İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/640 K.2025/227

🏛️ İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/640 📋 K. 2025/227 📅 11.03.2025

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/640
KARAR NO : 2025/227
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/08/2024
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ait olup, 19.04.2018 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile ---- kiraya verilen, 23.12.2019 tarihinde de mülkiyeti anılan şirkete geçen ----- plakalı kamyon cinsi araç 02.05.2018 tarihinde düzenlenen ZMSS poliçesi ile müvekkil şirket tarafından bir yıl süreyle sigortalandığını, -- Otoyolu Projesi Yapım İşinde çalışan ---- şirketi ile bu şirketin taşeronu olan -----arasında asıl işveren-alt işveren sözleşmesi imzalandığını, 15.05.2018 tarihli satın alma, kullanma ve devir sözleşmesi ile de araç ---- şirketinin kullanımına ve işletimine bırakıldığını, söz konusu sigortalı araç, ---- şirketinin işçisi olup yeterli ehliyete sahip olmayan -----sevk ve idaresinde iken 28.10.2018 tarihinde saat 01:40 sularında tek taraflı trafik kazası yaptığını, kaza sonucunda araç içinde yolcu olarak bulunan ----- vefat ettiğini, kaza sonrası tanzim edilen tespit tutanağında ise, -----aracı yeterli ehliyete sahip olmadan kullandığı ve kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, gelişen süreçte, kazada vefat eden-----yasal mirasçısı olan anne-----tarafından davacı şirketten sigorta poliçesi kapsamında tazminat talep edildiğini, 28.07.2020 tarihinde mirasçı anne ile yapılan arabuluculuk görüşmesinde 90.000 TL’si maddi tazminat, 12.500 TL’si vekalet ücreti olmak üzere toplam 102.500 TL’nin mirasçı anneye ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, bunun üzerine, davacı şirket tarafından 90.000 TL maddi tazminat 29.07.2020 tarihinde, 12.500 TL’lik vekalet ücretinden stopaj kesintisi yapıldıktan sonra kalan 10.381,36 TL ise 10.08.2020 tarihinde mirasçı annenin vekiline ödendiğini, kazada vefat eden ---- diğer yasal mirasçısı olan baba ----- tarafından ---- şirketine, ----ve davacı şirkete karşı ----- İş Mahkemesi’nin ---- sayılı dosyasında tazminat davası açıldığını, mirasçı baba ile davacı şirket arasında imzalanan 22.03.2022 tarihli sulh protokolü ile 150.000 TL’si maddi tazminat, 4.184 TL’si yargılama gideri, 16.300 TL’si dava vekalet ücreti, 15.109 TL’si icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 185.593 TL’nin mirasçı babaya ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, bunun üzerine, davacı şirket tarafından 150.000 TL maddi tazminat ile 4.184 TL yargılama gideri 24.03.2022 tarihinde, toplam 31.409 TL’lik dava ve icra vekalet ücretlerinden kdv ve stopaj kesintileri yapıldıktan sonra kalan 23.689,84 TL ise 28.03.2022 tarihinde mirasçı babanın vekiline ödendiğini, Sigortalı aracın yeterli ehliyete sahip olmayan sürücü tarafından kullanılması nedeniyle doğan rücu hakkı kapsamında, kazada vefat eden ’---- yasal mirasçılarına ödenen tazminatın rücuen tahsili için davacı şirket tarafından ---- şirketine,--- ve davalı şirkete karşı --- İcra Dairesinin---- sayılı dosyasında (yeni dairesi ve dosya numarası: ---- Genel İcra Dairesi - ---- 19.08.2022 tarihinde takip başlatıldığını, ----- şirketi 22.08.2022 tarihinde, davalı şirket ise 23.08.2022 tarihinde takibe itiraz ederken, ----- itiraz etmediğini ancak dosyaya herhangi bir ödeme de yapmadığını, davacı şirket tarafından da kazada vefat eden -----yasal mirasçılarına toplam 288.093 TL tazminat ödendiğini, haklı davanın kabulünü, davacı şirketin sigortaladığı aracın yeterli ehliyete sahip olmayan kişi tarafından kullanılması nedeniyle meydana gelen kaza sonucunda vefat eden kişinin yasal mirasçılarına ödenen toplam 288.093 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ilk önce yetkisiz mahkemede davasını ikame etmiş, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi----- Sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı vermesi üzerine dosya mahkemenize gelmiştir. Yetkisiz mahkemede tarafımızca cevap verilmiş olup aynı cevap dilekçemizi yeniden sayın mahkemeye sunuyoruz. Davacı taraf, ZMMS poliçesi ile sigortalı ----- plakalı aracın 28.10.2018 tarihinde yetersiz ehliyetli-sürücü belgesiz araç kullanan dava dışı ----’ın kusuru sonucu meydana gelen kaza neticesinde destek tazminatı olarak ödenen 288.093-TL’nin ZMMS Genel Şartları B.4 maddesi 3. Fıkrası b bendine göre rucuen tahsili için huzurdaki davayı ikame etmiştir.MÜVEKKİL ŞİRKET ZMMS POLİÇESİNİ YAPILMASINI TALEP ETMEMİŞ, İMZALAMAMIŞ, BEDELİNİ ÖDEMEMİŞ OLUP KTK 91., 6361 SAYILI YASANIN 24/4 MADDELERİ VE FİNANSAL KİRALAMA SÖZLEŞMESİ 36/2 MADDESİ GEREĞİNCE ZMMS’Yİ YAPTIRMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ OLMADIĞINDAN HUKUKEN POLİÇENİN TARAFI KABUL EDİLEMEZ
Dava konusu kazaya karışan ---- Plakalı ---- marka kamyon 19.04.2018 tarih ----- sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi ile ----- finansal kiralama yoluyla kiralanmış ve teslim edilmiş, kiraların ödenmesine müteakip ----. Noterliği 23.12.2019 tarih ---- yevmiye sayılı Araç Satış Sözleşmesi ile finansal kiracı---- sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamında mülkiyet devri yapılmıştır. Dava tarihi itibarıyla müvekkil şirketin ---- Plakalı ----- Marka Kamyon ile hiçbir ilişiği kalmamıştır.
Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenler ve emsal YARGITAY, İSTİNAF ve YEREL MAHKEME kararları dikkate alınarak, Zorunlu Trafik Sigortasını yaptırma yükümlülüğünün işleten sıfatına haiz finansal kiracıya ait olduğu, Trafik poliçesinin işleten finansal kiracı adına düzenlenmesinde sistemsel engel olmadığına ilişkin BAŞBANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI SİGORTACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 15.11.2016 tarihli yazısı, Zorunlu Trafik Sigortası Poliçesinde davalı şirketin imzasının olmadığı gibi poliçe bedelinin finansal kiracı tarafından ödendiğinden ZMMS poliçesinin akidi davalı şirket olmadığı, davalının sigorta ettiren sıfatı bulunmadığından, davanın REDDİNE karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
Diyarbakır Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’nün 03.12.2024 tarihli yazısı, poliçe ve hasar dosyaları, kaza tespit tutanağı, ----- Ağır Ceza Mahkemesinin ---- esas sayılı dosya sureti,-----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- esas sayılı dosyası,----İcra Dairesinin-----esas sayılı dosya sureti, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
21.11.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir nitelikli hesaplama uzmanı ve kusur bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 14.01.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; I) Kusur Tespiti Bakımından ; Yapmış olduğumuz inceleme sonucunda dava konusu kazanın meydana gelişinde; ---- plakalı kamyon sürücüsü --- %100 (Yüzde yüz) oranında KUSURLU olduğu, ---- plakalı kamyon içerisinde yolcu olarak bulunan -----KUSURSUZ oldukları, Iı) Rücuan Talep Edilebilecek Alacak Bakımından ; Hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 28.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden -----vefatı sonucu geride kalan hak sahiplerine, davacı sigorta kuruluşu tarafından destekten yoksunluk sebebiyle yapılan ödeme sebebiyle yapılan ödemelerin rücuan tazmini için davalı aleyhine olarak açılan iş bu davada : 90.000,00 TL.’nin 29.07.2020 ödeme tarihinden itibaren, 12.500,00 TL.’nin 10.08.2020 ödeme tarihinden itibaren, 154.184,00 TL.’nin 24.03.2022 ödeme tarihinden itibaren, 31.409,00 TL.’nin 28.03.2022 ödeme tarihinden itibaren, Toplam 288.093,00 TL. Ticari işlerde uygulanan işleyecek avans faizi ile sigortalı araç işleteninden rücuna tahsili gerektiği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, hak sahibi 3.kişiye yapılan ödemenin sigortalı araç sürücüsünün gereken ehliyetnameye sahip olmadığı nedeni ile sigortalıdan rücuen tahsil istemine ilişkindir.
Davacı sigorta rücu sebebi olarak sigortalısına ait araç sürücüsünün kamyon kullanma ehliyetnameye sahip olmadığı halde aracı sevk etmesine dayanmaktadır.
KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen 02/05/2018 ile 02/05/2019 tarihlerini kapsayan ------ numaralı Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi bulunmaktadır. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01/06/2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali sorumluluk Sigortası Genel Şartları nazara alınması gereklidir.
Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ilerisürülemez.
(1) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasınısağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
...b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekliel konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlalisonucunda meydana gelmiş ise..." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarında, tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi halinin sigortalıya rücu sebebi olduğu görülmektedir. Genel Şartlar B4-b bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterlidir.
Eldeki dosya incelendiğinde: davacı sigortaya sigortalı araç sürücüsünün kamyon kullanma ehliyetinin bulunmadığı görülmüştür. Sigorta Genel Şartlar B.4-b maddesi uyarınca gerçekleşen kazada ehliyetinin bulumaması nedeniyle sigortanın zarar görenlere yapmış olduğu ödemeyi sigortalısından rücuen tazmin imkanı mevcuttur.
Davalı ile davacı arasında ZMMS kapsamında sigorta ilişkisi olduğu ve davalının sigortalı, davacının ise sigortacı olduğu anlaşılmıştır. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartlarının B.4/2.maddesinde “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir.
Somut olayda; 28.10.2018 tarihinde saat 01.15 sularında --- mevkiinde seyir halinde olan sürücü ----sevk ve idaresindeki----- plakalı kamyonu ile viraja sert
girmesi sonucunda direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırımda bulunan ağaca
aracının ön yan kısmı ile çarpması ve devrilmesi ile dava konusu tek taraflı,
yaralanmalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği,------plakalı kamyon sürücüsü----- kendi yol ve
şeridinde seyrederken bir viraja geldiğinde dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak viraja yaklaşırken aracının hızını azaltmaması sonucu
virajda savrularak arasının sağ kısmı ile yolun sağındaki
ağaca çarpması ile, meydana gelen taraflı kazanın oluşunda %100 kusurlu olduğu, davacı yanca kazada vefat eden ----- mirasçılarına ödeme yaptığı, bilirkişi raporunda vefat eden----- mirasçılarının talep edebileceği tazminatların hesaplandığı, davacı yanca yapılan ödemelerin raqorda tespit edilen hesaplamaların altında olduğunun anlaşıldığı,
Bu açıklamalar ışığında; davacı sigortaya sigortalı araç sürücüsünün gerekli ehliyete sahip olmayarak aracı kullandığı, Sigorta Genel Şartlar B.4-b maddesi uyarınca gerçekleşen kaza nedeniyle sigortanın zarar görenlere yapmış olduğu ödemeyi sigortalısından rücuen tazmin imkanı mevcut olduğu, dosyada alınan bilirkişi raporu denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu, davacı sigorta tarafından dosyada mevcut ödeme dekontları ile hasara uğrayan hak sahiplerine yönelik ödemelerin ispat olunduğu ve ödeme tarihlerinden itibaren sigortacının faiz isteme hakkı bulunduğu esas alınarak, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davalı yanca, aracın finansal kiralama suretiyle kiralandığını, trafik sigorta poliçesinin taraflarınca imzalanmadığını ve primlerinin ödemediklerini, trafik sigortası yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığını, uzun dönemli kira sözleşmesi olan finansal kiralama sözleşmelerinde finansal kiracının işleten sıfatına sahip olduğu Yargıtay İçtihatları ile sabit olduğundan sigorta ettiren sıfatını bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla; davalı yanca sunulan Yargıtay Kararlarının incelenmesinde Güvence Hesabı tarafından açıldığı görülmüştür.
Somut olaya benzer Yargıtay ----Dairesi'nin--- Esas ve ----- Karar sayıl ilamında; 'Dava, ZMSS sözleşmesine dayanılarak, sigorta şirketi tarafından sigortalı aleyhine itirazın iptali şeklinde
açılan rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı ... şirketinin, davalı şirkete ait aracın ZMSS poliçesini tanzim
ettiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davalı şirket tarafından dava dışı ----- uzun süreli kiralama sözleşmesi ile teslim edilen sigortalı aracın anılan şirket elinde iken
zorunlu trafik sigortası genel şartlarına aykırı olarak kullanılmasından dolayı meydana gelen zarardan sigorta
şirketinin, sigortalısına rücu imkanının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. KTK'nun 95.
maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve
tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene
karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigotacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin
kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene
başvurabileceği öngörülmektedir. Görüldüğü gibi davalı şirketin işleten sıfatını taşımaması, onun kiracısıyla
arasındaki iç ilişkiye ait bir sorundur ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını
veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun,
sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren olduğundan, davalı şirket sigorta poliçesinin ve
sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Somut olayda davacı ile davalı arasında 07.07.2009/2010 vadeli ZMSS poliçesi, araç kiralama
sözleşmesinden önce düzenlenmiş olup poliçede, sigortalı davalı ...dir. Davalı şirket tarafından, kazaya
karışan araç, dava dışı ------04.06.2007/18.06.2010 tarihleri arasında uzun süreliğine
kiralanmış ve kiracıya teslim edilmiştir. Davaya konu trafik kazası 15.12.2009 tarihinde, araç kiracı şirket
zilyetliğinde iken meydana gelmiştir. Davacı ... şirketi tarafından kaza nedeniyle 3.kişiye ait araçta meydana
gelen hasar bedeli zarar görene ödenmiş ve trafik sigortası genel şartlarının B.4/b maddesi (sürücünün
ehliyetsiz olduğu) ile sürücünün ağır kusurlu bulunduğu ileri sürülerek ödenen
tazminatın sigorta ettirenden (sigortalı, akit) rücuen tahsili için işbu dava açılmıştır. Davalıya ait aracın
kiralandığı şirket, 2918 Sayılı KTK'nun 3.maddesine göre aracın işletenidir. Ancak KTK'nun 95. Maddesi
hükmü uyarınca bu dava ZMSS şirketi tarafından sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi, sigortalısı)
hakkında açılabilir.
Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken,
yazılı olduğu biçimde davalı şirketin aracın işleteni olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi
doğru görülmemiştir.
" şeklinde açıklandığı, bu açıklamalar ışığında dava konusu olayda davalı tarafından uzun süreli kiralanan aracın sürücüsünün gerekli ehliyete sahip olmadığı halde aracı kullandığı ve %100 kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği olayda, kira sözleşmesi hükümleri nispilik ilkesi gereğince sözleşmenin taraflarına karşı ileri sürülebileceği ve ZMSS şirketi tarafından sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi, sigortalısı)
hakkında açılan davada husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; ( toplam 288.093,00 TL ödenen tazminata ilişkin olarak) 90.000,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 29/07/2020 tarihinden itibaren, 12.500,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 10/08/2020 tarihinden itibaren, 154.184,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 24/03/2022 tarihinden itibaren ve 31.409,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 28/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 19.679,63 TL harçtan, peşin yatırılan 4.919,91 TL harcın düşümü ile geri kalan 14.759,72 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 4.919,91 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.105,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 17.452,51‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 46.094,88 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
6-3.6000,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.