Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/103 K.2023/928
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/103 Esas
KARAR NO : 2023/928
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 02/02/2017
DAVA : Sigorta Tazminat (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 11/08/2023
KARAR TARİHİ : 24/11/2023
YAZIM TARİH : 24/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta Tazminat (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Sigorta Şirketinde ........ poliçe numarası ile ...... Otomotiv San.ve Tic.Ltd.Şti adına sigortalanmış ....... plakalı aracın 26/04/2015 günü davalı ........'ın yönetimindeki ........ Otomotiv San.ve Tic.Ltd.Şti'ye ait olan ........ plaka sayılı aracının başka bir araç ile yapmış olduğu trafik kazası sonucu olay yerinden kaçar iken olay yerinde bulunan davacıya çarpıp ve ayağının üzerinden geçerek kaçtığını, kaza sonrası davacıyı ambulansla ....... Hastanesine kaldırılarak ilk tedavisinin yapılıp evine gönderildiği, anacak davacının evinde ayağının şişmesi ve ağrılarının artması sonucunda ....... Hastanesi kaldırıldığını bu hastanede davacının ayağının iki yerde kırıldığı belirtilerek 25 gün hastanede yatmış ve bir dizi ameliyat olduğunu, davacının ayrıca hastanelerden başka ....... hospital hastanesinde 3 ay fizik tedavisi gördüğünü, 3 aylık tedavisi bittikten sonra ....... Ortopedi kliniğine sevk edilerek burada ayağına özel tahan takıldığını bevan ederek davacı vekili davalı ........’ın kusuru nedeni ile davalı ....... Otomotiv San.ve Tic.Ltd.Şti işleten sıfatı ile kusursuz sorumluluğu ve Sigorta şirketinin sigorta eden sıfatı ve poliçe tutarıyla ve trafik sigortası genel şartları çerçevesinde sorumlu tutularak 10.000-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevuatı faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve bu olay ile oluşan manevi acı ve keder nedeni ile 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek banka mevduatı faiziyle beraber davalılar müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ........ Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu talebin zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmesini, kaza sırasında sigortalı aracın işleteninin sigorta ettiren olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, işletenin sorumluluğunu teminat altına alan davalı şirketin işletenin sorumluluğu bulunmaması karşısında sorumluluğu bulunmayacağının açık olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 13.11.2013 tarihli 2013/17-72 E. 2013/1558 K. sayılı kararında, trafik sigortasının, araç işleteninin sorumluluğunu üzerine almış bulunmasına göre ancak işletenin zarardan sorumlu tutulabildiği hallerde zararı gidermekle yükümlü olduğu sonucuna ulaşıldığını, işletenin sorumluluğu da ancak sigortalı araç sürücüsünün sorumluluğunun doğması ile ortaya çıkacağını belirterek davalı ....... Sigorta vekili açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın usulden yetkisizlik nedeniyle reddi ile yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, esasına girildiği takdirde, davaya konu talebin zamanaşımına uğraması, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması, meydana geldiği iddia edilen zararın kaza ile illiyeti bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
Davalı ....... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı şirket sürücüsü ........' a atfedilebilinecek herhangi bir kusur bulunmadığından davacının söz konusu kaza sırasında yaralandığından bahisle davalı şirket ve çalışanı araç sürücüsü ........' tan maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmasının kabul edilemeyeceğini, olay sırasında davalı şirkete ait aracı kullanan diğer davalı ........'ın, araçla geri geri çıkarken, davacının bir yakınına ait aracın ön kısmına hafifçe vurması nedeniyle söz konusu araçta hafif çaplı bir maddi hasar meydana geldiğini, bunun üzerine söz konusu aracın sürücüsü ve araçta bulunan insanlar ve söz konusu kazanın meydana geldiği Siteden çıkan davacı, hep birlikte müvekkiline saldırarak yaraladığını, müvekkili maruz kaldığı son derece ağır söz konusu haksız saldırı karşısında kendisinin mevcut yaralanması haricinde daha fazla yaralanmaması ve kendisi haricinde araçta bulunan eşi ve oğlunun da herhangi bir zarar görmemesi için aracını geriye doğru hareket ettirdiği sırada huzurdaki davaya konu kaza meydana geldiğini, yaralandığı sırada davacı, müvekkiline araç sürücüsü ve araçta bulunan diğer kişilerle birlikte saldırarak müvekkilini yaraladığını tam bu sırada müvekkili can havliyle kendisi ve araçta bulunan eşi ve çocuğunu korumak için oradan uzaklaştırmak isterken meydana geldiğini belirterek davalı vekili kaza tarihi dikkate alındığında davacının tüm hak ve talepleri için yasal zaman aşımı süresi dolduğundan huzurdaki davanın öncelikle zaman aşımından usulden reddine karar verilmesini eğer Mahkeme aksi kanaatte olması nedeniyle davanın esasına girmesi halinde yapılacak yargılama sonucunda davacı tarafın huzurdaki maddi ve yasal dayanaktan yoksun davasının esastan reddiyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
MAHKEMEMİZİN İŞBU DOSYASI İLE BİRLEŞEN BAKIRKÖY ........ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ...... ESAS, ........ KARAR SAYILI DOSYASINDA;
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı, davalı Sigorta Şirketinde ........ poliçe numarası ile ....... Otomotiv San.ve Tic.Ltd.Şti adına sigortalanmış ........ plakalı aracın 26/04/2015 günü davalı müteveffa ........'ın yönetimindeki ........ Otomotiv San.ve Tic.Ltd.Şti'ye ait olan ........ plaka sayılı aracının başka bir araç ile yapmış olduğu trafik kazası sonucu olay yerinden kaçar iken olay yerinde bulunan davacı müvekkile çarpıp ve ayağının üzerinden geçerek kırılmasına sebebiyet vermesi nedeni ile Bakırköy ....... Asliye Ticaret mahkemesinin ....... Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, yargılama da kazaya sebebiyet veren müteveffa ........ %100 kusurlu olduğu tespit edilmiş ve akabinde dosya adli tıp kurumuna giderek müvekkilinin %9,3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği tespit edildiğini, Bakırköy ........ Asliye Ticaret Mahkemesince daha önce maluliyet oranı belirlenmeden hesap bilirkişi raporu düzenlenmiş ve ıslah için süre verildiğinden davayı ıslah ettikten sonra, dosya Adli tıp Kurumuna giderek ve hazırlanan rapor ile davacının %9,3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği tespit edilmiş ve akabinde hesap bilirkişisine dosya verilerek % 9,3 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararı olan 522.228,19 TL tespit edildiğini belirterek davanın Bakırköy ........ Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... Esas Sayılı dava ile birleştirilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı ........ Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihi dikkate alındığında davacının tüm hak ve talepleri için yasal zaman aşımı süresi dolduğundan huzurdaki asıl ve birleşen ek davanın öncelikle zaman aşımından usulden reddine karar verilmesini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket sürücüsü ........' a atfedilebilinecek herhangi bir kusur bulunmadığından müvekkil şirketi ve çalışanı araç sürücüsü ........' tan asıl davada olduğu gibi birleşen davada da maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmasının kabul edilemeyeceğini, olay sırasında davalı şirkete ait aracı kullanan diğer davalı ........'ın, araçla geri geri çıkarken, davacının bir yakınına ait aracın ön kısmına hafifçe vurması nedeniyle söz konusu araçta hafif çaplı bir maddi hasar meydana geldiğini, bunun üzerine söz konusu aracın sürücüsü ve araçta bulunan insanlar ve söz konusu kazanın meydana geldiği Siteden çıkan davacı, hep birlikte müvekkiline saldırarak yaraladığını, müvekkili maruz kaldığı son derece ağır söz konusu haksız saldırı karşısında kendisinin mevcut yaralanması haricinde daha fazla yaralanmaması ve kendisi haricinde araçta bulunan eşi ve oğlunun da herhangi bir zarar görmemesi için aracını geriye doğru hareket ettirdiği sırada huzurdaki davaya konu kaza meydana geldiğini, yaralandığı sırada davacı, müvekkiline araç sürücüsü ve araçta bulunan diğer kişilerle birlikte saldırarak müvekkilini yaraladığını tam bu sırada müvekkili can havliyle kendisi ve araçta bulunan eşi ve çocuğunu korumak için oradan uzaklaştırmak isterken meydana geldiğini, davasının reddiyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
Diğer davalılar birleşen dosya yönünden cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Asıl dava davacı ........ tarafından Marmak Oto ... Ltd. Şti., Anadolu Sigorta...AŞ ve ........' a karşı açılmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi giderleri, yardımcı kişi gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davalılardan ........ dava sırasında vefat ettiğinden davacı vekilinin talebi üzerine diğer davalılarla birlikte dava ........'ın mirasçıları olan .......'a karşı devam edilmiştir.
Birleşen dava ise mahkememiz asıl davasına konu aynı trafik kazası nedeniyle asıl davada ıslah hakkı kullanıldığından bahisle sürekli iş göremezlik olarak belirlenen 522.228,19 TL nin davalı ...... Oto ... Ltd. Şti., Anadolu Sigorta...AŞ ve ........'ın mirasçıları olan ....... 'tan tahsili talebine ilişkindir.
Asıl dava 2017 yılında açıldığından asıl dava zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir.
Birleşen dosya yönünden: 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 06.12.2021 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Aynı Yasa ile 6325 sayılı Kanuna dava şartı arabuluculuk başlığı ile 18/A maddesi de eklenmiş olup bu madde uyarınca yapılan incelemede davacının arabulucuya başvurduğu, yapılan toplantıya tarafların katıldığı, toplantı neticesinde tarafların anlaşamadıklarına ilişkin arabuluculuk son tutanağının da düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
Davacı tarafın asıl davadan sonra mahkememiz ara kararı ile sigorta şirketlerine başvuru şartını tamamladığı anlaşılmıştır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir.
Davalı sigorta vekili ve davalı ...... Vekili asıl davada zamanaşımı def'ini ileri sürmğşlerse de asıl dava tarihinin 02/02/2017 olup, kaza tarihinin 26/04/2015 olup 2 yıllık kısa zamanaşımı süresinin dahi dolmadığı anlaşıldığından asıl dava yönünden zamanaşımı def'inin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dosyada ise yalnızca davalı ....... Vekili zamanaşımı def'ini ileri sürmüştür. Birleşen dava tarihi ise 11/08/2023 olup, asıl dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, asıl dava tarihinde zamanaşımı süresi tüm alacak yönünden kesilmiştir. Hem bu süre hem de arabuculukta geçen süreler dikkate alındığından 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı açıktır. Bu nedenle birleşen dosya yönünden de zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.
Tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Mahkememizce davaya konu aracın trafik kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavi evrakları, kazaya ilişkin ceza dosyası celbedilmiş; SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş; kolluk vasıtasıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış; adli trafik bilirkişisinden ve ATK'dan kusur raporu; aşamalarda maluliyet raporları alınmıştır.
Prof. Dr. Mak. Yük. Müh. ...... tarafından düzenlenen 24.04.2019 tarihli kusur raporunda; ...... plakalı araç sürücüsü davalı ........’ın %100 (yüzdeyüz) oranında KUSURLU olduğu, davacı yaya ........’ün KUSURSUZ olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin son içtihatlarında (Emsal; ...... Esas ...... Karar sayılı kararında da belirttiği üzere) maluliyetin tespitinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre belirlenmesi gerektiği, somut olayda kaza tarihinin 26/04/2015 olduğu ve kaza tarihinde Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin yürürlükte olduğu ve bu yönetmelik hükümleri uyarınca rapor alınması gerektiği anlaşılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu ....... İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ....... sayılı maluliyet raporunda; davacının 26.04.2015 tarihinde geçirdiği kazaya bağlı yaralanması 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği ön muhasebeci Grup23 kabul olunarak; E cetveline göre: %9,3 (yüzdedokuznoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, belirtilmiştir.
Davacının bakıcı gideri talebinin de bulunduğu, mahkememizce alınan Adli Tıp Kurulu raporunda davacının bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı, varsa süresi hesaplanmadığından Adli Tıp Kurumu'ndan bu hususta ek rapor alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu ........ İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 22/06/2022 tarih ve ........ karar sayılı ek raporda; davacının 26.04.2015 tarihinde geçirdiği kazaya bağlı yaralanması 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği ön muhasebeci Grup 23 kabul olunarak; E cetveline göre: %9,3 (yüzdedokuznoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, davacının sürekli veya geçici olarak başka birinin bakımına muhtaç olmadığı belirtilmiştir.
Hesap bilirkişisi ve doktor bilirkişi tarafından hazırlanan hesap raporunda; davacı ........’ün 26.04.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; 4 ay Geçici İş göremezlik dönem zararının 3.924,20 TL, % 9,3 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 518.303,99 TL olmak üzere toplam zararının 522.228,19 TL olabileceği, SGK tarafından davacıya her hangi bir ödeme yapılmadığı, davacının, davaya konu 26.04.2015 tarihli kaza sonrasında belgeli tedavi gideri’nin bulunmadığı, belgelendirilemeyen tedavi giderleri toplamının ise 1.100,00 -TL olabileceği, belirtilmiştir.
09.10.2020 Tarihinde 31269 Sayılı Resmi Gazete' de yayınlanan ...... Esas, ...... Karar Sayı ve 17.07.2020 Karar Tarihli ilamında "VI. HÜKÜM 13.10.1993 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun; A. 14.04.2016 tarihli ve 6704 sayılı Kanun'un 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin; 1. Cümlesinde yer alan; a. "...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna denilmekle, Karayolları Tarfik Kanunu'nun "Madde 90 - (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.) Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun (...)(2) öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun (...)(2) düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. (2) Anayasa Mahkemesi'nin 17/7/2020 tarihli ve E.: ......., K.: ....... sayılı Kararı ile, bu maddenin birinci cümlesinde yer alan "...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlar-da..." ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan "... ve genel şartlarda..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir." Şeklinde değiştiği görülmüş olup;
T.C. Yargıtay ...... Hukuk Dairesi 'nin ....... E. ........ K. Sayılı İlamı İncelendiğinde; "Bu durumda mahkemece, ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nun 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, Dairemiz Yargıtay 'da uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması için içtihat geliştirdiği ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." şeklinde olduğu,
Dolayısıyla bilirkişiler tarafından TRH yaşam tablosu ve Prograsif rant tekniği kullanılarak yapılan hesabın doğru olduğu, davacının 4 ay geçici iş göremezlik zararının 3.924,20 TL, sürekli iş göremezlik zararının 518.303,99 TL, belgelendirilmeyen tedavi gideri zararının toplamda 1.100,00 olduğu, bakıcı zararının bulunmadığı, davalı ........Ltd Şti'nin ........ plakalı aracın maliki olup, 2918 sayılı KTK 85.maddesi (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996 - 4199/28 md.) ne göre; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüs unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilsen sorumlu olurlar. (Değişik: 17/10/1996 -4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımıcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." maddesi gereği zarardan sürücü ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu,
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, KTK. m. 91'de belirtildiği üzere işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamak amacıyla oluşturulmuş bir zarar sigortası türüdür.
2918 sayılı KTK.nun 91.maddesine göre: "İşletenlerin, bu Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."
Yasanın 85/1. maddesine göre de, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüs unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."
Yasanın 91/1. ve 85/1. maddeleri bir arada ele alındığında, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nı yapan sigortacının poliçede belirlenen limite kadar, işletenin sorumluluğunu üstlendiği sonucuna varılabilmektedir. Yasanın 85/Son maddesine göre, işleten, araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğundan, sigortacının sorumluluğunun da gerek zamanaşımı ve gerekse zararın niteliği yönünden işleten gibi değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sigorta Şirketinin sorumluluğu, kaza tarihinde Hazine Müsteşarlığı'nın belirlediği teminat limitleri ile sınırlıdır. Bu teminat limiti her durumda ödenmemektedir. Öncelikle hak sahiplerinin talep edebileceği tazminat miktarı, tarafların kusurları da dikkate alınarak tespit edilmektedir.
Tüm dosya kapsamından; 26/04/2015 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı, davalı........Ltd Şti adına kayıtlı ve davalı ........'ın sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracın park halinde iken geri manevra ile çıkarmak isterken aracının arkasında bulunan ....... plakalı aracın ön kısmına çarpması sonucu araç sahibiyle tartışma sonucunda aracı ile park yerinden acele ile çıkmak isterken kavgayı yatıştırmaya gelen yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığı, bu yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat talep ettiği,
Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 22/06/2022 tarih ve ....... karar sayılı ek raporunda davacının maluliyetinin belirlendiği, iş bu rapor kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uyarınca ve davacının tüm tedavileri dikkate alınarak belirlendiğinden hükme esas alındığı, davacının %9,3 (yüzdedokuznoktaüç) oranında olduğu, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) olduğu, davacının sürekli veya geçici olarak başka birinin bakımına muhtaç olmadığı,
........ plaka no'lu aracın sürücüsü davalı ........'ın, yolun sağında park halinde bulunan aracını harekete geçirirken park halinde bir araca çarpması neticesinde aracın sürücüsü ile kavga ettikten sonra yola çıkıp olay yerinden kaçmak istese de yolda tartışma sırasında kendisini ayırmaya gelen yayalar olmasına rağmen aracı ile ani hareket edip, ilk önce yayaya çarpıp yere düşürdükten sonra, ayağının üzerinden geçmesi nedeniyle, kazanın meydana gelişinde % 100 kusurlu olduğu,
davacı yaya ........'ün, yolda meydana gelen bir kaza nedeniyle tartışan sürücüleri ayırmaya çalışırken, tartışan sürücünün ani olarak aracına binip aracını hareket ettirmesi sonucunda kendisine çarpması ve ayağının üstünden geçmesi neticesinde, meydana gelen kazayı önlemek için yoldan kaçacak (can güvenliğini sağlayacak) zamanı olmaması nedeniyle, kazanın meydana gelişinde kusursuz olduğu,
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nin 52'nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hâkim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı TBK'nin 52'nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay'ın süreklilik kazanan kararlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla müterafik kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından hükmedilen tazminatlardan indirim yapılmasına gerek görülmediği,
Alınan hesap raporunda; davacı ........’ün 4 ay geçici iş göremezlik dönem zararının 3.924,20 TL, % 9,3 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 518.303,99 TL, belgelendirilemeyen tedavi giderleri toplamının ise 1.100,00 TL olabileceğinin belirtildiği, alınan hesap raporunun gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle hükme esas alındığı, SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacının davaya konu 26.04.2015 tarihli kaza sonrasında belgeli tedavi gideri’nin bulunmadığı,
Geçici iş göremezlik zararının teminat dışı olup olmadığının değerlendirilmesi açısından; İstanbul Bam ...... Hukuk Dairesinin ....... Esas ........ Karar sayılı kararında da; "2918 sayılı KTK 98. maddesinde SGK'nun sorumlu olduğu tedavi giderleri açıkça sayılmış olup bu giderler kapsamında geçici iş göremezlik tazminatının bulunmadığı açıktır. Yeni Genel Şartların A.5.b maddesinde açıklanan sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmesi ile aynı yönde değişiklik 2918 sayılı KTK'da yapılmadığından yukarıya aktarılan Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince yeni Genel Şartların A.5.b maddesi sigorta şirketinin sorumluluğunu daraltan nitelikte olduğundan uygulanamayacaktır. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir." belirtildiği üzere geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olduğu, davacının 3.924,20 TL TL geçici iş göremezlik alacağının olduğu,
Tedavi giderlerinin teminat dışı olup olmadığının değerlendirilmesi açısından; Yargıtay ....... Hukuk Dairesinin ....... E, ....... Karar nolu ilamında; "Davacının istek kalemleri arasında tedavi giderleri de bulunmaktadır. Mahkemece, 2918 sayılı yasanın değişik 98. maddesine göre trafik kazası nedeniyle üniversiteler bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmetleri bedelleri SGK tarafından karşılanacağından sağlık harcamalarının davalı sigorta şirketince karşılanma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle tedavi giderlerinin hesaplanmaması doğru bulunmamıştır. Oysa, davalı sigorta şirketinin 6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile 2918 sayılı KTK.nin 98. maddesinde yapılan değişiklikle Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu dışında kalan tedavi giderlerinden sorumluluğu devam etmekte olup, ayrıca ZMMS poliçelerinde sakatlanma teminatı ile tedavi giderleri teminatlarının ayrı olmasına göre tedavi gideri ödemesinin tedavi gideri teminatından karşılanacağı da nazara alınmalıdır. Bu halde mahkemece, öncelikle davacıya talep ettiği tedavi giderlerine ilişkin delillerini sunması için imkan tanınması, belge sunulmasa dahi yaralanmanın derecesi ve doktor raporları ile hastane kayıtları incelenerek, yaralanma nedeniyle SGK'nın sorumluluğu dışında kalan yapılması gerekli tedavi giderlerinin (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, vs) ne kadar olabileceği konusunda uzman hekim bilirkişiden görüş alınması, buna karşın zararın miktarı tam olarak belirlenemezse BK'nun 42. maddesi gereğince, yargıç tarafından somut olayın özelliği ve kapsamı da gözetilerek tedavi gideri yönünden uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekmektedir." şeklindeki ilamı doğrultusunda kişinin yaralanmasına bağlı fatura fiş sunamasa da olası yol, bakıcı, paramedikal vb. giderlerin hesaplanabileceği göz önüne alınarak bilirkişi tarafından yapılan hesap sonucu davacının kaza sonrası tedavileri sırasında yol gideri olarak 500,00 TL'nin ve koltuk değneği 450,00 TL ve tabanlık gideri olarak 150,00 olmak üzere toplam 1.100,00 TL tedavi giderinin kadri maarufunda olduğu kanaatine varılarak toplam 1.100,00 TL'nin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Asıl davada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde maddi zarar olarak; geçici iş göremezlik, sürekli işgöremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri talebinde bulunulduğu, ancak dava dilekçesinin içerik kısmında 3.000,00 TL iş göremezlik, 2.000,00-TL bakıcı gideri, 2.000,00 TL tedavi gideri talebinde bulunduğu, ön inceleme aşamasında da bu şekilde beyanda bulunduğu, ancak dilekçesinin sonuç kısmında 10.000,00-TL maddi tazminat talebinde bulunduğu ve 10.000,00-TL maddi tazminat talebi üzerinden harcı yatırdığı, dava dilekçesinin içerik kısmı ile sonuç kısmının çeliştiği anlaşıldığından davacı vekiline bu çelişkinin giderilmesi, davacı için ne kadar sürekli iş göremezlik, ne kadar geçici iş göremezlik, ne kadar tedavi gideri, ne kadar bakıcı gideri talep ettiği ve maddi tazminat kalemlerinin neler olduğu miktarları da ayrı ayrı belirtilmek suretiyle beyanda bulunması için 08/11/22 tarihli 20 nolu celsede süre verildiği, davacı vekili tarafından 14/11/2022 tarihli beyan dilekçesinde 7.000,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL bakıcı gideri, 2.000,00 TL tedavi gideri talebinde bulunduğu, ancak sürekli iş göremezlik talebine ilişkin beyanda bulunmadığı, bakıcı gideri yönünden çelişkili beyanda bulunduğu anlaşılmakla davacı vekiline bu hususlarda beyanda bulunması ve talepleri arasındaki çelişkiyi gidermesi için 13/06/2023 tarihli 23 nolu celsede yeniden süre verildiği, bunun üzerine davacı vekili 20/06/2023 tarihli talep açıklama dilekçesinde; dava dilekçelerinde belirtmiş oldukları maddi zarar olarak fazlaya ilişkin haklarmızı saklı tutarak toplam 10.000'TL'nin 3000TL'si geçici iş göremezlik, 1.000TL'si yardımcı kişi ücreti, 2.000TL'si tedavi giderleri ve 4.000TL'si ise sürekli iş göremezlik olmak üzere açıkladıklarını beyan etmekle davacı vekilinin 20/06/2023 tarihli son talep açıklama dilekçesi nazara alınmıştır.
Sonuç olarak asıl davada davacı vekilinin 3.000,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL yardımcı kişi ücreti, 2.000,00 TL tedavi giderleri ve 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik talebinde bulunduğu, davacı vekili 23/03/2020 tarihli talep artırma dilekçesinde; 09/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin maddi tazminat miktarı olarak; Geçici İş göremezlik zararının 12.131,60TL ve bakıcı giderinin 6.565,20TL olarak toplam 18.696,8TL olarak hesaplandığından ilk dava dilekçesindeki 10.000TL’yi 8.696,80 TL arttırarak toplam 18.696,80 TL maddi ve 15.000TL manevi tazminat taleplerimizi kaza tarihi olan 26/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile tahsilini talep etmiştir. Ancak davacı vekili burada ilk başta talep edilen sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri talep yokmuş gibi talebini artırmış olsa da davacı vekilinin 20/06/2023 tarihli talep açıklama dilekçesinde; 3.000,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL yardımcı kişi ücreti, 2.000,00 TL tedavi giderleri ve 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik talep miktarı gözetilerek asıl dava sonuçlandırılmıştır. Sonuç olarak asıl davada davacının 3.924,20 TL geçici iş göremezlik talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, bu yöndeki fazla talebinin reddine karar verildiği, 1.100,00 TL tedavi giderinin kabulü ile bu yöndeki fazla talebin reddine karar vermek gerektiği, taleple bağlı kalınmak suretiyle 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik talebinin kabulü ile davacının sürekli veya geçici olarak bakıcıya ihtiyacı bulunmadığından bakıcı gideri zarar talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalıların maddi tazminatların tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmıştır.
Davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmadığından sigorta şirketi yönünden hükmedilen tazminatlara dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise haksız fiil kapsamında kaza tarihinden itibaren faiz işletmek gerekmiştir.
Asıl davada; davacının bir diğer talebi de manevi tazminattır.
Manevi tazminat açısından ise; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi (818 sayılı BK. 47. md.) hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 05/06/2017 tarih 2015/5253 Esas, 2017/6367 tarihli kararı)
Somut olayda; davacının maluliyet oranı, geçici iş göremez kaldığı süre, davacının ve davalıların ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza tarihi gözetilerek davacı için 15.000,00 TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiş, müteselsil sorumluluk kapsamında davalılar ........ mirasçıları ve araç maliki ......Ltd Şti'nin manevi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, söz konusu manevi zararın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle alacaklara kaza tarihi olan 26/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz işletmek gerektiği şeklinde karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Birleşen dava yönünden; birleşen davada davacı vekili; mahkememizde daha önce davayı ıslah ettikten sonra, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu alınması sonucu müvekkilinin %9,3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tespit edildiği ve akabinde hesap bilirkişisine dosya verilerek % 9,3 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 522.228,19 TL tespit edildiğinden bahisle sürekli iş göremezlik yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 522.228,19 TL davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği, bu davanın bir nevi ek dava niteliğinde olduğu, mahkememizce asıl dosyada yapılan yargılamada alınan hesap raporunun hükme esas alındığı, bu raporda davacının sürekli iş göremezlik / efor kaybı dönem zararının 518.303,99 TL olarak belirlendiği, sürekli iş göremezlik zararının 4.000,00 TL'si de asıl davada kabul edildiğinden (518.303,99 TL - 4.000,00 TL = 514.303,99 TL) davacının talep edebileceği bakiye sürekli iş göremezlik zararının 514.303,99 TL olduğu anlaşılmakla birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 514.303,99 TL sürekli iş göremezlik zararının kabulüne, bakiye talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Fakat ......... plakalı araç kaza tarihinde ile davalı ....... Sigorta Şirketi 'nin ZMMS sigortalısı olduğu, kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık sigorta teminat limitinin kaza tarihi itibariyle 290.000,00 TL olduğu, zararın teminat limitini aştığı, davalı sigorta şirketinin söz konusu zarardan teminat limiti kadar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar maddesi uyarınca davalı ....... Ltd. Şti'nin sürücüsünün kusuru oranında tazminatlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin teminat limitleri gözetilerek hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda açıklandığı üzere;
A)ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-3.924,20 TL geçici iş göremezlik,
-4.000,00 TL sürekli iş göremezlik,
-1.100,00 TL tedavi gideri zararının,
davalılar ........ Otomotiv San ve Tic. Ltd. Şti. İle davalı ........'ın mirasçıları olan .......'tan kaza tarihi olan 26/04/2015 tarihinden, davalı ....... Sigorta Şirketi yönünden dava tarihi olan 02/02/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile birlikte davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine,
2-15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/04/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ....... Otomotiv San ve Tic. Ltd. Şti. İle davalı ........'ın mirasçıları olan ........ 'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-a)Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 616,44 TL nispi karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan toplam 426,94 TL peşin harç ve 155,00 TL ıslah harcın mahsubu ile eksik kalan 34,50 TL bakiye karar harcının davalılar ....... Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ....... Sigorta Şirketi ve davalı ........ mirasçıları ....... 'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
b)Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 1.024,65 TL nispi karar harcının (dava açılırken manevi tazminat yönünden harç alınmamış olup) davalılar ....... Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve davalı ........ mirasçıları ........ 'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 31,40-TL başvurma harcı, 426,94 peşin harç, 155,00 TL ıslah harcı, 4,60 vekalet harcı olmak üzere toplam 617,94 TL'nin davalılar ........ Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ...... Sigorta Şirketi ve davalı ........ mirasçıları ...... 'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-a)Davacı tarafından sarf edilen 6.305,65-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 4.496,18 TL'sinin davalılar ...... Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ....... Sigorta Şirketi ve davalı ........ mirasçıları ...... 'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
b)Davalı ...... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından sarf edilen 150,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 43,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ....... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine, geriye kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-a)Maddi tazminat yönünden; davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 9.024,20 TL vekalet ücretinin davalılar ....... Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ........ Sigorta Şirketi ve davalı ........ mirasçıları ....... 'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Maddi tazminat yönünden; davalılar .......... Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ....... Sigorta Şirketi kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen ve kabul edilen tazminat miktarını geçmemek üzere 9.024,20 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile mütesaviyen olmak kaydıyla davalılar .......... Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ...... Sigorta Şirketi verilmesine,
7-a)Manevi tazminat yönünden; davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı .......... Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve davalı ........ mirasçıları ...... 'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
B)BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1- 514.303,99 TL sürekli iş göremezlik zararının davalılar .......... Otomotiv San ve Tic. Ltd. Şti. İle davalı ........'ın mirasçıları olan ...... 'tan kaza tarihi olan 26/04/2015 tarihinden, davalı ........ Sigorta Şirketi yönünden dava tarihi olan 02/02/2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile birlikte davacıya verilmesine, (sigorta şirketinin 290.000 TL teminat limitiyle sınırlı olmak kaydıyla),
2-Bakiye talebin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 35.132,11 TL nispi karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan toplam 8.918,35 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 26.213,76 TL bakiye karar harcının davalılar .......... Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ..... Sigorta Şirketi ve davalı ........ mirasçıları ........'tan tahsili ile hazineye irad kaydına (davalı ...... Sigorta Şirketi'nin hem asıl dava hem de birleşen dava olmak üzere toplamda 290.000,00 TL'lik teminat limiti dikkate alınarak hükmedilen harcın 19.809,90 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla),
4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 8.918,35 peşin harç olmak üzere toplam 9.188,20 TL'nin davalılar .......... Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ......... Sigorta Şirketi ve davalı ........ mirasçıları ........ 'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-a)Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 78.002,56 TL vekalet ücretinin davalılar .......... Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ....... Sigorta Şirketi ve davalı ........ mirasçıları ........'tan tahsili ile davacıya verilmesine (davalı ...... Sigorta Şirketi'nin asıl davada hükmedilen alacak miktarı 290.000,00 TL teminat limitinden düşülerek bakiye teminat limiti üzerinden yapılan hesapta iş bu maddede hükmedilen vekalet ücretinin yalnızca 44.146,37 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla),
b)Davalılar .......... Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ....... Sigorta Şirketi kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 7.924,20 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren davalı .......... Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ve davalı ......... Sigorta Şirketi'ne mütesaviyen verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin ve asıl ve birleşen dosya davalısı .......... Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin yüzüne karşı, asıl ve birleşen dosya ...... Sigorta vekilinin ve davalı ........ mirasçıları ........ 'ın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 24/11/2023
Katip ........
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır