu ve yönetim kurulunun oy çokluğuyla ibra edildiği, ancak kendileri tarafından ibra edilmediğini ve bu kararı da kabul etmedikleri iddiasıyla; davalı şirketin 29/03/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının 4, 5, 6 ve 7 numaralı maddelerinin iptaline karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın istinafı üzerine Dairemizin 31/10/2023 tarih ve 2022/1619 Esas 2023/1769 karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Dairemiz kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/11/2024 tarih 2024/407 esas 2024/8465 karar sayılı ilamı ile; " ... 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı ...'a velayeten ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Uyuşmazlık, davalı şirketin 29.03.2019 tarihli genel kurulunda alınan 4, 5, 6 ve 7 numaralı kararların iptal şartlarının oluşup oluşmadığı, 7 numaralı kararın yoklukla malul olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince 4 ve 5 numaralı kararların iptaline ilişkin talebin reddine, 6 numaralı kararın iptaline, 7 numaralı kararın yoklukla malul olduğunun tespitine dair hüküm kurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince ibraya ilişkin kararın gerekli çoğunlukla alınmamasının iptal müeyyidesine bağlandığı gerekçesiyle 7 numaralı kararın da iptaline karar verilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 408 inci maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere şirket, iradesini kanunda ve esas sözleşmede öngörülen çağrı usulüne uygun olarak yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararlarla açıklamaktadır. Buna göre bir genel kurul kararının ortaya çıkması için iki unsur bulunması gerekmektedir. Bu unsurlardan biri genel kurul toplantısı, diğeri ise toplantı ve karar nisabına uygun alınan karardır. Bu unsurları barındırmayan kararlar varlık kazanamaz ve dolayısıyla yok hükmündedir. Aynı Kanun'un 619 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunanlar, müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamazlar.
Davalı şirketin 29.03.2019 tarihli genel kurulunun 7. maddesiyle şirket müdürlerinin de olumlu oylarıyla şirketin müdürler kurulu ve yönetim kurulu oy çokluğuyla ibra edilmiştir. Oy hakkından yoksun olan müdürlerin oyları dışında 77.402 adet paydan 7.740 pay sahibi ortağın olumlu, toplam 11.611 pay sahibi ortakların olumsuz oy verdiği gözetildiğinde karar nisabına uygun alınmış bir karar bulunmadığından ibraya ilişkin 7 numaralı kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesi yerinde olmamış, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir. ... " gerekçeleri ile dairemiz kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, taraf vekillerinin diğer temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi nedeniyle 7 numaralı kararın yoklukla malul olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bozma sonrası Dairemizin yeni esasına kaydedilen istinaf başvurusunun yapılan açık yargılaması sırasında bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra yapılan değerlendirme neticesinde, uyulmasına karar verilen bozma ilamındaki gerekçe ışığında, davalı şirketin 29.03.2019 tarihli genel kurulunun 7. maddesiyle şirket müdürlerinin de olumlu oylarıyla şirketin müdürler kurulu ve yönetim kurulunun oy çokluğuyla ibra edildiği, oy hakkından yoksun olan müdürlerin oyları dışında 77.402 adet paydan 7.740 pay sahibi ortağın olumlu, toplam 11.611 pay sahibi ortakların olumsuz oy verdiği gözetildiğinde karar nisabına uygun alınmış bir karar bulunmadığından ibraya ilişkin 7 numaralı kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanısına varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yargıtay HGK'nın 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı kararı uyarınca, Yargıtay bozma ilamı üzerine yapılan duruşmalı yargılamada taraflar yararına ayrıca istinaf vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)İlk derece mahkemesi kararının Dairemizin 31/10/2023 tarih ve 2022/1619 Esas 2023/1769 karar sayılı kararı kaldırılması, Dairemiz kararınında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/11/2024 tarih 2024/407 esas 2024/8465 karar sayılı kararı ile bozulması nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına,
A-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-29/03/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4 ve 5 numaralı kararların iptaline ilişkin talebin reddine,
2-29/03/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 6 numaralı kararın iptaline,
3-29/03/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 7 numaralı kararının yoklukla malul olduğunun tespitine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL harçtan, peşin alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 571,00-TL harcın davalıdan alınmasına,
5-Davacı ... tarafından yapılan 35,90-TL harç, 1.172,95-TL bilirkişi ücreti ve posta gideri olmak üzere toplam 1.208,85‬-TL yargılama giderinden, davanın kabul ret oranına göre 906,63-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
6-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
Davacılar Yönünden
-Bakiye 534,70 TL harcın davacılardan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf eden davacılar üzerinde bırakılmasına,
-Davacı ... tarafından temyiz ve istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan tebligat ve posta giderleri toplamı 685,55 TL'nin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
Davalı Yönünden
-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,
-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
-Davalı tarafından yapılan 220,70-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harcı ile 100,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 320,70 TL'nin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
-Davalı tarafından temyiz kanun yoluna başvuru için yapılan tebligat ve posta giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
3-)Tarafların istinaf ve temyiz aşamasında yatırdığı gider avanslarından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince taraflara iadesine,
4-)Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
Dair davacı ... vekili ve davalı Es Sigorta ... Ltd. Şti. vekilinin yüzüne karşı, Davacı ... vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Yargıtay'ın ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere TEMYİZ yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğuna oy birliği ile karar verildi.20/03/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*