Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/578 K.2024/725

🏛️ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/578 📋 K. 2024/725 📅 25.04.2024

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 25/04/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalarının kabulü ile Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamındaki müvekkil aleyhine olan icra takibinin teminat aranmaksızın dava sonuna kadar durdurulmasına, müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla ve iradesi dışında hukuka aykırı olarak hile ile uhdesinden çıkarılan daha sonra eksik unsurların tamamlanması ile bono haline dönüştürülen ve sırf müvekkilinin zarara uğratmak maksadıyla davalı alacaklı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalı ile takibe konu edilen bono nedeniyle söz konusu icra takibinin iptali ile müvekkilinin davalı ... karşı borçlu olmadığının tespitine, takibin davalı tarafça kötü niyetli olarak yapılması sebebiyle davalı tarafın yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davacı ... senet alacaklısı olan ve davalının babası olan ... ’dan senet üzerinde yazılı olan tutarda parayı aldığı ve bunun karşılığında da işbu davaya konu senedi imzaladığı, davalının murisi ... ölmeden önce kendisine toplamda 700.000,00-USD tutarında ödeme yaptığını, muris ..... öldükten sonra ise; davalı müvekkiline bazı ödemeler yaptığını, bununla birlikte USD olarak düzenlenen senet bedeli taraflar arasında yapılan bir protokol ile TL’ye çevrildiği ve protokol imza tarihinden itibaren yapılacak ödemelerin de bu TL bedeli üzerinden yapılacağı yazılı hükme bağlandığı, ancak; borcuna sadık kalmayan davacı aleyhine başlatılan icra takibine haksız ve hukuksuz olarak itirazlar yapıldığı ve müvekkilini yıldırmak için soruşturma dosyası kapsamında şikayetlerde bulunulduğunu, bu süre zarfında da müşteki tarafından banka hesaplarında bulunan paralar ve üzerine kayıtlı malların kaçırılmaya çalışıldığını, dosya kapsamına sunulan yazılı deliller, hukuk dava dosyaları ve soruşturma dosyası birlikte değerlendirildiğinde; davacının amacının borçtan kurtulmaya yönelik olduğu, dolayısıyla salt “borcum yoktur” iddiasında olan kötü niyetli davacının, neden davaya konu senedi imzaladığını veya bu senetteki borcun nasıl sonlandığını ispat külfetinin üzerinde olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/1987 tarih, ... -... E. ve ... /... K. sayılı ilamında “…İmzası borçlu tarafından ikrar edilmiş kambiyo senedi niteliğindeki bir belge alacağın varlığına kesin kanıt oluşturur. Böyle bir yazılı belgenin aksi yazılı delille kanıtlanabilir…” denildiğini, ancak işbu dava dosyasına davacı tarafından sunulmuş tek bir yazılı delil bulunmadığından aleyhlerine açılan davanın reddine karar verilmesini, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötü niyetli olan davacı aleyhine %20 tutarında icra inkar tazminatına ve %10 tutarında para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Davadan feragat, davaya son veren taraf işlemlerinden olup, davacının ya da vekilinin mahkemeye hitaben yaptığı tek taraflı bir irade beyanı ile olur ve tamamlanır. Feragatin geçerliliği için mahkeme veya davalı tarafından kabul edilmesine gerek yoktur. 6100 sayılı HMK 307. maddesi ve devamı uyarınca feragat karşı tarafın kabulüne gerek olmaksızın kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğurur. Davacı davadan tamamen feragat etmekle, taraflar arasındaki dava konusu uyuşmazlığın son bulduğu kabul edilerek, davanın feragat nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında dava dilekçesi ile davaya konu olan Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu icra takibinin iptali ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti talep edilmişse de; Denizli 9.İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına konu icra takibinin Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ilamı ile takibin iptaline karar verildiğini, yerel mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas .... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, yerel mahkeme kararının istinaf mahkemesince onandığını, bu davanın davalısı Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı görünen tarafça icra takibinden feragat edildiğini, her ne kadar feragat beyanı sunulmuşsa da; davanın konusuz kaldığını, devamında hukuki yarar da bulunmadığını, davanın konusuz kalması ile birlikte devamında hukuki yarar bulunmadığı nazara alınarak davanın açılmasına kötüniyetli olarak sebebiyet veren davalı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu olması gerektiğini, yargılama esnasında sabit hale geldiği üzere davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak davanın açılmasına sebebiyet vermiş olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken davalı lehine gerekçeli karar ile vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yasa ve usule aykırı olduğunu, takibe konu bononun müvekkili tarafından iradi olarak tanzim edilmediğini, müvekkilin elinden rızası dışında (hukuka aykırı olarak hile ile) çıkan bir bono olduğunu, bu hususta takibe dayanak bononun davalı ve dava dışı 3. kişiler tarafından hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi sebebiyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Esas sayılı soruşturma dosyası ile şikayette bulunulduğunu, şikayet dilekçesi doğrultusunda ifadesi alınan davalı ... karakol ifadesinde; ''senet babam öldükten sonra bana geçmiştir, senet babamdan bize miras olarak kalmıştır ve senedin ödenmemesi sebebiyle tarafımca icra takibine konulduğu" şeklinde beyanlarda bulunduğunu, mezkur bonoyu bir şekilde ele geçiren davalı alacaklı karakol huzurunda da ikrar ettiği üzere lehtar babasının vefatından sonra bonoyu ele geçirdiğini ve kendince tarafına ciro ederek haksız ve kötüniyetli olarak takip yoluna başvurduğunu, bononun tereke kapsamına girdiğini, tereke kapsamında bulunan mezkur bono da el birliği mülkiyetine tabi olduğunu, mirasçıların toplu ciro imzaları doğrultusunda tasarrufa konu edilebilecek nitelikte olduğunu, buna karşın bononun ne mirasçıların tamamı tarafından ciro edildiğini ne de bahse konu vekaletname icra dosyasına sunulmak suretiyle takibe geçildiğini, ciro silsilesinde kopukluk söz konusu olduğunu ve ciranta konumunda bulunan davalı tarafın senedin yetkili hamili olmaması nedeniyle senet bağlamında hak talep edemediğini, söz konusu durumun dahi tabir yerinde ise davalı tarafın müvekkilin uhdesinden işbu senedi hukuka aykırı olarak ele geçirdiklerini ve yine müvekkilinden ne alırsak kardır düşüncesinde bulunduğunun en açık göstergesi olduğunu, bu hususa ilişkin olarak davalı tarafın kötü niyetinin açıkça görüldüğünü, tereke kapsamında bulunan bir malvarlığının temel olarak mirasçıların tamamı tarafından devre konu olabileceğine şüphe bulunmadığını, örneğin mirasçılardan yalnız birinin elbirliğine tabi taşınmazı en azından kendi hissesi yönünden 3.bir kişiye devredebilmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, bu bakımdan da davalı tarafın iddiasının kabul edilebilir bir yanının bulunmadığını, senette mündemiç hakka ilişkin tasarruf yetkisinin müştereken birden fazla kişiye ait ve dolayısıyla bunların tek başına hakkın tamamı üzerinde tasarruf yetkisi yoksa, şahıslardan birinin tek başına gerçekleştirdiği cironun kendisi açısından hakkın tamamına ilişkin olsa dahi hakkın kısmen devrini sonuçlayacağından geçersiz olacağını, birden çok lehtarı olan bir senette lehtarlardan sadece birinin yaptığı ciro da bu şekilde kısmi ciro olarak geçersizlik yaptırımına tabi olduğunu, mirasçıların el birliğiyle malik oldukları senedi bunlardan sadece birinin ciro etmesi halinde de kısmi cironun söz konusu olduğunu, birden çok mirasçı bulunmaktaysa, ne miras bırakanın ne de mirasçıların bir işlemine gerek kalmaksızın, kanun hükmü gereği kendiliğinden mirasçılar arasında bir ortaklık ilişkisi doğduğunu, ortaklık gereğince mirasçıların tereke üzerinde elbirliğiyle malik olduğunu, miras payının tasfiye payını ifade etiğini, bu itibarla mirasçıların paylaşıma kadar tereke üzerinde tek başlarına tasarruf ve taahhüt işlemi yapamayacaklarını, hep birlikte hareket etmek zorunda olduklarını, yerleşik içtihatlar ve davalı alacaklının açık ikrarı uyarınca mezkur bono bakımından mirasçılar tarafından birlikte gerçekleştirilmiş bir ciro bulunmaması sebebiyle ciro zincirinde kopukluk bulunduğunu, mezkur bononun geçersiz olması sebebiyle müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmamasına rağmen bu durumun davalı tarafça da bilinmesine rağmen kötüniyetli ve haksız şekilde icra takibi işlemleri yapıldığını, davanın açılmasına bizzat davalı tarafın sebebiyet verdiğini, davanın açılmasına haksız ve kötüniyetli olarak davalı taraf sebebiyet verdiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, Menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili 10/01/2024 tarihli celsede; 09/01/2024 tarihli davadan vazgeçtiklerine dair dilekçelerini tekrar ile HMK.'nın 123.maddesi uyarınca davayı geri aldıklarını beyan etmiştir.
Davalı vekili 10/01/2024 tarihli celsede; davacının vazgeçme (davanın geri alınması) talebine muvafakat etmediklerini, her ne kadar davaya konu icra takibi icra hukuk mahkemesi tarafından iptal edilmiş ise de; aynı senet nedeniyle taraflarınca yeni bir icra takibi başlatıldığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili 10/01/2024 havale tarihli davadan feragat dilekçesini duruşmada ibraz ederek; davalı tarafça yeniden icra takibi başlatıldığı beyan edilmiş ise de; icra dosyasında senet aslının süresi içinde icra müdürlüğüne teslim edilmemesi nedeniyle herhangi bir ödeme emri düzenlenmediğini, bu nedenle derdest bir icra dosyasından bahsedilemeyeceğini, Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu icra takibinin iptaline karar verildiğinden alacaklı tarafça da icra dosyasından feragat edildiğinden takibin iptali kararıyla birlikte işbu davanın devamında hukuki yarar bulunmadığını, dava konusuz kaldığından davaya konu senetten borçlu oldukları anlamına gelmemek üzere davadan feragat ettiklerini beyan etmiş, beyanını imzası ile tasdik ettiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça duruşma sırasında ibraz edilen 10/01/2024 tarihli dilekçesinde; "Yukarıda esas numarası yazılı mahkemeniz dosyası kapsamında dava dilekçesi ile iş bu davaya konu olan Denizli 9.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına konu icra takibinin iptali talep edilmişse de Denizli 9.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına konu icra takibi Denizli 1.icra Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı ilamı ile TAKİBİN iptaline karar verilmiş, yerel mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde Antalya Bam 12.hd... Esas ... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, yerel mahkeme kararı istinaf mahkemesince onanmıştır. Söz konusu kararlar dosya kapsamına sunulmuştur. Ayrıca iş bu davanın davalısı Denizli 9.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyada alacaklı görünen tarafça icra takibinden feragat edilmiştir.
Bu kapsamda Denizli 9.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına konu icra takibinin iptaline karar verildiğinden, alacaklı tarafından icra takibinden feragat edildiğinden Denizli 9.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına konu icra takibinin iptaline karar verildiği de gözetilerek bu aşamada iş bu davanın devamında hukuki yarar bulunmadığını belirtmek suretiyle iş bu davamız konusuz kaldığından iş bu davaya konu senetten borçlu olduğumuz anlamına gelmemek üzere iş bu davadan feragat etmekteyiz" şeklinde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan tamamen veya kısmen vazgeçer. Davacı, feragat etmek suretiyle açmış olduğu davayı sona erdirebilir. Mahkeme, davacının beyanının gerçekten feragat olduğunu ve kanunun öngördüğü şekilde yapıldığını tespit ederse, davanın feragat nedeniyle reddine karar verir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yaptığı tek taraflı bir irade beyanı ile olur ve tamamlanır. Feragatin geçerliliği için, bunun davalı tarafından kabul edilmesine veya feragate muvafakat etmesine gerek yoktur. Feragat sözlü yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir. Ancak feragat beyanının açık olması ve davacının beyanından onun gerçek amacının davadan feragat etmek olduğunun açıkça anlaşılması gerekir. Bunun yanında şarta bağlı feragat da geçerli değildir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, B. 6, C. IV, İstanbul 2001)
HMK'nın 309. maddesinde feragatin kayıtsız ve şartsız olması gerektiği, 311. maddesinde ise feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı öngörülmüştür. Feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğundan feragat beyanının kayıtsız, şartsız ve tereddüte yer vermeyecek derecede açık olması gerekmektedir. Davacının feragat beyanının açık ve gerçek amacın davadan feragat olduğunu belirten bir şekilde yapılmış olmalıdır.
Somut olayda, davacı taraf ile davalı arasındaki uyuşmazlık Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben yazılan dilekçenin ve duruşma sırasında davacı yanın beyanının feragat niteliğinde bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı vekili Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben yazdığı 10/01/2024 tarihli dilekçesinde aynen; "iş bu davanın devamında hukuki yarar bulunmadığını belirtmek suretiyle iş bu davamız konusuz kaldığından iş bu davaya konu senetten borçlu olduğumuz anlamına gelmemek üzere iş bu davadan feragat etmekteyiz" ifadelerine yer vermiş, adı geçen mahkemece iş bu dilekçeye istinaden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili anılan dilekçesinde, "davaya konu senetten borçlu olduğumuz anlamına gelmemek üzere" feragat ediyoruz dediğine göre, feragat beyanının şarta bağlandığı açıktır. Az yukarıda zikredilen HMK.'nın 309/4 madde ve bendi uyarınca şarta bağlı olarak feragat beyanında bulunulamayacağından iş bu feragat açıklaması geçersizdir. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesine sunulan feragatin hukuken geçersiz olduğu, dolayısıyla kesin hükmün sonuçlarını doğurmayacağı gözetilmeksizin yazılı olduğu üzere dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmiş olması doğru değildir. Bu durum, davacıların istinaf başvurusunun kabulünü, HMK.'nın 353/1-a-6. madde ve bendi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve işin esasının incelenmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesini gerektirir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 10/01/2024 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİne GÖNDERİLMESİNE,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.25/04/2024
...