Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/209 K.2021/159
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/118 Esas
KARAR NO : 2021/196
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/03/2020
KARAR TARİHİ : 26/03/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken sürücü ... 'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı traktör ve bu traktöre bağlı arka ışık donanımı, aydınlatması ve reflektörleri olmayan 3 adet römorka arkadan çarpması sonucu iki taraflı ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza tespit tutanağında yer alan bilgilere göre kazanın oluşumunda sürücü ...'nın 2918 sayılı KTK 30/1-a ve 47/1-d maddelerini ihlal ettiğinin belirlendiğini, kaza ölüm, yaralanma ve maddi hasarla sonuçlandığı için zarar gören tarafların davacı şirketten zararlarının tazmini için talepte bulunduklarını, vefat eden ...'ın mirasçıları için vekilleri aracılığıyla ... tarihinde ölüm nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğunu, vefat eden ... mirasçılarının da vekilleri aracılığıyla davacı şirketten ölüm nedeniyle tazminat talebinde bulunduklarını, davacı şirketçe başvurular üzerine eksper raporu aldırıldığını, eksper raporu doğrultusunda poliçe uyarınca teminat altına alınan hasar karşılığı ... tarihinde ... TL., ... tarihinde ... TL. ve ... tarihinde ... TL. sigortalı adına zarar gören taraflara ödemede bulunulduğunu, sigorta poliçesinin ... ile yapıldığını, ancak araç poliçe süresi içerisinde davalı ...'a satış yoluyla devredildiğini, kaza tarihinde yürürlükte olan eski ZMMS genel şartlarına göre sigortalı ..., aracını ...’a satmış olmasına rağmen poliçe iptal edilmediğinden ve kaza tarihinde araç davalı üzerine kayıtlı olduğundan ...'ın sorumlu olduğunu ileri sürerek, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas, .../... Esas ve .../... Esas sayılı takip dosyalarındaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hüküm altına alınacak alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflara usulüne uygun duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacı ... şirketine müzekkere yazılarak; sigorta poliçesi, ödemelere ilişkin ekspertiz raporu kayıt ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../..., ..., ... Esas sayılı takip dosyaları getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, zorunlu mali mesuliyet sigortası tarafından araç maliki olduğu belirtilen davalı aleyhine zarar gören mirasçılarına ödenen tazminatın (istiap haddi aşımı nedeniyle) rücuen tahsili istemi ile yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 95/2. Maddesinde; "...Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir."
Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkını düzenleyen Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
(Değişik:RG-2/2/2016-29612)(1) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:.." şeklinde sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri 3.kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesini ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebileceği düzenlenmiştir.
Dava konusu somut olayda kaza tarihinde geçerli ... tarihli ... plakalı traktörün zorunlu mali mesuliyet sigortasında sigortalının ... olduğu görülmüştür.
... tarafından aracın kaza tarihinden önce ...'a devrinin yapıldığı belirtilmiştir.
Uyap sistem üzerinden yapılan sorgulamada aracın ... adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
Mahkememizce tensip ... nolu ara karar gereği ... tanzim tarihli ... plakalı zorunlu mali mesuliyet sigortasının ... adına olup adın geçen tarafından ...'a satışının yapılıp yapılmadığı, ... tarafından 2918 Sayılı KTK 94. Maddesi gereğince sigortalı aracın işleteninin değişmesi halinde devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu, sigortacının sigorta sözleşmesinin durumun kendisine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde feshedebileceğini ve fesih halinde sigortanın fesih tarihinden itibaren 15 gün sonrasına kadar geçerli olduğu hususu düzenlenmiş olmakla aracı devrettiği belirtilen ...'ın devre ilişkin olarak sigorta şirketine bildirimde bulunup bulunmadığı, sigorta şirketi tarafından bildirim yapılmış ise sözleşmenin fesih edilip edilmediği hususunda varsa bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenmiş, sigorta tarafından verilen cevabi yazıda sigortanın ... adına olduğu, aracın satışının yapıldığına ilişkin sigorta şirketine herhangi bir bildirim yapılmamış olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 17/10/2019 tarih 2016/19118 Esas -2019/9533 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ... şirketinin, davalı şirkete ait aracın ZMSS poliçesini tanzim ettiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davalıların murisi tarafından dava dışı ...’a adi yazılı sözleşme ile harici satım teslim edilen sigortalı aracın anılan şahısın elinde iken zorunlu trafik sigortası genel şartlarına aykırı olarak kullanılmasından dolayı meydana gelen zarardan sigorta şirketinin, sigortalısına rücu imkanının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmektedir. Görüldüğü gibi davalıların murisinin işleten sıfatını taşımaması, onun aracı sattığı kişiyle arasındaki iç ilişkiye ait bir sorundur ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren olduğundan, davalı şirket sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Somut olayda davacı ile sigortalı arasında ...-... vadeli ZMSS poliçesi, adi yazılı satış sözleşmesinden sonra düzenlenmiş olup poliçede, sigortalı davalıların murisi ...’dır. Sigortalı tarafından, kazaya karışan araç, dava dışı ...'a ... tarihinde adi yazılı satım sözleşmesi ile harici olarak satılarak teslim edilmiştir. Davaya konu trafik kazası ... tarihinde, araç dava dışı ...’ın zilyetliğinde iken meydana gelmiştir. Davacı ... tarafından kaza nedeniyle 3.kişiye ait araçta yolcu olarak bulunan kişinin maluliyete ilişkin zararı ödenmiş ve trafik sigortası genel şartlarının B.4/d maddesi (sürücünün alkollü olduğu) ileri sürülerek ödenen tazminatın sigorta ettirenin mirasçılarından (sigortalı, akit) rücuen tahsili için işbu dava açılmıştır. Davalıların murisine ait aracın, adi yazılı sözleşme ile harici olarak satılmıştır. Satış davacı sigortaya KTK 94. maddesine uygun olarak ihbar edilmemiştir. KTK'nun 95. maddesi hükmü uyarınca bu dava ZMSS şirketi tarafından sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi, sigortalısı) hakkında açılabilir..."
Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 26/12/2017 tarih 2015/6055 Esas -2017/12083 Karar sayılı emsal içtihadında da; "...Dava, ZMSS şirketi tarafından ödenen tazminatın (istiap haddi aşımı nedeniyle)rücuen tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/2 maddesinde “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcut olup, buna göre davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir..." şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen kanun maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarındaki düzenleme ile emsal içtihatlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede ; kazaya karışan traktörün Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının zarar gören dava dışı 3.kişi mirasçılara yaptığı ödemeden sonra sigortalı traktörün sürücüsünün istiap haddini aştığı gerekçesiyle ödediği tazminat miktarını sigortalıdan talep edebileceği, ancak somut olayda traktörün sigortalı tarafından kaza tarihinden önce davalıya satışının yapıldığı, sigortalı tarafından bu hususta KTK 94.maddesi gereğince sigorta şirketine bildirimde bulunulmadığı, bu hali ile davacı sigortacının kendisi ile akdi ilişkisi bulunmayan davalıdan tazminatı talep etmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, dolayısıyla davada davalı sürücünün pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla pasif husumet yokluğu nedeniyle açılan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş oluşan vicdani kanaatle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere;
1-Davacının davasının PASİF HUSUMET YOKLUĞU nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile fazla alınan ... TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafça dosyaya yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacı tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2021
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır