Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2025/393 K.2025/582

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/393 📋 K. 2025/582 📅 18.06.2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/393 - 2025/582
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2025/393
KARAR NO : 2025/582
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/04/2024
ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/88 E.-2024/259 K.
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkilinin murisi babası ...'ın davalı Bankanın ticari kredi müşterisi olduğunu, kullandığı krediler için davalı Bankanın Çubuk şubesinden hayat sigortası yaptırdığını, murisin 27.05.2022 tarihinde vefatı ile davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, sigorta şirketince murisin beyan edilmeyen sağlık durumu ile vefatı arasında sebep sonuç ilişkisi bulunduğundan bahisle başvurularının reddine karar verildiğini, müvekkilince davalı Bankaya ihtirazı kayıtla ödeme yapılmak zorunda kalındığını ileri sürerek, müvekkilinin murisin kredi borcuna karşılık ödediği 122.020,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren; ölüm tazminatına karşılık 190.000,00 TL'nin vefat tarihi olan 27.05.2023 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili; davacılar murisinin ... Bankası A.Ş.'den aldığı krediyle birlikte, başvuruları sırasında verdiği sağlık beyanları dikkate alınarak 22.02.2021 tarihli Katılım Sertifikası ile Uzun Süreli Kredi Koruma Grup Sigorta Poliçesine, 25.11.2021 tarihli Katılım Sertifikası ile numaralı Yıllık Güvenli Hayat Kredi Koruma Grup Sigorta Poliçesine ve 10.12.2021 tarihli Katılım Sertifikası ile numaralı Uzun Süreli Kredi Koruma Grup Sigorta Poliçesine dahil edildiğini, sigortalının vefatını takiben yasal mirasçısının başvurusu üzerine müteveffanın vefatı ile doğrudan bağlantılı olan KOAH, hiperlipidemi ve şeker hastalığını beyan etmediğinin tespit edildiğini ve mirasçının taleplerinin reddedildiğini,
Kabul anlamına gelmemek üzere TTK m. 1439/2 uyarınca müteveffanın sözleşmelerin kurulması esnasındaki beyan yükümlülüğüne aykırılığı ve vefat ile beyan edilmeyen hastalık arasında uygun illiyet bağının bulunması nedeniyle dava kapsamında tespit edilecek tutarın müteveffanın kusuru oranında indirilmesi, illiyet bağı bulunmuyor ise ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oran dikkate alınarak sigorta tazminatı veya bedeli belirlenmesi gerektiğini,
Müteveffanın beyan yükümlülüğüne aykırı davranışının TBK'nın 36. maddesi kapsamında hile niteliğinde olduğunu, buna göre poliçelerin hükümsüz hale geldiğini,
28761325 numaralı Poliçenin azalan kapitalli olduğunu, müvekkilinden yalnızca müteveffanın vefat tarihindeki bakiye kredi borcunun talep edilebileceğini,
Savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Bankası A.Ş vekili; davacının murisinin müvekkili Bankadan dijital yolla onaylanmak suretiyle 15.11.2019 tarihinde 24 ay vadeli, 60.000,00 TL bedelli, 22.02.2021 tarihinde 33 ay vadeli 45.000,00 TL. bedelli ihtiyaç kredisi kullandığını, murisin vefatından sonra mirasçı tarafından 96.560,00 TL. ödeme yapıldığını,
Davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını,
Müvekkilinin sigorta sözleşmesini acente sıfatıyla tanzim ettiğini, bu nedenle müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini,
Sigorta poliçeleri düzenlenirken müteveffanın açıkça sorulmasına rağmen sigorta başlama tarihinden önce oluşan hastalıklarını bildirmediğini, bu nedenle diğer davalı tarafından davacının başvurusunun reddedildiğini,
Kabul anlamına gelmemek üzere davacının teminat miktarlarından fazla ölüm tazminatı talebinin kabul edilemeyeceğini,
Savunarak, davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesince; "28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l. bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı kanunun 49. maddesine göre; "Finansal hizmetler, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade eder. Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir." Kanunun 83/2. maddesine göre; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez". Kanunun 73/1. maddesinde ise; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevlidir" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, davacılar murisinin tüketici kredisi kullandığı ve bu kredi kapsamında sigortalı olduğuna göre yukarıda açıklanan kanun hükümlerine göre işbu davada tüketici mahkemesi görevlidir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olduğundan (HMK m.1) yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir.
Bu nedenle dava konusu işlemlerin bankacılık ve sigortra işleminden kaynaklı tüketici işlemi olduğu, davacılar murisinin ticari ve mesleki amaçla hareket etmemesi nedeniyle tüketici sıfatı bulunduğu, uyuşmazlıkta görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu" gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114. maddesi delaletiyle HMK'nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde murisin davalılardan kullandığı ticari kredi için yapılan hayat sigortası gereğince ödeme yapılmasına karar verilmesinin talep edildiğini, müvekkiline davalılarca verilen sigorta evraklarında ve arabuluculuk görüşmelerinde ticari olduğunun ifade edildiğini, müvekkili tacir olup davalılardan kullandığı ve müvekkiline bilgi verilmeyen kredileri olduğunu, davalılarca dava dilekçesinde belirttikleri dışında başka ihtiyaç kredilerine dair kredi evrakları sunduklarını, mahkemece kendilerine tebliğ edilmeyen, incelemelerine ve beyanda bulunmalarına imkân verilmeden görevsizlik kararı verildiğini, murisçe çekilen tüm kredi evrakları celbedilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, muris tarafından kullanılan krediler nedeniyle düzenlenen hayat sigortası poliçelerine dayalı olarak teminat tutarlarının ve bankaya ödenen tutarların tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve özellikle dava dışı ... Genel Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar sonunda, davacı murisi tarafından şahsen kullanılan 28761325 sigorta teklif nolu poliçenin kullanılan ihtiyaç kredisi için düzenlendiğinin, 41182117 sigorta teklif nolu poliçenin ise kullanılan kredilerden bağımsız olarak düzenlenmiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
18.06.2025 tarihinde, 362/(1)-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza