Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1236 K.2025/834
T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:03/02/2023
DAVA:Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ:18/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:25/09/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından davacıların murisi ... aleyhine Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile ... Euro bedelli 03/12/2009 düzenleme tarihli 08/12/2010 ödeme tarihli bir adet senet ile kambiyo senetlerine özgü icra takibine girişildiğini, murisin icra takibinden sonra vefat ettiğini, geriye eşi ..., kızı ..., oğlu ... ve diğer oğlu olan ...'ın kaldığını, murisin ölümünden sonra dosya borcunun geriye kalan mirasçılara yöneltildiğini, murisin eşi ...'nın mirası reddettiğini, senedin düzenlendiği tarihte murisin 74 yaşında olup akıl sağlığının yerinde olmadığı ve fiil ehliyetine haiz olmadığını, kendisine bu nedenle bono düzenleme tarihinden sonra vasi atandığını, davacıların murisi ... aleyhinde davalı banka tarafından evvelinde Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmış olup borçlu murisin vasisisin itirazı üzerine alacaklı banka tarafından Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... ve ... esas sayılı dosyaları ile itirazın iptali davası açıldığını, aldırılan Adli Tıp Kurumunun ... tarihli raporu ile borçlu murisin davaya konu işlemlerin yapıldığı tarihler olan 02.12.2009 ve 03.12.2009 tarihlerinde hukuki ehliyetinin olmadığına karar verildiğini, bu rapor üzerine mahkemece her iki dava dosyası için itirazın iptali davasının reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalı alacaklının bu yargılamalardan ve rapordan haberdar olduğu halde Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında murise ait Denizli İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Mevkii ... ada ... parsel sayılı taşınmazın satışını talep ettiği ve taşınmazın rayiç değerinin altında 30/06/2014 tarihinde cebri icra yolu ile satıldığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL taşınmaz satışından doğan zararın 30/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu ile ilgili olarak Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından başlatılan icra takibi nedeni ile açılan Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında menfi tespit istemi ile kötüniyet tazminatının da talep edildiğini, yine diğer mirasçıların açtıkları menfi tespit davalarında da kötüniyet tazminatı taleplerinin reddedildiğini, hükmün kesinleştiğini, davacıların kötüniyetli olarak iş bu davayı açtıklarını, davacıların davaya konu icra dosyasından haberdar olmalarına rağmen taşınmazın satışını durdurmak için hiçbir faaliyette bulunmadıklarını, kendilerinin sebep oldukları sonuç için davalı bankayı sorumlu tutmaya çalıştıklarını, bunun hakkaniyete uygun olmadığını, bankanın kötüniyetli olmadığını, davacıların gerek icrai gerek ihmali davranışları sonucu babaları murisi kısıtlama yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, davacıların kendi kusurları ile oluşan zarardan sorumlu olduklarını, bu nedenle oluşan banka zararından da şahsen sorumlu olduklarını, davacıların iyi niyetli olmadıklarını, dürüst davranmadıklarını, davalı bankanın zarara uğramasına sebebiyet veren davacılar hakkında her türlü hukuki ve cezai hakları saklı tuttuklarını beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ATK rapor örneği, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davalı bankanın, işlem tarihi itibariyle murisin fiil ehliyetine haiz olup olmadığını, bilecek durumda bulunmadığı, bu yönde dosyaya herhangi bir delil ve belge sunulmadığı gibi bankanın kötü niyeti ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği; davacıların davalı bankanın kötüniyetini ispat edemediği, meydana geldiği iddia olunan maddi zarar ile bankanın krediye yönelik aldığı bonoyu icra takibine konu etmesi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçesini kabul etmediklerini, bononun düzenlendiği tarihte ...'nın 74 yaşında olup akıl sağlığı yerinde olmadığından fiili ehliyetini haiz olmadığını, kendisine vasi atandığını, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda da ...'nın fiil ehliyetinin olmadığının tespit edildiğini, bu nedenlerle yapılan işlemlerin geçersiz olduğu hükmünün de Yargıtay incelemelerinden geçerek kesinleştiğini, bankanın kötü niyetli olmadığı hususunun doğru olmadığını, bankanın haksız alacağa dair alınan raporlara rağmen icra takibini 4 yıl boyunca devam ettirmesinin, hatta murisin mallarını sattırmasının son derece kötü niyetli olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu, işlemler sırasında davacıların murisi ...'nın akli sağlığının yerinde olduğunu, fiili ehliyeti bulunduğunu, davacıların murisleri ...'nın fiil ehliyeti bulunmadığı iddia edilen dönemden sonra da pek çok kez ... ile ticari iş ve işlemlerde bulunduğunu, ticari ilişkiler süreçlerinde davacıların murislerinin akıl sağlığının yerinde olmadığına ilişkin hiç bir iddiaları bulunmadığını, davacıların murisi ...'nın 03/12/2019 tarihi itibariyle aklı selim olup hukuki işlemler yönünden fiil ehliyetinin tam olduğunu, davacıların eylemlerinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, davacıların neticede iş bu durumdan kendilerine çıkar sağladığını, davacıların başta dürüstlük kuralına ayrı iş bu eylemlerinde kötü niyetli olduklarının şüphesiz olduğunu, zira mezkur satışın ihale bedeline davalının herhangi bir etkisi olmadığını, ayrıca mezkur taşınmazın yüksek bedele ihale edilmesinin alacaklı davalı bankanın da yararına olacak olup mezkur taşınmazın düşük bedelle ihalesinin davalıya kusur olarak atfının mümkün olmadığını olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, haksız icra takibi nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Davacıların murisi ... aleyhine davalı banka tarafından icra takibi başlatılmış, takip sonrasında ... vefat etmiş, borç mirasçı olan davacılara yöneltilmiş, davacılar bononun düzenlendiği tarihte muris ...'nın yaşı gereği akıl sağlığının yerinde olmamasından fiili ehliyetinin olmadığını beyan etmiş, davalı bankanın murisin fiil ehliyetinin olmadığını bilmelerine rağmen muristen kalan dava konusu taşınmazı değerinin altında cebri icra yoluyla sattıklarından bahisle davacıların uğradığı zararın tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-Dosya kapsamından, davalı bankanın şikayeti üzerine, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacıların da içerisinde bulunan bir kısım sanıklar hakkında davalı bankadan muris ...'nın müteselsil kefili olduğu dava dışı ... Dış Ticaret Pazarlama Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. lehine tahsis edilen kredi sözleşmesi nedeniyle iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık suçundan dava açıldığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74 üncü maddesi uyarınca ceza mahkemesinin kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de, somut olayın özelliği itibariyle maddi olgunun ve davalı bankanın sorumluluğunun tespiti açısından ceza dosyasının sonucu önem arz etmektedir. Şu durumda mahkemece, ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenilerek sonucuna göre karar verilmesi gereklidir.
2-Dava dosyasının incelenmesinde muris ...'nın mirasçıları olan davacıların Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yönelik olarak ayrı ayrı menfi tespit davası açtıkları ve ilk derece mahkemesince kabul kararı verildiği görülmüş ise de, bu kararların kesinleşip kesinleşmediği konusunda dosyada bir bilgi bulunmamaktadır. Hüküm kurulabilmesi için her bir davacının anılan icra dosyasına yönelik olarak açtıkları menfi tespit davalarının kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi verilmiş ilam örneklerinin dava dosyasına eklenmesi gereklidir.
3-Haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gerekli iken maddi tazminata karar verilebilmesi için ise genel anlamda davalının kötüniyetli olması gerekmez, haksız haciz nedeniyle davalının kusuru ile eylem ve zarar arasında illiyet bağının bulunması halinde maddi zarardan davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Bu açıklamalar ışığında; somut olayda Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4. Adli Tıp İhtisas Kurulunun düzenlemiş olduğu 15/10/2012 tarih ve ... karar numaralı raporunda davacıların murisi ...'nın 03/12/2009 ve 02/12/2009 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olmadığı belirtildiği halde ve davalı banka tarafından murisin mirasçıları tarafından açılan menfi tespit davalarında murisin fiil ehliyetinin bulunmadığının anlaşılmasına karşı murise ait taşınmazın cebri icrayla satış işlemlerine devam edilerek 30/06/2014 tarihinde satılması nedeniyle oluşan maddi zarardan davalı bankanın kusurlu olduğu kabul edilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesinin kabulüne göre davalının kötü niyetli olduğu ispat edilemediği gerekçesi ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacılar vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,
2-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 03/02/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacılar vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
5-Davacılar vekili tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 269,85 TL istinaf karar harcının isteği halinde yatırana iadesine,
6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 18/09/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi.
...