İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1404 K.2024/1994

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1404 📋 K. 2024/1994 📅 26.12.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1404
KARAR NO:2024/1994
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:13.06.2024
NUMARASI:2024/379 Esas - 2024/630 Karar
DAVA:Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı, bu karara karşı, birleşen davada davalı tasfiye memuru mirasçıları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:ASIL DAVADA Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği 07/04/2023 tarihli dava dilekçesinde ;Müvekkilinin ... Şti.'yi hasım göstererek Bakırköy 47. İş Mahkemesi nezdinde 2022/325 E. Sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını, ...Şti. adli şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, İş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından Bakırköy 47. İş Mahkemesince işbu davayı açmak için mehil verildiğini, ihyası istenen ... Şti. adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin Bağcılar / İSTANBUL olduğunu ve bu şirketin ticaret sicilinden silindiğini, bu nedenlerle bahse konu şirketin ihyasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA SAVUNMA:Davalı sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle ;Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Türk Ticaret Kanunu'nun 32.ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34.madde hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/372 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN,İDDİA:Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği 17/04/2023 tarihli dava dilekçesinde ; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/335 E. Sayılı dosyası ile dava açılmışsa da tensip zaptında düzenlenen "12-Davacı vekiline, ihyası istenen... ŞİRKETİ'nin tasfiye memuru ... aleyhine dava açması ve ilgili davanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesini sağlaması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde davanın açılmaması halinde davanın usulden reddine karar verileceği hususunun meşruhatlı davetiye ile davacı vekiline ihtar edilmesine," kararı üzerine birleştirme kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/732 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN,İDDİA:Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği 26/07/2023 tarihli dava dilekçesinde ; müvekkilinin ... Şti.'yi hasım göstererek Bakırköy 47. İş Mahkemesi nezdinde 2022/325 Esas sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını ancak... Şti. adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiğini, İş Mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından Bakırköy 47. İş Mahkemesince ihya davası açmak için süre verildiğini, Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/335 Esas sayılı dosyası ile ihya davası açıldığını, Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/335 Esas sayılı dosyası ile açılan ihya davasında tasfiye memuru ...'nun vefat ettiği ve mirasçılarına karşı ihya davası açılarak birleştirilmesi konusunda süre verildiğini beyanla işbu dosyanın Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/335 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA SAVUNMA:Davalılar vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle ; Şirketin ihyası davasında şirketin tasfiyesinin bittiğini ve tasfiye sonrasında vefat eden tasfiye memurunun mirasçılarına husumet yöneltilemeyeceğini, ...'nun 27/05/2020 tarihinde vefat ettiğini, davanın ticaret sicili müdürlüğü ile birlikte tasfiye memuruna karşı yöneltilmesinin tasfiye memurunun iddia edilen alacaktan kişisel malvarlığı ile sorumlu olduğu anlamına gelmeyeceğini, vefat eden tasfiye memurunun davacının iddia olunan alacağından sağ olsa dahi kişisel malvarlığı ile sorumlu olmayacağının göz önünde bulundurulduğunda, huzurdaki davada tasfiye memurunun mirasçıları olan müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, tasfiye memurunun ölümü ile mirasçılarının bu tasfiye memuru sıfatını miras yolu ile iktisap edemeyeceklerini, davacının Bakırköy 47. İş Mahkemesinin dosyası üzerinden ikame etmiş olduğu davanın bir eda davası olmaması, tespit niteliğinde olması sebebiyle ihya kararı verilemeyeceğini, zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan nedenlerle davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut uyuşmazlıkta; davacının açtığı davalarda taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, bu davada ihyası istenen şirketin son tescilini 01/04/2008 tarihinde yaptırdığı ve sicil kaydının tescil edildiği, şirketin tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği, dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için dava dışı şirketin ihya edilmesi gerektiğinden asıl ve birleşen davanın kabulüne, dava dışı şirketlin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca eski tasfiye memurunun mirasçısı ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına,Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında Davacının, eski tasfiye memuru aleyhine açtığı Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/372 esas sayılı dosyasında, davalının dava tarihinden önce vefat ettiği ve ölü aleyhine dava açılamayacağından davanın taraf ehliyetine ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-(d) ve 115/2.maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur." gerekçesiyle, Asıl ve birleşen Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/732 esas sayılı dosya ile açılan davaların kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan ... ŞTİ'nin tüzel kişiliğinin Bakırköy 47.İş Mahkemesinin 2022/325 esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru olan müteveffa ... mirasçısı ...'nun (T.C. NO:...) şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, davacının, eski tasfiye memuru aleyhine açtığı Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/372 esas sayılı dosyasında, davalının dava tarihinden önce vefat ettiği ve ölü aleyhine dava açılamayacağından davanın taraf ehliyetine ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-(d) ve 115/2.maddeleri uyarınca usulden reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/732 Esas sayılı dosyasında davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/732 Esas sayılı dosyasında davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davada husumet itirazında bulunmuş olmalarına rağmen husumet itirazının mahkeme tarafından neden kabul görmediğine dair gerekçeli kararda hiçbir gerekçe bulunmadığını,Tasfiye memurunun, iddia edilen alacaktan kişisel malvarlığı ile sorumlu olmayacağını, vefat eden tasfiye memuru ...'nun, davacının iddia olunan alacağından sağ olsa idi kişisel malvarlığı ile sorumlu olmayacağı göz önünde bulundurulduğunda, huzurdaki davada tasfiye memurunun mirasçıları olan müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceği de izahtan vareste olduğunu, tasfiye memurunun ölümü ile de mirasçıları, tasfiye memuru sıfatını miras yolu ile iktisap etmeyeceklerini, Davacının Bakırköy 47. İş Mahkemesinin 2022/325 E. sayılı dosyası üzerinden ikame etmiş olduğu davanın bir eda davası olmaması sebebiyle ihya kararı verilemeyeceğini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu defi dikkate alınmadan aleyhe karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, Anayasa'nın amir hükmü gereğince mahkeme kararlarının gerekçeli olmak zorunda olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararının hiçbir yerinde ilk itirazların neden reddedildiğini ortaya konmadığını, mahkeme tarafından adeta dosyaya sunmuş oldukları cevap dilekçesi ve diğer beyanlarının yok sayılarak davacının tek taraflı beyanları dikkate alınarak hüküm verildiğini, ayrıca müvekkilleri aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, birleşen davada davalı tasfiye memuru mirasçıları vekili tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.İhyası talep olunan şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesinin sona erip 01.04.2008 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. Tasfiye memurunun birleşen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında davalı gösterilen ... olduğu anlaşılmış, ...' nun vefat etmesi nedeniyle mirasçılarına dava yöneltilerek dava dosyalarının birleştirildiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda verilen ihya kararı uyarınca tasfiye memuru mirasçılarından olan ...' nun tasfiye memuru olarak tayin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir.Davacı vekili , ihyası istenen şirket aleyhine Bakırköy 47. İş Mahkemesinin 2022/325 E sayılı dosyasında hizmet tespiti için dava açıldığını, ancak davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının iş bu davayı açmasında, terkin olan şirketle ilgili açılmış olup, devam eden Bakırköy 47. İş Mahkemesinin 2022/325 E sayılı dosyasında şirketin temsili için yeniden tescilini talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece de kurulan hüküm de söz konusu dava dosyası kapsamında ihya kararı verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İş bu davalarda ticaret sicil memurluğu yasal hasım olup, davanın ayrıca tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerekir.Davalılar vekilinin davacının iş bu davanın açılmasında hukuki yarının bulunmadığı ve tasfiye memuru olan murisleri nedeniyle müvekkili davalıların iş bu davada husumeti bulunmadığı yönündeki istinafı istinafı yerinde görülmemiştir.Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Bu nedenle davalılar vekilinin, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapılmış olduğu, ihya için gerekli koşulların bulunmadığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde değildir.İhya davasına dayanak davanın eda davası olmadığı, tespit davası niteliğinde olması ihya davası kapsamında incelenecek hususlardan olmayıp davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri de yerinde değildir. Ticaret sicili müdürlükleri ihya davalarında yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/13309 E.2007/837 K. sayılı emsal nitelikli kararında da Ticaret Sicili Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi' nin 2016 / 2926 Esas 2016 / 3585 Karar ve 04.04.2016 tarihli kararı da bu doğrultudadır. Davalı ... Sicil Memurluğu bu davada yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Ancak davalı tasfiye memurları yargılama giderlerinden sorumludur. Bu nedenle davalı tasfiye memuru mirasçıları vekilinin, son tasfiye memuru olan muris tarafından tasfiye işlemlerinde kusurlu bulunmaması nedeniyle verilen ihya kararı kapsamında müvekkillerinin yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu görülemeyeceği yönündeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.Karara karşı davalı ve tasfiye memuru atandığı anlaşılan ... vekilince TTK'nın geçici 7/15 maddesi uyarınca terkin tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle ve terkinden itibaren geçen süre dikkate alındığında zaman aşımı nedeniyle davanın reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Eldeki ihya davası, TTK'nın 547. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için açılmış ihya davası olup, davalı vekilinin dayanak gösterdiği TTK'nın geçici 7. maddesinin olayda uygulanma yeri yoktur. TTK'nın 547. maddesi kapsamında açılan ihya davalarında herhangi bir zamanaşımı ve hak düşürücü süre söz konusu olmadığı da gözetildiğinde, davalılar vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir.Davalılar vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinde yapılan inceleme soncu, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davalılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.