Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/607 K.2025/638

🏛️ Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2024/607 📋 K. 2025/638 📅 29.05.2025

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/607 Esas
KARAR NO : 2025/638
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 01/07/2024
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İİK. m. 285 ve 286 hükümleri uyarınca, ödeme güçlüğüne düşen müvekkil olduğu şirketler ve şirketlerin ortakları ve borçlarının müteselsil kefili müvekkillerine alacaklılarıyla konkordato akdetmesini sağlamak amacıyla BİR YILLIK KESİN KONKORDATO MÜHLETİ VERİLMESİNİ, Davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulmasına, rehinli menkullerin muhafazasının önlenmesine, davacıların teminatlı taşınmazlarının paraya çevrilmesinin talep edilmesi halinde İİK. 150/b. Maddesi kapsamında kira bedellerinin icra kasasına ödenmeyip, davacı şirketlere ödenmesine, Davacı ait muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı şirketlere iadesine, Davacı leasingli mallarının elinden alınmasını ve üzerine haciz, ihtiyati haciz ve muhafaza tedbirleri uygulanmasını engelleyecek nitelikte koruyucu tedbir kararı verilmesine, Davacı geçici mühlet talebinden önce keşide ettiği çeklerin, geçici mühlet kararının ilanından sonra 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. Maddesi gereğince, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında “Karşılıksızdır” şerhi yazılmasının İhtiyati Tedbiren önlenmesine, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere “Konkordato Tedbiri” şerhinin yazılmasına, Davacı bankalarda mevcut hesaplarındaki paraların- konkordato sürecinde hesaplara gelecek paralar da dahil olmak üzere- üzerine herhangi bir haciz, e-haciz, ihtiyati haciz ve bloke konulmasının yasaklanmasına ve bankalarca tek taraflı olarak bu hesaplara blokaj, takas, mahsup, rehin haklarının uygulanmasının yasaklanmasına, Davacı adına açılacak olan banka hesabına veya mevcut banka hesaplarının koruma altına alınmasına, bu hesaplara gönderilecek hacizlerin geri çevrilmesi yönünde tedbir kararı verilmesine, Davacının tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dâhil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı şirketlere ödenmesine, davacıların 3.şahıs konumunda oldukları takiplerde kendilerine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, tensiben derhal ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve şirkete komiser tayinine, davacıya tahsis edilen elektrik, su, doğalgaz aboneliklerine ilişkin olarak tedbir kararından evvel doğmuş elektrik, su ve doğalgaz borçları ile ilgili sunulan kamu hizmetlerinin tedbiren kesilmemesine, davacı konkordato taleplerinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararlarının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava, 7101 sayılı ile değişik İcra ve İflas Kanunun 285 ile devamı maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlu vekilince süresinde tamamlanması, konkordato talebine eklenmesi gerekli belgelerin eksiksiz olarak ibraz edilmesi üzerine borçlular hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine ve geçici konkordato komiser heyeti görevlendirilmesine, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçluların malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı görülmüştür.
Mühlete ilişkin ilanların ayrı ayrı Türkiye Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu Portalında yapıldığı ve İİK'nin 288. Maddesi uyarınca gerekli yerlere bildirimlerin yapıldığı görülmüştür.
Konkordato Komiser Heyeti 26/05/2025 havale tarihli raporları ile ... Limited Şirketi yönünden; "Şirketin 1. Revize Projesinin hazırlanmasında esas alınan 30.09.2024 tarihli
bilançoda 44.636.237,17 TL stok bakiyesi (verilen sipariş avansları hariç) bulunmasına rağmen, konkordato borç ödemesinde stok satışından sağlanacak kaynak olarak sadece 2.339.689,57 TL öngörülmüştür. Ancak, 28.02.2025 itibariyle şirketin 50.322.071,11 TL stok bakiye bulunmasına rağmen 19.547.967,90 TL tutarında stok satışından kaynak öngörülmüştür. Davacı şirketin 2. Revize Projesindeki Nakit Akım Tablosuna göre stok satışına bağlı olarak 2025 yılında 6.305.796,10 TL, 2026 yılında 7.566.955,31 TL ve 2027 yılında 5.675.216,49 TL olmak üzere toplamda 19.547.967,90 TL nakit girişine yer verildiği görülmüştür. Davacı şirketin 2. Revize Projesinde konkordato kaynakları içerisinde en büyük tutarlı kalemin 19.547.967,90 TL ile stoklardan sağlanacak kaynak olması, bu kaynağın tek başına toplam konkordato kaynaklarının (48.790.542,.30 TL) yaklaşık 040'ını oluşturması ve bu kaynağın da piyasa şartları dikkate alındığında paraya dönüştürme kabiliyetinde yaşanabilecek olası olumsuzluklar ve konkordato kaynakları içerisinde sermaye artışı gibi somut kaynakların bulunmaması hususları dikkate alındığında; davacı şirketin 2. Revize Projesinin uygulanabilir ve gerçekçi bulunmadığı, daha önceki raporlarımızda da ifade edildiği üzere borç ödemesinde kullanılacak nakit sermaye artışı gibi daha somut konkordato kaynaklarına yer verilerek borçlu şirkete ait 2. Revize Projenin tekrar revize edilmesinin gerekli olduğu düşünülmektedir. Davacı şirketin 2. Revize Projesinde konkordato kaynakları içerisinde 13.848.016,29 TL alacaklardan yapılacak tahsilatlar (verilen sipariş avansları dahil) ve 2.500.000,00 TL tutarındaki grup şirketinden olan alacaklardan yapılacak tahsilatlarına yer verildiği görülmüştür. Davacı şirketin 28.02.2025 tarihli mali verileri dikkate alındığında şirketin grup şirketi olan Kıran Kurumsal şirketine borçlu olduğu, dolayısıyla da konkordato kaynakları tablosunda yer verilen 2.500.000,00 TL tutarındaki alacağın hangi grup şirketinden olan alacak olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Konkordato komiser heyeti 26/05/2025 havale tarihli raporları ile .... Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi Yönünden; ŞŞirketin 2. Revize Projesinde yapılacak sermaye artışına bağlı olarak Nakit Akım Tablosunda 2025 yılında 2.500.000,00 TL ve 2026 yılında 2.500.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000.000,00 TL nakit girişi öngörülmüş olmasına rağmen, sermaye artışının hangi tarihlerde yapılacağının somut olarak 2. Revize Projede de açıklanmadığı, nakit sermaye artışının hangi kaynakla yapılacağının da belirtilmediği, Davacı şirketin 21.05.2025 tarihli ve 2025/03 nolu kararıyla şirket sermayesinin 5.000.000,00 TL artırılmasına karar vermiş olup, bahse konu sermaye artırım kararının heyetimizce de görüldüğü, Şirketin 2. Revize Projesinde 2025 yılı içinde öngörmüş olduğu 5.000.000,00 TL tutarındaki sermaye artışına ilişkin kararın 21.05.2025'te alınmış olmasının heyetimizce OLUMLU olarak değerlendirildiği, Davacı şirketin konkordato kaynakları içerisinde en büyük tutarlı kalem olan 172.910.410,77 TL tutarındaki alacaklardan yapılacak tahsilatlarda yaşanabilecek olumsuz gelişmelere bağlı olarak alacaklarm süresi içerisinde gerçekleştirilememesinin ve bu tutar içerisindeki 13.547.078,5 TL'nin de konkordato talep eden diğer şirket ... Limited Şirketi'nden olan alacak olmasının şirketin konkordato projesinin başarılı olmasına doğrudan olumsuz olarak etki edebileceği, Heyetimizce, borçlu şirketin konkordato kaynakları içerisinde bulunan 24.253.381,70 TL tutarındaki ticari faaliyetlerden elde edilecek dönem net karının elde edilmesinin ve bunun sonucu olarak da şirketin konkordato projesinin başarılı olmasının şirket ticari faaliyetlerinde gelir artırıcı gider azaltıcı işlemlere ağırlık verilerek bu işlemlerin kontrolünün sağlıklı bir şekilde yapılmasının ve projede belirtilen iyileştirme yöntemlerine sıkı sıkıya bağlı kalınmasının zorunlu bir unsur olduğu, Şirketin 2. Revize Projesinde şirkete ait gayrimenkul satışından sağlanacak kaynak olarak Nakit Akım Tablosunda 2025 yılında 39.390.000,00 TL, şirket ortağına ait gayrimenkul satışından sağlanacak kaynak olarak ise 2025 yılında 9.000.000,00 TL ve 2026 yılında 9.480.000,00 TL nakit girişi öngörülmüş olmasına rağmen, gayrimenkul satışlarının hangi tarihlerde yapılacağının somut olarak 2. Revize Projede de açıklanmadığı, Davacı şirketin 1. Revize Projesinde de konkordato kaynakları içerisinde 50.000.000,00 TL şirkete ait gayrimenkul satışından sağlanacak kaynak öngörüldüğü, ancak davacı şirkete geçici mühletin verildiği 01.07.2024 tarihinden, baren yaklaşık 11 ay geçmiş olmasına rağmen, kaynak olarak öngörülen taşınmaz satışlarına ilişkin olarak heyetimize ya da Sayın Mahkemeye herhangi bir talepte bulunulmadığı, Komiser heyetimiz nezaretinde denetlenmek suretiyle alacaklıların alacaklarına projede öngörülen vadelerde kavuşmasını sağlayabilmek ve borçlu şirketin de borçlarını ödeme konusunda iyi niyetli olduğunun gösterilmesi bakımından 2025 yılında yapılması planlanan gayrimenkul satışlarının belli bir kısmının piyasa şartları da göz önünde bulundurularak kesin mühlet süresi içerisinde yapılmasının uygun olacağı, " sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Konkordato komiser heyeti 22/04/2025 havale tarihli raporları ile Gerçek Kişiler yönünden : "Davacı gerçek kişiler ..... ve ....'ın tacir olmadıkları ve iflasa tabi kişilerden olmadıkları, Borçlu Şirketlerin ortağı ve yetkilileri olan .... ve ...'ın konkordato talebinde bulunan şirketlerin borçlarına kefil olmaları nedeniyle söz konusu borçlardan şahsen sorumlu oldukları, Davacı şahıslar ...,...,....'ın şirketin işlerinin yürümesi için çalışılan şirketlere verilen çekler dolayısıyla verilen avaller ve Banka Genel Kredi Sözleşmelerindeki kefalet nedeniyle, Kredi Sözleşmelerindeki kefaletten kaynaklı yükümlülüklerinden, borçlu yükümlü bulunduğu, bu kapsamda, verilen avallerden ve Banka Genel şirketlerin konkordato süreci sonunda iyileşmesi ile birlikte kurtulacağının anlaşıldığı, Bu kapsamda ..,... ve ....'ın konkordatosunun başarıya ulaşmasının konkordato talep eden şirketlerin konkordatosunun başarıya ulaşması ile doğru orantılı olduğu ve şirketin projesi ile sıkı sıkıya bağlı olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Konkordato Projesinin Başarıya Ulaşma Şartları Değerlendirilmesi Bakımından :
İİK. madde 287 'Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.
Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir.
Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır.
Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.
291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. ' hükmü ile 291 inci ve 292 nci maddelerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir.
İİK. MADDE 292 'İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder. ' hükmüyle konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa iflasa tabi borçluların resen iflasına karar verilmesi gerektiğini düzenlenmiştir.
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir.
Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir.
İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir.
İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşecek durumlarda mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. "Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir.
İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiş olup, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt).
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Dosya No: 2019/2251 Esas Karar No: 2019/2002)
Şirketler yönünden:
DAVACI .... SANAYİ VE DIŞ TİCARET ANONİM
ŞİRKETİ YÖNÜNDEN
; Ülkemiz ekonomisindeki mevcut enflasyon düzeyi de dikkate alınarak borçlu
tarafından alacaklılara 1 defaya mahsus olacak şekilde işletilecek faizin ve
konkordatoya tabi borçların ilk taksit tutarlarının düşük, son taksit tutarlarının
yüksek olacak şekilde ödenmesi, alacaklıların alacaklarının büyük kısmını daha
sonradan tahsil etmelerine neden olacağından alacaklılar aleyhine yapılan bu revize
düzenlemenin mahkememizce yerinde görülmemişir.
Davacı şirketin 2024 yılı ticari faaliyetleri neticesinde zarar etmiş olması ve 2025
yılının ilk 3 aylık dönemi ticari faaliyetleri sonucunda elde edilen vergi öncesi
882.255,73 TL tutarındaki dönem karı dikkate alındığında, şirketin 2. Revize Projede
hedeflemiş olduğu vergi öncesi dönem karını gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği
konusu mahkememizde bir tereddüt hasıl oluşturmuştur.Şirketin 19.11.2024 tarihli 1. Revize Projesinde konkordato kaynakları içerisinde
15.000.000,00 TL tutarında sermaye artışı yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen,
05.05.2025 tarihli 2. Revize Projede konkordato kaynakları içerisinde 5.000.000,00
TL sermaye artışına yer verildiği, Şirketin ilk revize projesine göre 2. Revize
Projedeki konkordato kaynaklarının daha somut kaynaklar olmamasının
mahkememizce olumsuz olarak değerlendirilmiş olup Şirketin 2. Revize Projesinde yapılacak sermaye artışına bağlı olarak Nakit Akım
Tablosunda 2025 yılında 2.500.000,00 TL ve 2026 yılında 2.500.000,00 TL olmak
üzere toplam 5.000.000,00 TL nakit girişi öngörülmüş olmasına rağmen, sermaye
artışının hangi tarihlerde yapılacağının somut olarak 2. Revize Projede de
açıklanmadığı, nakit sermaye artışının hangi kaynakla yapılacağının da
belirtilmediği,
Davacı şirketin konkordato kaynakları içerisinde en büyük tutarlı kalem olan
172.910.410,77 TL tutarındaki alacaklardan yapılacak tahsilatlarda yaşanabilecek
olumsuz gelişmelere bağlı olarak alacakların süresi içerisinde
gerçekleştirilememesinin ve bu tutar içerisindeki 13.547.078,35 TL’nin de
konkordato talep eden diğer şirket ... Limited Şirketi’nden
olan alacak olmasının şirketin konkordato projesinin başarılı olmasına doğrudan
olumsuz olarak etki edebileceği,
yine, borçlu şirketin konkordato kaynakları içerisinde bulunan
24.253.381,70 TL tutarındaki ticari faaliyetlerden elde edilecek dönem net karının
elde edilmesinin ve bunun sonucu olarak da şirketin konkordato projesinin başarılı
olmasının şirket ticari faaliyetlerinde gelir artırıcı gider azaltıcı işlemlere ağırlık
verilerek bu işlemlerin kontrolünün sağlıklı bir şekilde yapılmasının ve projede
belirtilen iyileştirme yöntemlerine sıkı sıkıya bağlı kalınmasının zorunlu bir unsur
olduğu yine
Şirketin 2. Revize Projesinde şirkete ait gayrimenkul satışından sağlanacak kaynak
olarak Nakit Akım Tablosunda 2025 yılında 39.390.000,00 TL, şirket ortağına ait
gayrimenkul satışından sağlanacak kaynak olarak ise 2025 yılında 9.000.000,00 TL
ve 2026 yılında 9.480.000,00 TL nakit girişi öngörülmüş olmasına rağmen,
gayrimenkul satışlarının hangi tarihlerde yapılacağının somut olarak 2. Revize
Projede de açıklanmadığı, Davacı şirketin 1. Revize Projesinde de konkordato kaynakları içerisinde
50.000.000,00 TL şirkete ait gayrimenkul satışından sağlanacak kaynak
itibaren yaklaşık 11 ay geçmiş olmasına rağmen, kaynak olarak öngörülen taşınmaz
satışlarına ilişkin olarak heyete ya da mahkememize herhangi bir talepte
bulunulmadığı, dikkate alındığında konkordato geçen süre nazara alındığında Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu anlamda şirketler bakımından konkordatonun başarıya ulaşma şansı yeterli görülmediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
DAVACI ... LİMİTED ŞİRKETİ YÖNÜNDEN
Ülkemiz ekonomisindeki mevcut enflasyon düzeyi de dikkate alınarak borçlu
tarafından alacaklılara 1 defaya mahsus olacak şekilde işletilecek faizin ve
konkordatoya tabi borçların ilk taksit tutarlarının düşük, son taksit tutarlarının
yüksek olacak şekilde ödenmesi, alacaklıların alacaklarının büyük kısmını daha
sonradan tahsil etmelerine neden olacağından alacaklılar aleyhine yapılan bu revize
düzenlemenin mahkememizce yerinde görülmemişir.
Davacı şirketin 2024 yılı ticari faaliyetleri neticesinde zarar etmiş olması ve 2025
yılının ilk 3 aylık dönemi ticari faaliyetleri sonucunda elde edilen vergi öncesi
898.755,75 TL tutarındaki dönem karı dikkate alındığında, şirketin 2. Revize Projede
hedeflemiş olduğu vergi öncesi dönem karını gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği
konusunda e bir tereddüt hasıl oluşturduğu,
Şirketin 2. Revize Projesinde yer alan konkordato kaynaklarının aynen 1. Revize
Projedeki kaynaklar gibi somut kaynak olmaktan ziyade alacak tahsilatı, ticari
faaliyetlerden elde edilecek karlar ve stok satışından sağlanacak kaynaklar olduğu,
Davacı şirketin 2. Revize Projesinde konkordato kaynakları içerisinde en büyük
tutarlı kalemin 19.547.967,90 TL ile stoklardan sağlanacak kaynak olması, bu
kaynağın tek başına toplam konkordato kaynaklarının (48.790.542,30 TL)
yaklaşık %40’ını oluşturması ve bu kaynağın da piyasa şartları dikkate
alındığında paraya dönüştürme kabiliyetinde yaşanabilecek olası olumsuzluklar
ve konkordato kaynakları içerisinde sermaye artışı gibi somut kaynakların
bulunmaması hususları dikkate alındığında; davacı şirketin 2. Revize Projesinin
uygulanabilir ve gerçekçi bulunmadığı, daha önceki raporlarımızda da ifade
edildiği üzere borç ödemesinde kullanılacak nakit sermaye artışı gibi daha
somut konkordato kaynaklarına yer verilerek borçlu şirkete ait 2. Revize
Projenin tekrar revize edilmesinin gerekli olduğu,
Davacı şirketin 2. Revize Projesinde konkordato kaynakları içerisinde 13.848.016,29
TL alacaklardan yapılacak tahsilatlar (verilen sipariş avansları dahil) ve 2.500.000,00
TL tutarındaki grup şirketinden olan alacaklardan yapılacak tahsilatlarına yer
verildiği, şirketin 28.02.2025 tarihli mali verileri dikkate alındığında şirketin grup
şirketi olan Kıran Kurumsal şirketine borçlu olduğu, dolayısıyla da konkordato
kaynakları tablosunda yer verilen 2.500.000,00 TL tutarındaki alacağın hangi grup
şirketinden olan alacak olduğunun anlaşılamadığı,
davacı şirketlerin 2. Revize Projesine yönelik olarak tespit ve değerlendirmeler kapsamında; alacaklılar aleyhine yapılan düzenlemenin giderilmesi, her bir projede nakit sermaye artışı gibi daha somut konkordato kaynaklarına yer verilebilmesi, 2025 yılında yapılması planlanan gayrimenkul satışlarının belli bir kısmının piyasa şartları da göz önünde bulundurularak kesin mühlet süresi içerisinde yapılması yönü de şirketlere ait konkordato projelerinin tekrar revize edilmesinin gerekli olduğu dikkate alınarak konkordato geçen süre nazara alındığında Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu anlamda şirketler bakımından konkordatonun başarıya ulaşma şansı yeterli görülmediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Gerçek Kişiler yönünden; Borçlu Şirketlerin ortağı ve yetkilileri olan ..., ... Ve ...'ın konkordato talebinde bulunan şirketlerin borçlarına kefil olmaları nedeniyle söz konusu borçlardan şahsen sorumlu oldukları, Davacı şahıslar ..., ... ve ...'ın şirketin işlerinin yürümesi için çalışılan şirketlere verilen çekler dolayısıyla verilen avaller ve Banka Genel Kredi Sözleşmelerindeki kefalet nedeniyle yükümlülüğünün bulunduğu, bu kapsamda, verilen avallerden ve Banka Genel Kredi Sözleşmelerindeki kefaletten kaynaklı yükümlülüklerinden, borçlu şirketlerin konkordato süreci sonunda iyileşmesi ile birlikte kurtulacağının anlaşıldığı, Bu kapsamda ..., ... Ve ...'ın konkordatosunun başarıya ulaşmasının konkordato talep eden şirketlerin konkordatosunun başarıya ulaşması ile doğru orantılı olduğu ve şirketin projesi ile sıkı sıkıya bağlı olduğu, görülmüştür.
Somut olay bakımından; Borçlu şirketlerin mevcut konkordato kaynakları ve toplam borç miktarı dikkate alındığında; alacaklıların alacaklarının konkordato mühleti sonunda ödenme ihtimalinin bulunmadığı, davacıların konkordato teklifinin başarılı olabilmesi için daha somut ve yeterli konkordato kaynağı öngörülerek şirketin konkordato projesinin revize edilmesine rağmen revize projenin de başarıya ulaşamayacağı dikkate alınarak konkordato talebinin yukarıda anılan sebeplerle reddine, hüküm ile birlikte mahkememiz tarafından verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına, bu hususta ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına, konkordato talebinin reddi kararının Ticaret Sicili Gazetesinde ve Basın-ilân Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunmasına, komiserin görevine son verilmesine, konkordato komiseri olarak görevlendirilen komiserlerin karar tarihi itibariyle görevlerinin sona erdiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu'na bildirilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Konkordato talep eden davacılar
-... T.C. Kimlik Numaralı ...,
-... T.C. Kimlik Numaralı ...,
-... T.C. Kimlik Numaralı ...,
-... Vergi Numaralı ... Limited Şirketi,
-... Vergi Numaralı ... Sanayi Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin KONKORDATO TALEPLERİNİN AYRI AYRI REDDİNE,
2-Konkordato Komiser Heyetinin görevine SON VERİLMESİNE,
3-Hüküm ile birlikte mahkememizce verilen tüm TEDBİRLERİN KALDIRILMASINA, bu hususta ilgili yerlere bildirimlerin yapılmasına,
4-Konkordato talebinin reddi kararının Ticaret Sicili Gazetesinde ve Basın-ilân Kurumunun resmî ilân portalında ilân OLUNMASINA,
5-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
İİK uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 2 HAFTA içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere konkordato talep edenler ve bir kısım müdahiller vekillerinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ..
¸e-imzalıdır