İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/447 K.2023/746
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/447
KARAR NO :2023/746
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ:29/04/2013
KARAR TARİHİ:20/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... A.Ş. şubesine banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile para yatırdığını, paranın usulsüz olarak off shore hesabına aktarıldığını, yatırılan ana paranın mahkeme kararı ile tahsil edildiğini, faize ilişkin hakların saklı tutulduğunu ileri sürerek, 40.000,00 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı mevduatından davalı bankanın sorumlu olmadığını, husumetin ...'ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizce 27.03.2014 tarihli ve .... sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar davalı vekili ve ferî müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 10/03/2016 tarih 2016/361 esas, 2016/2702 karar sayılı kararı ile faiz hesabının hatalı olduğu ve davalı aleyhine harca hükmedilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek mahkememiz kararı bozulmuştur.
Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyularak Mahkememiz 2018/961 esas, 2021/7 karar sayılı 11/01/2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile, davacının 10/12/1999 tarihinde yatırmış olduğu 7.900,00 TL mevduatın 1.000,00 TL'lik kısmına ilişkin faiz talebinin reddine, 6.900,00 TL'lik kısım için 34.176,62 TL işlemiş faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekili ve feri müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin ... sayılı 16/01/2023 tarihli ilamı ile "....YİBHGK'nın, 22.04.2022 tarihli ve .... sayılı kararı gereğince, mûdilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek, zamanaşımına ilişen temyiz itirazları konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalı tarafça zamanaşımı hususunda bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi ferî müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmek kaydıyla davalı yönünden zamanaşımı incelemesinin yapılması, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2013 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı...." belirtilerek mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, davacının bankaya yatırdığı ve off shore hesabına aktarılan mevduatının mahkeme kararı ile tahsil edilmesi sonrasında saklı tutulan faiz alacağının tahsili talebine ilişkindir.
Yargılama devam ederken davacı ...'ın 27/02/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla davacı mirasçıları tespit edilerek adlarına mirasçı sıfatıyla davayı takip edip etmedikleri, varsa buna ilişkin beyan ve itirazlarını sunmak üzere 2 haftalık kesin süre içerir, duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, süresi içinde mirasçılar tarafından dosyaya beyan sunulmamış, davaya katılan olmamıştır.
Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Yargıtay bozma ilamı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf ... A.Ş. şubesine 10/12/1999 tarihinde banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile para yatırdığını, paranın usulsüz olarak off shore hesabına aktarıldığını, yatırılan ana paranın....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile tahsil edildiğini beyanla, faize ilişkin hakların saklı tutulduğunu ileri sürerek faiz alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargıtay bozma ilamı uyarınca, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 22/04/2022 tarih ve ... sayılı kararı ile mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiğine karar verildiği, mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı çıkmış ise, uygulanması gereken kanun hükmünün karar kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi, görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ile bozma kararının maddi hataya dayanması hallerinde usuli kazanılmış hak oluşmasının mümkün olmadığı, ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımını durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerektiği, somut olaya gelince, davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off shore hesabına aktarıldığı, davanın ise 2013 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, dolayısı ile davacı alacağının zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 269,85 TL karar harcının peşin alınan 683,10TL den mahsubu ile fazla alınan 413,25 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı mirasçılarına iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 17.900,00TL ücreti vekaletin davacı mirasçılarından alınarak kendini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarf edilen ve dosyaya yansıyan 500 TL yargılama giderinin davacı mirasçılarından alınarak davalıya ödenmesine,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı tarafın yokluğunda, davalı vekilinin ve feri müdahil vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile YARGITAY nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 20/11/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır