Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/306 K.2025/308

🏛️ Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2025/306 📋 K. 2025/308 📅 27.03.2025

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/344 Esas
KARAR NO : 2025/307
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/02/2024
KARAR TARİHİ : 27/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davalı ...... 'nun ..... projesinden 12/07/2015 tarihinde kura ile satışa çıkardığı daireleri, 15/12/2018 tarihinden itibaren başlayarak teslim aldıklarını ve teslim alma sürecinin yaklaşık 6 ay kadar devam ettiğini, müvekkillerinin kuranın kendilerine çıktığını belli olduğu tarihten bir müddet sonra davalı ile Tip sözleşme şeklinde birer gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imza ettiklerini, satışta kendilerine taahhüt edilen fitness, buhar odası, ve saunadan oluşan kapalı yüzme havuzu ve meydan cafeyi 4 yıldan fazla süre kullandıkların, Kasım 2022 sonlarından itibaren havuz ve meydan cafenin tam olarak emin olmamakla birlikte satıldığına ilişkin duyum aldıklarını, 1006 kişinin 02/05/2023 tarihinde bu satışa itiraz etmiş iseler de davalının 01/08/2023 tarihinde itiraza ilişkin verdiği cevapta ...... projesine ilişkin hazırlanan broşür kitapçık görseller ve katalogda yer alan bilgilerin taahhüt niteliğinde olmadığını genel bilgi niteliğinde olduğunu, bahse konu bağımsız bölülerin satılabilir ticari alan niteliğinde olup satış işleminin gerçekleştirildiği şeklinde beyanda bulunulduğunu, müvekkilerinin ortak alanlarda bulunan özelliklerden etkilenerek dairelerinin satın aldıklarını, yasal mevzuat gereğince, satının sözleşme ve eki şartnameden başka ayrıca ilen ve reklamlarda, broşür ve katoloğlarda vaat ettiği hususlar yönünden de alıcı tüketiciye karşı sorumlu olduğunu, davalının 4 küsür yıl boyunca havuz ve meydan cafenin müvekkillerince kullanmasına hiç bir itiraz etmediğini, hatta havuza konulan demirbaşların bedelini de müvekkilerinden tahsil ettiğini, site sakinleri ve müvekkilerinde havuzun kendilerine ait olduğuna inanarak havuzun demirbaş ödemelerini yaptığını, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmesinin uzlaşmazlıkla sonuçlandığını, bu nedenlerde açıkları davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile müvekkilerine ait dairelerin, ünitesinde bulunan ve 4 yıldır tüm site sakinlerinin ücretsiz olarak kullanımına sunulan Kapalı Yüzme havuzu ve ekleri ile ..... Cafe'nin davalı tarafça satılması sebebiyle müvekkillerine ait dairelerin uğradığı değer kaybından dolayı her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere şimdilik 1.000'er TL olmak üzere toplam 191.000 TL dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Davaya konu havuz ve meydan kafe olarak tabir edilen bağımsız bölümlerin, projenin başlangıcından bu yana zaten bağımsız bölüm niteliğinde olduğunu, hiçbir zaman site ortak alanı olarak özgülenmediğini, dava dilekçesinde her ne kadar havuz ve meydan kafenin site ortak alanı olarak taahhüt edildiği ve bunların satılmasının dairelerde değer kaybına sebep olduğu iddia edilmekte ise de bu beyanların hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, davaya konu havuz ve meydan kafe olarak tabir edilen bağımsız bölümlerin, projenin başlangıcından bu yana zaten bağımsız bölüm niteliğinde olduğunu, hiçbir zaman site ortak alanı olarak özgülenmediğini, tapu kayıtlarında bahsi geçen bağımsız bölümlerin vasfının "dükkan" olarak nitelendirildiğini, davacılara gerek tanıtım materyalleri ve gerekse sözleşme ile dava konusu alanların mülkiyetinin siteye ait olacağına veya bunların site ortak alanı olacağına dair herhangi bir taahhütte bulunulmadığını, tanıtım materyallerinde aksi yönde bir taahhütte bulunulmuş olsa dahi; taraflar arasındaki hukuki ilişkide, imzaladıkları gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmeleri ile kurulmuş olup, bu sözleşmelerde kafe ve kapalı yüzme havuzunun mülkiyetinin siteye ait olacağı yönünde taahhütte bulunulmadığını, aksine vaziyet planlarında kapalı yüzme havuzunun ..... ada ..... parsel üzerindeki ticari nitelikteki 1 numaralı bağımsız bölüm olduğu, meydan kafenin bulunduğu alanın da ..... ada ..... parsel üzerindeki 1 numaralı ticari nitelikte bağımsız bölümler olduğunun belirtildiğini, öte yandan davacı tarafın iddiasının, yani havuz ve meydan kafenin taahhüt edildiğinin doğru olduğu varsayılsa dahi bu taahhütün gerçekleştirildiğini, davacıların havuz ve meydan kafenin mülkiyetlerinin siteye ait olmadığını Kasım 2022 sonlarından itibaren öğrenmeye başladıkları iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, davacının iddiaları hukuken "ayıplı ifa" kapsamında olduğunu, ister açık ister gizli ayıp kapsamında değerlendirilsin, süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarı yapılmadığını, dosyaya ayıp ihbarı mahiyetinde sunulan "Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı"na hitaben yazılmış dilekçenin zaten ihbar sayılamayacağını, bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Açılan davanın davalı satıcı tarafından davacılara satışı yapılan bağımsız bölümlerin uğradığı iddia edilen değer kaybı tazminat talebine ilişkin olup davalı tarafından davacılara satışı yapılan taşınmazın davalı tarafından davacılara eksiksiz ve ayıpsız teslim edilip edilmediği dava konusu taşınmazlarda değer kaybı olup oluşmadığı hususlarında olduğunun tespit edilmiştir.
Dosyanın, Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesinin 21/02/2024 tarih ...... esas ..... karar sayılı görevsizlik ilamı üzerine mahkememizin yukarıda belirtilen esas sayılı sırasına kayıt edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 19/12/2024 tarihli celsesinde davalı vekilinin duruşmaya katıldığı, davacı vekilinin ise gelmediği ve mazerette bildirmediği, davalı vekilinin ise davacı tarafından takip edilmeyen davayı kendilerinin de takip etmek istemediğini belirttiği anlaşılmakla HMK' nun 150. maddesi gereğince davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 150.maddesinde davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek esas kaydının kapatılacağı düzenlenmiştir. Mahkememizin bu dosyası işlemden kaldırıldığı 19/12/2024 tarihinden itibaren yasal süre olan 3 ay içerisinde yenilenmediğinden 19/03/2025 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın H.M.K'nun 150/1,5 ve 320/4 maddesi uyarınca 19/03/2025 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gereken 615,40-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tespit olunan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Dair tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/03/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır