İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/586 K.2024/754

🏛️ İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2023/586 📋 K. 2024/754 📅 25.09.2024

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/586 Esas
KARAR NO: 2024/754
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/08/2023
KARAR TARİHİ: 25/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin 23.08.2023 tarihli dilekçesini özetle;
Davacı şirket ile davalı şirketin 12.07.2018 tarihinde protokol imzaladığını, Söz konusu protokol gereğince; davacı şirketin, davalı lehine üst hakkı tesis edilen -------- Gelişim Bölgesi kapsamında yer alan --------- İli, ----------- İlçesi, --------- Bölge Bucağı, --------- Köyünde bulunan, ---------- özel parsel numaralı 13.173,53 m2 yüzölçümlü taşınmazı devraldığını ve karşılığında da davalıya 1.000.000,00 USD ödediğini, taraflar arasındaki protokolde devir tarihinden önce tahakkuk etmiş ancak devir tarihinden sonra talep edilen ödemelerden davalının sorumlu olduğunun belirtildiğini, --------- sayılı 28.04.2023 tarihli yazısı ile 13.173,53 m2 yüzölçümlü taşınmaza ilişkin davacı şirketten proje maliyet ve tahsis bedeli adı altında 2.581.260,84 TL ödeme talep ettiğini, davacı şirketin de, 04.05.2023 tarihinde 2.581.260,84 TL tahsis bedelini ödediğini, akabinde davalı şirkete ---------- Noterliğinin, 12.06.2023 tarihli,----------- Yevmiye Nolu ihtarnamesi gönderildiğini ve sözleşmede öngörüldüğü şekilde 2.581.260,84 TL'nin ihtarnamenin ulaşmasından itibaren 15 gün içinde ödenmesi talep edildiğini, davalı şirketin de söz konusu ihtarnameye cevaben ---------- Noterliğinin 11.07.2023 tarihli ----------- Yevmiye Nolu ihtarnamesini gönderdiğini ve ihtarnamede söz konusu ödemenin devir tarihinden öncesine dayanmadığını, idareden aldıkları 03.09.2018 tarihli yazıda idareye herhangi bir borçlarının bulunmadığını belirterek dava konusu bedeli ödemeyeceklerini beyan ettiklerini, söz konusu ihtarname üzerine davacı tarafından Ticari Davalarda Dava Şartı Zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuk başvurusu yapıldığını, görüşmeler ----------- Arabuluculuk Bürosu'nun ----------- Nolu dosyasında anlaşmama ile sonuçlandığını, ilgili kanun maddesi gereği, arabuluculuğa başvuru aşamasının tamamlandığını ve anlaşmaya varılamamış olduğundan huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davacı Şirketin Davalıya Rücu Hakkı Bulunmakta Olup Davalı Şirket, 2.581.260,84 TL Tahsis Bedelinden Sorumlu Olduğu: taraflar arasındaki 12.07.2018 tarihli protokolün 4 nolu bendinde “İşbu protokole konu gayrimenkule ilişkin olarak devir tarihinden önce tahakkuk etmiş borç ve yükümlülüklerin DEVRALAN tarafından ödenmesi veya ödenmek zorunda kalınması halinde DEVRALAN tarafından ödenen bedeller bakiye 200.000,00 USD mahsup edilecektir. Bu bedellerin 200.000,00 USD’yi aşması durumunda ise aşan miktar DEVRALAN’ın ilk yazılı talebini müteakip DEVREDEN tarafından 15 gün içinde faizsiz olarak DEVRALAN’a ödenecektir.” devir tarihinden önce tahakkuk etmiş borçlar için devreden şirket olarak davalı şirketten talep edileceği belirtildiğini, her ne kadar 200.000,00 USD’nin mahsup edileceği öngörülmüş ise de davacı şirketin bloke edilen 200.000 USD’deyi 06.08.2018 tarihinde davalı şirkete ödediğini, buna göre hangi tarihte gönderilmiş olursa olsun 12.07.2018 tarihinden önce tahakkuk etmiş borç ve yükümlülüklerinden davalı şirketin sorumlu olacağı kabul edildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan ---------- sayılı 28.04.2023 tarihli yazısının ilk sayfasında; "Adı geçen şirket tarafından süresi içerisinde tesis inşaatının tamamlanarak tesise turizm işletmesi belgesi alınmaması ve izinsiz hisse devri gerçekleştirilmesi nedeniyle, ... Şirketin buna dair yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve sonrasında da taşınmazın bulunduğu alana ilişkin imar planlarının iptal edilmesi nedeniyle kesin tahsis süresinin 19.11.2009-23.10.2012 tarihleri arası dönem ile 4.8.2015-1.12.2017 tarihleri arası dönemde iki kez dondurularak yeniden açılması nedeniyle anılan madde kapsamındaki işlemler bugüne kadar tamamlanamamış ayrıca, ... Söz konusu kesin tahsisin ------------Ş.'ne devredilmesi" şeklindeki açıklamalarında davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediği tespit edildiğini, aynı yazının üçüncü sayfasında dava konusu bedelin bu sebepler dikkate alınarak hesaplandığı açıklandığını, Aynı şekilde idare tarafından gönderilen yazının 6 ve 7. sayfalarında; "4916 sayılı Kanunun geçici 2. Maddesi uyarınca yapılacak işlemlere esas olmak üzere -----------özel parsel numaralı taşınmaz için 2023 yılı birim fiyatları dikkate alınarak hesaplanan 2.581.260,84 TL tutarındaki proje maliyet bedelinin %3 oranındaki bedelin Şirketten tahsilinin sağlanması, ------------ özel parsel numaralı taşınmazın üzerinde tesisli bulunan üst hakkı lehtarı tarafından süresi içerisinde tesis inşaatının tamamlanarak tesise turizm işletme belgesi alınmaması ve izinsiz hisse devri gerçekleştirilmesinden dolayı 4916 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar uyarınca işlem yapılarak, bu taşınmazın üzerinde ------------ yapılan kesin tahsisin ve Bakanlığımızca tesis edilen üst hakkının iptal ve tapudan terkin edilmesi hususunda herhangi bir işlem yapılmaması..." söz konusu yazıda davalı şirketin, davacı şirket aleyhine düzenlenen proje maliyet ve tahsis bedelinden sorumlu olduğunu, davalı şirketin, cevabi ihtarnamede ------------ 03.09.2018 tarihli yazıyı sunarak davalı şirketin ------------- borcunun bulunmadığını ileri sürdüğünü, ancak söz konusu metin 2018 yılında alındığını, davacı tarafından dava edilen alacağın idare tarafından 2023 yılında düzenlendiğini, Her ne kadar davalı şirketin, bu evraka dayanarak borçtan sorumlu olmadığını iddia ettiğini, davacı tarafından sunulan yazıda açık bir şekilde davalı şirketin 2018 yılı ve öncesinde yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve söz konusu borcun bundan kaynaklandığının belirtildiğini, ayrıca davacıya gönderilen belge ------------ tarafından düzenlenmiş olup davalı şirketin ihtarname ekinde gönderdiği belgenin ----------- alındığını, dolayısıyla davalı şirket tarafından gönderilen yazının mevcut dava ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, sonuç olarak davalı şirketin, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmesi nedeniyle Sayın Mahkemenize başvurmak zarureti hasıl olduğunu, davalı Adına Kayıtlı Malvarlığı Hakkında İhtiyati Haciz Kararı Verilmesini Talep Edilmesi: İİK'nın 257. Maddesinde, "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne yer verildiğini, Somut olayda da vadesi gelmiş bir al cak bulunmakta olduğundan, İİK 257. Madde hükmü uygulama alanı bulduğunu, İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmadığını, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulmasının yeterli kabul edildiğini, Dosyada bir kısım delillerin bulunması ve yaklaşık ispat halinde ihtiyati haciz kararının verilebileceğini, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme, idarenin ödeme talep yazısı ve ödeme dekontu bir arada değerlendirildiğinde, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklı olarak davacı şirkete borçlu olduğunun yaklaşık olarak ispatlandığını, bu nedenle davalı şirket adına kayıtlı araç ve/veya gayrimenkul tespit edilmesi halinde üzerine 3. Şahıslara devrinin önlenmesini teminen İHTİYATİ HACİZ konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Sayın Mahkemenin teminata hükmetmesi halinde teminat yatırmaya hazır olduklarını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlere; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.581.260,84 TL'nin 30.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirketten tahmiline, davalı şirket adına kayıtlı araç ve/veya gayrimenkul tespit edilmesi halinde üzerine 3. Şahıslara devrinin önlenmesini teminen İhtiyati Haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 29.09.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle davacı şirket tarafından sunulan dava dilekçesinde, davalı şirket tarafından keşide edilen cevabi ihtarnamede 2018 tarihli ----------- yazısının dikkate alındığını ve buna istinaden borcun mevcudiyetinin inkar edildiğini ancak kendilerinin aslında ----------- yazısını kastettikleri belirtilmiş ise de cevabi ihtarnamenin içeriği dikkate alındığında işbu iddiaların doğru olmadığının görüleceğini, davalı şirket tarafından keşide edilen cevabi ihtarnamede tam da ------------- 28.04.2023 tarihli yazısından bahsedildiğini, davacı şirket tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın idareye ödemiş olduğu 2.581.260,84 TL’nin daha önce taraflar arasında akdedilen 12.07.2018 tarihli üst hakkının devri protokolündeki 3 numaralı hüküm gereği kendilerine ödenmesi gerektiği iddia edildiğini, gerekçe olarak gösterilen davalı şirket ile davacı şirket arasındaki 12.07.2018 tarihli protokolün Sayın Mahkemenin dosyasında da mevcut olduğunu, protokolün ilgili hükmünde taraflar arasında düzenlenen işbu protokole istinaden devreden davalı şirketin devre konu gayrimenkule ilişkin olarak devir tarihinden önce doğmuş olan borçlardan sorumlu olacağından bahsedildiğini, davacı tarafın tam da bu noktada son derece kötü niyetli bir şekilde 28.04.2023 tarihli ------------- yazısı ile devre konu gayrimenkule ilişkin devir tarihinden önce doğmuş borcun ödenmesinin kendilerinden talep edildiğini ve buna istinaden ödemede bulunduklarını iddia ederek işbu tutarı davalı şirkete rücu etmek istediğini, davacı şirket tarafından bahse konu edilen ilgili kurum yazısının kapsamlı bir şekilde incelendiğinde, özellikle 3. Sayfada yer alan; “Kesin tahsis ve üst hakkı konusu tesislere cari yıl için tespit edilecek yeni bedellerin bildirilmesinin istenildiği ----------- cevaben ilgi (f) yazıda 274 yataklı 4 yıldızlı otel+300 yatak kapasiteli otel tesisi için 2023 yılı birim maliyetleri esas alınarak hesaplanan toplam proje maliyet bedelinin %02,5’i (bindeikivirgülbeş) üzerinden 389.758,32 TL (5 özel parsel 174.653,25 TL+ 5 özel parsel 215.105,07- TL) tutarında yeni kullanım/üst hakkı bedeli, 6 özel parsel için toplam proje maliyet bedelinin %0,5’i (bindebeş) üzerinden 430.210,14 TL tutarında yeni kullanım/üst hakkı bedeli ve %3’ü (yüzdeüç) oranındaki bedelin de 2.581.260,84 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.” şeklindeki paragrafın, dava dilekçesi ile talep edilen tutarın mahiyetini ortaya koyduğunu, Tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde söz konusu tutarın yeni projeler ve bunlarla ilgili kullanım/Üst hakkı bedelleri ile alakalı olduğunu, Paragrafta gönderme yapılan ilgi (f) yazının 07.04.2023 tarihli olduğunu, Yine 7 sayfalık 28.04.2023 tarihli ----------- yazısının bütün olarak incelendiğinde, yazıda söz konusu edilen fark bedellerinin 12.04.2021 ve sonrasına ait olduğunu, üst hakkı bedellerinin 2023 yılı ve müteakip yıllar için söz konusu edildiği, davalı şirket ve davacı ----------- arasındaki 12.07.2018 tarihli protokol öncesi döneme sari en ufak bir ödeme talep edilmediğinin açık olduğunu, burada önemle vurgulamak istedikleri hususun; davalı şirketin işbu devir anlaşmasını imzalarken basiretli bir tacir gibi hareket ederek üst hakkı verilen gayrimenkul ile ilgili idareye herhangi bir borcunun olup olmadığı hakkında kapsamlı bilgi verilmesini talep ettiğini, Buna istinaden de 03.09.2018 tarihinde idare tarafından davalı şirketin herhangi bir borcunun olmadığı bilgisi verildiğini, davacı şirketin, kurum tarafından kendilerine gönderilen yazıyı lehlerine olacak şekilde açıkça çarpıtmakta olduklarını, yazıda bahsedilen ilgili bakanlığın usuli işlemleri gereği tahsis süresinin dondurulması hususunu sanki yıllar önce davalı şirket yüzünden doğan borcun, talep edilmiş ve kendileri tarafından ödenmek zorunda kalınmış gibi göstermeye çalıştıklarını, tüm bu yukarıda arz ve izah olunan sebeplerden dolayı davacı şirket tarafından ikame edilen işbu haksız davaya itiraz ettiklerini, yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce re’sen gözetilecek diğer sair sebeplerle; usul ve yasaya aykırı işbu davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davacı vekilinin 27.10.2023 tarihli cevaba cevap dilekçesini özetle; Taraflar arasındaki 12.07.2018 tarihli protokolde devir tarihinden önce tahakkuk etmiş ancak devir tarihinden sonra talep edilen ödemelerden davalının sorumlu olduğu belirtildiğini, ----------- sayılı 28.04.2023 tarihli yazısı ile 13.173,53 m2 yüzölçümlü taşınmaza ilişkin tarafımızdan proje maliyet ve tahsis bedeli adı altında 2.581.260,84 TL ödeme talep ettiğini, davacı şirketin, 04.05.2023 tarihinde 2.581.260,84 TL tahsis bedeli ödediğini ve davalıya rücu ettiğini, Taraflar arasındaki protokolün 4 nolu bendinde devir tarihinden önce tahakkuk etmiş borçlar için devreden şirket olarak davalıdan talep edileceği hususunun belirtildiğini, Buna göre hangi tarihte gönderilmiş olursa olsun 12.07.2018 tarihinden önce tahakkuk etmiş borç ve yükümlülüklerinden davalı şirketin sorumlu olacağı kabul edildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan------------ sayılı 28.04.2023 tarihli yazısının ilk sayfasında; "Adı geçen şirket tarafından süresi içerisinde tesis inşaatının tamamlanarak tesise turizm işletmesi belgesi alınmaması ve izinsiz hisse devri gerçekleştirilmesi nedeniyle, ... Şirketin buna dair yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve sonrasında da taşınmazın bulunduğu alana ilişkin imar planlarının iptal edilmesi nedeniyle kesin tahsis süresinin 19.11.2009-23.10.2012 tarihleri arası dönem ile 4.8.2015-1.12.2017 tarihleri arası dönemde iki kez dondurularak yeniden açılması nedeniyle anılan madde kapsamındaki işlemler bugüne kadar tamamlanamamış ayrıca, ... Söz konusu kesin tahsisin -----------Ş.'ne devredilmesi" şeklindeki açıklamalarında davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediği tespit edildiğini, Akabinde aynı yazının üçüncü sayfasında dava konusu bedelin bu sebepler dikkate alınarak hesaplandığının açıklandığını, aynı şekilde idare tarafından gönderilen yazının 6 ve 7. Sayfalarında; "4916 sayılı Kanunun geçici 2. Maddesi uyarınca yapılacak işlemlere esas olmak üzere-----------özel parsel numaralı taşınmaz için 2023 yılı birim fiyatları dikkate alınarak hesaplanan 2.581.260,84 TL tutarındaki proje maliyet bedelinin %3 oranındaki bedelin Şirketten tahsilinin sağlanmasını, ----------- özel parsel numaralı taşınmazın üzerinde tesisli bulunan üst hakkı lehtarı tarafından süresi içerisinde tesis inşaatının tamamlanarak tesise turizm işletme belgesi alınmaması ve izinsiz hisse devri gerçekleştirilmesinden dolayı 4916 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar uyarınca işlem yapılarak, bu taşınmazın üzerinde ----------- yapılan kesin tahsisin ve Bakanlığımızca tesis edilen üst hakkının iptal ve tapudan terkin edilmesi hususunda herhangi bir işlem yapılmaması..." Söz konusu yazıdan da anlaşıldığı üzere davalı şirketin, davacı şirket aleyhine düzenlenen proje maliyet ve tahsis bedelinden sorumlu olduğunu, Cevap dilekçesinde bu hususlara ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığını, Davalı şirketin cevap dilekçesinde ------------ 03.09.2018 tarihli yazıyı sunarak, davalı şirketin ------------ borcunun bulunmadığını ileri sürdüğünü, Ancak söz konusu metin 2018 yılında alınmış olup davacı tarafça dava edilen alacak idare tarafından 2023 yılında düzenlendiğini, Her ne kadar davalı şirketin bu evraka dayanarak borçtan sorumlu olmadığını iddia etmiş ise de davacı şirket tarafından sunulan yazıda açık bir şekilde davalı şirketin 2018 yılı ve öncesinde yükümlülüklerini yerine getirmediği ve söz konusu borcun bundan kaynaklandığı belirtildiğini, bu açıdan Sayın Mahkemenin ---------- müzekkere yazılarak davalının sorumluluğunun tespiti adına söz konusu parsele ilişkin yazışmaların gönderilmesini talep ettiklerini, ayrıca davacı şirket tarafından gönderilen belge ----------- tarafından düzenlenmiş olduğunu, davalı şirketin ihtarname ekinde gönderdiği belgenin ----------- alındığını, Dolayısıyla davalı tarafından gönderilen yazının mevcut dava ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, sonuç olarak davalı şirketin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususların haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmesi nedeniyle davanın kabulünü talep ettiklerini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlere; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.581.260,84 TL'nin 30.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekilinin 15.11.2023 tarihli ikinci cevap dilekçesini özetle; Davacı şirket tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinin, dava dilekçesinin tekrarı niteliğinde olduğunu, davacı şirketin kendilerine gönderilen yazıyı çarpıttığını, bu nedenle her ne kadar Sayın Mahkemenin kurumdan evrakların gönderilmesi talep etse de davalı şirketin basiretli bir tacir gibi hareket ederek taahhüdünün koşullarını yerine getirip artık borcu olmadığına dair yazı aldığını ve davacı şirkete tebliğ edilen yazıda da yeni borçlardan bahsedildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, cevaba cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin idareye ödemiş olduğu 2.581.260,84 TL’nin daha önce taraflar arasında akdedilen 12.07.2018 tarihli üst hakkının devri protokolündeki 3 numaralı hüküm gereği kendilerine ödenmesi gerektiği iddia edildiğini, gerekçe olarak gösterilen davalı şirket ile davacı şirket arasındaki 12.07.2018 tarihli protokolün Sayın Mahkemenin dosyasında da mevcut olduğunu, protokolün ilgili hükmünde taraflar arasında düzenlenen işbu protokole istinaden devreden davalı şirketin devre konu gayrimenkule ilişkin olarak devir tarihinden önce doğmuş olan borçlardan sorumlu olacağından bahsedildiğini, davacı şirketin, bu noktada son derece kötü niyetli bir şekilde 28.04.2023 tarihli ---------- yazısı ile devre konu gayrimenkule ilişkin devir tarihinden önce doğmuş borcun ödenmesinin kendilerinden talep edildiğini ve buna istinaden ödemede bulunduklarını iddia ederek işbu tutarı davalı şirkete rücu etmek istediğini, davacı şirketin bahse konu edilen ilgili kurum yazısı kapsamlı bir şekilde incelendiğinde, özellikle “Kesin tahsis ve üst hakkı konusu tesislere cari yıl için tespit edilecek yeni bedellerin bildirilmesinin istenildiği ----------- cevaben ilgi (f) yazıda 274 yataklı 4 yıldızlı otel+300 yatak kapasiteli otel tesisi için 2023 yılı birim maliyetleri esas alınarak hesaplanan toplam proje maliyet bedelinin %02.5’i (bindeikivirgülbeş) üzerinden 389.758,32 TL tutarında yeni kullanım/üst hakkı bedeli, ---------- özel parsel için toplam proje maliyet bedelinin %0,5’i (bindebeş) üzerinden 430.210,14 TL tutarında yeni kullanım/üst hakkı bedeli ve %3’ü (yüzdeüç) oranındaki bedelin de 2.581.260,84 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.” şeklindeki paragrafın, dava dilekçesi ile talep edilen tutarın mahiyetini ortaya koyduğunu, tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde söz konusu tutarın yeni projeler ve bunlarla ilgili kullanım/Üst hakkı bedelleri ile alakalı olduğunu, paragrafta gönderme yapılan ilgi (f) yazının 07.04.2023 tarihli olduğunu, 7 sayfalık 28.04.2023 tarihli ---------- yazısı bütün olarak incelendiğinde, yazıda söz konusu edilen fark bedellerinin 12.04.2021 ve sonrasına ait olduğu, üst hakkı bedellerinin 2023 yılı ve müteakip yıllar için söz konusu edildiği, davalı şirket ve davacı ----------- arasındaki 12.07.2018 tarihli protokol öncesi döneme sari en ufak bir ödeme talep edilmediğinin açık olduğunu, burada önemle vurgulamak istedikleri hususun; davalı şirketin, işbu devir anlaşmasını imzalarken basiretli bir tacir gibi hareket ederek üst hakkı verilen gayrimenkul ile ilgili idareye herhangi bir borcunun olup olmadığı hakkında kapsamlı bilgi verilmesini talep ettiğini, buna istinaden de 03.09.2018 tarihinde idare tarafından müvekkil şirketin herhangi bir borcunun olmadığı bilgisi verildiğini, davacı şirketin, kurum tarafından kendilerine gönderilen yazıyı lehlerine olacak şekilde açıkça çarpıtmakta olduğunu, yazıda bahsedilen ilgili bakanlığın usuli işlemleri gereği tahsis süresinin dondurulması hususunu sanki yıllar önce davalı şirket yüzünden doğan borç şu aşamada talep edilmiş ve kendileri tarafından ödenmek zorunda kalınmış gibi göstermeye çalıştıklarını, usul ve yasaya aykırı işbu davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilen 12.07.2018 tarihli protokol gereği davacının davalıdan bir alacağı olup olmadığı, varsa miktarına ilişkin alacak davası olduğu anlaşılmaktadır. İspat yükü, ilk önce kural olarak davacıya düşer; davacı davasını dayandırdığı vakıaları (olguları) ispat etmelidir. Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrar ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değeri kanunda öngörülen sınırı geçtiği takdirde senetle ispatlanması gerekir. (HMK m. 200/1; HUMK m. 288) Hukuki işlemin miktar ve değerinin HMK m. 200/1'deki sınırı geçip geçmediği, hukuki işlemin yapıldığı zamanki durumuna göre belirlenir. Somut olayda; ---------- Gelişim Bölgesi’ndeki --------- köyünde bulunan -------- özel parsel nolu taşınmaz üzerindeki üst hakkının davalıdan davacıya devrini içeren 12.07.2018 tarihli protokolün 3. ve 4. maddesi hükümlerinden uyuşmazlığın çıktığı, söz konusu protokolün 4. maddesinde “işbu protokole konu gayrimenkule ilişkin olarak devir tarihinden önce tahakkuk etmiş borç yükümlülüklerin devralan tarafından ödenmesi veya ödenmek zorunda kalınması halinde talebi müteakip 15 gün içinde devreden tarafından bu bedelin faizsiz olarak devralan’a ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı şirket tarafından ödenen ---------- 28.04.2023 tarih ve --------- sayılı yazısı ile proje maliyet ve tahsis bedeli adı altında talep edilen 2.581.260,84 TL’nin, davalı -----------Ş.’nin 12.07.2018 tarihinden önceki yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve izinsiz hisse devri gerçekleştirmesi sebepleriyle 4916 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi, bu kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar ile --------- 22.06.2007 tarih ve --------- sayılı Genelgesi uyarınca tahakkuk ettirildiği ve bu sebeple ödeme yükümlüsü olduğu anlaşılmakla, bu konuda Mahkememizce ---------- yazıların yazı cevaplarından ve toplanan delillerden bu husus anlaşılmaktadır. Mahkememizce yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mahkememizce rapor olaya uygun ve kanaat verici bulunmuş, tüm bu açıklamalar ışığında ve sunulan hükme elverişli rapor doğrultusunda açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Davalının temerrüdü cevabi ihtarname tarihi itibariyle olduğu kabul edilerek faiz başlangıcı 11.07.2023 tarihi kabul edilmiş olup faiz başlangıcı bakımından kısmen red yapıldığından alacağın ferisi niteliğinde olduğundan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının Davasının KISMEN KABULÜ ile ;
2.581.260,84 TL alacağın 11.07.2023 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 176.325,92 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta alınan 44.081,49 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 132.244.430 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 44.081,49 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 9.000,00 TL bilirkişi reddiyatı, 113,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 53.465,27 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 267.063,04 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Yargılama sırasında suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7- Gider avansı tarifesi 5. Maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde talep edene iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.25/09/2024