Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2021/636 K.2024/187
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 26/01/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ : 19/01/2021
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 26/01/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili ...'in 25/05/2018 tarihinde ... mahallesi ... Bulv. No:... kat:... deki ... Ekmek fabrikasını malik ...'dan 15 yıllığını kiraladığını, Denizli 4. Noterliğinden ... yevmiye ile yapılan adi ortaklık sözleşmesiyle bu iş yerinde adi ortaklık kurulduğunu, müvekkili ...'ın hesabına bankadan 15.000 TL yatırıldığını, tapuda miras bırakan ...'ın mirasçılarının ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ...'ın elbirliği mülkiyetinde olduğunu, ... tarafından kullanılan ruhsatın ...'ın 13/06/2018 tarihindeki ölümüyle sona erdiğini, yeni ruhsat almak için başvurmuşsa da mirasçıların onayı ve yeni hisseli tapu kayıtlı talep edilince ruhsatın alınmadığını, davalı ...'in açma ruhsatını biz alırız dediğini, Ziraat Bankası ... şubesindeki ...'a ait hesaba toplam 22.680 TL kira bedeli yatırdığını, ...'in mirasçıları ..., ... , ... ve ...'la yeni bir kira sözleşmesi ve tahliye taahütnamesi yapıldığını, tüm mirasçılara ait olmak üzere 15.000 TL ve 250.000 TL'lik teminat senedi verildiğini, iş bu senetlerin teminat senedi olarak verildiğini, tahliye taahütnamesi içerisinde açık ve net olarak belirlendiğini, aynı zamanda sözleşmenin ekinde tutanak başlıklı ekte sundukları yazı düzenlendiğini, ve adi ortaklık sözleşmesinin iptal edildiğini, davalı ... ve Aslı kira sözleşmesinde kullanılmak üzere ıslak imzalı müvekkile nüfus cüzdanı örneği verildiğini, davalının 15/01/2019 tarihinde Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla 15.000 TL ve 250.000 TL'lik olarak boş teminat olarak verilen senetleri haksız ve yersiz olarak kendi adına doldurmak suretiyle icraya koyduğunu, aralarındaki sözleşme davalı ve diğer mirasçıların ruhsat iade edilmesi gerekirken sonradan doldurup davalı tarafından icraya koyulduğunu, davalı ...'in müvekkilinden hiçbir alacağı olmadığını, Aksine müvekkili davalıya ödemek zorunda kaldığı paralar nedeniyle alacaklı olduğunu, senetlerin bedelsiz olduğu davalının da bu senetlerinde yetkili hamili olmadığını, müvekkilinin bu konuda Denizli Cumhuriyet Başavcılığına şikayeti ile ... sor ile soruşturma açıldığını, davanın haksız ve hukuka aykırı takip karşısında telafisi imkansız zararlar doğmaması açısından takibin tedbiren durdurulmasını talep etmek gerektiğini, bu nedenle davalarının kabulü ile Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konulan 15.000 TL ve 250.000 TL'lik senetlerin borçlusu olmadıklarının tespitine, kötü niyetle takip yapıldığından %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderlerinin karşı tarafa bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından davacı aleyhine Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından 10 örnek takip başlatıldığını, ödeme emri ve senet sureti, davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ olduğunu, takibin kesinleştiğini, davacı tarafından takibe konu senedin bedelsiz olduğu, senedin teminat senedi olduğunun iddia edildiğini, uyuşmazlık konusunun kambiyo senedinden kaynaklandığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili davada görevli ve yetkili mahkemenin yetkili Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, takibe konu senet üzerinde, teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığını, herhangi bir ihdas nedeni de yazmamakta olduğunu, karşı tarafın tanık deliline muvafakatlarının bulunmadığını, tacir olan davacının kira karşılığında 265.000 TL tutarlı senet verdiği halde her türlü ayrıntının tek tek yazıldığı kira sözleşmesi metnine bu bedelli senetleri yazmadan/yazdırmadan imzalamasının hayatın olan akışına aykırı olduğunu, iddia edildiği gibi tahliye taahhütnamesi başlıklı belgede dava konusu senetlerin teminat senedi olduğuna dair hiçbir ibare bulunmamakla birlikte tersine bu miktar borcu olan kiracı borcunu ödeyememesi halinde kiralananı tahliye edeceğini belirterek senetlerden kaynaklanan borcunu kayıtsız ve şartsız olarak yeniden ikrar ettiklerini, TTK 680. Madde ve yüksek yargıtayın sayısız ve istikrarlı içtihatları ile sadece imzanın bulunduğu açık senet/açığa imza" geçerli kabul edilmişken davacı yanın "senet imzalanırken alacaklı kısmında müvekkilin isminin bulunmadığı" yönündeki beyan ve iddiasının hukuki bir değeri bulunmadığını, öncelikle görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve her türlü yargılama giderlerinin ve alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile inkar tazminatının ve vekalet ücretinin karşı yan yüzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, "... 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Davacı taraf senet üzerindeki imzayı inkar etmemekle birlikte senedin teminat senedi olarak düzenlendiğini iddia etmiştir. HGK'nun 14.03.2001 tarih 2001/12-233 ve 20.06.2001 tarih, 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Dayanak belgede dava konusu senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir. Taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşme, bir belge sunulmamış, herhangi bir belgede senede atıf yapılmamış, dolayısıyla davacı bu yönden de iddiasını ispatlayamamıştır. Tüm bu nedenlerle davacının açmış olduğu davada ispat yükü kendisine ait olmasına rağmen, davasını yasal delillerle ispat edemediği, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından, davacının takip konusu senet yönünden davalıya borçlu olmadığına dair menfi tespit davasının reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kira ilişkisinin tarafı olduğunu açıkça kabul ettiğini, dosya içerisinde bulunan tahliye taahhütnamesinde, "halen kiracısı olarak kullanmakta olduğum yukarıda adresi yazılı taşınmazı kiralayana verilen 250.000,00 TL ve 15.000,00 TL tutarındaki 2 adet senede dair borcu 01/01/2019 tarihine kadar ödeyememem halinde, hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmadan kayıtsız ve şartsız olarak ... tahliye edeceğime" şeklinde atıf yapıldığını, taahhütte belirtilen 15.000,00 TL'lik senedin davalı tarafından Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, dolayısıyla senetlerin varlığının kanıtlandığını, senetlerde aval konumunda olan ve tanık olarak dinlenen ...'in senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin beyanlarının dikkate alınmadığını, lehtar hanesinin sonradan doldurulduğunu, bunun araştırılmadığını, davalının tek başına takip yetkisinin bulunmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Dava, kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının şikayeti üzerine Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 08/04/2019 tarihli ... soruşturma ... karar sayılı kararı ile davalı ...'ın da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesine, dava dilekçesine ekli davalı tarafından imzalanan tahliye taahhütnamesinde davacının davaya konu senetlere ilişkin borcu açıkça kabul etmiş olmasına, davacının iddialarını yazılı delillerle ispat edememiş olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.26/01/2024
...