İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/777 K.2024/460
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/777 Esas
KARAR NO :2024/460
DAVA:Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:22/09/2014
KARAR TARİHİ:24/06/2024
Mahkememizin 20/09/2017 tarih ve ...sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19/09/2022 tarih ve 2021/... esas ve 2022/... karar sayılı ilamıyla bozulmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı bankanın ... ... ... Şubesi arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri imzalandığı ve bu sözleşmeler kapsamında firmaya nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığını, davalı ...'in sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlu ile akdedilen kredi sözleşmelerinden doğan mükellefiyete dahil ödemelerini aksatması üzerine, hesap kat edilmek suretiyle borçlulara noter nakalı ile ihtarname gönderildiğini ve borcun ödenmesinin talep edildiğini, borçlular hakkında 22.109.170,51TL toplam alacağın 2.500.000,00TLlik faiz kısmının tahsilini teminen kısmi takip açıldığını ancak davalılar tarafından icra takibine itiraz edildiğini, davalı tarafından ileri sürülen iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, borçlu firmanın davacıya yüklü miktarda borcu bulunduğunu, borçlular tarafından takip konusu faize itirazın kötü niyetli olduğunu beyanla, borçluların haksız ve kötü niyetli ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından yapmış olduğu itirazlarının iptaline ve takibin devamına, alacağın %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davaya konu genel kredi sözleşmelerinin 1998 ve 1999 senelerine ve borcun muacceliyet tarihinin ise 2002 senesinden öncesine ait olduğunu, icra takibinin ise 06/12/2012 tarihinde yapıldığını, BK 146.maddedeki 10 yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra icra takibi yapıldıını, üstelik icra takibinde ve bu davada faiz alacağını talep ettiklerini, BK 147/1 maddesi ana para faizleri için zaman aşımı süresini 5 yıl olarak belirlediğini, bu nedenle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, yapılan icra takibine davalının böyle bir borcu bulunmadığından bahisle itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, noter kanalı ile keşide edilen ihtarname ile kullanılan 2.162.657,74TL kredinin kat edildiğini, oysa icra takibinde asıl alacağın 4.086.399,06TL olduğunu, davacı bankanın davalının borcunu olduğundan fazla talep ettiğini, davacının davalının kredi borcundan ötürü daha evvel ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosaysı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını, ipotek ile temin edilen alacağın davalının borcundan daha fazla olduğunu, bu takip devam ederken ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ikinci bir icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, yani davacının aynı alacak için iki kere icra takibinde bulunduğunu, davacının dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğni, icra inkar tazminatının koşullarının da oluşmadığını, davacı bankanın davalı ...'e kefil sıfatı ile boş kredi sözleşmesini imzalattıklarını, davacı bankanın sonradan kredi sözleşmesinin tutar kısmını doldurduklarını, oysa davalının sözleşmeyi imzaladığı tarihte kredi tutarı bölümünün dolu olmadığını, tutarın yazıldığı tarihin Adli Tıp tarafından incelendiğinde imza tarihinin tutar kısmındaki yazının yazıldığı tarihten çok önce olduğunun görüleceğini, alacak miktarı net olarak belirli olmayan bir sözleşmeyi kefalet sözleşmesi olarak kabul etmenin imkansız olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK 67. Maddesine göre iptali talebidir.
Davacı vekili 11/06/2024 tarihli dilekçesi ile, tarafların karşılıklı anlaşmış olmaları sebebiyle dosyadan feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Mirasçılar ... ile davalı ... VE TİC. AŞ vekili 12/06/2024 tarihli dilekçesi ile, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını davacının beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Diğer mirasçı ... vekilinin ise feragate karşı beyanı alınmamıştır. Esasen bu mirasçı da mirası gerçek red beyanında bulunduğundan beyanının alınmasına lüzum görülmemiştir.
Her ne kadar davacı vekili feragat beyanlı dilekçe sunmuş ise de, gerek dilekçenin gerekçesinde belirtildiği üzere ve gerekse de 17.04.2024 tarihli dilekçe içeriğinde tarafların anlaşarak eldeki davayı sonlandırdığı anlaşılmakla, davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 285,07-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 29.908,68 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Talep edilmediğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Talep doğrultusunda taraflarca sarf edilen yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına,
5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/06/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır