İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/90 K.2024/713

🏛️ İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 📁 E. 2022/90 📋 K. 2024/713 📅 15.10.2024

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/90 Esas
KARAR NO : 2024/713
DAVA :Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 22/04/2015
KARAR TARİHİ : 15/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilli dava dilekçesinde özetle; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun kararı ile müvekkili bankanın yönetim ve denetiminin ...'ye devredilmesine karar verildiğini, davalıların müvekkili banka bünyesinde birleştirilen ... A.Ş ... Şubesi tarafından verilen kredinin kefili olup iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, davalıların edimlerini yerine getirmemeleri nedeniyle hesapların kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, alacağın tahsili için giriştikleri icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İşbu dava 22/04/2015 tarihinde açılmış olup, ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Esasına tevzi edilmiş, ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas-... Karar ve 05/10/2015 tarihli ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememizin 2022/90 Esasına tevzi edilmiştir.
SAVUNMA/
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Usül yönünden davanın yasal sürede açılmadığını, kefalet ve kefili takip hakkının ortadan kalktığını, kefile ve ona bağlı olarak mirasçılara karşı zamanaşımının olduğunu, davalıların mirasçılık sıfatından doğan sorumluğunun da zamanaşımına uğradığını, asıl borçluya karşı takip yollarının tüketilmediğini, davalıların BK.590 maddesinden doğan haklarını saklı tutmadıklarını, davalıların murise bağlı olası kefalet sorumluluklarının kefalet edilen tutarın üst limit ile sınırlı olduğunu, davacının talep ettiği alacağın önemli bir kısmının teminat mektubundan doğduğunu söz konusu teminat mektubunun henüz tazmin edilmemiş olduğunu ve karşılığı olan tutarın henüz banka kaynaklarından çıkmamış olduğundan bu tutar için faizin talep edilemeyeceğini, kredi sözleşmesinde yazılı faiz oranı ne olursa olsun uygulanması gereken faiz oranının banka ekonomik göstergelerine göre değiştirerek fiilen uyguladığı oranın üstünde olamayacağını, tüm bu nedenlerle davanın reddine, davacının davalılara %20 inkar tazminatı ödenmesine, yargı giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... E. sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçilmiş olduğu, toplam alacağın 25.486,15-TL olduğu, Takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarına yıllık %44 oranında işleyecek temerrüt faizi, BSMV, icra masrafı ve vekalet ücreti ile birlikte B.K 84.m hükmü uyarınca “Tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla “ tahsili talebi olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 10/05/2022 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı gereğince Tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı itibariyle dosyanın bankacı uzman bilirkişi ... tevdii ile rapor istenilmesine, bilirkişiye bankalardan ve diğer kurumlardan belge temin etme ve ihtiyaç olduğunda yerinde inceleme yapma yetkisi verilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'e tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 22/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı/alacaklı banka ile DAVA DIŞI kredi lehtarı ... şahıs firması arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, bahse konu işbu sözleşmeyi miras bırakan muris kefil tarafından da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan teminat mektuplarının aradan çok uzun süre geçmiş olmasına rağmen, davacı bankaca tazmin edilmediği gibi, bankaya iadede edilmemiş bulunmaktadır. Başta sözleşmesel olmak üzere yerleşik Yargıtay Kararları uyarınca davacı bankanın anılan mektupların devre komisyonlarının tahsilini davalılardan (muris kefilin mirasçıları) talep etme hakkı bulunduğu kanısına varıldığı, Kefalet Limiti ve Davalı Kefillerin Sorumluluğu: Miras bırakan muris kefilin/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitleri 179,115 USD (Takip tarihi itibariyle TCMB kuruna göre 179.115 Usd x c.kur 1.9384 - 347.196,52 TL) olduğu, takip tarihi itibariyle hesaplanan asıl borç tutarı 23.472,97 TL'sının kefalet limitinden daha DÜŞÜK SEVİYEDE olması nedeniyle, muris kefilin (yasal mirasçıları) temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği (lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.m'nın sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği) Davacı Bankanın TAKİP TARİHİ İtibariyle Alacakları; Talep edilen toplam alacağın 25.486,15-TL olduğu, hesap edilen toplam alacağın 25.501,84-TL olduğu ve talep edilmesi gereken toplam alacağın 25.486,15-TL olduğu, Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, alacağın az bile talep edilmiş olduğu nazara alınarak, TAKİP TARİHİNDEN itibaren asıl alacak tutarı 23.472,97 TL'nın yıllık 644 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisiyle (BSMV) birlikte davalılardan (Muris kefilin -mirasçıları) istenilebilineceği, Gayri Nakdi Teminat Mektubu Bedellerinin Depo Edilmesi Talebi Yönünden; Sözleşmenin temerrüt hükmünü düzenleyen 20 m. içeren tüm sayfaları sunulmamış olduğu için, bu yönde istikrar kazanmış emsal Yargıtay sorumlu olup olmadıkları denetlenememiştir. Bu hususun takdiri sayın mahkemeye ait olduğu,
Miras bırakan muris kefilin sözleşmedeki kefaletinin TBK'nun 598 m. (Temel kanunların yürürlük kanunu düzenlemesi de dahil) kapsamında süre yönünden halen geçerli olup olmadığının takdiri sayın mahkemeye ait olduğu " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 14/02/2023 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile mirasçılık belgesinin dosyaya sunulması halinde dosyanın bankacı bilirkişi ...'e tevdi edilerek uyuşmazlığa ilişkin daha önce alınan rapora itirazları da karşılar mahiyette rapor tanzim etmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'e tevdi edilmekle, Bilirkişi Sait Bilgiç tarafından sunulan 11.10.2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "Davacı bankanın kefil sıfatıyla sorumlu davalılar murisi ...'den dolayı mirası reddetmemiş davalılardan takip tarihi olan 26.06.2013 itibarıyla 23,472,97 TL anapara, 1.606,59 TL ihtar ile takip tarihi arası akdi faiz ile 80,33 TL. Faizin BSMV si ve 304,75 TL da ihtar masrafı olmak üzere toplam 25.464,64 TL. alacaklı olduğunu, masrafa faiz istemi ilke olarak geçerli olmadığından masraf için istenen 20,49 TL. akdi faiz ile 1,02 faizin Ye 5 BSMV si taleplerinin yerinde olmadığını, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 23.472,97 TL. matrah üzerinden hesaplanacak %44 temerrüt faizi ile bunun %5 gider vergisi istenebileceğini, sözleşme hükümleri arasında kefil sıfatıyla sorumlu olanlar için gayrınakdi krediler için bankanın talep etmesi halinde nakit depo edeceklerini öngören hükümlerin açıkça kefiller için de geçerli olduğunu ifade eder bir hüküm bulunmadığını, mevcut hükümlerin kefilleri de kapsayıp kapsamadığı hukuki değerlendirmesinin mahkemenin takdirine olduğunu, yapılacak hukuki değerlendirmede; kefillerin gayrinakdi krediler için nakit depo vereceklerini ifade eden yeterli bir hüküm bulunduğu görüşünün benimsenmesi halinde; 4 adet mer'i mektup bedeli için 12.777,10 TL. nakit depo isteminin mümkün olduğunu ve mektupların tazmini halinde; tazmin tarihinden itibaren %44 temerrüt faizi ile bunun %5 gider vergisi istenebileceğini, tarafların masraf, tazminat ve benzeri talepleriyle hukuki mahiyetteki beyan ve itirazlarının mahkeme takdirleri içinde kaldığı" şeklinde rapor düzenlediği görülmüştür.
Mahkemenizin 19/12/2023 tarihli duruşmasında 1 nolu ara kararı ile Taraf vekillerinin itirazlarının tek, tek değerlendirilmesi için dosyamızın önceki bilirkişiye tevdiine, karar verilmiş, mahkememiz dosyası ek rapor düzenlenmesi için bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, Bilirkişi tarafından sunulan 19.02.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle :" Taraf vekillerinin 13.08.2023 Tarihli Kök Raporumuza yönlendirdikleri itirazlarda, bu raporumuzda vardığımız sonuçlarda bir değişiklik yapılmasını gerektirir bir yön bulunmadığı " şeklinde ek rapor düzenlendiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davacı bankaya devredilen ... A.Ş. nin ... Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu ...arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde adı geçen lehine gayrınakit bir kredi türü olan Teminat Mektubu Kredisi Hesabı açılarak, çeşitli kurumlara hitaben teminat mektupları verilmek suretiyle kredi kullandırılmış olduğu, davalıların kefil ...N'in mirası reddetmemiş varisleri olduklarından muris ...'in kefalet sorumluluğundan sorumlu sayılarak dava edildikleri, dava dışı kredi borçlusu ... lehine, 4 adet teminat mektubu düzenlenerek, toplam 12.777,10 TL. gayrı nakit (Teminat Mektubu Kredisi) kullandırıldığı ve bu mektupların ihtar tarihine kadar her 3 ayda bir tahakkuk eden mektup komisyonlarının ödenmemesi ile huzurdaki dava dayanağı toplam 23,472,97 TL. nakit alacağın doğduğu, davacı bankanın asıl borçlu ve davalılardan 23.472,97 TL. komisyon nedeniyle anapara, 1.606,59 TL. ihtar ile takip tarihi arası için % 22 akdi faiz, 80,33 BSMV si, 304,75 TL. masraf asıl alacak, 20,49 TL. 08.03.2013 tarihinden takip tarihine kadar % 22 akdi faiz, 1,02 faizin % 5 BSMV si olmak üzere toplam 25.486,15 TL. toplam alacağın anaparasına 26.06.2013 tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek olan % 44 temerrüt faizi, bunun % 5 gider vergisi ve doğacak sair alacak ve feriler uygulanmak kaydıyla icra masraf, vekalet ücreti ve sair alacaklar tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla birlikte tahsili, gayrınakdi alacak olarak 12.777,10 TL. mer'i teminat mektubu alacağının banka nezdinde açılacak faizsiz bir hesapta depo edilmesi , takibin devamı sırasında teminat mektubunun tazmin edilmesi halinde, tazmin edilen bedel üzerinden tazmin tarihinden itibaren işleyecek % 44 temerrüt falzi, temerrüt faizinin % 5 gider vergisi ve sair alacak ve ferileri uygulanmak kaydıyla ve fazlayı talep hakları saklı kalmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ücreti vekalet, icra harç ve masrafları ile birlikte tahsili ile teminat mektubu komisyon borcundan doğan alacağın teminatını teşkil etmek üzere tahsili talebiyle ... 37. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasıyla 26.06.2013 tarihinde haciz yoluyla takibe geçtiği görülmüştür.
Dosyada bulunan aile kayıt tablosundan murisin ölüm tarihinin 27.09.2001 olduğu anlaşılmıştır. Dosya 10.05.2022 tarihli ara karar sonrasında bilirkişiye verilerek 22.09.2022 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda, keşide edilen kat ihtarnamesi tarihi itibariyle tahakkuk edip tahsilatı yapılamayan devre komisyonlarının (devre komisyonu+BSMV +gecikme faizi+BSMV) 11.03.2002-04.03.2013 döneminde 23.472,97 TL (6.045,99 +302,30 + 16.309,22 + 815,46) olduğuun banka kayıtlarından anlaşıldığı dolayısıyla davacı bankanın kredi lehtarı şirketten 11.03.2002 tarihinden sonra hiç devre komisyonu tahsil edemediği kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere kefalet taahhüdü miras yoluyla mirasçıya geçmez. Miras yoluyla geçen şey ölüm tarihi itibariyle kefalet kapsamında fiilen tahakkuk etmiş olup da ödenmemiş borçlardan ibarettir. Kredi taahhütnamesi 2.6.1995 tarihli olup, davalıların murisleri olan kefil ... 27.9.2001 tarihinde vefat etmiştir. 22.9.2022 tarihli bilirkişi raporunun 11. Sayfa 4 ve 5. Paragraflarında, banka kayıtlarına dayanılarak açıklanmış olduğu üzere; İcra takibinde talep edilen, eklentiler dahil 25.486,15 TL alacak, 11.03.2002-04.03.2013 arası döneme ilişkindir. Yani ölüm tarihinden sonra doğmuş borçtur. Ölüm tarihinden evvel tahakkuk edip de ödenmemiş bir borç ise mevcut değildir. Ölüm tarihinden sonra hak ehliyeti dahi sona eren kefilin velev kefalet yoluyla olsun borçlanması söz konusu olamayacağından ölüm tarihinden sonra doğmuş olan banka alacakları kefalet sorumluluğunun ve terekenin dışında olup mirasçılardan istenemez. Yargıtay'ın yerleşik kararları da bu yöndedir. (Yarg. 11. HD. 16.3.2022, T. ...E. ... K., Yarg. 19. HD. 1.11.2017 T. ...E. ... K. Yarg. 19.HD. 1.3.2018 T. ...E.... K.)
Tüm dosya içeriğinden ; davalılar murisinin müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu ve 27.09.2001 de vefat ettiği , dava dışı asıl borçlu ...'a verilen 4 adet teminat mektubunun ölüm tarihinde borcunun bulunmadığı , davacı banka tarafından 11.03.2002 tarihine kadar komisyon borcunun tahsil edildiği, bu hususun hesap ekstrelerinden tesbit edildiği açıktır. Davalı borçlular ölen kefilin mirasçısı olup ölüm tarihi itibariyle bir borç olmadığından halefiyet yoluyla borçlu olmaları mümkün değildir. 11/03/2002 'den sonra ödenmeyen borçtan mirasçıların sorumlu olmaları olanağı bulunmadığından davanın reddi gerekmiş, davalı yanın kötü niyet tazminatı talebi ispat olunamadığından reddedilmiş aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-İspatlanamayan kötü niyet tazminatının reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.603,44-TL karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 23.472,97 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup anlatıldı. 15/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır