Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/754 K.2023/621
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/754 - 2023/621
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/754
KARAR NO : 2023/621
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/09/2020
NUMARASI : 2017/813 Esas 2020/352 Karar
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLLERİ
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )
KARAR TARİHİ : 05/10/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 30/10/2023
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, 28/09/2017 tarihinde davalı ...’in sevk ve idaresinde olup davalı ...'e ait ... plakalı zorunlu mali sorumluluk sigortası olmayan aracın evinin bahçesinde bulunan ...'un üzerine düşerek ölümüne sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde ehliyetsiz davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, davacıların müteveffanın eşi, çocukları, anne ve babası olduğunu, davacı ...’un eşinin desteğinden yoksun kaldığını, davalı ... tarafından 27/11/2017 tarihinde eksik tazminat ödendiğini, davalı ... uğranılan zarardan sorumlu olduğunu, ayrıca davacı eş ve çocukların ...’un ölümü nedeniyle manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...'tem kaza tarihi olan 28/09/2017 tarihinden, ... yönünden 01/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı çocukların her biri için 25.000,00 TL, anne ve babası için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...’den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacı tarafa ödemede bulunularak üzerlerine düşen tüm sorumluluğun yerine getirildiğini ve tüm zararın karşılandığını, mevzuata uygun olarak düzenlenen aktüer raporu doğrultusunda 27/11/2017 tarihinde 132.981,00 TL maluliyet tazminatı ödendiğini, kazaya ilişkin kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının uzman bilirkişiler tarafından hesaplanması gerektiğini SGK tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek mahsup edilmesi gerektiğini, sorumluluklarının teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, başvuru tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız olduğunu, temerrüdden söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., olay nedeniyle 3 yıl hapis cezası aldığını, ayrıca engelli raporu bulunduğunu ve ibraz ettiğini, davalı ... tarafından ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 28/09/2017 tarihinde davalı ...'in işleteni olduğu ve olay tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmaması nedeniyle davalı ... sorumlu olduğu davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın evinin bahçesinde bulunan ...'a çarptığı ve ölümüne neden olduğu, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi gereğince davacı ...'un zararlarının davalı ... ve diğer davalıların sorumluluğunda bulunduğu, davacının başvurusu üzerine 27/11/2017 tarihli ödeme ile ... tarafından zararın karşılandığından maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekirken sehven davanın kısmen kabulüne karar verildiği, manevi tazminat talebi yönünden tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli ve kaza tarihi itibariyle paranın satın alma gücü gözetilerek davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 9.936,52 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalılar ..., ... ve ... müştereken ve müteselsilen ... yönünden 27.11.2017 eksik ödeme tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılar Merve Şerife Ulusoy için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL ve ... için 40.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hükme karşı ... ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, davalı ...'in istinaf başvurusunun 11/03/2021 tarihli ek karar ile eksik harç ve gider avansının verilen kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, ek kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmamıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... istinaf başvurusunda, dosyaya ibraz edilen aktüer raporundaki hesaplamaya göre kurum tarafından yapılan ödeme ve güncelleme yapıldığında herhangi bir bakiye zararın ortaya çıkmadığını, davalı tarafından ödeme yapılarak tüm sorumluluğun yerine getirildiğini ve tüm zararın karşılandığını, bu nedenle temerrüdden söz edilemeyeceğini, hüküm altına alınacak tazminata ancak yasal faiz uygulanabileceğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden 28/09/2017 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresinde olup davalı ... adına kayıtlı olan ve zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan ... plakalı araç ile ...'a çarparak ölümüne neden olduğu, davanın destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talepleriyle ...'e velayeten ..., ... ve ... husumet yöneltilmek suretiyle açıldığı, yargılama sırasında reşit olduğu anlaşılan davalılardan ... tarafından ibraz edilen Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 16/11/2016 tarihli raporunda adı geçen hakkında hafif dereceli mental retardasyon teşhisi konulduğu öte yandan davacılardan ...'un 20/05/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK’nin “Dava şartları” başlıklı 114/1-d maddesinde “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları,…” dava şartları arasında sayılmış olup aynı Kanun’un “Dava şartlarının incelenmesi” başlıklı 115/1. maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.” düzenlemelerine yer verilmiş ve devamında dava şartı noksanlığının tespiti halinde uygulanacak hükümler düzenlenmiştir.
Her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Genel olarak mirasbırakanın alacakları, hakları ve malları mirasçıya geçer. Bu nedenle dava sırasında taraflardan birisi ölürse, istek şahsa bağlı bir hak değilse dava mirasçılar tarafından yürütülür.
6100 sayılı HMK'nın 55. maddesinde ''Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir. Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi de kural olarak sona erer (TBK m.43/1, 513/1). Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir. (Yargıtay 4. HD, 21/11/2022 tarihli, 2021/27472 Esas, 2022/14974 Karar sayılı kararı).
Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesinde hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerektiğini, Kanun'un 2. fıkrasında ise hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir. Kanun'un 298/2. maddesinde, gerekçeli kararın tevhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davada davalı olarak husumet yöneltilen ve yargılama sırasında reşit olduğu anlaşılan ... hakkında Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 16/11/2016 tarihli raporunda adı geçen hakkında hafif dereceli mental retardasyon teşhisi konulduğu ve engel oranının belirtildiği, bu durumda davalı ...'in taraf ehliyeti bulunup bulunmadığının belirlenmesi bakımından vasi tayini gerekip gerekmediğinin sağlık kurulu raporu ile açıklığa kavuşturulması, daha sonra yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılan davacılardan ...'un veraset ilamının ilgilisinden temini ile 6100 sayılı HMK'nin 55. maddesi hükümleri de gözetilerek taraf teşkiline ilişkin usul hükümlerinin yerine getirilmesi, dava şartı niteliğindeki bu hususların ikmalinden sonra Kanun'un 297/2 ve 298/2. maddesine uygun olarak davadaki taleplerden her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösteren hüküm ve bu hükme uygun olarak gerekçeli karar oluşturulması gerekirken destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden hüküm ile çelişkili olarak gerekçeli karar oluşturulmuş olması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca davalı ... istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Ankara Batı İcra Dairesi 12/02/2021 tarih ve 2021/2739 sayılı dosyasına yatırılan 23.000,00 TL. Teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/10/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.