Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/915 K.2019/541

🏛️ Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2018/915 📋 K. 2019/541 📅 10.07.2019

T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/915 Esas
KARAR NO : 2019/541
DAVA : Hisse devrinin iptali
DAVA TARİHİ : 27/12/2018
KARAR TARİHİ : 10/07/2019
Mahkememizde görülmekte bulunan hisse devrinin iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ...’ın vefat ettiğini, yasal mirasçılarına intikal eden ...de bulunan 200 pay hissesi ve ortaklık payı mirasçılarına kaldığını, Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... esas .../... karar sayılı ilam ile mirasçılık belgesinden tarafların mirasçılık sıfatı ve payları görüldüğünü, şirketin kalan 200 pay hisse sahibi ve aynı zamanda ortağı olan davalı ... davacıların muris babasından kalan hisseleri kendi lehine devralmak amacıyla, Kadıköy ... Noterliği ... tarihli Feragatname kapsamında "Murisimiz ... isimli murisimizin ... tarihinde vefat etmesi nedeni ile murisimizin ortağı ve hissedarı bulunduğu ...de bulunan 200 pay hissesi biz mirasçılardan 30 pay ..., 30 PAY ..., 30 pay ... olarak bu şekilde hisseye ayrılmıştır. Biz mirasçılardan toplam 90 pay olan hissemizi ... TL bedel karşılığında ... TC NOLU ... lehine feragat ettiğimizi bu şekilde ilgili ticaret sicili müdürlüğüne kayıt ve tescil ettirmesine rıza ve muvafakatimizin bulunduğunu kabul ve beyan ederiz." şeklinde beyanlar düzenlenerek imzalatıldığını, feragatname adı altında yapılan işlemin geçerliliği olmadığını, ...nin var olan menkul ve gayrimenkulleri, ticari ağları, banka hesapları, marka hakkı ve diğer tüm maddi değerleri hakkında ayrıntılı bilgi verilmeksizin davacıların hisse payları ve şirketteki ortaklıkları ellerinden alındığını, şirketinin uluslararası ve şehirler arası ticari ağları olduğu bilindiğini, ... ilinde dükkanı olduğunun sonradan öğrenildiğini, Borçlar Kanununda bu konu ilk olarak 28. Maddenin 1. fıkrasında açıklandığını, davacıların sebebini anlamadıkları şekilde ... da birkaç farklı notere götürüldükten sonra bazı noterlerin kabul etmediği feragatname devrini, son gittikleri noterde yapılması ve şirket hisselerinin devrini alınmasından aylar sonra şirket ile ilgili maddi olarak uğradıkları zararın ve içine düştükleri durumun farkına vardıklarını, davacıların genç yaşta olmaları ve kandırıldıklarını sonradan farketmeleri sebebiyle hisse devrine ilişkin feragatnamenin ayıp ve gabin nedeniyle feshine ve hisseleri oranında şirketin davacılar adına hükmen tesciline devrin geçerli olmaması nedeniyle davacıların ortaklığının devam ettiğine karar verilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde gerçek hisse devir bedelinin tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; herhangi bir ortaklar kurulu kararının ticaret sicile tescil ve onayı söz konusu olmadığını, ikame edilen davada değinilen hisse devrinin iptalini gerektirecek bir durum olmadığını, davanın usulü açısıdan kabulünün mümkün olmadığını, davacılar tarafından davalı ...’a Kadıköy ... Noterliği ... tarihli feragatname kapsamında davalı lehine feragat edildiğini, davacı şahıslar tarafından verilen “vekaletname, feragatname vs. noterden verilen temsil ve yetkileri aynı noterlikten veya başkaca noterden gönderilecek olup azilname ile temsil ve yetkinin sonlandırılması söz konusu olduğunu, dava yoluna başvurulmuş olması usulü açıdan davanın reddini gerektirdiğini, davalı ...’ın adresi .../... olduğunu, HMK uyarınca davalının ikamesinde davanın görülmesi gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, şirket hesabından hisse devrinden ferağ karşılığı davacılara yapılan ...-TL tutarındaki ödeme hisse devrini alacak olan ... tarafından yapıldığını, ikame edilen davada davalı şirketin taraf sıfatı bulunmadığını, şirket hisselerinin varislere geçmesi adına davacıların hiç bir girişimleri bulunmadıklarını, davacı tarafa yapılan ödemenin şirket nominal değerinin ve hisse bedellerinin çok üzerinde bir ödeme olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, şirket hisselerinin devrine yönelik feragatin iptali davası olmakla, mahkememiz görevli olduğundan görev itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile davalı şirket merkezi ...'da olmakla mahkememiz yetkili olduğundan yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili ... havale tarihli dilekçe ile tarafların haricen anlaştıklarını ve bu nedenle davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Dava, davacıların murislerinden intikal eden davalı şirketteki hisselerini noterde davalıya feragatname ile devir etmeleri nedeniyle gerçek bedel daha yüksek olduğu halde ucuza devredildiği gerekçesi ile gabin (edimler arası dengesizlik, aşırı yararlanma) hukuku sebebine dayalı olarak feragatin iptali davasıdır.
Davacılar vekilinin ... havale tarihli dilekçesi ile tarafların haricen anlaşmaları nedeniyle davadan feragat ettiği anlaşılmakla, dava da tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalardan olduğundan, HMK'nun 307. maddesine göre feragat davaya son veren taraf işlemlerinden olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın hüküm ifade edeceği ve hükmün kesinleşmesine kadar her aşamada yapılabileceğinden feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
Feragat nedeniyle davanın REDDİNE;
Alınması gerekli ...-TL harçtan, peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile kalan ...-TL harcın davacıdan ALINMASINA,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE,
Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL maktu vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
Dair; tarafların yokluğunda, tarafların HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yoluna açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulünce anlatıldı.10/07/2019
Katip ...
(E-İmzalı)
Hakim ...
(E-İmzalı)