Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/200 K.2021/237
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/200
KARAR NO : 2021/237
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), Tespit
DAVA TARİHİ : 07/04/2017
Birleşen Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas- .../... Karar sayılı
dosyası
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 15/10/2019
KARAR TARİHİ : 12/04/2021
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememiz ana dava dosyasında;
Davacılar vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiğini, davacının senette alacaklı gözüken ...’a borçlu olmadığı gibi davacının akıl sağlığı ve fiil ehliyetinin de bulunmadığını, ... yaşındaki davacı ...’ın Ankara ...Sulh Hukuk Mahkemesi’nin .../... esas – .../... saylı kararı ile kısıtlandığını, davacının uzunca bir süredir akıl sağlığı yerinde olmadığı gibi prostat kanseri teşhisi ile tedavi gördüğünü, fiil ehliyetinin bulunmadığı hususunun ... Hastanesinden alınan ... tarihli raporda da açıkça belirtildiğini, (bu raporun senedin tanzim tarihinden 1 yıl önce olduğunu, bu bir yıllık sürede kısıtlı müvekkilinin durumunun daha da kötüleştiğini) raporda yasal danışman atanmasının uygun olduğunun yazdığını, davacının kısıtlanmamış olsa bile ... tarihi itibari ile ve sonrasında kambiyo senedi düzenleme ve imzalama ehliyeti bulunmadığını, nitekim kısıtlı müvekkilinin imza itirazında buunduğunu, Antalya ...İcra Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında yapılan incelemede bonodaki imzanın kendisine ait çıktığını, el yazı ve imza örneklerinin Ankara ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin .../... Tal sayılı dosyasında alındığı sırada mahkeme gözlemi olarak “İmzası alınan ...’ın sorulan her soruya yanıt veremediği” hususunun tutanağa geçirildiğini beyanla, Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../... takip sayılı dosyasının takibinin iptaline, takibe dayanak bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, alacaklı kötü niyetli olduğundan %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin .../... esas sayılı dosyası ile takibe dayanak bonodaki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle açtığı davada imzanın davacının eli ürünü olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine davacı borçlunun iş bu menfi tespit davasını açtığını, davasını hem sahtecilik iddiasına hem de borçlunun temyiz kudretinin olmadığı iddiasına dayandırmaya çalıştığını, Ankara ... İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyası incelendiğinde dosya borçlusunun ... olduğunu ve iş bu davada iddia ettikleri hiçbir hususu orada iddia etmediklerini, kısıtlı olduğu iddia edilen davacı ...’ın Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrini ... tarihinde bizzat kendisinin tebliğ aldığını, bunun üzerine kötü niyetli olan davacı borçlunun bir hafta içerisinde ... günü üzerine kayıtlı 7 adet taşınmazı intifa hakkını kendinde tutarak torunu ... ile torununun dayısı olan ... isimli şahsa muvazalı bir şekilde devrettiğini, söz konusu devir işlemlerinin vasi kullanılmadan yapıldığını, iş bu devir işlemlerinde kullanılan vekaletname ve tapu işlemlerinde akıl sağlığı olduğuna dair rapor olması gerektiği, bu raporların istenmesini talep ettiklerini, davacı borçlunun 2009-2016 yılları arasında ... ili ... tapu müdürlüğünde bir çok taşınmazın satış işlemini yaptığını, bu satışlarda akıl sağlığının yerinde olduğunu, senedin illetten mücerret olduğunu, senede karşı senetle ispat kuralının mevcut olduğunu, dolayısı ile müvekkilinin mal varlığını açıklamak zorunda olmadığını, bu nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddine, karşı tarafın teminat yatırmasına, asıl alacağın %40’ından az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının kötü niyetli borçludan (davacıdan) alınarak alacaklıya (davalıya) verilmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı dava dosyasında ;
Davacının davalı ... aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile ... TL Miktarlı, ... Tanzim Tarihli, ... Vade Tarihli bonoya dayalı olarak icra takibi başlattığını, davalının Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile müvekkiline karşı imzanın kendilerine ait olmadığı iddiası ile imzaya itiraz davası açtığını, açılan bu davada ... tarihli grafoloji ve sahtecilik uzmanı tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine davalı borçlunun Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile Menfi Tespit davası açtığını, kısıtlı olduğu iddia edilen davalı ...'ın Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrini ... tarihinde bizzat tebliğ aldığını, bunun üzerine kötü niyetli olan davalı borçlunun eski vasisi olan ... aracılığıyla 1 hafta içerisinde ... günü üzerine kayıtlı 7 adet taşımazı intifa hakkını kendisinde tutarak torunu ... ile torununun dayısı olan ... isimli şahsa muvazaalı bir şekilde devrettiğini, Ankara ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile açılan muvazaaya dayalı tasarrufun iptali davasının derdest olduğunu, ancak; Ankara ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .../... E. .../... K. Sayılı kararı ile; ''...'ın oğlu Vasi ...'ın vesayet davasını açmadan kısa süre önce kısıtlı ...'a ait taşınmazları tapuda oğlu ve kayınbiraderine devretmiş olması, babasının zamanında verdiği vekaleti kötüye kullanmış olması nedeniyle vesayet makamının güveni sarsıldığından ...'ın vasilik görevine son verilmesi ve kızı ...'ın 2 yıl süre ile vasi olarak atanmasına, vasilik görevine son verilen ... hakkında vekalet görevini kötüye kullanmak suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, görevine son verilen vasi tarafından kısıtlı babasına ait olup da ... ve ... tarihlerinde tapuda yakınlarına devredilen taşınmazların kısıtlıya iadesi konusunda vasinin gerekli işlemleri vesayet makamından izin alarak yapmasına'' karar verildiğini, davalı kısıtlının fiil ehliyetine haiz olduğu senedin tanzim tarihinde ehliyetli olduğu senedin illetten mücerret kambiyo senedi olduğu, senetten kaynaklanan alacağın aksine aynı kuvvet ve mahiyette delillerle kanıtlanması gerektiğini, davalının şimdiye kadar tam ehliyetli gibi hareket ettiğini, avukatlarına noterden vekalet çıkarttığını, tapudan defalarca satış yaptığını fakat kendisinden borcun ifası istendiğinde ehliyetsizliğini ileri sürerek borçtan kurtulmaya çalıştığını, davalı borçlunun sürekli olarak imza örneği vermekten kaçınması ve yeterli miktarda imza örneği vermemesi sebebiyle bilirkişi raporlarında farklılıklar çıktığını, ayrıca ... tarihli bizzat davalının imzalamış olduğu protokolde, davalının borcunu açıkça kabul ettiğini belirterek, ...-TL'nin vade tarihi olan ... tarihinden itibaren başlayacak en yüksek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dava ve birleşen dava dosyasında taraflara duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun tebligatların yapılarak taraf teşkili sağlandığı anlaşılmıştır.
Antalya ...İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak .../... Esas sayılı takip dosyası uyap sistem üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Ankara ...Suh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak .../... Esas -.../... karar sayılı dosyasının uyap sistem üzerinden gönderilen sureti dosyamız arasına alınmıştır.
... Hastanesi'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Ankara ...Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak .../... Esas sayılı dosyasını uyap sistem üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya ...İcra Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak .../... Esas sayılı dosyası uyap sistem üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
... Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Ankara ...Noterliği'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Sağlık Sosyal Güvenlik Müdürlüğüne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Ankara ...İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak .../... Esas sayılı takip dosyası uyap sistem üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
... Aile Sağlığı Merkezi'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
... Hastanesi'ne müzekkere yazılarak gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak .../... Esas sayılı dosyası uyap sistem üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce yargılama sırasında; Davacının senedin tanzim tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığı iddiasına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verilmiş olup, İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ... sayılı raporda özetle; "...Yukarıda sıralanmış tıbbi belgeler ile adli tahkikat dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan Menfi Tespit(Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davası nedeniyle senet tanzim tarihi olan ... tarihinde davacı asilin fiil ehliyetinin olup olmadığı sorulan ... oğlu,... doğumlu ...’ın Kurulumuzca ... tarihinde yapılan muayenesi ve psikometrik testi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; halihazır durumu ile kişide fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede olan “Demansiyel Sendrom” denilen bunama hali saptandığı ise de dava dosyasının tetkikinde kişinin senet tanzim tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğunu gösterir tıbbi belge ve bulgu mevcut olmadığı,Kurulumuzca kişide saptanan demansiyel sendrom denilen bunama halinin klinik, fizyopatolojik ve ilerleyici vasfı da göz önüne alındığında akit tarihi olan ... tarihine teşmil ettirilemeyeceği, mevcut sistemik hastalıklarının da kişinin fiil ehliyetini etkilemeyeceği tıbbi kanaatine varıldığı; bu duruma göre; ...’ın senet tanzim tarihi olan ... tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu oy birliği ile mütalaa olunur..." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu ... Üst Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ... sayılı raporda da özetle; "...Görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davası nedeniyle; kişiye ait sağlık raporları, tedavi evrakı ve İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulunun raporu değerlendirilmek suretiyle, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilerek senet tanzim tarihi olan ... tarihinde fiil ehliyeti bulunup bulunmadığı hususunda ... Üst Kurul tarafından rapor düzenlenmesi istenen ... oğlu, ... doğumlu ve ... tarihinde ölen ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler ile dava dosyasının ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların tüm olarak ... tarihinde Adli Tıp ... Üst Kurulunda değerlendirilmesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; kişinin Adli Tıp ... İhtisas Kurulunda ... tarihinde yapılan muayenesi ve psikometrik değerlendirmesi sonucunda kendisinin fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekât serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede olan “Demansiyel Sendrom” denilen bunama hali saptanmış ise de; dava dosyasının tetkikinde kişinin senet tanzim tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğunu gösterir tıbbi belge ve bulgu mevcut olmadığı, Adli Tıp ... İhtisas Kurulunca kişide saptanan demansiyel sendrom denilen bunama halinin klinik, fizyopatolojik ve ilerleyici özellikleri göz önüne alındığında akit tarihi olan ... tarihine teşmil ettirilemeyeceği, mevcut sistemik hastalıklarının da kişinin fiil ehliyetini etkilemeyeceği tıbbi kanaatine varıldığı; bu duruma göre ...’ın senet tanzim tarihi olan ... tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu oy birliği ile mütalaa olunur..." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE ; Asıl dava İİK 72/3.maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan takibe dayanak bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı tarafça bononun tanzim tarihinde davacının fiil ehliyetine haiz olmadığı iddia edilmiştir.
Birleşen dava ise takip dosyasında alacaklı olan alacaklı olan davacı tarafından açılan takibe konu bonodaki tutara ilişkin alacak davasıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2014 tarih 2013/9394E. 2014/4022K. sayılı emsal içtihatında; "... Hukuki ehliyetsizlik kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Bilindiği üzere; davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin, kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Nitekim Türk Medeni Kanunun "fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir" biçimindeki 9. maddesi hükmüyle hak elde edebilmesi, borç (yükümlülük) altına girebilmesi, fiil ehliyetine bağlamış, 10. maddesinde de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin (reşit) olmayı kabul ederek "ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan bir ergin kişinin fiil ehliyeti vardır." hükmünü getirtmiştir. "Ayırtım gücü" eylem ve işlev ehliyeti olarak da tarif edilerek aynı Kanunun 13. maddesinde "yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir" denilmek suretiyle açıklanmış, ayrıca ayırtım gücünü ortadan kaldıran önemli nedenlerden bazılarına değinilmiştir. Önemlerinden dolayı bu ilkeler, söz konusu kanun ile öteki kanunların çeşitli hükümlerinde de yer almışlardır. Hemen belirtmek gerekir ki, Türk Medeni Kanunun 15. maddesinde ifade edildiği üzere, ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından karşı tarafın iyi niyetli olması o işlemi geçerli kılmaz (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı 11.06.1941 tarih 4/21)..." denilmiştir.
Dava konusu somut olayda; Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyasındaki takibe dayanak ... tanzim, ... vade tarihli ... TL bedelli bono yönünden borçlu olunmadığı, bononun tanzim tarihi itibariyle davacının fiil ehliyetinin bulunmadığı iddia edilmiştir.
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen adli tıp kurumu ...İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Kurumu ...Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporlarda davacının bononun tanzim tarihinde fiil ehliyetinin yerinde olduğu hususunun tespit edildiği anlaşılmakla ana dava dosyası yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK 72/4.maddesinde; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar her halde %20'den aşağı tayin edilemez." düzenlemesi mevcut olup, Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının uygulandığı ve bu hali ile davalı lehine tazminata ilişkin koşulların oluştuğu görülmekle asıl alacağın %20'si tutarındaki ... TL tazminatın davacılardan (müteveffa mirasçılarından) tahsili ile davalıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava dosyası yönünden bonodaki alacak sebepten mücerret olup ana dava dosyasında müteveffa mirasçıları tarafından bono nedeniyle müteveffanın borçlu olmadığı hususunun ispatlanamadığı görülmekle bono bedeli yönünden alacak isteminin Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyası yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar kısa kararda ... TL'nin bonodaki vade tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuş ise de; davalının yargılama sırasında vefat ettiği, mirasçılar yönünden açılan davaya devam olunduğu anlaşılmakla bu hususun mirasçılardan müteselsilen tahsili şeklinde anlaşılması gerektiği, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olamayacağından bu hususta gerekçe kısmında belirtilen açıklama yapılarak anılan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl Davanın REDDİNE,
Takibe dayanak bonodaki asıl alacağın %20’si tutarındaki ... TL tazminatın davacılardan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
2-Birleşen Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .../... Esas -.../... Karar sayılı dosyası yönünden davanın KABULÜ ile ; Antalya ...İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı takip dosyası yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ... TL’nin bonodaki vade tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
Mahkememiz ana dava dosyasında;
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harcın peşin olarak alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde mirasçılara payları oranında İADESİNE,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davada red edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin mirasçılardan müteselsilen tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
5-Mirasçılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE,
Birleşen dava dosyasında;
7-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın mirasçılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin mirasçılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafından ... TL dava ilk masrafının mirasçılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
10-Davacı tarafından yapılan ... TL tebligat ve müzekkere gideri, ... TL adli tıp ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin mirasçılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
11-Kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE,
Dair; davacı birleşen dosya davalı vekillerinin ve davalı birleşen dosya davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/04/2021
Başkan ...
¸E- İmzalı
Üye ...
¸E- İmzalı
Üye ...
¸E- İmzalı
Katip ...
¸E- İmzalı