Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/136 K.2025/322
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/136 Esas
KARAR NO : 2025/322 Karar
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 13/02/2025
KARAR TARİHİ : 16/04/2025
G. K. YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili kurum ..... Belediyesi'nin, .... Yönetim Taşımacılık İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi(.....) hasım göstererek Şanlıurfa ..... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde ..... Sayılı dosya ile rücuen tazminat davası açtığını, ..... Yönetim Taşımacılık İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicilinden terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından Şanlıurfa..... Asliye Hukuk Mahkemesince taraflarına işbu davayı açmak için mehil verildiğini, şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresinin Esenler/İSTANBUL olduğunu, Tasfiye memuru .....'ın uyap sisteminde vefat ettiği uyarısının çıkması nedeniyle yeni bir tasfiye memuru atanması gerektiğini, İstanbul ticaret Sicili Müdürlüğünde kayıtlı .... Yönetim Taşımacılık İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili .....'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili....’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili .....'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili .....'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 16/04/2025 tarihli celsede yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava; 6102 sayılı TTK' nın 547. maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ....sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE .... YÖNETİMİ TAŞIMACILIK İNŞAAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ''nin adresinin, ..... Mah. ..... Cad..... Sit. A16 BL.10N/204 Esenler/İSTANBUL olduğu görülmüştür.
İhyası istenen şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2018 Tarih ve 2017/11-2924 E. - 2018/1935 K. sayılı ilamı) incelenip sonuçlandırılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirketin Şanlıurfa ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili davada da davacı sıfatında, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve talebin tazminat istemine ilişkin olduğu, davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği, davanın derdest olduğu, bu haliyle derdest davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı .....' ın, davanın açıldığı tarihte ölü olması sebebiyle ölü kişiye dava açılamayacağından, bu davalı yönünden açılan davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-d ve 115/2 hükümleri gereğince taraf ehliyeti dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK' nın 547. maddesi kapsamındaki bu tür davalarda davalı sıfatı, tasfiyeyi tamamlayan son tasfiye memuru ile ticaret sicil müdürlüğüne aittir. Bunlar arasında, zorunlu dava arkadaşlığı ilişkisi vardır(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin 20.12.2023 Tarih ve ..... E. - ....K. sayılı ilamı). İş bu yargılama dosyasında, son tasfiye memuru .... davalı olarak gösterilmiş ise de, dava tarihi itibariyle vefat etmiştir. Bu sebeple hakkındaki davanın yukarıda açıklandığı üzere, taraf ehliyeti dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Son tasfiye memurunun davalı olarak gösterilmediği davalarda, birlikte zorunlu dava arkadaşlığı olması nedeniyle son tasfiye memuruna karşı dava açılması için davacıya süre verilmesi, dava açıldığı takdirde her iki davanın birleştirilerek görülmesi gerekmektedir. Ancak, iş bu yargılama dosyasında son tasfiye memuru dava tarihi ile vefat ettiğinden, ticaret sicil müdürlüğü ile son tasfiye memurunun zorunlu dava arkadaşlığı sıfatı artık bulunmamaktadır. Yine, zorunlu dava arkadaşlığı sıfatı, davanın mahiyetinden kaynaklı olarak son tasfiye memurunun şahsı ile sınırlı olduğundan, dava tarihinden önce vefat eden son tasfiye memurunun mirasçıları ile ticaret sicil müdürlüğü arasında da zorunlu dava arkadaşlığı ilişkisi bulunmamaktadır. Bu durumda, ancak yargılama giderlerinden sorumluluk bakımından son tasfiye memurunun mirasçılarının yargılamada yer alması gerekebilir(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 27.12.2024 Tarih ve .... E. - ... K. sayılı ilamı). Ancak, bu durum yönünden mahkemeye yüklenen bir yükümlülük bulunmamaktadır. Mahkemece, son tasfiye memurunun mirasçılarına karşı dava açmak için davacıya süre verilmesi gerekmemektedir. Dava açma tercihi, davacının kendisine aittir. Somut olaydaki dava yönünden, ticaret siciline karşı açılan davanın yürütülüp görülmesi mümkün ve yeterlidir. Bu sebeplerle son tasfiye memurunun mirasçılarına karşı dava açılması için davacıya süre verilmeden mahkememizce karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK. 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirket ortağı ve yetkilisi .....'ın vefat etmiş olması sebebiyle mirasçı eşi ve reşit olmayan çocuklarının annesi ...(TCKN: ....)'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin tek ortağı ve yetkilisinin eşi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı ....., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı ....' nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı)
Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE;
-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE .... ATIK YÖNETİMİ TAŞIMACILIK İNŞAAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 6102 Sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca; Şanlıurfa ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA,
-Davacı tarafından davalı .... aleyhine açılan davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-d ve 115/2 hükümleri gereğince taraf ehliyeti dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Şirket ortağı ve yetkilisi ....'ın vefat etmiş olması sebebiyle eşi .... (TCKN: .....)'ın 6102 Sayılı TTK'nın 547/2.maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin tek ortaklı şirketin vefat eden ortağı ve yetkilisinin eşi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına,
3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına,
4-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2025
Başkan ....
¸e-imzalı
Üye....
¸e-imzalı
Üye ....
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı