Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/472 K.2024/64

🏛️ Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2021/472 📋 K. 2024/64 📅 25.01.2024

T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/472 Esas
KARAR NO : 2024/64
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/08/2021
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan kurumun hizmet alımı işinin ihale edilmesi neticesinde ihaleyi alan davalı şirketlerin, ihale dokümanı gereğince kuruma hizmet verdiklerini, davalı şirketlerin ihale konusu işi ihale dokümanı gereğince dava dışı işçi gibi işe aldığı işçiler eliyle tamamladıklarını, İdareye 6360 sayılı Kanun gereğince devredilen Belde Belediye yasası gereği ... görev yapmakta iken elim bir kaza sonucu vefat eden dava dışı işçi ...’ın ... ile ... tarihleri arasında ...-... Şti.’de göreve başladığını ve ancak ... tarihinde elim bir kaza sonucu vefat ederek iş akdinin sonlandığını, müvekkili olan ... bünyesinde görev yapmakta iken ... tarihinde vefat eden oğulları (...) için yasal hak ve alacakları dahilinde mirasçısı olarak babası ... ve annesi ...’ın ... tarihinde İdareye yapmış olduğu yazılı başvurularına istinaden, ... tarihinde varisi olan babası ...’a ait ... hesabına 21.215,18 TL kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti ödemesi yapıldığını, davalı şirketlerin kendi sorumluluğunda olan işçilik alacaklarını ödemediklerinden idare aleyhine davalar açıldığını ve idarenin de müteselsil sorumluluğu nedeniyle bu ödemeleri yapmak zorunda kaldığını, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereğince ihale usulüyle “hizmet alımı” yapıldığından yapılan işlemin ihale mevzuatı hükümlerine tabi olup işçi alımı niteliğindeki bir işlem olmadığından iş kanunu ve mevzuatı hükümlerine tabi olmadığını, sözleşme dokümanlarında yüklenicinin çalıştırdığı elemanların özlük haklarına ait her türlü giderlerin sözleşme bedeline dahil olduğunun açıkça ifade edildiğini, açıklanan nedenlerle davalı taşeron şirketler tarafından müvekkili olan idareye sunulan hizmet alımı ihalesi kapsamında karşı taraf şirketler tarafından çalıştırılan, dava dışı işçi ... mirasçılarının müvekkili olan idareye yazılı başvurularına istinaden ödenen işçilik alacaklarının, alt işveren konumunda bulunan davalı şirketlerden rücuen tazmini istemi ile 21.215,18 TL’nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketlerden rücuen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresinde açılmadığını, dava dışı müteveffa işçinin müvekkili olan şirketler bünyesinde ... tarihine değin çalıştığını, davacı ... tarafından rücu konusu olaya ilişkin yapılan ödemelerin miktarına ve sebebine itiraz ettiklerini, dava dışı işçinin müvekkili olan şirketler dışında üst işveren olan ... bünyesinde farklı davalılar nezdinde çalıştırıldığını, 10.09.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6552 sayılı yasanın 8. Maddesi gereği 4857 sayılı İş Kanunu’nun 112. maddesine eklenen ek madde ile kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sözleşmesi sona eren alt işveren personellerinin kıdem tazminatının ilgili üst işveren kamu kurumu tarafından ödeneceği düzenlemesinin getirildiğini, ... tarihinde kıdem ve ihbar tazminatının üst işveren kamu kurumları tarafından
ödeneceğine ilişkin kanun değişikliğinin hemen akabinde ... tarihi itibari ile geçerli olmak üzere Kamu İhale Genel Tebliğinin sözleşme giderleri ve genel giderler tanımından da kıdem ve ihbar tazminatı ibaresinin çıkartıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki düzenlemelerde kıdem tazminatı ödemelerinin alt yükleniciye rücu edilebileceğine dair açık ve net bir düzenleme bulunmadığı gibi ihale bedeli kapsamında alınan ücretler arasında da kıdem tazminatının bulunmadığını, talep edilebilecek olan faiz türü yasal faiz olup mevduata uygulanan en yüksek faiz talebinde bulunulmasının yasal olmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte yerleşik içtihatlar gereği davacı idarenin yapmış olduğu ödemenin ancak %50'sini talep edebileceklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalılardan tahsili istemine ilişkin rücuen tazminat davası niteliğindedir.
Mahkememizce; tarafların göstermiş olduğu deliller toplanmış, davacı vekilince ihale sözleşmeleri ve ekleri ibraz edilmiş, dava dışı müteveffa işçiye ait SGK kayıtları UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alınmış, dava dışı işçinin mirasçılarına yapılan ödeme belgeleri celbedilmiş, iş hukuku alanında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.
İşçilik alacakları konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dışı işçinin hak ettiği kıdem tazminatının 18.121,07 TL olduğu tespit edilmekle; davacı ... tarafından dava dışı işçi mirasçısına ... tarihinde ödenen 21.215,18 TL’nin sadece 18.121,07 TL’sini davalı alt yüklenicilere rücu edebileceği, ancak bu tutardan davalılar ... ve ... Şti’nin sadece dava dışı işçiyi çalıştırdıkları hizmet süresiyle sınırlı olarak davacı ...’a karşı sorumluluklarının bulunduğu, buna karşılık bahsi geçen davalıların dava dışı işçinin son işvereni olmadıklarından emsal Yargıtay kararları gereğince yıllık izin ücreti ile ilgili bir sorumluluklarının bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme maddelerinin yorumlanarak belirtilen işçilik hak ve alacaklarından hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağına ilişkin nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere 1. seçenek olarak davacı asıl işverenin dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarının yarısı (1/2si) kadar davalı işverenlere rücu edebileceğinin kabulü halinde; Davalılar ...-... Şti. ortaklığının sorumluluğunun 3.412,67 TL olduğu;
2. Seçenek olarak davacı asıl işverenin dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarının tamamı kadar davalı alt işverenlere rücu edebileceğinin kabulü halinde ise; davalılar ...-... Şti. ortaklığının sorumluluğunun 6.825,34 TL olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/633 E. 2020/819 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Davalı şirketlerden oluşan iş ortaklığı ile davacı kurum arasında Su Sayacı Okuma, Bağlama, Kesim, Kontrol ve Buna Bağlı Hizmetlerden Oluşan Muhtelif Saha İşlerinin Yaptırılması Hizmet Alımı İşi sözleşmelerinin imzalandığı, işbu sözleşmeler kapsamında işçi haklarının ödenmesi hususunun yüklenici firmaya ait olduğunun düzenlendiği anlaşılmıştır.
İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/633 E. 2020/819 K. sayılı ilamı)
Davacı tarafından ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi talep edilmiş olup, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında da; "Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Davacının malvarlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğine ve istem de bu şekilde olduğuna göre bu paraya ödeme günüden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken mahkemece açıklanan bu hususun göz ardı edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir" ifadelerine yer verilmiştir.
Davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de; davacı tarafça dava dışı işçinin mirasçılarına ödemenin ... tarihinde yapıldığı, davanın ise ... tarihinde açıldığı, rücu davaları için öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmış olmakla zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; davacı asıl işverenin dava dışı işçi ...'ın vefat etmesi nedeniyle dava dışı işçinin mirasçılarına ödediği işçilik alacaklarını davalı yüklenicilere rücu edebileceği, yüklenicilerin işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte sorumlu oldukları, dosyada alınan ve Mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporunda dava dışı ...'ın davalı alt işverenlerin oluşturduğu iş ortaklığında ... gün süreyle çalıştığının, davacı ... tarafından dava dışı işçi mirasçısına ... tarihinde ödenen 21.215,18 TL’nin sadece 18.121,07 TL’sini davalı alt yüklenicilere rücu edebileceğinin, ancak bu tutardan davalılar ... Şirketi ve ... Şti’nin sadece dava dışı işçiyi çalıştırdıkları hizmet süresiyle sınırlı olarak davacı ...’a karşı sorumluluklarının bulunduğunun, buna karşılık bahsi geçen davalıların dava dışı işçinin son işvereni olmadıklarından emsal Yargıtay kararları gereğince yıllık izin ücreti ile ilgili bir sorumluluklarının bulunmadığının, davacı asıl işverenin dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarının tamamı kadar davalı alt işverenlere rücu edebileceğinin kabulü halinde davalılar ...-... Şti. ortaklığının sorumluluğunun 6.825,34 TL olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından bilirkişi raporunun ikinci seçeneğinde tespit edilen miktar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
-6.825,34.-TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 466,24.-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 362,31.-TL harcın mahsubu ile bakiye 103,93.-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 6.825,34.-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 14.389,84‬.-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 907,00 TL yargılama giderinin (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri), davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan 291,78.-TL'si ile 362,31.-TL peşin harç ve 59,30.-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 713,39‬.-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı HUAK'ın 18/A-13. maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle kamu tarafından yapılan 1.320,00.-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan 895,36 TL'sinin davacıdan, 424,64.-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; tarafların yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/01/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza