İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/287 K.2023/180

🏛️ İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 📁 E. 2021/287 📋 K. 2023/180 📅 20.06.2023

T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/287 Esas
KARAR NO : 2023/180
DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/04/2021
KARAR TARİHİ : 20/06/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket, uzun yıllardır müzik alanında söz ve beste sahibi konumunda olan kişiler ile edisyon sözleşmesi yapmak suretiyle Türkiye'de ve Dünya'da sözleşme yaptığı sanatçıların eser kullanımlarını takip etmek, eserlerinin en iyi şekilde kullanımını sağlamak, sanatçı ve eserinin yasal takiplerini yapmak, eser sayesinde elde edilen gelirleri sanatçı adına tahsil edip, sanatçıya ulaştırmak, eserden gelebilecek gelirleri artırmak vb. hizmetleri sunmakta olduğunu, davacı şirket, işbu davanın konusunu oluşturan "..." ve "..." adlı müzik eserlerinin söz-beste sahibi olan merhum ...'in mirasçılarından, davalılar tarafından gerçekleştirilen ve aşağıda açıklanacak olan eylemler nedeniyle doğan alacağı devralmış olduğunu, alacağın devrine ilişkin sözleşmeyi ekte sunduklarını, Davalı ... A.Ş. Türkiye'nin en popüler yarışma programları olan ve tüm Türkiye tarafından heyecanla takip edilen "...", "...", "...." ve "..." isimli yarışma programlarının yapımcılığını yapmakta olduğunu, söz konusu yarışma programları davalı ... (....) A.Ş.'nin "..." adlı TV kanalında yayınlanmakta olduğunu, bu yarışmalarda sergilenen performanslar ise hem ... (...) A.Ş'nin sahibi olduğu “...” alan adlı internet sitesinde hem de ...A.Ş.'nin sahibi olduğu “...” alan adlı internet sitesinde yayınlanmakta olduğunu ve bu şekilde davalılar tarafından özellikle internet sitelerine aldıkları reklamlar sayesinde ayrıca gelir elde edilmekte olduğunu, Özellikle "..." programı 10.10.2011 tarihinden itibaren farklı kanallarda yayınlanmakta olup, günümüzde üne kavuşmuş birçok sanatçının da katıldığı ve bu sayede ün kazandığı bir yarışma programı olduğunu, Bu açıklamalardan sonra belirtmek gerekir ki; merhum ...'e ait "..." ve "..." adlı müzik eserleri, eser sahibinin mirasçılarından hiçbir. İzin alınmaksızın ve bedel ödenmeksizin davalı ...A.Ş.'nin "..." adlı TV kanalında yayınlanan ve davalı ...A.Ş.'nin yapımcılığını üstlendiği "..." ve "..." isimli yarışma programlarında toplamda 13 kez kullanılmış olduğunu, Ayrıca, haksız ve hukuka aykırı bu kullanımlar hem bant yayını hem de tekrar yayınlar olmak üzere birden fazla kez gerçekleştirilmiş olduğunu, söz konusu kullanımlara ilişkin videolar, yayın tarihleri ile eser sahiplerini içerir liste ve ... kayıtları işbu dilekçenin ekinde sunulmakta olduğunu (Ek-2, Ek-3, Ek-4), Bu kullanımlar aynı zamanda yukarıda da belirtildiği üzere hem ...A.Ş.'nin sahibi olduğu ... alan adlı internet sitesinde hem de ...A.Ş.'nin sahibi olduğu ... alan adlı internet sitesinde paylaşılmış olduğunu, paylaşımlara ilişkin tarafımızca tespit edilebilen linkler dilekçe ekinde sunulmakta olduğunu (Ek-5), ancak özellikle belirtmek isteriz ki; huzurdaki uyuşmazlığa ilişkin gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri esnasında davalıların talebi üzerine, tarafımızca mali hakları ihlal edildiği tespit edilen müzik eserlerinin listesi, uyuşmazlığın adil bir şekilde çözüme kavuşabilmesi adına davalılar ile paylaşılmış olup, işbu listenin paylaşılması akabinde söz konusu videoların büyük bir kısmı davalılar tarafından yukarıda belirtilen internet sitelerinden kaldırılmış olduğunu, işbu dilekçenin ekinde sunulan listedeki linkler ise taraflarınca çok daha önce, videolar davalılar tarafından silinmeden tespit edilmiş ve toplanmış olduğunu, zira yine dilekçe ekinde CD içerisinde sunulan video kayıtları da ilgili internet sitelerinden alınmış olduğunu, söz konusu videoları uzun yıllardır internet sitelerinde bulunduran ve bu sayede gelir de elde eden davalıların, davacı şirketin hak talebinde bulunması ve arabuluculuk görüşmelerine başlanmasının hemen akabinde videoları kaldırması tarafımızca kötü niyet göstergesi olarak algılanmakta olduğunu, Detaylıca izah etmek gerekirse; programlara katılan yarışmacıların eser sahibinin mirasçılarının mali hak sahibi olduğu müzik eserlerini yarışma sırasında, umumi mahalde izinsiz olarak icrası ve seslendirmesi açıkça temsil hakkını ve çoğaltma hakkını ihlal etmekteyken, bu performansların davalılara ait TV kanalında yayınlanması ve internet sitelerinde paylaşılması suretiyle çoğaltma ve umuma iletim hakları ihlal edilmekte olduğunu, bunun yanı sıra, müzik eserinin başka bir eser (sinema eseri) niteliğinde olan TV programında kullanılması yani TV programına senkronize edilmesi suretiyle de açıkça 5846 sayılı FSEK m.6/3 uyarınca işleme hakkı kapsamında olan senkronizasyon hakkı ihlal edilmekte olduğunu, 5846 sayılı FSEK uyarınca, mali hakların üçüncü kişilerce kullanımı halinde eser sahiplerinden veya mali haklar devredildiyse devralandan izin alınması gerekmekte olduğunu, ancak davalılar tarafından yukarıda bahsi geçen kullanımların gerçekleştirilmesi sırasında, mali hak sahibi olan eser sahibinin mirasçılarından hiçbir şekilde izin alınmamış olduğunu, dolayısıyla tüm kullanımlar haksız ve hukuka aykırı olup, eser sahibinin mirasçılarının eserlerden kaynaklanan mali haklarına tecavüz oluşturmakta olduğunu, Bu kapsamda, huzurdaki uyuşmazlığın çözümü için taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da yapılan görüşmeler neticesinde arabuluculuk süreci "Anlaşamama" olarak neticelendirilmiş olduğunu(Ek-7), ayrıca her ne kadar Arabuluculuk Son Tutanağı'nda uyuşmazlık konusu "56 adet" kullanım olarak ifade edilmişse de huzurdaki davada yalnızca "13 adet" kullanım dava konusu edilmekte olduğunu, dolayısıyla arabuluculuk sürecine dahil edilen 13 adet kullanım tarafımızca işbu davanın konusu edilmemekte olduğunu, Tüm bu sebeplerle; eser sahibinin mirasçılarının mali hak sahibi olduğu müzik eserlerini gerekli yazılı izinleri almadan haksız ve hukuka aykırı bir biçimde yapımcılığını yaptığı yarışma programlarında toplamda 13 kez kullanan davalı ... A.Ş., bu kullanımları TV kanalında ve internet sitesinde yayımlayan davalı ...A.Ş. ve bu kullanımları internet sitesinde yayımlayan davalı ... A.Ş. tarafından gerçekleştirilen tecavüzün tespiti ile 5846 sayılı FSEK m.68 uyarınca "sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin üç kat fazlası" şeklinde hesaplanmak suretiyle tespit edilecek bedelden, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren yürütülecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... olarak faaliyet gösteren davalı ...A.Ş işbu davaya cevapları farklı olup aşağıda sunulmuş olduğunu, farazi Sözleşme Gereği Mali Hak Sahibi Diğer Davalılar olduğunu, dava dilekçesinde, davacının talebine dayanak 68. Maddenin 1. fıkrasında “sözleşme yapılmış olması halinde” düzenlemesi ile farazi sözleşme talep edilmiş olduğunu, böylece farazi sözleşme ilişkisi ile, "..." yayınlanan dava konusu eserlerin "hak sahibi" yapımcı sıfatı ile diğer davalılar olduğunu, Diğer taraftan, doktrinde de yaygın olan kanaate göre, FSEK m. 68 çerçevesinde bedel talebi, taraflar arasında kurulan farazi bir sözleşmeye dayanmakta olduğunu, buna göre, mütecaviz, üç kata kadar bedel ödemesi karşılığında ihlale konu olan mali hakları saldırının kapsamı çerçevesinde kullanma yetkisi kazanmış sayılmakta olduğunu, (Bkz.: Kılıçoğlu, Fikri Haklar, s. 397; Erel, s. 313; Şahin, s. 179), Kanun koyucunun bu yöndeki düzenleme iradesini anlamak da mümkün olduğunu, mali hakka ilişkin ihlalin bir seferde gerçekleşip nihayete ermesi üzerine üç kat bedel talebi ileri sürüldüğünde mütecaviz, ilgili mali hakkın hak sahibine verdiği imkânı fiilen kullanmış durumda olduğunu. Dolayısıyla kanun koyucunun sözleşme faraziyesine başvurması üç kata kadar bedel ödeyen mütecavizin ilgili mali hakkın olağan kullanımından istifade etmesini temin etmek için olduğunu, Şu hâlde, FSEK m. 68 çerçevesinde taraflar arasında bir sözleşme kurulmadığı; ancak kanun koyucunun üç kata kadar bedel ödeyen mütecavize mali hakkın olağan kullanımından yararlanma yetkisini tanıdığı ifade edilebilir olduğunu, (Dr.Murat Sarıkaya,TAÜHFD,2019; 1(2): 59-90, sayfa:72-73) FSEK 80/1/B/1. maddesinde; "Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir." düzenlemesi mevcut olduğunu, Görüldüğü üzere, gerek içtihatlar ile doktrin, gerekse 80. madde kapsamında davalı diğer davalılar farazi sözleşme ile hak sahibi olacağından, internet tekrar yayını dahil her tür hakkına sahip olduğunu, bu nedenle, internetten tekrar yayını için ayrı bedel talep edilemeyeceğini, FSEK 68/1 maddesi gereği farazi sözleşme ve rayiç bedel talep edildiğine göre, sadece TV ana yayını için bir rayiç bedel belirlenecek olduğunu, çünkü TV'lerin internet siteleri mevcut olup umuma arz etikleri tüm yayınların tekrar yayınlarını arşivlemekte olduklarını, bu durum, yeni bir yayın olmadığı ve tekrar yayın olduğu için, emsal rayiçler tüm internet arşivlerini de kapsamakta olduğunu, Kısaca, davacı ile gerçekten sözleşme yapmış olunsa idi, TV yayını için ayrı, internetten arşiv yayını için ayrı bir sözleşme yapılamayacağını, tek sözleşme ile tüm umuma iletim hakları belirleneceğini, tüm mecraları, kapsayacak şekilde bir rayiç bedel belirlenmesi gerekmekte olduğunu, Sebepsiz Zenginleşme ve Hak Tüketilmesi Bakımından: Diğer yönden, yeni bir yayın olmayıp tekrar yayın olduğu için, davacının farazi sözleşme iddiası ile ikinci bir ücret talebinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, davaya konu eserler, birçok başka eser ile birlikte; orkestra, jüri, diğer şarkıları seslendirenler, sunucu, set, dizayn vb. pek çok unsurun bir araya gelmesi ile oluşan bir TV programında kullanılmış olduğunu, böylece, davaya konu TV programının her bir bölümü, bir çok eserin bir araya gelmesi ile, FSEK anlamında bağımsız ayrı bir eser olarak meydana getirilmiş olduğunu, bu noktada, "eser sahibi" ile “hak sahibi" arasındaki farka dikkat çekmek gerekmekte olduğunu, kanun koyucu 2008 yılında FSEK'de değişiklik yaparken, “eser sahibi” yerine “hak sahibi” ibaresine özellikle yer vermiş olduğunu, böylece bağlantılı hak sahibi olan; yüklenici, YAPIMCI, icracı, vb. gibi diğer hak sahipleri de madde kapsamına alınmış olduğunu, Örneğin, dava konusu "..." programında beste söz eser sahipleri düşünüldüğünde her bir bölümde, 20-30 “eser sahibi" mevcut olduğunu, programın “hak sahibi" diğer davalılar olduğunu, aksi durumda, internetten her arşiv yayınında söz konusu 30 kişi, tekrar dava açabileceğini, diğer yönden bu durum sebepsiz zenginleşmeye de yol açacak olduğunu, Dava konusu eser, umuma iletimi TV 8'de gerçekleşmiş olduğunu, Youtube da dahil, internette yayınlandığı taktirde, ...'in yayınlarından alınarak tekrarının yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmekte olduğunu, böylece program daha önce alenileştiği için yayma hakkı tükenmiş olduğunu, bu yönden de, davacı internet tekrarı için bedel isteyemez olduğunu, Yukarıda arz edildiği üzere, davacı farazi sözleşme talep edildiği için, FSEK 80. maddesine göre meydana getirilen TV programlarının mali hak sahibi, diğer davalılar olacağını, ... internet sitesinde dava konusu ile ilgili olarak, bir yayın mevcut olmadığını, yayın olsa dahi yukarıdaki sebeplerle, hukuken bir talepte bulunulmaz olduğunu, internet sitelerindeki yayınlar sadece arşiv ve/veya tekrar yayınları olduğunu, dava konusu yarışma programlarında, yarışmacılar performans sergilemekte ve oylama neticelerine göre elenmekte veya yarışmaya devam etmekte olduğunu, bu nedenle, dava konusu yayınlar yarışma programları olduğu için kısa sürede güncelliğini yitirmekte ve gerek TV'de gerekse başka mecralarda defalarca yayınlanmamakta olduğunu, Eserlere ilişkin tarifelerin tespitinde FSEK'un 42/A maddesi uyarınca; ülkenin ekonomik ve sosyal koşulları dikkate alınarak makul seviyede belirlenmesi, eserin yayımı ve kullanıldığı sektörleri tahrip edici, üretimini engelleyici, genel kabul görmüş uygulamalara zarar verici etki yaratmaması, rekabeti bozucu şartlar oluşturmaması, eserlerin kullanım ve iletim sıklığı gibi hususlar dikkate alınmakta olduğunu, Telif hakları ücretlerini belirlemenin amacı, yaratıcı eseri dolayısıyla eser sahibine hakkaniyete uygun bir destek vermek ve eseri kullanana da ekonomik koşullara uygun bir gelir temin etmek, böylece piyasada gelirin yaratılmasını ve dengeli paylaşımını sağlayarak, gelir paylaşımı dolayısıyla ortaya çıkabilecek zararlı etkileri ortadan kaldırmak olduğunu, ancak davacı tarafından istenen telif bedelleri bu amaçları taşımamakta olup tamamen rekabet bozucu olduğunu, Emsal teşkil etmesi bakımından ödenen telif bedellerine ilişkin faturaları ve müzik eserleri için talep edilen telif bedellerini gösteren emsallerin ilgili kuruluşlardan celbini talep ediyor olduklarını, ayrıca, bu konudaki emsal ve beyanlarımızı delil listemiz ekinde sunacaklarını, Edisyon şirketlerinin yıllık tarifeler yayınlanmakta olduğunu, bu nedenle, davacı edisyon şirketi olduğu için aynı yıllara ilişkin; tarifeleri ile aynı döneme ilişkin emsal bedel ve faturaların celp edilerek incelenmesini talep ettiklerini, davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliler toplanmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememize sunulan 18/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davaya konu 2 adet şarkının melodi ile yarattığı ahenk, sıra bağlılık ve ritim yönüyle hususiyet arz eden FSEK 3 anlamında müzik eseri oldukları, Davacının davaya konu ettiği ... isimli musiki eserlerinin eser sahibinin ... olduğunu ve ...mirasçılarından alacağı temlik aldığını belirtildiği, dosyada davaya konu musiki eserlerin ...'e ait olduğuna ve ...'in mirasçılarının kim olduğuna ve tüm mirasçılardan alacağın temlik alınıp alınmadığına yönelik delile rastlanmadığından eser sahipliği ile hak sahipliğine ilişkin değerlendirme yapılamadığı, İhlal edilen mali hakkın FSEK 24 çerçevesinde temsil hakkı olduğu, Davacı vekili tarafından USB Bellek olarak sunulan dava konusu eserlere ilişkin “13 adet” farklı videonun bulunduğu ve bu video kayıtlar incelendiğinde "..." isimli eserin toplamda “..." farklı kişi/kişiler tarafından, *..." isimli eserin toplamda “1” farklı kişi tarafından, seslendirildiğine dair videoların olduğu, videoların “..." ve “...” isimli ... de yayınlanmış ses yarışma kayıtlarına ait olduğu, Davacı tarafından dosyaya sunulduğu görülen linkler detaylıca incelendiğinde toplamda “12 adet” farklı linklerden oluştuğu ve Jinklerin “...' ve “...'” isimli internet sitelerine ait olduğu görülmüştür. USB bellek üçerisinde sunulan videoların güncel olarak yayında olup olmadığı hususunda bahse konu “...” ve “...'” internet sitesinde sunulan linklerin sadece 1 tanesinin yayında olduğu diğer tüm linklerin güncel olarak yayında olmadığı tespit edilmiş olup, güncel olarak yayında olmayan eserlerin dosyaya sunulan video kayıtlarından yola çıkılarak İlgili eserlerin “...' isimli intemet sitesinde geçmişte yayınlanmış olunduğu ve sonrasında yayından kaldırılmış olunduğu kanaatine varıldığı. Fakat ne zaman yayından kaldırıldığının tespiti yapılamadı, Teknik inceleme kısmındaki tespitler dikkate alındığında ... isimli eserin ... kanalında...t sitesinde 12 kez kullanılması nedeniyle toplam kullanım adedinin 24 olduğu ve bu eser için 24 x750 TL - 18.000 TL,... isimli eserin ... kanalında ... internet sitesinde 1 kez kullanılması nedeniyle toplam kullanım adedinin 2 olduğu ve bu eser için 2 x750 TL - 1500- TL telif bedeli talebinde bulunulabileceği , FSEK 68 çerçevesinde bu bedelin 3 katını talep etme şartlarının, kullanımların sözleşmeye dayalı olmayan izinsiz kullanımlar olmakla mümkün olabileceği, FSEK 68 çerçevesinde 3 katı talebinin Takdirinin Mahkemeye ait olacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 16/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; Davaya konu 2 adet şarkının melodi ile yarattığı ahenk, sıra bağlılık ve ritim yönüyle hususiyet arz eden FSEK 3 anlamında müzik eseri oldukları, Kök rapordan sonra Sayın Mahkemece ...'a yazılan yazıya verilen cevapta davaya konu eserlerin söz ve bestesinin ...olduğu'nun belirtildiği, Davacı tarafça dosyaya sunulan ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı mirasçılık belgesine göre eser sahibi ...'in mirasçılarının ..., ..., ... ve ... olduğu, mirasçıların ...'e verdikleri farklı vekaletnamelerle eser sahibi ...'e ait eserlerin telif hakları ile ilgili sözleşme imzalama yetkisini verdikleri, ...'ün de davaya konu eserlerin dava konusu kullanımlarından doğan hakları devrettiği bu nedenle de davacının işbu davayı açma konusunda yetkili olduğu hususundaki Takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı, İhlal edilen mali hakkın FSEK 24 çerçevesinde temsil hakkı olduğu, Davacı vekili tarafından USB Bellek olarak sunulan dava konusu eserlere ilişkin “13 adet" farklı videonun bulunduğu ve bu video kayıtlar incelendiğinde "..." isimli eserin toplamda “12" farklı kişi/kişiler tarafından, “...” isimli eserin toplamda “1" farklı kişi tarafından, seslendirildiğine dair videoların olduğu, videoların “...” ve “...” isimli ... de yayınlanmış ses yarışma kayıtlarına ait olduğu, Davacı tarafından dosyaya sunulduğu görülen linkler detaylıca incelendiğinde toplamda *12 adet” farklı linklerden oluştuğu ... Jlinklerin “...” ve “...'” isimli internet sitelerine ait olduğu görülmüştür. USB bellek içerisinde sunulan videoların güncel olarak yayında olup olmadığı hususunda bahse konu “...” ve “...'” intemet sitesinde sunulan linklerin sadece 1 tanesinin yayında olduğu diğer tüm linklerin güncel olarak yayında olmadığı tespit edilmiş olup, güncel olarak yayında olmayan eserlerin dosyaya sunulan video kayıtlarından yola çıkılarak ilgili eserlerin “...” isimli internet sitesinde geçmişte yayınlanmış olunduğu ve sonrasında yayından kaldırılmış olunduğu kanaatine varıldığı. Fakat ne Zaman yayından kaldırıldığının tespiti yapılamadığı, Teknik inceleme kısmındaki tespitler dikkate alındığında ... isimli eserin ... kanalında 12 TV 8 internet sitesinde 12 kez kullanılması nedeniyle toplam kullanım adedinin 24 olduğu ve bu eser için 24 x750 TL = 18.000 TL, ... isimli eserin ... kanalında ... internet sitesinde 1 kez kullanılması nedeniyle toplam kullanım adedinin 2 olduğu ve bu eser için 2 x750 TL = 1500- TL telif bedeli talebinde bulunulabileceği , FSEK 68 çerçevesinde bu bedelin 3 katını talep etme şartlarının, kullanımların sözleşmeye dayalı olmayan izinsiz kullanımlar olmakla mümkün olabileceği, FSEK 68 çerçevesinde 3 katı talebinin Takdirinin Mahkemeye ait olacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 16/03/2023 tarihli 2. Bilirkişi ek raporunda özetle ; Davacı vekili tarafından USB Bellek olarak sunulan dava konusu eserlere ilişkin “13 adet" farklı videonun bulunduğu ve bu video kayıtlar incelendiğinde "..." isimli eserin toplamda "12” farklı kişi/kişiler tarafından, “..." isimli eserin toplamda “1" farklı kişi tarafından, ... kanalında toplamda “13 adet” kaydın yayınlanmış olduğu, Davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesi detaylıca tekrardan ele alınıp dosyaya sunulduğu görülen linkler incelendiğinde “...” ve “...'” isimli internet sitesinde yayınlanmış olduğu anlaşılan 14 adet farklı linklerden oluştuğu görülmüş olup, kök raporda her ne kadar 12 adet link olarak belirtimiş isede 2 adet linkin sehven gözden kaçmış olduğu, sehven gözden kaçmış bulunan 2 adet linkin davaya konu “...” isimli esere ait olduğu, internet sitelerdeki kullanımların ise; "..." isimli eserin "..." internet sitesinde “9”, "..." internet sitesinde “4” olmak üzere “13” kez kullanıldığı, "..." isimli eserin "..." internet sitesinde “1” kez kullanıldığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık, "..." ve "..." isimli müzik eserlerinin, alacağın devri suretiyle devralan davacıya ait eserlerin izinsiz olarak davalılarca yayınlanması nedeniyle Fsek m. 68 'e göre üç kat takdir edilmek üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
Eser Vasfının Değerlendirilmesi
Yargıtay kararlarına göre, FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün “eser” niteliği taşıyıp taşımadığı re'sen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan İlki, fikir ve sanat ürününün “ sahibinin hususiyetini taşıması”, ikincisi ise “ kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması"dır. Doktrinde, bu unsurlardan ilkine “sübjektif unsur” veya “esasa ilişkin şart', ikincisine ise “objektif unsur” veya “şekle ilişkin şart' denilmektedir. Subjektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi bu ürünün onu meydana getiren kişinin “hususiyetini" taşıması gerekmektedir. Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için, sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir , kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer' . Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak; ilim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır.
Somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, dava konusu şarkıların eser vasfını haiz olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Musiki eserleri FSEK'in 3. maddesinde; her nevi sözlü ve sözsüz besteler olarak tanımlanmıştır. Musiki eserleri, bir muhtevayı seslerle ifade eden, kulak vasıtasıyla istifade edilebilecek sanat eserleridir. Musiki eserlerinde ifade aracı sestir. Seslerin bir müzik aletinden, elektronik araçlardan veya insan gırtlağından çıkması, seslerin güzel ya da çirkin olması, eserin musiki eser olmasını engellemez. Diğer taraftan seslerin eser niteliğinde olması için notalarla yahut manyetik bant veya plakla tespit edilmesine de gerek yoktur. Ancak tespit, eser olabilme ve korunma açısından şart olmamakla beraber, eserin kalıcılığının sağlanması ve tekrar edilebilirlik açısından önemlidir Davaya konu 2 adet adet şarkının melodi ile yarattığı ahenk, sıra bağlılık ve ritim yönüyle hususiyet arz eden FSEK 3 anlamında müzik eseri oldukları kanaatine varılmıştır.
Eser Sahipliğinin Değerlendirilmesi
Yargıtay kararlarında FSEK kapsamındaki uyuşmazlıklarda, “eser sahipliği” ya da hak sahipliği sıfatının da re'sen gözetilmesi gereğine işaret edilmektedir. Dolayısıyla huzurdaki davada da, uyuşmazlık konusu fikri ürünlere ilişkin “eser sahipliği” ya da hak sahipliği sıfatının re'sen irdelenmesi gerekmektedir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda eser sahipliği veya hak sahipliği ile ilgili çeşitli karinelere yer verilmiştir.
FSEK m.11 hükmüne göre; “Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutat şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır; meğer ki, birinci fikradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın".
Davacı davaya konu ettiği ... ve ...isimli musiki eserlerinin eser sahibinin ... olduğunu ve ...mirasçılarından alacağı temlik aldığını belirtmiştir. Mahkememizce ...'a yazılan yazıya verilen cevapta davaya konu eserlerin söz ve bestesinin ... olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafça dosyaya sunulan ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı mirasçılık belgesine göre eser sahibi ...'in mirasçılarının ..., ..., ...ve ...olduğu, mirasçıların ...'e verdikleri farklı vekaletnamelerle eser sahibi ...'e ait eserlerin telif hakları ile ilgili sözleşme imzalama yetkisini verdikleri,...'ün de davaya konu eserlerin dava konusu kullanımlarından doğan hakları devrettiği bu nedenle de davacının işbu davayı açma konusunda yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Hak İhlali Yönünden Değerlendirme
Davaya konu musiki eserlerinin yarışmada icrası başka bir deyişle okunması bir musiki eserinin söylenmesi, seslendirilmesi FSEK m.24'te eser sahibinin mali hakları arasında düzenlenen temsil hakkı kapsamında olabilir. Eser sahibinin mali haklarından biri olan temsil hakkı, FSEK m.24'te düzenlenmiştir
Anılan bu hükme göre, “bir eserden doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Temsilin umuma arz edilmek üzere vuku bulduğu mahalden başka bir yere teknik vasıta ile nakli de eser sahibine aittir. Temsil hakkı; eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması halinde, yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan, diğer gerçek ve tüzel kişilerce kullanılamaz. Ancak, 33 üncü ve 43 üncü maddelerdeki hükümler saklıdır. Bir fikir ve sanat eserinin, doğrudan doğruya, duyulara hitap edecek şekilde kamuoyuna sunulması temsildir". Fikir ve sanat ürününü duyular vasıtasıyla idrak edilebilir hale getiren her eylem temsil kavramı içine girer “. Buna göre, bir ilim ve edebiyat eserinin kamuya okunması, bir musiki eserinin çalınması, icra edilmesi, bir tiyatro piyesinin seyircilere oynanması, bir sinema eserinin seyircilere izlettirlmesi, bir güzel sanat eserinin teşhir edilmesi bu anlamda “temsildir”. Temsil hakkı için kural olarak eser sahibinden veya hak sahiplerinden izin alınması şarttır. Diğer taraftan FSEK m.33 ve 43 üncü maddede belirtilen bir istisna söz konusu ise temsil hakkının ihlali de söz konusu olmayacağından davaya konu somut uyuşmazlık yönünden bu istinasların uygulanıp uygulanmayacağının da değerlendirilmesi gerekir. Bu istisnalardan ilki olan FSEK m.33 hükmüne göre, “yayımlarmış bir eserin, tüm eğitim ve öğretim kurumlarında, yüz yüze eğitim ve öğretim maksadıyla doğrudan veya dolaylı kar amacı gütmeksizin temsili, eser sahibinin ve eserin adının mutat şekilde açıklanması şartıyla serbesttir.
Somut uyuşmazlıkta FSEK m.25 hükmüne göre; bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eser sahibi, eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına da sahiptir. Bu madde ile düzenlenen umuma iletim yoluyla eserlerin dağıtım ve sunumu eser sahibinin yayma hakkını ihlal etmez. FSEK.m.25'te tanzim edilen umuma iletim hakkı FSEK.m.24'teki temsil hakkından farklı bir mali hak türü olup, anılan sözleşmede temsil hakkının da devredildiğine dair bir hüküm olmadığından, televizyon kanalındaki yayınlarda musiki eserinin başka bir kişi tarafından seslendirilebilmesi, başka bir deyişle eserinin, dinleyici veya seyircilere okumak, suretiyle sunulması yani doğrudan temsil için, eser sahibi veya mirasçılarından izin alınması gereklidir. Dosyada bu hususa ilişkin herhangi bir izin bulunmadığından ihlal edilen mali hakkın FSEK 24 çerçevesinde temsil hakkı olduğu kanaatine varılmıştır.
FSEK 68 çerçevesinde Tazminat Talebi Yönünden Değerlendirme
FSEK m.68/l hükmüne göre; “Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
FSEK m.68'deki kapsamında bu taleplerin ileri sürülebilmesi için, mütecavizin kusurunun olması ya da zararın gerçekleşmiş bulunması şart değildir. Yine Yargıtay'a göre; “...eser sahibinin mali hakları korunurken sadece bu tecavüzün haksız fiil olduğu varsayımından hareket edilmeyecektir. Somut olayın özelliğine göre varsayımsal sözleşme bedeli tayin edilirken eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak eser sahibi izinsiz yayın yapanla sözleşme yapması halinde, bu sözleşme uyarınca isteyebileceği bedel, bunun faizi 68. madde uyarınca açılacak davada dikkate alınacaktır. Ayrıca rayiç bedelin tespitine ilişkin taraflar arasında daha önceden yapılmış bir sözleşme, teklif var ise, başka bir deyişle rayiç bedel somuta indirgenmiş ise, rayiç bedelin tespiti taraflar arasındaki sözleşme, teklif vs. ile tespit edilecektir. Müzik sektöründe bir şarkı sözü veya bestenin rayiç bedelinin ne olması gerektiği konusunda maktu bir fiyat ve kesin bir kriter olmamakla beraber söz konusu bedele etki eden bir takım belli başlı unsurlar vardır. Bunlar; Bestekar yahut söz yazarının hit olmuş eserleri üzerinden nam ve şöhreti, Eseri piyasaya çıkaracak olan yapım şirketinin şöhreti, tanınırlığı marka değeri; oluşturulmakta olan yapımın standart ticari bir yapım mı yahut sosyal sorumluluk projesi vs. olup olmadığı, bestekar yahut söz yazarının aynı yapım içinde birden fazla eserinin olup olmadığı, bestekar veya söz yazarının eserlerinin kullanımından ön anlaşma bedeli dışında başka bir gelir edemeyecekleri hususlarıdır. Yukarıda yer verilen tüm parametrelerin bir araya getirilmesi sonucu davacı taraf düzeyinde tanınan, şöhreti olan, starlara eser vermiş, hit şarkılar yazmış besteci-söz yazarlarının bu tür TV programında yayınlanan müzik eserlerinin bir defalık kullanımı için talep edilebilecek telif bedellerinin tespiti gerekir. Yargıtay emsal içtihatları doğrultusundaki kriterler yani kullanım sayısı, mecrası, kullanımın türü, eserin beğeni ölçüsü, kullanımın yarışma programı içerisinde başka eserlerin de söz konusu olduğu programda temsil suretiyle gerçekleşmesi de dikkate alınmak ve dosyada yer alan başka dosyalara ilişkin başka eser rayiç bedelleri de birlikte değerlendirme suretiyle yeniden rayiç bedel tespiti yapıldığında davaya konu eserlerin söz ve müziğinin eser sahibinden izin alınması halinde talep edilecek bedelin 1 kullanım için 750 TL olabileceği kanaati hasıl olmuştur. Bu çerçevede teknik inceleme kısmındaki tespitler dikkate alındığında ... isimli eserin ...kanalında ...internet sitesinde 12 kez kullanılması nedeniyle toplam kullanım adedinin 24 olduğu ve bu eser için 24 x750 TL = 18.000 TL, ... isimli eserin TV 8 kanalında ... internet sitesinde 1 kez kullanılması nedeniyle toplam kullanım adedinin 2 olduğu ve bu eser için 2 x750 TL = 1500- TL telif bedeli talebinde bulunulabileceği , FSEK 68 çerçevesinde bu bedelin 3 katını talep etme şartlarının, kullanımların sözleşmeye dayalı olmayan izinsiz kullanımlar olmakla mümkün olabileceği sonucuna varılmıştır.
Dava konusu eserlerden "..." isimli eserin ... kanalında 12 kez, ... İnternet sitesinde 9 kez, ... internet sitesinde ise 4 kez kullanıldığı, "..." isimli eserin ise ... kanalında 1 kez, ... İnternet sitesinde 1 kez yayınlandığı bilişim uzmanı bilirkişisi tarafından tespit edilmiş, sektör bilirkişisi tarafından yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda dava konusu eserlerin her bir kullanım için 750,00 TL bedele tekabül ettiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen kullanımlara göre ... kanalında gerçekleştirilen ihlaller yönünden davalı ... ile davalı ...; "..." internet sitesinde gerçekleştirilen ihlaller yönünden davalı ...; "..." internet sitesinde gerçekleştirilen ihlaller yönünden ise davalı ... İnternet ve Bilişim'in sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Fsek 66/son maddesinde "tecavüzün şümulü, kusurun olup olmadığı ve ağırlığının takdir edileceği" öngörülmüş, Borçlar kanununun 51/1 maddesinde "Hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirleyeceği" , Türk Medeni Kanun'un 4. maddesinde de "Kanun'un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini yada haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği" belirtilmiş, Dolayısıyla taraflar arasında davalının kullanımlarına dayanak oluşturacak bir sözleşme yapılmış olsaydı, somut olaydaki kullanımlar karşılığı hangi miktarda bir bedel ödenecekti ise bunun belirlenmesi ve somut olayda, ihlalin niteliği, süresi ve kastın ağırlığına göre, FSEK m 66/4 hükmü koşulları da dikkate alınarak varsayımsal bedelin ne alabileceği yönünde mahkememizce BİLİRKİŞİ incelemesi yapılmıştır. Bilirkişilerce düzenlenen rapor denetime uygun bulunmuş ve rayiç bedel ise somut olaya göre doğru takdir edildiğinden , FSEK 68. maddesi kapsamında eserin kullanıldığı mecra, ihlalin gerçekleşme biçimi ve boyutu gözetilerek 3 kat talebinin takdiren yerinde olduğu kanaatine varılmış, dolayısı ile dava konusu eserlerin, TV8 kanalında toplam 13 kez kullanıldığı, eser başına 750,00-TL üzerinden hesaplandığında toplam 9.750,00-TL bedelin, FSEK m.68 uyarınca bu bedelin 3 katı olan 29.250,00-TL'nin davalı ... ile davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiği, "..." internet sitesinde toplam 10 kez kullanıldığı eser başına 750,00-TL üzerinden hesaplandığında toplam 7.500,00-TL bedelin, FSEK m.68 uyarınca 3 katı olan 22.500,00-TL'nin davalı ...'tan tahsili gerektiği, "..." internet sitesinde toplam 4 kez kullanım olduğu, eser başına 750,00-TL üzerinden hesaplandığında toplam 3.000,00-TL bedelin, FSEK m.68 uyarınca 3 katı olan 9.000,00-TL'nin davalı ...'den tahsili gerektiği sonucuna varılmakla sübut bulan davanın kabulü cihetine gidilerek,davalı kullanımlarının davacıya ait eserler üzerinden mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, FSEK m.68 uyarınca tespit edilen 9.750,00 TL bedelin takdiren üç katı oranındaki 29.250,00 TL'nin davalılardan ... ile ...A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, FSEK m.68 uyarınca tespit edilen 7.500,00 TL bedelin takdiren üç katı oranındaki 22.500,00 TL'nin davalılardan.. A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, FSEK m.68 uyarınca tespit edilen 3.000,00 TL bedelin takdiren üç katı oranındaki 9.000,00 TL'nin davalılardan ... İnternet ve Bilişim'den alınarak davacıya verilmesine, taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan ayrıca belirlenen tutarlara faiz yürütülmesine ilişkin talebin kabulü mümkün olmayacağından aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın kabulü ile, davalı kullanımlarının davacıya ait eserler üzerinden mali haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine,
2-FSEK m.68 uyarınca tespit edilen 9.750,00 TL bedelin takdiren üç katı oranındaki 29.250,00 TL'nin davalılardan ... ile ...A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-FSEK m.68 uyarınca tespit edilen 7.500,00 TL bedelin takdiren üç katı oranındaki 22.500,00 TL'nin davalılardan ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
4-FSEK m.68 uyarınca tespit edilen 3.000,00 TL bedelin takdiren üç katı oranındaki 9.000,00 TL'nin davalılardan ...'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 4.149,83 TL karar harcından peşin yatırılan 1.037,48 TL'nin mahsubu ile kalan 3.112,35 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tespit yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen FSEK 68. Madde istinaden tespit yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen FSEK 68. Madde istinaden tespit yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ...NDEN alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen FSEK 68. Madde istinaden tespit yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ...ŞİRKETİNDEN alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan: 3.750,00 TL bilirkişi ücreti, 106,60 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.856,60 TL ve 1.037,48 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 4.894,08 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
12-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.20/06/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸