Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/730 K.2019/578

🏛️ Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2018/730 📋 K. 2019/578 📅 30.09.2019

T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/730
KARAR NO : 2019/578
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/10/2018
KARAR TARİHİ : 30/09/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in eşi ve ...'in babası ...'in ... tarihinde davalı şirket tarafından ... poliçe nolu ile sigortalanan ... plakalı araçla yaptığı tek taraflı kaza sonucunda vefat ettiğini, kaza ile ilgili olarak ... ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile müvekkillerinin murisi tamamen kusurlu olduğu için kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğini, bu nedenlerle kişi başı ... TL olmak üzere toplam ... TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
Davalı adına çıkartılan tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Mahkememizce ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın sahiplik bilgileri dosya arasına celp edilmiştir.
Mahkememizce davacıların nüfus kayıt örnekleri ve sosyal ekonomik durum raporları dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak ... plakalı aracın ... bitiş tarihli ZMMS poliçesi, davacılar vekilinin destekten yoksun kalma talebini içerir ... tarihli dilekçesinin bulunduğu hasar dosyasının bir örneği dosya celpedilmiştir.
Mahkememizce ... Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak ... tarih ... K. Sayılı dava konusu olaya ilişkin Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ve soruşturma dosyası bir örneği dosya arasına celp edilmiştir.
... Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın ... sayılı raporunda; Sürücü ...’in % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaat ve görüşünü bildirmiştir.
Tazminat Hesapları ve Tıbbi Bilirkişi ...ın 17/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... tarihinde trafik kazası sonucu hayatını kaybeden mağdurların murisin ...'in geride kalan hak sahibi davacılar;
Eşi ... için destekten yoksun kalma tazminatı ... (TL),
Kızı ... için destekten yoksun kalma tazminatı ... (TL) olarak hesaplandığı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Dava, trafik kazasında hayatını kaybeden sürücünün mirasçıları tarafından hak sahibi sıfatıyla, olay sırasında murisin yönetiminde olan aracın ZMSS'ne karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık murisin meydana gelen trafik kazası neticesinde ölümü sonucu onun desteğinden yoksun kalanların aracın işleteni dolayısıyla onun hukuki sorumluluğunu üzerine alan davalı sigortacıdan tazminat isteyip istemeyecekleri noktasında toplanmaktadır.
ZMSS'de sigortacı, işletenin 2918 Sayılı KTK'nin 85/1 maddesi hükmünde yazılı hukuki sorumluluğunu, aynı Yasa'nın 91/1 maddesi uyarınca üstlenmiş olup, gerek 85/1 maddesi hükmü, gerekse ZMSS Poliçesi Genel Şartları'nın 1.maddesi hükmü ölüm veya cismani zararlar yanında ancak bir şeyin zarara uğraması halinin teminat kapsamında olduğunu öngörmüştür.
Aynı Kanun'un 92/b ve poliçe genel şartlarının 92/3-c bendi hükümlerinde işletenin, eşinin, usul ve fürunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri taleplerin teminat dışı olduğu da hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm, ZMSS'nin asıl amacının 3.kişilere verilecek zararların güvence altına alınması ilkesinin bir tekrarı niteliğindedir. Ancak, anılan maddede bedeni zararlardan söz edilmemiş, sadece mal zararlarının güvence dışı olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır. Doktrinde bu düzenleme nedeniyle, işletenin yasada sayılan yakınlarının uğramış oldukları bedensel zararların ZMSS güvencesi içinde kaldığı kabul edilmektedir. Bu sonuçların işleten sıfatı olmayan sürücünün aynı derecedeki yakınları içinde geçerli olduğunun kabulü gerekir. Zira, sigortacının bu kapsamdaki sorumluluğunu sınırlayan aynı Yasa'nın 92.maddesinde araç sürücüsünün aynı derecedeki yakınlarının bu kapsamın daşında kaldığına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi, sigorta poliçesi genel şartlarında da bu yolda bir sınırlama getirilmemiştir.
O halde sürücünün aynı derecedeki yakınlarının da murislerinin ölümü nedeniyle, ZMSS'den, bedensel zararlar kapsamındaki destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin istemde bulunabilecekleri ilke olarak benimsenmelidir. Esasen, doktrinde de sürücü ve yardımcıların işletene karşı tazminat isteminde bulunabilecekleri, dolayısıyla onun sigortacısının da sorumlu olması gerektiği kabul edilmektedir.
Önemle vurgulanmalıdır ki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53/3. (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45/2.)maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı desteğinden mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlara aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir. (HGK'nin 15.6.2011 gün ve 2011/17-142-411 E.K. ve 20.4.2011 gün ve 2011/17-34-216 E,K.sayılı ilamları)
Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine dayanak olarak gösterdikleri zararı sürücünün ölümü sonucunda meydana gelmekle birlikte sürücü üzerinde doğan bir zarardan ayrı ve salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı mirasçılık sıfatı ile bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarardır. Böyle bir zararın sürücünün kendisinin sahip olacağı hakla bir ilişkisi olmadığı gibi doğrudan sürücünün zararıyla bağlı ve onunla sınırlı bir zararda değildir. Sürücünün ölümü zararı doğuran olay olmakla birlikte zarar doğrudan 3.kişi durumundaki destekten yoksun kalanlar üzerinde oluşmuştur. Buradaki zarar mirasçıların salt bu sıfatla devraldıkları murislerinin uğradığı ve ondan intikal eden bir zararda değildir.
Hal böyle olunca, aracı kullananan şoförün kusuruyla meydana gelen kazada ölümü nedeniyle talep edilen destek zararının, ölenin değil 3.kişi durumundaki destek tazminatı isteklilerinin zararı olduğu kabul edilmelidir. Destekten yoksun kalma tazminatına dayanak teşkil eden hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olsa idi doğrudan sürücünün veya onun sorumluluğunu üstlenen işletenin üzerinde doğup mirasçılarına intikal edeceğinden işletenin ve sürücünün kusurunun davacıların haklarına ve dolayısıyla da taleplerine etkili olup olmayacağı yönündeki savunmalar ölenin desteğinden yoksun kalanlara karşı ileri sürülebilecekti. Oysa, yukarıda da açıklandığı üzere destekten yoksun kalma tazminatına konu davacıların zararı, desteklerinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan sıfatıyla doğrudan kendileri üzerinde doğan zarardır. Bu zarardan doğan hak desteğe ait olmadığına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olmasıda düşünülemez.
Şu hale göre, sürücü murisin ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup, bu zarar gerek kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemez. Ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır.
Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan 3.kişi sıfatıyla dava açtıkları, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı iddiasıyla kusurlu araç şoförünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun araç şoförünün desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği kabul edilmiştir. İşleten ve sürücünün aynı derecedeki yakınları trafik sigortacısı karşısında, bedensel zararlar bakımından 3.kişi konumunda olduklarına göre, sürücü murisin kusuru ile işletenin varsa ayrıca oluşan kusuru toplamı kadar hukuki sorumluluk üstlenen trafik sigortacısından, bu toplam kusur oranına isabet eden destek tazminat miktarı kadar ve poliçe limitini geçmemek kaydıyla talepte bulunabileceğinin kabulü gerekir. Zira, işleten ve sürücü yakınlarının murisinin ölümünden doğan zararlarına ilişkin istemleri 3.kişi olmaları nedeniyle miras hukuku ilişkisinden bağımsız istemler olup, sigorta hukuku ilkeleri çerçevesinde ele alınması gerekeceğinden, murisin kusuru oranından yararlanmamaları gerektiği artık söylenemeyecektir.
Bir başka deyişle muris sürücünün kazadaki kusur oranı ile bu kusurun dışında kalan işletenin ayrıca oluşabilen varsa kusur oranının belirlenmesi, olaya neden olan başka bir davalı ya da dava dışı bir başka araç varsa müteselsilen tahsil istemini de varlığı halinde bunların kusurunun toplanması, poliçe limiti aşılmadan tahsile karar verilmesi gerekecektir. 27.6.2012 gün 2012/17-215-413 E., K. sayılı ve 22.2.2011 gün 2011/17-787 E. 2012/92 K. sayılı HGK kararları da bu yöndedir.
Yukarıdaki açıklamalar altında somut olayın incelenmesinde, davacıların murisi ...'in ... tarihi saat sularında yönetimindeki römork takılı ... plakalı traktör ile seyrederken olay yeri ... yoluna gelip park ettiği traktöründen inerek çeşmeden su doldurduğu sırada eğimli arazide el freni çekili olmayan traktörünün harekete geçmesi üzerine aracına binip durdurmak istediği sırada düşmesi ve traktöre bağlı römorkun tekerinin üzerinden geçmesi ölmüştür. Aldırılan ... Adli Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı raporunda; Sürücü ...’in % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaat ve görüşünü bildirilmiştir.
Dosya arasına celbedilen ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... K. Sayılı soruşturma sayılı dosyasından ... 'inbu kaza nedeniyle öldüğü anlaşılmıştır.
Dosyada alınan aktüerya raporunun bilimsel verilere uygun, tarafsız ve yargı denetimine elverişli olması dikkate alınarak hükme esas alınarak davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; davacı ... için ... TL destekten yoksun kalma tazminatının davacı ... için ise; ... TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olacak şekilde davalıdan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin ve ıslah ile alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan ... TL tebligat ve müzekkere gideri, ... TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ...-TL peşin ve ıslah harcı, ... TL başvurma harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 30/09/2019
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır