Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/195 K.2024/688

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/195 📋 K. 2024/688 📅 15.05.2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/195 - 2024/688
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/195
KARAR NO : 2024/688
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2022
NUMARASI : 2020/501 Esas 2022/903 Karar
DAVACI :
MİRASÇILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 20/05/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile 09.08.2019 tarihinde seyir halindeyken plakası tespit edilemeyen ve aydınlatma ve uyarıcı lambaları bulunmaksızın aynı güzergahta seyir halinde olan traktörü son anda fark etmesi nedeniyle traktöre çarpmamak için manevra yapması sonucu meydana gelen kazada yaralanarak malul kaldığını, kazaya plakası tespit edilemeyen traktörün sebep olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, soruşturmanın Sorgun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/2679 soruşturma numaralı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, kaza nedeni ile tazminat talepli olarak davalı ...'na başvuru yapıldığını ancak olumlu sonuç alınamadığını bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik zararı ve 9.500,00-TL daimi iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile daimi iş göremezlik tazminatı taleplerini 316.355,61 TL' ye, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini 23.802,29TL' ye ve bakıcı gideri taleplerini 3.837,60TL'ye yükseltmiştir.
Yargılama sırasında davacı ... vefat etmiş olup mirasçıları davaya devam etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin kaza tarihindeki poliçe limiti ve araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, müvekkilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talepleri teminat dışı olduğundan bu taleplerden sorumlu olmadığını, müvekkiline uygun başvuru yapılmadığından temerrütten bahsedilemeyeceğini, bu nedenle ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 09.02.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasının dava dışı plakası belli olmayan traktör nedeni ile meydana geldiği, olayın meydana gelişinde davacının %40, traktör sürücüsünün %60 oranında kusurlu olduğu kaza nedeniyle davacının %19 oranında iş gücünü daimi olarak yitirdiği, 9 ay süre ili iş görememezlik halinde kaldığı ve 45 gün süre ile başka birinin bakımına muhtaç olduğu, davacının sürekli iş göremezlik zararının 241.583,93 TL, geçici iş görmezlikten kaynaklı tazminat alacağının 14.281,37 TL ve bakıcı gideri alacağının 2.302,56 TL olduğu, bu miktarların kaza tarihi itibarıyla poliçe teminat limitleri için kaldığı, müterafik kusurun bulunmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davacı vekili tarafından mahkemece kusur raporu alınmaksızın alınan aktüer bilirkişi raporuna göre değer artırım yapıldığından ret edilen kısım yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığı anlaşıldığından yapılan bedel artırımı da dikkate alınarak; “Davanın KISMEN KABULÜ ile 241.583,93 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 14.281,37 TL geçici iş görmezlik tazminatı ve 2.302,56TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 258.167,86 TL'nin temerrüt tarihi olan 21/09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... tahsili ile veraset ilamındaki hisseleri oranında dahili davacı mirasçılara verilmesine” karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalıya başvuru şartının yerine getirilmediğini, kusur raporunda plakası tespit edilemeyen araca %60 kusur verilmişse de böyle bir aracın varlığının ispatlanmadığını, hükme esas alınan hesap raporunun usulsüz olduğunu, 1.8 teknik faize göre hesap yapılması gerektiğini, sağlık giderlerinden SGK’nın sorumlu olduğunu, SGK tarafından yapılan geçici işgöremezlik ödeneği mahsup edilmeden hesap yapıldığını, hesap raporunda davacı ...’in muhtemel ölüm tarihinin 16/11/2049 olarak esas alındığını halbuki dava sırasında davacının vefat ettiğini, gerçek belli iken muhtemele göre hesap yapılamayacağını, kısmen kabul kararı verilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine karar verilmemesinin de doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, HMK’nın 355. maddesi kapsamında kamu düzenine yönelik hususlar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davadan önce davalı ...’na başvurulması nedeniyle dava şartının yerine getirildiği anlaşılmıştır. Soruşturma dosyasındaki tanık beyanları ve özellikle tanık ... ve ...’ın beyanları nazara alındığında davaya konu kazaya karışan ve durmadan yoluna devam eden plakası belli olmayan bir traktörün mevcut olduğu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde bu traktör sürücüsünün %60 kusurlu olduğu, zararın sorumluluk kapsamında olmadığını ispat yükünün davalıda olduğu ve davalı tarafından da bu kapsamda başkaca delil sunulmadığı, Sorgun C.Başsavcılığı dosyasında da “Daimi Arama Kararı” verilmesi karşısında, ayrıca davalının kusur raporuna kendisine yapılan tebliğe rağmen yasal süresi içersinde itiraz etmemiş olmasına göre davalının tüm kusurun davacıda olduğuna yönelik istinafına itibar edilmemiştir.
09/02/2919 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç(traktör) sürücüsünün %60 kusuru ile meydana gelen kazada davacının, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından davacının muayenesi de yapılarak, kaza tarihindeki yönetmelik (Erişkinler İçin Engellilik.. Yönetmeliği) hükümlerine göre usulüne uygun olarak düzenlenen raporuna göre %19 malul kaldığı, 9 ayda iyileşebileceği ve 45 gün bakıcı ihtiyacı olduğu, geçici iş görmezlik ve geçici bakıcı gideri zararının TBK'nın 54 ve KTK'nın 91. maddesi kapsamında ZMMS kapsamında bulunması nedeniyle davalı ZMM sigortacısının sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.
SGK tarafından gönderilen cevapta davacıya 10/08/2019-13/11/2019 tarihleri arasında davacının aldığı raporlar için geçici işgöremezlik ödeneği ödendiğinin bildirildiği ve belgelerin gönderildiği, mahkemece hükme esas alınan aktüer raporda bu hususun değerlendirilmediği, yine hükme esas alınan raporda davacı için sürekli işgöremezlik zararı hesabında muhtemel bakiye ömrün 16/11/2049’da sona ereceği kabul edilerek hesap yapıldığı ancak davacının 06/11/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.
Gerçek durum belli iken muhtemele göre karar verilemez;
O halde; mahkemece davacının yargılama sırasında ölmüş olması gözetilerek ölüm tarihine kadar tazminat hesabı yaptırılarak ve SGK tarafından yapılan geçici işgöremezlik ödemesinin rücuya tabi olup olmadığı değerlendirilerek, rücuya tabi ise hesaplanan geçici işgöremezlik tazminatından mahsubu gerekeceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki eksiklikler giderildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/11/2022 gün ve 2020/501 Esas - 2022/903 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.